Ana Sayfa > kültür
  • "Kış Olimpiyat Sporları" uçağı uçtu

    Beijing Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’nın spor ikonları ile boyanmış "Kış Olimpiyat Sporları" uçağı, 4 Mart sabahı Beijing Başkent Uluslararası Havaalanı'ndan havalandı ve Jilin eyaletinin Changchun kentine uçtu. Beijing Paralimpik Kış Oyunlarına bir yıl kala geri sayım için düzenlenen etkinliklerden biri olarak, "Kış Olimpiyat Sporları" uçağının lansmanı, Çin'in Beijing Paralimpik Kış Oyunları’na yurt içi ve yurt dışında planlandığı gibi ev sahipliği yapma konusundaki güçlü güvenini ifade etti ve Kış Paralimpik Oyunları bilgisini daha da yaygınlaştırdı.

    Beijing Kış Olimpiyatları Organizasyon Komitesi Başkan Yardımcısı ve Çin Engelliler Federasyonu Başkanı Zhou Changkui (sağdan üçüncü) ve Beijing Kış Olimpiyatları tam zamanlı Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Han Zirong (soldan üçüncü), Çin Engelliler Sporları Yönetim Merkezi de dahil olmak üzere beş birime 2022 Beijing Paralimpik Kış Oyunları'nın resepsiyonunu simgileyen levha verdi. 

    Fotoğraf: Wang Yueyang

    2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları 4 Mart - 13 Mart 2022 tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek. Sporcular Paralimpik alp disiplini, Paralimpik snowboard, Paralimpik kros kayağı, Paralimpik biatlon, Paralimpik buz hokeyi, tekerlekli sandalye curling olmak üzere 6 kategoride 78 altın madalya için yarışacak.

    "Kış Olimpiyat Sporları" uçağı indi. Fotoğraf: Wang Yueyang

    Şu anda, Beijing Kış Paralimpik Oyunları mekanlarının, yarışma organizasyonunun, etkinlik hizmetlerinin, sürdürülebilir mirasın vb. çalışmaları planlandığı gibi istikrarlı bir şekilde ilerlemektedir. Beijing, Yanqing ve Zhangjiakou'nun da dahil olduğu 5 yarışma mekânının inşaatı tamamlandı ve bu yıl yarışma dışı 25 mekân da teslim edilecek.

    Sporcu temsilcisi "2022, Beijing sizi bekliyor " başlıklı bir öneri okuyor. Fotoğraf: Wang Yueyang

    "Kış Olimpiyatları" uçağı temalı grubun katılımcıları ve üyeleri.  Fotoğraf: Wang Yueyang

    [Devamını Oku]
    2021-03-09
  • Kırmızı biber yetiştiriciliği iyi gelir sağlıyor

    Kırmızı biber yetiştiriciliği iyi gelir sağlıyor

    Kırmızı biber ithalat ve ihracat sezonunda, İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nin Kailu ilçesine bağlı Dongfeng kasabası sakinlerinin avlularında topladıkları kırmızı biberler sanki birer küçük dağı andırıyor.

    Li Yihua evinde bir Güney Koreli tüccarla video görüşmesi yaparak, taze biberlerin ihracatını konuşuyor.

    Kailu İlçesi son yıllarda yerel özelliklerden yararlanarak, kırmızı biber endüstrisini geliştiriyor. Kırmızı biber yetiştiriciliği ile biberleri kapsamlı işleyen firmaları çekme, teknik kurs sağlama tedbirlerinin birleştirilmesiyle, kırmızı biber endüstrisi, kasabanın kalkındırılmasını hızlandıran başlıca tarım endüstrisi haline gelmiştir.

    Li Yihua ve eşi Zhao Liwei esas olarak biber tohumu ithalatı ve taze biber ihracatı işleriyle uğraşıyor. Kore milliyetine mensup olan Li Yihua, Korece’yi akıcı bir şekilde konuşuyor, bu nedenle Güney Koreli işadamlarıyla iletişim kurmaktan sorumludur. Li Yihua Güney Kore'den ithal ettiği tohumları önceden deniyor. Tohumların bölgenin iklimi ve toprağına uygun olduğundan emin olduktan sonra köylülere tanıtıyor. Li Yihua: “Ben köylülerin asla zarar görmesini  istemem.” diyor.

