Ana Sayfa > kültür
  • Kayak yapan 5 yaşındaki kız sosyal medyada popüler oldu

    6 metre yüksekliğindeki bir platformun üzerinden atlamak ve platformda 180 derecelik bir dönüşü tamamlamak... Beijing Kış Olimpiyatları’nın yarışma bölgelerinden biri olan Hebei eyaletinin Zhangjiakou şehrindeki Chongli bölgesinde yer alan kayak merkezinde 5 yaşındaki Çinli bir kız çocuğunun bu hareketleri yapabilmesi hayal bile edilemezdi. 

    Bir yaşındayken kayak merkezine giden ve iki yaşındayken kayağa başlayan Zhejiang eyaletinin Wenzhou şehri doğumlu Jing Ruixuan adlı kız, kayakçılar arasında popüler oldu.

    Babası Çin’de en yaygın sosyal platformlardan biri olan Douyin’de Jing Ruixuan için özel bir sosyal medya kanalı açarak kızının kayak yapmasıyla ilgili görselleri güncelliyor. Bu görseller şimdiye kadar birçok beğeni kazandı.

    Yaşıtları koşmayı öğrenirken, Ruixuan artık snowboard yapıyor

    Kayak yapmayı da seven Ruixuan’ın babası Jing Binbin, kayak yaparken 1 yaşındaki kızını kayak pisti yakınında kar oynaması için bırakırdı.Bir keresinde cesur baba Jing Binbin, kızını kucağına alarak dağdan aşağı kaymayı denedi ve Ruixuan'ın hiç korkmadan heyecanla etrafı izlediğini fark etti. Böylece Jing, kızının kayak yapmayı denemesine izin verdi.

    Babası, Ruixuan’a 2 yaşındayken bir kayak seti hediye etti. Ruixuan, sadece bir haftada kayak  tekniğini öğrendi ve daha sonra da snowboarda geçti.

    Boyu kısa olmasına rağmen, Ruixuan’ın kayak tekniği yetişkinlerin hiç gerisinde kalmıyor. Babası Jing Binbin, “Kayak alanındaki yüksek kayak platformları sadece profesyonel kayakçılar için hazırlanır. Ruixuan, bu platformları kullanan tek 4 yaşındaki çocuktur.” diye gururla söyledi.

    Ruixuan 20 yaşındaki gençlerle yarışıyor

    Geçen yılın yaz aylarında 4 yaşındaki Ruixuan, hayatındaki ilk kayak yarışına katıldı. Onunla aynı grupta yarışanların hepsi 8-12 yaşları arasındaki çocuklardı.

    Ruixuan, paralel slalom ve eğim engelleri dahil iki dalda ikincilik kazandı. 

    Geçen yılın kış aylarında Ruixuan, 20’li yaşlardaki gençlerin katıldığı bir kayak yarışmasına katıldı.

    Baba-kız yılın 300 gününü kayak pistinde geçiriyorlar

    1989 doğumlu Jing Binbin, kızının kayak yapma dehasını farkedinci ticaret işlerini eşine bırakıp, yılın 300 gününü kızıyla kayak alanında geçirmeye karar verdi. Kış sezonunu kızıyla Chongli’de geçiren Jing, Temmuz ayında ise kızını Chengdu kentindeki kapalı kayak alanına götürüyor.

    Jing Binbin, bu kış Chongli’deki kayak alanlarının Beijing Kış Olimpiyatları’na hazırlanması nedeniyle, kızıyla birlikte Çin’in kuzeydoğusundaki Jilin eyaletinin Songhua Gölü yakınındaki kayak alanına geçtiler. 

    Günde kızına 4 saatlik antreman veren Jing, aynı zamanda kızının fotoğrafını çekmek ve kızının günlük yaşam ihtiyaçlarını sağlamak gibi görevleri üstleniyor. 

    Jing, “Xuan, sevdiği için her gün kayak yapmaktan hiç sıkılmıyor.” dedi.

    Ruixuan profesyonel bir kayakçı olacak mı?

    Kızının profesyonel bir kayakçı olup olmaması hakkında konuşan Jing, kendisinin bu konuda fazla düşünmediğini söyleyerek “Kızımın parlak yeteneğini görünce bunu daha parlak hale getirmek için elimden geleni yapıyorum. Eğer bir gün bu spordan sıkılıp, bırakmak isterse, hiç önemli değil, bunu bırakacağız.” dedi.

    Kızının kayak yapmasıyla ilgili görselleri sosyal medyada paylaşan Jing Binbin, “Video görüntüleriyle yaşamı kaydetmeyi seviyorum.” diye konuştu.

    Beijing Kış Olimpiyatları kısa süre içinde düzenlenecek. Ruixuan’ın en büyük arzusu dünyanın çeşitli yerlerinden gelen seçkin atletlerin yarışlarını izleyebilmek. Jing Binbin, kızının kayak yapmaktan duyduğu mutluluğun tadını çıkarmasını ümit ediyor. 

    Çin Olimpiyatlara Hazır

    4 Şubat'ta, Olimpiyat meşalesi Çin’in başkenti Beijing’de ateşlenecek ve 2022 Kış Olimpiyat Oyunları resmen  başlayacak. Üç haftadan kısa bir süre içinde başlayacak olan büyük spor etkinliğinde organizatörler sade, güvenli ve muhteşem yarışmalar düzenlemeye tamamen hazır. Tüm olimpiyat alanları ve tesisleri COVID-19 ile mücadele kapsamında kapalı devre adlı bir sistemle hizmet verecek.

    Hava kalitesinde atılım

    Beijing Belediyesi, kentin çevresini iyileştirmek ve yeşil kalkınmaya doğru dönüştürmek için büyük bir fırsat sağlayan yeşil, düşük karbonlu ve sürdürülebilir olma ilkesiyle kış olimpiyatlarını karşılayacak. Ayrıca Beijing, ulusal hava kalitesi standardına ulaştığı için hava kirliliğinin önlenmesinde bir atılım gerçekleştirdi.

    Şehrin ortalama PM2.5 konsantrasyonu, 2013'te kayıtların başlamasından bu yana en düşük seviyeyi gördü ve geçen yıl metreküp başına 33 mikrogram oldu.

    Yeşil, sürdürülebilir olimpiyat alanları

    Beijing, 2022 Kış Olimpiyatları için 2008 Olimpiyatları'ndaki bazı mekanları yeniden kullanacak. Bunlar arasında, Ulusal Su Merkezi veya yaklaşmakta olan Kış Oyunları için "Buz Küpü" olarak bilinen tesis curling etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Ayrıca Ulusal Kapalı Stadyum buz hokeyine ev sahipliği yapacak. Açılış ve kapanış törenleri 2008’de olduğu gibi bir kez daha Beijing Ulusal Stadyumu ve Kuş Yuvası’nda gerçekleşecek.

    Temiz enerji mekanları

    2022 Kış Olimpiyatları, tarihte ilk kez tüm mekanlarıyla yenilenebilir kaynaklardan temiz enerji sağlanan oyunlar olacak. Hebei eyaletinin Zhangbei ilçesinde güneş ve rüzgar enerjisi üretilecek. Beijing, olimpiyat oyunları tarihinde ilk kez buz yapma prosedürlerinde karbondioksit kullanacak. Ozon tabakasına zarar veren Freon maddesi oyunlar sırasında buz yapımında soğutucu olarak kullanılmayacak. Böylece bu uygulamanın yılda 3 bin 900 arabaya eşdeğer karbon emisyonlarının azaltılmasına yardımcı olması ve faaliyetten kaynaklanan emisyonları neredeyse sıfıra indirmesi bekleniyor. Yeni buz yapma teknolojisi önemli ölçüde elektrik tasarrufu da sağlayacak.

    Yeşil ulaşım

    Beijing 2022 Kış Olimpiyatları'nda seyirciler, elektrikle çalışan yüksek hızlı bir tren hattıyla Beijing şehir merkezi, Yanqing bölgesi ve Hebei eyaletindeki Zhangjiakou kenti arasında seyahat edebilecek. Oyunların resmi ulaşım hizmeti için kullanılan tüm yolcu araçları yenilenebilir enerji ile güçlendirildi. Beijing ile Zhangjiakou arasındaki mekanlarda ve yollarda yeni enerjili araç şarj istasyonları inşa edildi.

    [Devamını Oku]
    2022-01-17
  • Yaklaşık 5 bin km yolu sekiz günde kat eden Uygur gençler popüler oldu

    Son günlerde, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Korla kenti ile Jiangsu eyaletinin Xuzhou kentine bağlı Pei ilçesi arasındaki 4 bin 700 km yolu sekiz gün ve sekiz gece içerisinde ücretsiz kat etme olayı internet kullanıcılarını çok etkiledi. Bu hikâyenin ayrıntılarını şimdi aktaralım.

    Geçen yılın Ekim ayında Xinjiang’dan pamuk taşımak için bölgeye giden şoför Zhao Xulei, orada Mansur Fettar ve Mehmet Nurdun adlı iki Uygur kamyon şöförüyle tanıştı. İşleri de planladığı gibi pürüzsüz geçiyordu, ta 17 Kasım’a kadar…

    Zhao Xulei, 17 Kasım’da Xiniang’da kamyona pamuk yüklerken, beklenmedik bir kaza sonucunda sol gözü kör oldu.

    Mansur haberi alır almaz hemen Zhao’nun hastaneye kaldırılması işlemlerine yardım etmek için onun yanına koştu. Zhao’nun daha iyi tedavisi için başkent Beijing’e transfer edileceğini göz önünde bulunduran Mansur, Zhao’nun kamyonunu memleketi Pei ilçesine sürmeyi teklif etti. Böylece Zhao gönül rahatlığıyla tedavi için Beijing’e hareket etti.

    Zhao’nun kazancı için pamuğun yanı sıra diğer mallar da ayarlandı

    Mansur ve Mehmet Zhao’nun kamyonuyla Jiangsu eyaletinin Xuzhou kentine bağlı Pei ilçesine doğru yola çıktı.

    Mansur ile Mehmet, yola çıkmadan önce Zhao’nun ekstra kazancı için pamuğun yanı sıra, Jiangsu’ya taşınmasını bekleyen bazı mallar da ayarladı.

    Mensur yolculuk için düşüncelerini Mehmet’le şöyle paylaştı: “Tüm yolculuk masrafı 10 bin yuanın üzerine çıkacak. Düşündüm ki; eğer bu malları taşırsak nakliye ücreti toplam masrafın bir kısmını karşılayabilir, geri kalan masrafı da ikimiz ortak üstleniriz. Zhao’ya bir kuruş bile masraf yaptırmayalım.”

    9 Aralık 2021 sabahı Mansur ile Mehmet kahvaltı sonrası yola çıktılar.

    Yol boyunca Mansur ve Mehmet kamyonu sırayla sürüyor, acıktıklarında az bir yemekle idare ediyorlardı.

    Böylece Mansur ile Mehmet, 4 bin 700 km uzunluğundaki yolu sekiz gün sekiz gece direksiyon sallayarak katetti ve 17 Kasım sabahı Pei ilçesine ulaştı.

    Kardeş oldular

    Bu iki Xinjianglı kamyonu sorunsuz bir şekilde teslim edip, Xinjiang’a dönmeye hazırlanırken, Zhao onları durdurdu. Zhao, hastaneden çıkar çıkmaz hemen Pei ilçesine döneceğini söyleyerek, Mansur ve Mehmet’e yüz yüze teşekkür etmek istediğini aktardı.

    İki gün sonra Zhao Beijing’den memleketine döndü, Mansur ve Mehmet’i misafir etti.