    Sevgi, tohumlarını kırmızı biberle ekmiş

    Li Yihua ile Zhao Liwei sekiz yıldır evliler. Geçmişten bahsederken, kırmızı biberin kendilerinin "çöpçatanı" olduğunu belirten Zhao Liwei, eskiden bir arkadaşının Li Yihua’yı  tanıştırırken, “Li Yihua biber ihracatı yapıyor, sen de biber ekiciliğiyle uğraşıyorsun. Tanışın ve deneyin! Sen biberleri yetiştirip ona satması için verirsin, başka bölgelere gidip çalışmana ne gerek var?" dediğini hatırladı. Zhao Liwei, şu an ihracat işlerinin iyi olduğunu, ihraç edilen bir ton biberden 200 yuandan fazla gelir elde ettiklerini ve yılda 4 bin tonu aşkın biberi ihraç edebildiğini söylüyor.

    Kailu ilçesinde 40 bin hektar kırmızı biber arazisi bulunuyor. Yerel yönetim 34 profesyonel kırmızı biber kooperatife destek sağlıyor. Bunlar arasında 30 kooperatifin yıllık kırmızı biber satışı 500 bin kilogramı geçerken, biberler Avrasya’daki 10’u aşkın ülkeye kadar satılıyor. Kailu ilçesinde ayrıca 200 milyon yuan yatırımla Kırmızı Biber ve Tarım Yan Ürünleri Ticaret Merkezi kuruldu.

    Ticaret merkezi bölgesindeki bir soğuk hava deposu, biber paketleriyle dolu. İşçiler hızlı dondurulmuş taze biberleri Güney Kore’ye göndermek için ambalaj yapmakla meşgul. Tongliao Jinsanyuan Limited Şirketi Genel Müdürü Jia You ilgili çalışmalardan bahsederken şunları söyledi:

    “Depoda 50 bin ton taze biber ve 10 bin ton kurutulmuş biberi depolayabiliriz. Taze biberlerden ton başına yaklaşık 200 yuan, kuru biberlerden ise yaklaşık 100 yuan kar elde edebiliyoruz. Kailu ilçesinde kurulan 21 adet standart soğuk hava deposunda yılda 100 bin ton taze kırmızı biber depolanırken, sezon dışında 100 milyon yuan katma değer gerçekleştirebiliriz.”

    Biber endüstrisi her kesime kazanç sağlıyor

    Kailu ilçesinde, endüstriyel zinciri genişletmek için 15 kırmızı biber kapsamlı işleme firması davet edilirken, yılda 140 bin ton kırmızı biber işlemden geçerek, 2 milyar yuandan fazla satış sağlanıyor. İç Moğolistan Jingshan Gıda A.Ş. esas olarak dondurulmuş taze biber, kuru biber, biber tozu, pul biber salçası gibi çeşnileri üretiyor. Bu, 15 bin köylü haneye iş fırsatı sağlıyor. Şirket yılda 30 bin ton kırmızı biberi işleyip 130 milyon yuan üretim değeri gerçekleştiriyor.

    Kailu İlçesi Tarımsal Teknoloji Tanıtım Merkezi’nden üst düzey tarım uzmanı Yu Xiaoxiang, merkezdeki çalışanların biber yetiştiriciliğiyle ilgili bilimsel ve teknik eğitimi artırdıklarını belirtti. Öncelikle tarım bilimi ve teknolojisi bilgi platformu aracılığıyla biber yetiştiricilerinin cep telefonu üzerinden uzaktan eğitim ve bilgi paylaşımı gibi programlardan yararlanmasının sağlandığını aktaran Yu Xiaoxiang, ikinci olarak video üzerinden ders paylaşımı yaparak bilim ve teknoloji eğitiminin kapsamının genişletilmesinin gerçekleştirildiğini söyledi. 

    Yu Xiaoxiang, “Çeşitli köy ve kasabalar ile platformlarda teknolojik tanıtımı yaygınlaştırıyoruz. Çok sayıda kişide bizim telefon numuramız kayıtlı, herhangi bir sorun olursa bizimle doğrudan iletişim kurabiliyorlar.” diyor.

    Yu Xiaoxiang, Li Yihua ve eşiyle 10 yıldır tanışıyor. Onlar teknolojik alanda takıldıkları konu varsa her zaman gelip Yu’ya danışıyor. Çift kırmızı biber vesilesiyle sevgi tohumlarını ekmiş ve iyi bir evlilik kurmuş. Yu Xiaoxiang, kırmızı biber çeşitli hikayelerle doluyken, asıl önemli olan köylülerin yaşamının gittikçe iyileşmesiyle ilgili hikayelerin daha çok yer tuttuğunu söylüyor.