    Olay sonrası Mansur şöyle konuştu: “Zhao’nun kazayı yaşadığını duyunca hiç tereddüt etmedim, çünkü arkadaşımız Xinjiang’da zorlukla karşılaştığında, ona yardım etmek gerekir. Tüm etnik gruplar bir ailedir.”

    Şu an memleketinde dinlenen Zhao, biraz iyileşince eşiyle birlikte yardımsever iki kardeşini ziyaret etmek için Xinjiang’a gideceğini ifade etti.

    [Devamını Oku]
    2022-01-10
  • Yüzyıl önce Shanghai’daki filmler ve günümüzün sosyal medya kanalları

    28 Aralık 1895'te, Paris'teki bir kafenin bodrum katında, Lumiere kardeşler izleyicilere yeni icatlarını gösterdiler: Film ve film projektörü. Yüzyılı aşkın bir süre sonra, Paris'ten Shanghai’ya oradan tüm dünyaya kadar, sinema, toplumsal tarihin kaydedicisi ve katılımcısı oldu. Dünya sinemasının doğuşunun yıl dönümü vesilesiyle, yüzyıl önce Shanghai’daki filmlere bir göz atalım.

    Sosyal medya kanalları günümüzde bir moda haline geldi. Yemek yerken, seyahat ederken ya da evcil hayvan yetiştirirken, gençler daima cep telefonlarını çıkarıp uzun veya kısa bir video çeker ve sosyal medya platformlarında paylaşırlar.

    Çin’de Douyin ve Kuaishou gibi sosyal medya platformları çok uzun bir geçmişe sahip değil. Ancak kendimizi, etrafımızdaki insanları ve yaşadığımız olayları çekmek ve kaydetmek çok uzun zaman öncesine kadar gidiyor. Film teknolojisi ilk ortaya çıktığında, bunun mucitleri Lumiere kardeşler kamerayı kendi fabrikalarına, arkadaşlarına, eşlerine ve çocuklarına odaklayarak günlük yaşamlarıyla ilgili görüntüler kaydettiler. Bu görseller uzun değil, ancak günümüzde izlendiğinde bile içindeki canlı ve sevimli ayrıntılar hâlâ seyircilerin bilinçsizce gülümsemesini sağlayabiliyor.  

    Gerçek dünyayı olduğu gibi yansıtma tekniğiyle büyüleyen Lumiere kardeşler, bununla ilgili ticaret fırsatlarının farkındaydılar. Dünya çapında film çekmek ve göstermek için eğitimli profesyoneller gönderdiler. Rakipleri de geride kalmayıp, piyasa payını ele geçirmek için harekete geçtiler.

    Uzak Doğu'nun bir ucunda bulunan Shanghai da bu ticari haritada fırsatların arandığı bir yerdi.

    Mayıs 1897'de Shanghai’daki bazı yabancılar, o zaman kentin en lüks oteli olan Astor Oteli'nde Harry Welby-Cook adlı bir adam tarafından gösterilen "İngiliz Askerleri Kilisesi Geçit Töreni" ve "Çar'ın Paris Ziyareti" gibi olaylarla ilgili filmleri izleme fırsatı buldular. Bileti pahalı olmasına rağmen, Astor Oteli’nin salonu peş peşe birkaç gün boyunca sinema severlerle dolup taştı.

    Zaman geçtikçe izleyicilerin bu tür filmlere yönelik ilgileri yavaş yavaş azaldı ve film gösterenler beklenmedik bir "çözüm" buldu.

    Ağustos 1897’de Shanghai’daki bir spor kulübünün üyeleri, "Shanghai Bisiklet Sporcuları Birliği Toplantısı" (The Meet of the Shanghai Bicyclist Association) ve "Shanghai Yüzme Havuzuna Dalış"(Diving at the Shanghai Swimming Bath) gibi filmleri izlediler.

    Shanghai ile ilgili en eski hareketli görüntü olarak bilinen bu filmlerin büyük olasılıkla Harry Wilby-Cook tarafından Shanghai’ya geldikten sonra çekildiği düşünülüyor. Lumiere'ye bağlı olmayan Harry Wilby-Cook sadece projeksiyon teknolojisini anlamakla kalmayıp aynı zamanda fotoğrafçılık teknolojisinde de ustalaşmıştı. 

    Olağan Shanghai manzaralarını beyaz perdede gören izleyiciler yepyeni bir duyguya kapıldılar.

    Bu videolar, günümüzün vlog'ları ve kısa videoları gibi tam karakterlere ve olay örgülerine sahip olmayabilir, ama fotoğrafçının ilginç bulduğu şeyleri aktarır. Videoyu izleyenler hikayenin tamamına hakim değildi, sadece sohbet, kahkaha eşliğinde mutlu bir zaman geçirmenin tadını çıkardılar.

    O zamandan beri, film çekimi ve film gösterimi Shanghai’daki Batılılar arasında yaygınlaştı. Bu filmlerle ilgili bilgiler sadece o zamanlardaki gazetelerde yer alan haberlerden öğrenilebiliyor. Bazı filmler oldukça iyi yapılmıştır. Örneğin, Ocak 1909'da Shanghai ve Tianjin şehirlerinden gelen iki takım arasındaki maçı kaydetmek için iki kamera kullanıldı. Bu film, ileri teknolojiye sahip büyük ölçekli bir yapım olarak kabul edilebilirdi. O zamanlarda Çin’de yayımlanan İngiliz gazetesi olan "North China Daily News”te söz konusu görüntülerin kalitesinin ithal filmlerle aynı seviyede olduğu değerlendirmesi yapıldı.

    Bazı videolar, yayımlanan yerel haberlere benzerdi. Meselâ, 1909 başlarında Fransız Başkonsolosluğu'ndaki yeni yıl resepsiyonu ve Shanghai Kulübü'nün yeni binasının temel atılma töreni gibi etkinlikler kısa film olarak kaydedilerek yerel tiyatrolarda gösterildi.

    "North China Daily News"te filmler hakkında Shanghai’nın güncel olaylarını hareketli görüntülerle kaydetme yeteneğinin hiçbir şekilde Batılı kentlerin gerisinde olmadığı yazıldı.

    Adı geçen filmlerde Çinliler çok az göründü. Ancak 1910'lardan sonra, sinema yavaş yavaş Çinliler tarafından kabul edilip, bilinir hale geldikçe, Shanghai’daki film pazarı daha da çeşitlendi. Gittikçe daha fazla Çinli sinema işlerine katıldı. Çin'deki ilk yayınevi olan Ticari Basın Kuruluşu da bunların arasında en güçlülerinden biriydi.

    Ticari Basın Kuruluşu 1917 yılında sinema işlerine başlayarak, ABD’den birçok seçkin çekim cihazını satın alıp, aktif bir şekilde iç piyasaya getirdi. 

    Ticari Basın Kuruluşu tarafından çekilen, halkı aydınlatmayı ve yeni bilgileri yaygınlaştırmayı amaçlayan filmler, Shanghai’daki Batılıların oyalanmak için çektikleri filmlerden farklıydı.

    Ancak o zamanlarda artık ana akım haline gelen uzun metrajlı filmlerin yapımı daha maliyetli oldu. Zamanın izleyicileri ise filmin ifade ettiği düşüncelerin yerine, filmin eğlencesine daha fazla önem verdiler.

    Bu unsurlardan dolayı, çektiği filmlerden iyi bir ticari getiri elde edemeyen Ticari Basın Kuruluşu, 1926’da resmen sinema alanındaki faaliyetlerine son vererek becerikli olduğu kitap yayıncılığına odaklanma kararı aldı.

    Ticari Basın Kuruluşu’nun sinema alanından ayrılışının işletmenin kendisi için bir optimizasyon stratejisi, Çin sineması için de endüstriyel üretimin başlangıcını simgelediği söylenebilir.

    Film prodüksiyonlarının her aşamasının son derece profesyonelleştiği günümüzde, sıradan insanların çektiği videoların yer aldığı sosyal medya kanallarının canlanması tarihin döngüsüne girmiş gibi görünüyor.

    [Devamını Oku]
    2022-01-10
  • Çinli genç kadınlar bu Türk markasının peşinde!

    Çin’de Türkiye algısının son yıllardaki popüler unsurları arasında Kapadokya balon turu ve Fethiye’de yamaç paraşütünün yanı sıra belli başlı Türk markaları da öne çıkıyor. İncelikli stratejilerle Çin pazarına yönelen markalar kısa sürede adından söz ettirmeyi başarıyor.

    Son dönemde öne çıkan markalardan biri Manu.

    MANU ATELIER markası 2014 yılında doğdu. Sadece birkaç yıl içinde moda tutkunları arasında popüler olan bir dizi çanta yarattı. İkonik küçük okları, sürekli değişen şekilleri ve mükemmel işçiliği ile popüler oldu.

    Marka Temmuz 2020’de Çin'deki ilk resmi amiral gemisi mağazasını, ülkenin en büyük ve prestijli online alışveriş platformlarından JD.com'da açtı. Bu, markanın Çin'deki tek mağazası.

    MANU, sosyal medya fenomenlerinin sürüklediği “IT çanta” kategorisinde gözde markalardan biri haline geldi. Kalitesi, Chanel, Hermes ve Fendi gibi markalarla kıyaslanıyor.

    Markanın yaratıcıları Merve ve Beste Manastır, babaları Adnan Manastır’ın 1961’den beri el yapımı deri çanta zanaatkârı olduğunu, küçüklüklerinden beri atölyede artan deri parçalarını birleştirip minyatür çantalar yaptıklarını söylüyor.

    Manu, İngilizce “manufacture” yani üretim teriminden geliyor. Latin dillerinde el, elde yapılan anlamlarını da ifade ediyor ve soyadları Manastır’ı çağrıştırıyor. Marka olarak, bir tasarımın hayata geçirilirken üretim süreci ve kalitesinin çok önemli olduğunu düşündükleri için, Atelier ekleyerek üretici kimliğine de gönderme yapmak istediklerini belirtiyorlar.

    Çin’in dev pazarı, doğru adımları atmayı bilen yabancı şirketlere büyük fırsatlar sunuyor. Manu da son yıllarda Efes, Paşabahçe, Pınar gibi farklı alanlarda Çin pazarına girip belli başarılar yakalayan şirketlerden biri oldu.

    Manu çantalar, sosyal paylaşım platformu Weibo’da Çinli fenomenlerin gözdelerinden

    Küresel lüks pazarında Çin faktörü

    Çin, küresel lüks mal pazarının üçte birinden fazlasını oluşturuyor ve daha fazla hane üst orta sınıf gelir elde ettikçe bu payın artması bekleniyor.

    Pandemi sırasında perakende harcamaları durgun olsa da, birçok Çinli tatil gibi deneyimlere alternatif olarak lüks alışverişe yöneldi.

    Euromonitor’e göre Çin'in küresel lüks mal pazarındaki payı 2020'de yaklaşık yüzde 32'ydi; önümüzdeki beş yıl içinde Asya-Pasifik'teki satışların üçte birinden fazlasını oluştururken, dünyanın en büyüğü olmak için de ABD'yi geride bırakmaya hazırlanıyor.

    Bir pazar ve tüketici veri platformu olan Statista'ya göre, Çin'in kişisel lüks mal pazarının –hizmetler ve deneyimler hariç– toplam değeri 2019'da 44 milyar Euro (50.9 milyar ABD Doları) olarak belirlendi.

    Financial Times'ın Ekim ayında bildirdiğine göre, Çinli turistler yurtdışındayken de yüksek kaliteli ürünler için büyük harcamalar yapıyor; öyle ki 2019'daki tüm küresel lüks satışların yüzde 17 ila 20'sini oluşturdular.

    Avrupa ve ABD'deki alışveriş destinasyonları, Covid-19 salgını sırasında büyük harcama yapan Çinli müşterilerin kaybından ciddi şekilde etkilendi.