    [Devamını Oku]
    2021-03-08
  • Altın Küre’ye “Göçebe” filmiyle Chloe Zhao imzası

    Çinli yönetmen Chloe Zhao (Zhao Ting), “Göçebe” (İngilizce: Nomadland, Çince: Wu Yi Zhi Di) filmiyle Altın Küre’de En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ilk Asya kökenli kadın ve Ang Lee’nden sonra bu ödüle layık görülen ikinci Çinli yönetmen oldu.

    Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından belirlenen sinema ve televizyon dünyasının en iyileri, salgın nedeniyle tarihinde ilk kez dijital olarak yayınlanan 78. Altın Küre Ödülleri töreninde sahiplerini buldu.

    “Göçebe” filmi, Altın Küre’de drama dalında En İyi Film ödülünün de sahibi oldu. Film, daha önce 2020 Venedik Uluslararası Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kazanmıştı.

    Bazıları, Asya kökenlilerin ABD’de saldırıya uğradığı bir dönemde, Zhao’nun ödül kazanmasının olağanüstü anlam taşıdığı görüşünde. Bu, Asya’daki genç kadınlar için büyük bir gurur kaynağıdır ve tüm dünyadaki kadınlara ait bir ödül olarak görülür.

    Oscar’ın habercisi olarak bilinen Altın Küre’yi kazanan “Göçebe”, Nisan ayında belirlenecek Oscar ödülerinin ilgi odağı haline geldi.

    Beijing’de doğup büyüyen Chole Zhao, 16 yaşındayken tek başına Londra'da bir yatılı okula gitti. ABD kovboy filmleriyle büyülenen Zhao 18 yaşındayken, liseye gitmek için Los Angeles'a taşındı.

    ABD’ye geldikten sonra okul ve yaşam masraflarını karşılamak için New York’taki barlarda garson olarak çalıştı.

    Üniversiteden mezun olan Zhao, master yapmak için New York Film Akademisi’ne (NYFA) girdi. Ünlü yönetmen Ann Lee de NYFA mezunudur.

    Zhao gibi bir yabancı için Amerikan film endüstrisinde hayatta kalmanın kurallarından biri de yerli ana akım kültürüne entegre olmaktır. Gerçek Amerikan hikayeleri hakkında film çekmeyi seçen Zhao, kendi kültüründen çok farklı olan marjinal insanların hikayesini anlatmayı tercih eder. 

    Zhao’nun yönettiği ilk film "Songs My Brothers Taught Me” (2015), azınlıklara ve dezavantajlı gruplara odaklanarak ABD’deki Kızılderililerin yaşamlarını anlatır.

    Gerçek bir hikaye prototipi yaratmak için Zhao, daha önce tüm yıl boyunca Kızılderililerin yaşadıkları yerlere gidip hikayelerini dinleyerek esin almaya çalışmıtşı.

    Maliyeti sadece 100 bin ABD doları olan film, 68. Cannes Film Festivali'nde Altın Kamera Ödülü'ne aday gösterildi. Zhao bu filmle 24 Gotham Bağımsız Film Ödülleri’nde (24th Gotham Independent Film Awards) En İyi Kadın Yönetmen ödülünü kazandı.

    Jessica Brurder’in “Göçebe: Surviving America in the Twenty-First Century” adlı kitabından uyarlanan filmin başrolünde Oscarlı oyuncu Frances McDormand yer alıyor. David Strathairn’in de rol aldığı filmin diğer oyuncuları ise filme konu olan hayatı yaşayan gerçek kişilerden oluşuyor.

    Filmdeki hikaye şöyle: Frances McDormand’ın canlandırdığı 60’lı yaşlarındaki Fern, Nevada kırsalında yaşamaktadır. Şehirdeki ekonomik çöküşten etkilenen Fern, neredeyse her şeyini kaybeder. Bu durumun ardından Fern artık karavanda yaşamaya başlayarak göçebe bir hayata geçer…

    Zhao’nun filmleri kültürel farklılıkları aşarak marjinalleşmiş insanları gerçek ve doğal bir bakış açısıyla anlatıyor ve evrensel değerleri aktarıyor.