    Artan gelirler alışverişi tetikliyor

    Bu lüks iştahının nedenlerinden biri Çinlilerin artan gelirleri. Ulusal İstatistik Bürosu'na göre, ortalama gelirler 2010'da yıllık 37.000 yuan'dan (5.778 ABD Doları) 2020'de neredeyse üç kat artarak 100.000 yuan seviyesine kadar yükseldi.

    McKinsey Global Institute, 106.000 yuan ile 229.000 yuan veya üzeri arasında üst-orta sınıf gelir elde eden Çinli hanelerin sayısının 2020 ile 2030 arasında yüzde 68 oranında artmasının beklendiğini tahmin ediyor.

    Ayrıca lüks harcamaların dijitalleşmesi, alışverişi her zamankinden daha erişilebilir hale getirdi. Birçok marka, daha genç bir kitleyi çekmek için e-ticaret platformlarıyla ortaklık kurdu. Alibaba tarafından işletilen Çin e-ticaret platformu Tmall'da bu yıl itibarıyla 150'den fazla küresel lüks marka amiral gemisi mağaza açtı.

    Gucci ve Balenciaga gibi uluslararası moda evleri, giderek daha sofistike bir izleyici kitlesine hitap etmek için Çin pazarı için yerelleştirilmiş ürünler yarattı ve genellikle klasik Çin sembollerine yer vermeye başladılar.

    Yerelleştirme ve sofistike çözümler

    Büyük markaların yerelleştirme stratejileri, satın alma alışkanlıklarını ve kültürel farklılıkları dikkate almayı hedeflerken, zaman zaman yanlış adımlar da atıldı.

    Örneğin Nike, Air Force 1 spor ayakkabılarının arka kısmına Çince “Fa” ve “Fu” harflerinin dikildiği özel bir ürün geliştirdi. Bu karakterler ayrı ayrı okunduklarında zenginlik ve servet anlamına gelirler, ancak bir araya getirildiklerinde "şişmanlaşmak" anlamına gelir.

    Çin piyasasında henüz ilk adımı atma aşamasında bulunan Türk markalarının ileride daha yerelleştirilmiş, sofistike tasarımlara yönelmesi beklenebilir. Özellikle moda alanında Türkiye ve Çin’in ortak porselen, desen ve minyatür mirasının bu lüks ürünlerin tasarımlarına ilham kaynağı olması, kalitenin yanı sıra her geçen yıl şıklığa ve hikayeye de önem verilen bir pazarda büyük fark yaratacaktır.

    [Devamını Oku]
    2022-01-04
  • Çinli astronotlar uzayda günlük yaşamlarını nasıl sürdürüyorlar?

    Kısa süre önce Çinli astronotların uzay istasyonunda ev işleri yapmalarıyla ilgili videolar internet kullanıcılarının odağı haline geldi.

    Bir çok internet kullanıcısı, aniden farkında vararak “Demek ki astronotlar da ev işleri yapıyorlar.” diye paylaştı.

    Videoda, astronot Zhai Zhigang'ın sabah kalktıktan sonra, ilk olarak uyku alanından çıkarak diğer iki iş arkadaşına kahvaltı hazırlaması görülebilir.

    Astronotlar Wang Yaping ve Ye Guangfu ise kalkıp yıkandıktan sonra, Zhai ile birlikte kahvaltı yapmak için masaya geldiler.

    Yemekten sonra, masayı temizlemekten sorumlu Wang ve Ye, çeşitli mutfak atığını farklı kategorilere göre paketledi.

    Başka bir videoda, Zhai ve Ye’nin elektrikli süpürgeye benzeyen bir araçla uğraştığı görülebilir.

    Zhai Zhigang, diğer iki meslektaşına kahvaltı hazırlıyor

    Astronotlar uzay istasyonunda 3 ay kadar kısa veya yarım yıl kadar uzun bir süre yaşarlar. Şu anda hâlâ uzay istasyonunda bulunan Shenzhou-13 mürettabatı tam iki aydır uzaydalar ve orada dört ay daha kalacaktır.

    Videoda uzay istasyonunun hâlâ temiz ve lekesiz olduğu görülüyor.

    Üç astronot uzay istasyonunu nasıl temizler? İlk olarak, üç astronot uzay istasyonunda sırayla ev işleri yapıyorlar.

    Sıvı atıkları mümkün olduğunca geri dönüşümlü olarak kullanıyorlar

    Su ve hava olmadan insanoğlu yaşayamaz, bunlar en önemli kaynaklardır. Uzay istasyonunda bu ikisi özellikle değerlidir. Çünkü hepsinin büyük bir maliyetle yer küreden taşınması gerekiyor. Bu nedenle, uzay istasyonunda su geri dönüştürülür.

    Uzay istasyonu yaşamında üretilen atık su esas olarak astronotların idrarından, astronotların nefes alması sırasında üretilen su buharından ve astronotların duş aldıkları atık sudan elde edilir. Değerli su kaynaklarını korumak için, yukarıdaki üç tür atık su büyük ölçüde geri dönüştürülebilir.

    İdrar, banyodaki ekipman tarafından emildikten sonra damıtılır, yoğunlaştırılır ve saflaştırılarak içindeki zararlı maddelerden uzaklaştırılır ve içme standartlarına uygun su oluşturulur. Bu tür sular hem içilebilir, hem de oksijen üretiminde kullanılabilir. Arıtılmış sudan kalan konsantre sıvı ise paketlenerek bir kargo uzay aracına yüklenir.

    Banyodan çıkan atık su ve soluma yoluyla atılan su buharı genellikle aynı şekilde arıtılır.

    Katı atıklar paketlenerek kargo uzay aracına yüklenir

    Astronot Wang Yaping çöpleri geri dönüştürmek için yemek masasını temizliyor.

    Astronotların uzay yaşamında ürettiği her türlü katı atık ayrı ayrı paketlenerek "Tianzhou" adlı kargo uzay aracına yüklenecek. Bu atıklar, Tianzhou Uzay aracının uzay istasyonundan ayrılıp atmosfere geri döndüğünde atmosferde yanacak.

    Bu katı atıklar arasında gıda ambalaj poşetleri, astronotların dışkıları ve eski giysiler var. Astronotlar uzay istasyonunda çamaşır yıkayamazlar. Çünkü su uzay istasyonunda çok değerli ve geri dönüştürülmesi gereken bir kaynaktır.

    Uzay istasyonunda, astronotlar iç çamaşırlarını daha sık değiştirirler ve değiştirilen iç çamaşırları katı atık olarak paketlenip kargo uzay aracına yüklenir. Pantolon ve ceket gibi dış giysiler daha uzun süre dayanır. Eğer dış giysiler kirlenirse, katı atık olarak paketlenebilir.

    Dışkılar da paketlenip kargo uzay aracına yüklenir

    İdrarla karşılaştırıldığında, dışkının işlenmesi o kadar kolay değildir.

    Rus bilim insanları, daha önce bir tür mikrobiyal arıtma ekipmanını icat ederek mikroorganizmaların dışkıyı ayrıştırmasıyla elektrik üretilmesini hedeflemişlerdi. Ancak bu teknoloji pratik kullanıma girmedi. Dolayısıyla şu anda, uzay istasyonundaki dışkılar, doğrudan kapalı bir haznede toplanarak bir kargo uzay aracına yüklenir. Dışkılar, kargo uzay aracı dünyaya döndüğünde atmosferde yanar.

    Kargo uzay araçları tek kullanımlık olduklarından dolayı yüksek sıcaklıklara dayanabilecek bir ısı kalkanına sahip değillerdir. Yani kargo uzay aracı atmosfere girdiğinde, şiddetli sürtünme nedeniyle parçalanarak, yanacaktır. Sonuç olarak, kargo uzay aracının üzerindeki atıklar da küle dönüşür.

    Tozlar elektrik süpürgesiyle giderilebilir

    Zhai Zhigang ve Ye Guangfu, elektrik süpürgeyi çalıştırıyor.

    Uzay istasyonunda da sıradan insanların evinde olduğu gibi zamanında temizlenmesi gereken her türlü toz ve döküntü vardır.  Aksi takdirde, tozlar mikroorganizmaları besleyerek astronotların sağlığını etkileyecektir. Ayrıca tozlar karbondioksit giderme cihazını bloke edecek veya ekipmanın normal kullanımını etkileyecektir.

    Uzay istasyonundaki toz giderme işi, dünyadakine benzer ve aynı zamanda bir elektrikli süpürge ile yapılır. Dünyadan farklı olarak, uzay istasyonundaki ağırlıksız ortam nedeniyle tozlar kolayca havada uçabilir. Bu nedenle elektrikli süpürge dünyada olduğunda çok daha sık kullanılır. Kısa bir süre önce, astronot Wang Yaping'in Ye Guangfu'nun saçını kestiğine ilişkin bir video yayımlandı. Saçı kestirilirken, astronot Zhai Zhigang, elinde elektrikli süpürgeyle her an saç döküntülerini toplayı bekliyordu. Bu da uzay istasyonundaki özel ortamı tam olarak gözler önüne serdi.

    [Devamını Oku]
    2021-12-27
  • 100 yaşındaki Rabihan’ın günlük yaşamı

    100 yaşındaki Rabihan Mehmet, dinlenmek nedir bilmeden, kızı yemek pişirirken, ona yardım ediyor, bazen de evdeki çiçekleri suluyor. “Şimdi herkesin mutlu bir hayatı var, sanki çiçekler gibi güzel.” diyen Rabihan Mehmet, bugünkü hayatını bu sözlerle değerlendiriyor.

       Kalabalık bir ailesi var

    Rabihan Mehmet, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Toksu ilçesinde doğdu, 1941 yılında Xinjiang’ın merkezi Urumçi kentinin Midong bölgesine bağlı Xiashahe köyünde evlendi. Bu yılın 14 Haziran günü, Rabihan Mehmet’in 100. doğum gününde çocuk ve torunları, bir araya gelip kalabalık ve neşeli bir kutlama töreni düzenledi.

    Çiçekleri çok seven Rabihan nine, her gün evdeki çiçekleri suluyor. Bu çiçekler evi daha canlı yapıyor. Rabihan, kızının ailesinde kalıyor, 3 torunu çalışıyor, diğer ikisi henüz okuyor. Büyük torunu 2006 yılında evlendikten sonra 3 çocuk sahibi olmuş. 4 nesildir kalabalık olan aile mutlu bir yaşam sürüyor.

    Rabihan’ın anlattığına göre, çocukken ailesi fakirdi ve zar zor geçiniyordu, anne babası küçük bir parça tarlada çalışıp 5 çocuğu beslemeye çaba gösteriyordu. Büyük kızları olan Rabihan, her gün mısır yiyip, hiç bir zaman doymadık günlerini hatırlıyor.  Rabihan, güzel yemekleri her gün yiyebildiği ve güzel elbiseleri giyebildiği için bugünlerde çok mutlu.

    Rabihan Mehmet, evdeki çiçekleri suluyor.

    Rabihan’ın ailesi, Xinjiang’daki azınlık etnik grupların bir örneğidir

    Rabihan Mehmet’in ailesi, Xinjiang’da yaşayan azınlık etnik grupların bir örneğidir.

    Xinjiang’da yaşayan tüm etnik gruplardan vatandaşlar, nar taneleri gibi, birlik içinde mutlu yaşamları paylaşıyor. Xinjiang nüfusu, özellikle Uygur dahil azınlık etnik grupların nüfusu yıllardır istikrarlı şekilde artıyor.

    21. yüzyıla girildikten sonra Uygur etnik grubunun nüfusu 2000 yılında 8 milyon 345 bini bulurken 2020 sonu itibariyle 11 milyon 624 bine ulaştı. Yüzde 1,67 olan ortalama yıllık artış oranı, diğer azınlık etnik grupların yüzde 0,83 olarak açıklanan artış oranını çok geride bıraktı.