    Zhao, “Umarım onların hikayeleri sayesinde kendi hayatınızı bulursunuz ve kendi hayat hikayenizin yazarı olursunuz” dedi.

    İster Zhao’nun yaşam deneyimi olsun, ister "Göçebe" adlı film, yaşam boyunca herkesin kendi kimliğini kazanması gerektiğini daha net bir şekilde anlamamızı tavsiye ediyor.

    Zhao’nun başarısı şüphesiz ki pek çok gence ilham verecek: Kendi yolunuza sadık kalırsanız mucizeler gerçekleşir.

    [Devamını Oku]
    2021-03-08
  • IPC Başkanı Parsons: 2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları’ndan beklenti büyük

    Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC) Başkanı Andrew Parsons, 2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları ile ilgili beklentilerini bir video aracılığıyla ifade etti.

    4 Mart'ta 2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları’na tam bir yıl kala geri sayım başladı. Birkaç gün önce, Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Andrew Parsons, 2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları'nın başarılı bir şekilde ev sahipliği yapmasına olan güvenini ve beklentisini bir video aracılığıyla ifade etti.

    Parsons, 2022 Beijing Kış Olimpiyatları hazırlıkları konusundaki iyimserliğini ve KOVİD-19 salgınının Beijing'deki 2022 Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları hazırlıklarına etkisini anlayışla karşıladığını ifade etti. Uluslararası Paralimpik Komitesi'nin Beijing Kış Olimpiyatları Organizasyon Komitesi ve Çin hükümeti ile yakın temas halinde olduğunu söyledi. Parsons "Olimpiyatlara hazırlanmak için çok çalıştıklarını, aynı zamanda sporcular ve Beijing'e gelecek herkes için güvenli bir ortam sağladıklarını öğrendik." dedi.

    Parsons şunları söyledi:

    "Mükemmel bir Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapacağımıza güvenimiz tam. 2008 Yaz Paralimpik Oyunları, Beijing olimpiyatlarına damga vurdu. 2022 Beijing Kış Paralimpik Oyunları’nın da Beijing Kış Olimpiyatları’na renk katacağına inanıyoruz.”

    Parsons, Paralimpik Oyunlarının dünyadaki engelliler için giderek daha büyük bir olay haline geldiğine inanıyor ve “bu da giderek daha fazla insanın engellilere sadece saygı duyulması değil, aynı zamanda değer verilmesi gerektiğini fark etmesine neden oldu” diyor. Çin’in engelliler için kış sporlarını teşvik etmeye yüklü miktarda yatırım yaptığını, bunun çok ve geniş bir etki yaratmasını ve daha çok engelliyi kış spor oyunlarına katılmaya çekmesini umduklarını söyleyen Parsons, Çin’in bu konudaki çabalarının engelli sporlarının statüsünü büyük ölçüde artıracağını dile getirdi.

    [Devamını Oku]
    2021-03-08
  • Konfüçyüs Müzesi geleneği yaşatıyor

    Konfüçyüs Müzesi geleneği yaşatıyor

    Çin'in soyut kültürü ve sanatı, modern yaşamı geliştirmek için yeni biçimler alıyor ve sonuç olarak yeni hayranlar kazanıyor. Çin’in ünlü filozofu Konfüçyüs'ün memleketi Qufu'daki Konfüçyüs Müzesi, geleneksel Çin kültürünü gençlere aktarmak için sergiler ve atölye faaliyetleri düzenliyor.

    Ziyaretçilerin Bahar Bayramı ile ilgili gelenekleri anlamalarına yardımcı olmak için müze, aynı dönemde Konfüçyüs geleneği ve döneminden kalan fenerler gibi antikaları sergilemek için sergiler de düzenliyor.

    Huang Sihan 15 yaşında ama çevik parmakları hem karmaşık hem de eğlenceli bir sanat eseri yaratabiliyor. Somut olmayan kültürel miras sergisinde sadece yarım saat içinde kırmızı kağıttan kelebek şeklinde bir yüzük kesiverdi. Sergi, Konfüçyüs Müzesi tarafından Cuma gününe denk gelen Fener Festivali’ni kutlamak için Çarşamba’dan Pazar gününe kadar düzenlenen faaliyetlerin bir parçasıydı. Böylece insanların Çin’in geleneksel kağıt kesme gibi birkaç eski sanatını deneyebilecekleri bir platform sağlanmış oldu.