    Xinjiang nüfusundaki artışta bölgede durmadan yükseltilen tıbbi tedavi seviyesi büyük etki yarattı.

    Rabihan Mehmet’in kızı Tunisa Savut, annesinin anlattığını hiç unutamıyor; annesi eskiden hastaneye hiç gitmemişti. Eskiden kadınlar kendi evlerinde doğum yapardı. Bir çocuk hastalanınca akıbeti acı olurdu. Üç abisi ve bir ablası küçükken hastalandıktan sonra tedavi göremediği için hayatını kaybetmişti.

    1949 yılından sonra Xinjiang’daki sağlık ve tıbbi tedavi koşulları çok geri seviyelerdeydi. 50 tıbbi tedavi kuruluşu, sadece 700 yatağa sahipti. 2019 yılında Xinjiang’daki sağlık ve tıbbi tedavi sistemi kapsamlı şekilde tesis edildi, bölge genelinde bulunan 18 binden fazla tıbbi tedavi kuruluşu, 19 bin yatak kapasitelidir. Bebeklerin ölüm oranı 1949 yılındaki binde 400’den 2020 yılındaki binde 6,75’e kadar düştü.

    Urumçi Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin yetkilisi Mihribangül Ubul, işe başladıktan 20 yıldan fazla süre sonra 10 binden fazla bebeğin doğumuna tanıklık etti. Ubul, hastanenin ileri tıbbi cihazlara sahip olduğunu, gebelik öncesi sağlık kontrolü ve rehberlikten gebelik döneminde bakıma ve doğuma kadar, tam prosedürlü bir çalışma prensibi oluşturulduğunu söyledi.

    Tunisa Savut, bugün her hamile kadının hastanede doğum yaptığını, her bebeğin doğduktan sonra hemen aşılandığını ve bunun çok güzel bir şey olduğunu ifade ediyor.

    Rabihan Mehmet, kızı, en büyük torunu ve torununun kızıyla evde sohbet ediyor.

       Rabihan’ın torunlarının farklı hayatları

    Tunisa Savut’un büyük oğlu Abdukadir Mehmet, ortaöğretimi bitirdikten sonra araba satış sektörüne girdi. 3 çocuğundan en büyüğü bir erkek çocuk, ortaokul 2. sınıfta okuyor; ikinci çocuğu bir kız, ilkokulda 2. sınıfta okuyor; en küçüğü ise henüz üç buçuk yaşındaki bir kız. Tunisa’nın diğer 2 oğlu lise ve mesleki teknik okulda eğitim alıyor.

    Tunisa, “Annem bir gün bile okula gitmedi, ben de sadece orta okulu bitirdim, bu nedenle çocuklarının iyice eğitim almasını sağlamaya kararlıyız.” dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “Hükümetin eğitim alanında vatandaşların yararına olan politikalarından faydalandığımızı hissettim, örneğin zorunlu eğitim aşamasındaki çocuklara ücretsiz ders kitapları tedariki, eğitim masraflarından muaf tutulması, yatılı öğrencilere yardım parasının verilmesi, ayrıca geçinimi zor olan her ailenin çocuğu hükümetin özel yaşam yardımına başvurması gibi çok yararlı politikalar uygulanıyor. Yani, şimdiki çocuklar okula gitmek için hiç para ödemiyor, dahası okulda bedava verilen besin değeri yüksek yemekleri yiyebiliyor.”

       Rabihan’ın tıbbi tedavi tecrübesi

    Rabihan Mehmet, her ay hükümetten verilen emeklilik ve harçlık dahil toplam 2 binden fazla yuan alıyor.

    Bir süre önce hava sıcaklığının aniden düşmesi sonucu, sağlık durumu iyi olan Rabihan Mehmet’in kalp ve beyin damarlarında sorun çıktı. Hemen arabayla 10 dakika mesafedeki hastaneye kaldırıldı, bir süre tedavi gördü ve ardından sağlığına yeniden kavuştu.

    Tunisa Savut, şimdi doktora gitmenin çok kolay olduğunu, masrafı da pek fazla olmadığını kaydetti. Annesinin toplam hastane masrafı 10 bin yuandı, bunun 8 bin yuanı sağlık sigortası tarafından karşılandı.

    Doğal gazla sağlanan yerel ısı sistemine sahip konforlu evde oturan Rabihan Mehmet’in her gün dört gözle beklediği şeyler, torunlarının işten ve okuldan eve gelmeleri, torunlarının dersleri iyi çalışmaları ve gelecekte güzel bir iş bulmaları.

    Rabihan Mehmet ve torununun torunu

    Abdülkadir Mehmet, anneannesinin karnını doyuramadığı, iyi giyinip ısınamadığı ve okula gidemediği günlerini aktardığını belirtti. Abdülkadir, bazen arabasıyla anneannesini gezdirirken, onun çocuk gibi neşeli olduğunu dile getirdi.

    Kent ve köyleri kapsayan temel sağlık ve tıbbi tedavi hizmetleri ağına sahip olan Xinjiang bölgesinde ortalama yaş beklentisi 2019 yılında 74,7’e ulaştı. Bu rakam, 1949 yılında 30’un altındaydı.

    [Devamını Oku]
    2021-12-20
  • Çin’de Anadolu Esintisi etkinleri

    Çin’in Guangzhou Kent Kütüphanesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosluğu ve Yunus Emre Enstitüsü işbirliğiyle Anadolu Esintisi isimli kültürel etkinlikler dizisi bir açılış töreniyle başladı.

    Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 50’inci yıl dönümü vesilesiyle hazırlanan Anadolu Esintisi etkinlikleri 1 ay süreyle devam edecek. Etkinlikler kapsamında Guangzhou Kent Kütüphanesi’nde oluşturulan Türkiye köşesinin yanı sıra ebru sergisi, Türk edebiyatı söyleşisi, Türk kahvesi atölyesi, bağlama dinletisi, Türk mutfağı semineri ve Türk filmleri gösterimi gerçekleşecek.