    Çin’de kültürel mirasların modern yaşama katkısı popüler hale geliyor. Somut olmayan kültürel miraslar ise temsilcileri ve uzmanları tarafından yeni nesillere aktarılıyor.

    Huang, üç yıldır süslemeli kağıt kesmeyi öğreniyor. Shandong eyaleti, Qufu'daki bir ortaokulun ikinci sınıf öğrencisi olan Huang, şimdi her Çarşamba öğleden sonra okulda süslemeli kağıt kesme pratiği yapıyor.

    Okulda kağıt kesmeyi öğreten Chang Fengying, "Öğrenciler kağıt kesmeyi seviyor" diyor. Chang öğretmene göre; öğrenciler şekilleri hayal ediyorlar ve onları kağıttan kesiyorlar. Bazıları mağazalardan eşya satın almak yerine Bahar Bayramı sırasında kullanılabilecek çok iyi işler yapıyor.

    Çocukların ilgisi turp lambalarında

    Lamba üreticileri çocukların sorularını sabırla yanıtlıyor.Bir sanatçı, bir turp lambasının üzerine bir boğa deseni oyuyor.  Turptan lambalar yapmak ve içine mumlar koymak birçok çocuğun ilgisini çekiyor. Ancak bazıları mumun bulunduğu turpun gerçek olup olmadığından şüphe ediyor ve kimisi turp lambaların yerine neden fenerlerin kullanılmadığını soruyor.

    Turp lambası uzmanı Qiu Qingfeng, "Bu lambalar popülerdi ve Qufu'da popüler bir tarım ürünü olan un hamuru ve turpla yapılırdı." diye bilgi veriyor.

    Son yıllarda, Çin hükümeti geleneksel sanat formlarını korumak ve geliştirmek için büyük çaba sarf ediyor. Merkezi ve yerel yönetim kademelerinden birçok yetkili, Çin’in somut olmayan kültürel mirasını listeliyor ve bu alandaki sanatçılara destek sağlıyor.

    64 yaşındaki Zhou Chuanmei, Konfüçyüs Köşkü'nde pastacılar tarafından yapılan hamur işinin geçen yıl Qufu Belediyesi tarafından somut olmayan kültür projesi olarak listelenmiş olmasından memnun. Gastronomi uzmanlığındaki birikim geriye doğru izlenebilir. Zhou'nun babasının öğretmeni, Konfüçyüs'ün torunları için pasta yapmıştı. Zhou, hamur işi yapma tekniklerini babasından öğrendi ve 30 yılı aşkın süredir bunu yapıyor. Zhou hamuru daha uzun süre saklayabilmek için bal kullandıklarını aktarıyor.

    Zhou, Konfüçyüs Müzesi'nde çıraklarından biriyle Fener Festivali için yapışkan pirinç unundan yapılan doldurulmuş hamur tatlısı olan Tangyuan yaptı. Tangyuan o kadar lezzetlidir ki, servis edildikten sonra dakikalar içinde tükenir.

    Qufu yetkilileri, Bahar Bayramı sırasında şehir sakinlerinin evdeki yaşamlarını zenginleştirmek için Konfüçyüs Köşkü hamur işi yapma prosedürlerini canlı yayınlamak için bir sosyal platform açtı. Platformda yapılan canlı yayına 17 binden fazla kişi katıldı.

    [Devamını Oku]
    2021-03-07
  • Çin, turistik sokakları derecelendirme standartlarını açıkladı

    Çin Kültür ve Turizm Bakanlığı, kısa süre önce “turistik sokakları derecelendirme standartları” adlı belgeyi yayımladı.

    [Devamını Oku]
    2021-03-04
  • Çin’in en soğuk köyünde turizm, ormanları koruma çabaları neticesinde ısınıyor

    Çin’in Lengji köyü, bilinen diğer adıyla Çin’deki en soğuk köy, son zamanlarda büyük ilgi çeken bir turistik destinasyon haline geldi.

    [Devamını Oku]
    2021-03-04
  • Li Yunzhi: Xinjiang ve Tibet’teki öğretmenlik tecrübem, hayatımın en güzel şiir parçasıdır

    “Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin kalkınma sürecine katılan sayısız vatandaştan biriyim. Özel bir yerim yok. Xinjiang’daki eğitimi kendimi adamam gereken bir meslek olarak görüyorum, bu mesleğe kararlılıkla bağlı olmam da normaldir.”

    Bu, Fujian eyaleti Putian kentine bağlı Xianyou ilçesindeki Gaiwei Ortaokulu’ndaki coğrafya öğretmeni Li Yunzhi’nin bir röportajından alıntıdır.

    Anne babasının ümidi için Xinjiang ve Tibet’i seçti

    Yun, bulut; Zhi ise gaye demektir. Li’nin anne babası, Li’nin bulutlardan daha yüksek bir gayesi olacağı ümidiyle oğullarına Yunzhi ismini koydu.

    Ancak Li’nin gözünde kendisi, sıradan bir hayat yaşadı. Li, coğrafya öğretmeni olarak her gün haritalara bakıyor ve inceliyordu. Bir gün yüzölçümü büyük olan Xinjiang ve Tibet’e bakarken aklına, belki Xinjiang ve Tibet’in eğitim çalışmalarına katılmakla anne babasının ümidini gerçekleştirebileceği fikri geldi.

    Nihayet fırsat da geldi.

    2018 yılının temmuz ayının bir günü, okulun müdürü Li Yunzhi’yi çağırdı ve Tibet’e gidip çalışma fırsatını bildirdi. Li derhal kabul etti. 8 Ağustos günü Li Yunzhi, memleketin beklentisi ve valiziyle Tibet’e hareket etti. Changdu kentindeki 3. Lise’de görev almaya başladı.

    Changdu’daki bir yıl içinde Li Yunzhi, kentin coğrafi koşulları ve kültürel farklılıkları aşıp eğitim görevini tamamladı. Li, Tibet’teki bir yılın sanki bölgedeki çiçekler gibi kalbinin derinliğine oyulduğunu ve ruhunu sadeleştirdiğini savunuyor.

    Li Yunzhi, Tibet’teki görevini tamamladıktan sonra 2019 yılının temmuz ayında memleketindeki okula döndü.

    Bu sefer Xinjiang’a gitti

    Bir gün, Putian Eğitim Müdürlüğü bir duyuru yayımlayarak, Xinjiang’ın eğitim davasına destek için coğrafya dahil birçok daldan öğretmen gönderileceğini bildirdi. Duyuruyu gören Li Yunzhi derhal başvuru yaptı.

    Bu sefer, Li’nin annesi kabul etmedi. Çünkü tansiyon hastalığı bulunan 78 yaşında olan teyzenin sağlık durumu iyi olmadığı için yanında birisi gerekiyor. Annesinin itirazına karşı, Li Yunzhi önce tereddüt etti. O sırada Li’nin eşi bir şeyi söyledi: “Git. Tibet ve Xinjiang’la özel bağın var, bu 2 yerin eğitim davasına katkı sağlamak istiyorsun! Seni anlıyorum. Annemize iyi bakacağım, hiç merak etme! Gidebilirsin!” Li, eşinin sözlerinden çok duygulandı.

    8 Nisan 2020’de Li Yunzhi ve Fujian’dan seçilen kadroyla birlikte Xinjiang’a gitti. Li, Manas 1. Ortaokulu’nun lise 1. sınıfında coğrafya öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Ancak bazı öğrencilerin ebeveynlerinin uygulaması Li’yi üzdü. Onlar, çocuklarının Li gibi öğretmenlerin sınıflarında okumalarına karşı çıktı.

    Li, nedenini araştırdı ve şunu keşfetti; yerli ebeveynler, bölgeler arası kültürel fark, Li’nin konuşma aksanı ve farklı eğitim tarzından endişeleniyormuş. Li, kendi hareketiyle öğrenciler ve ebeveynlerinin güvenini kazanmaya karar verdi.

    Li, dershanede sabırla ve ayrıntılı şekilde bilgileri aktarıyor, öğrencileri motive ediyor. Kısa sürede öğrenciler, Li’nin eğitim tarzına alıştı ve güzel performans göstermeye başladı. Bir öğrencisi okulun sıralamasında ikinciye yükseldi. Buna Li çok sevindi.

    Li, Manas ilçesindeyken haftada 12 ders vermenin yanı sıra, okulun eğitimsel araştırma etkinliklerine katıldı, sorunların çözümü için diğer öğretmenlerle fikir alışverişinde bulundu. Verdiği derslerden birkaçı örnek çalışma olarak seçildi. Li ayrıca, okuldaki genç öğretmenlerle kendi deneyimini paylaşmaya özen gösterdi.

    Li Yunzhi, Tibet ve Xinjiang’ın eğitim davasını kendi davası olarak görüyor ve bu davaya kendini adadı. Li, Tibet ve Xinjiang’ın öğretmenlik deneyiminin hayatındaki bir servet, en güzel şiir parçası ve milli dayanışmanın tanığı olduğunu söyledi.

    [Devamını Oku]
    2021-03-01
  • Bahar bayramında Çinlileri ağlatan film: “Merhaba, Anne”

    “Merhaba, Anne” (Çince: Ni Hao, Li Huanying, İngilizce: Hi, Mom) Çin’de bahar bayramı tatiline damgasını vuran film oldu.

    Pek çok kişinin salgın nedeniyle ailesini ziyaret edemediği bir dönemde, bir anne ile kızın ilişkisine odaklanan film izleyenleri göz yaşlarına boğdu.

    Filmin yönetmen koltuğunda Jia Ling ismini görüyoruz. Kendi annesiyle ilişkisi üzerinden senaryoyu yazan Jia Ling aynı zamanda başrolde yer alıyor. Filmin Çince adında geçen Li Huanying, Jia Ling'in annesinin adı.

    Komedi oyuncusu Jia Ling'in ilk yönetmenlik denemesi olan film, yönetmenin, sanatsal hayallerini sürdürmeye teşvik eden annesi Li Huanying'e özlemini yansıtıyor.

    Yönetmen, annesinin 1981'de geçen aşk hikayesini anlatmak için bir zaman yolculuğu kurguladı. Genç kızın zamanda geriye gidip annesiyle arkadaş olduğu komedi film, yönetmenin annesini ölmeden önce görememesinin pişmanlığından kaynaklanıyor.

    Filmde anlatıldığı gibi, Jia Ling’in annesi Li Huangying, Çin’in Hubei eyaletindeki bir kimya fabrikasında çalışan sıradan bir işçiydi. 2001 yılında Jia sınavı kazanarak Beijing Merkez Drama Akademisi'ne girdiğinde annesi bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

    Filmde Jia Ling’in canlandırdığı Jia Xiaoling adlı kızın geçmişe yolculuk yaparak annesini mutlu etme çalışmasını görüyoruz.

    Filmi izleyen çok sayıda kişi sosyal medya hesaplarında annelerinin gençlik fotoğraflarını paylaştı.

    Filmin başarılı performansı dünya medyasının da ilgisini çekti. Hollywood Reporter, bu filmle Jia Ling’in Çin’de en büyük ticari başarı elde eden yönetmenlerden biri haline geldiğini yazdı.

    Hollywood Reporter’a göre, Çinliler Bahar Bayramı sırasında, aile ilişkilerini anlatan ve duygusal öğeler taşıyan konuları tercih ediyor. “Merhaba, Anne” tam bu özelliği taşıyan bir film.

    23 Şubat itibariyle, “Merbaha, Anne”nin toplam gişe hasılatı 4 milyar 252 milyon yuanı (yaklaşık 600 milyon ABD doları) bularak Çin sinema tarihinde gişe geliri listesinde 4. sıraya girdi. 

    39 yaşındaki Jia, 20 yıl önce Beijing Merkez Drama Akademisi'nden mezun oldu ve şov dünyasındaki kariyerine Crosstalk (xiangsheng) komedyeni olarak başladı; bu birbirini sözlü olarak alt etmeye çalışan iki kişinin oynadığı geleneksel bir sahne sanatıdır.

    Yönetmen Jia Ling, Beijing News gazetesine verdiği bir röportajda neşeli kişiliğinin melankolik bir karakteri gizlediğini söylüyor. “Ben ağlayan bir bebeğim” diyor Jia Ling ve ekliyor: “Oldukça büyük duygusal dalgalanmalarım var. Yavru köpekleri severim. Evcil hayvanlar hakkında kısa videolar paylaşmayı seviyorum. Sokak köpekleriyle ilgili videoları her izlediğimde, kolayca ağlıyorum.”

    [Devamını Oku]
    2021-03-01
  • Çin’de turizm salgına rağmen hızla canlanıyor

    2020 yılı, Çin’de turizm sektörü için son derece sıra dışı bir dönem oldu. Turizm sektörü COVID-19 salgınının getirdiği olumsuz etkiler ve sınamalar karşısında büyük direnç gösterdi.

    [Devamını Oku]
    2021-02-24