    Guangzhou Kütüphanesi’nin müdürü Fang Jiazhong yaptığı konuşmada Türkiye’nin zengin doğal kaynakları, iyi bir endüstriyel altyapısı ve parlak bir medeniyet düşüncesi ile Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan bir kavşak noktası olduğunu ifade etti. Jiazhong, Türkiye'nin Guangzhou Başkonsolosluğu'na “en güzel hediye” olan 411 adet kitabı bağışladıkları için teşekkür etti.

    Programa Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Mehmet Kurtuluş Aykan, Guangdong Eyaleti Dışişleri Ofisi temsilcisi Zhang Huisheng, Foshan Şehri Kültür, Yayın, Turizm ve Spor Bürosu direktörü Chen Xinwen, Guangzhou Kütüphanesi direktörü Fang Jiazhong’un yanısıra Türk ve Çinli konuklar katıldı.

    Açılışa Türkiye Cumhuriyeti Beijing Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen de bir kutlama mesajı gönderdi. Mesajında Çin'in en prestijli kütüphanelerinden birinde Türkiye temalı bir bölümün açılmasının, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından 2021 yılının "Türk Dili Yılı" ilan edilmesiyle aynı zamana denk gelmesini yerinde bulduğunu ifade eden Önen, “Türk dili de Çin dili gibi bin yıllık bir geçmişe sahiptir ve çeşitli topluluklar tarafından geniş bir coğrafyada kullanılmaya devam edilmektedir. Bu Türkiye kitaplığının Türk dili ve edebiyatını tanıtmanın ilk adımı olacağından şüphem yok.” ifadelerini kullandı.

    Başkonsolos Mehmet Kurtuluş Aykan açılışta bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Türk milletinin kütüphanelere ve bilime verdiği öneme dikkat çeken Aykan, “Türk kültür düşüncesinde her kitap bir alimdir. Bu düşünceye paralel olarak bugün de 400'ü aşkın eserle, onlarca Türk âliminin bilgisiyle Türk düşünce ve Türk medeniyet anlayışının yansımalarını sizlere sunmak için buradayız.” diye konuştu.

    Aralarında Yunus Emre Enstitüsü’nün bağışladığı kitapların da yer aldığı Türk kitaplığında Türkçe, İngilizce ve Çince 400’ün üzerinde kitap yer alıyor. Türk kitaplığının yer aldığı Guangzhou Kütüphanesi 100 bin metrekare kullanım alanı ve yaklaşık 4 bin okuyucu kapasitesi ve günlük ortalama 26 bin ziyaretçisiyle 126 milyon nüfuslu Guangdong eyaletinin en büyük kütüphanesi olarak dikkat çekiyor.

    Açılış sırasında Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hicabi Gülgen’in eserlerinden oluşan ebru sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergi 1 ay süresince konuklarını ağırlamaya devam edecek.

    2021, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümü olması nedeniyle çok önemli bir yıldı. Bu yılı her iki ülke vatandaşları çeşitli kültürel etkinliklerle kutladı ve kutlamaya devam ediyor. İki ülke arasındaki kültürel ilişkiler, Türkiye'deki Konfüçyüs Enstitüleri, Beijing'deki Yunus Emre Enstitüsü, 2012, 2013 ve 2018 yıllarında karşılıklı olarak ilan edilen “kültür yılları”, öğrenci değişim programları ve turizm ile bugüne kadar ilerledi.

    [Devamını Oku]
    2021-12-13
  • Caoxian: İnternet sansasyonundan daha fazlası

    Çin’in Shandong eyaletindeki küçük bir bölge olan Caoxian, TikTok’un Çin versiyonu Douyin’de paylaşılan videolardan sonra kısa bir süre içinde büyük bir üne kavuştu.

    [Devamını Oku]
    2021-12-10
  • Jilin’de kar altında bir saf rüya

    Çin'in kuzeydoğusunda yer alan Jilin eyaleti, muhteşem kar manzarası, kış sporları ve özel kışın yemekleri ile ünlüdür. Gelin sizlere Kırağı Adası’nda “buz çiçekleri”ni izlemenin nasıl bir şey olduğunu anlatayım.

    “Buz çiçekleri”

    Kırağının oluşması için belli koşullar gerekir: soğuk iklim, yeterli nem ve bulutsuz hava. Bu koşullar büyük kıtaların iç kesimlerinde, korunaklı nehir vadilerinde ya da dağların eteklerinde oluşabilir. Jilin de bu bölgelerden biridir.

    Kırağı ne kar ne de buzdur. Sonhua Nehri’nden gelen sıcaklığın kuru Sibirya rüzgarlarıyla buluştuğu zamanda, ağaçların dalları ve yapraklarında sis ve buharların yoğunlaşmasıyla oluşan buz kristalleridir. Bu fenomen bölge halkı tarafından “buz çiçekleri” olarak isimlendirilmiştir ve Çin'in dört doğal harikasından birini oluşturmaktadır

    Kırağı Adası

    Bu olağanüstü manzarayı izlemek için Jilin’deki ‘Kırağı Adası’na gidebilirsiniz. Her yıl Kasım ayı sonundan ertesi yıl Mart başına kadar, adayı dolduran sis 0 derecenin altında ağaçların dallarına dokunduğu noktalarda aniden donarak kırağıya dönüşüyor. İşte bu an görkemli bir görüntü oluşturuyor. Ormanda dolaşırken bembeyaz olan kar söğüdünün eşsiz manzarası karşısında harika bir deneyim kazanabilirsiniz ve güzel fotoğrafları çekebilirsiniz.

    Efsanevi Changbai Dağı’nda heyecan verici kayak

    Eğer alp kayağı yapmayı seven bir sportif biriyseniz, muhteşem manzaraları ve kalitetli kayak pistlerine sahip olan Changbai Dağı’nın doğasını kaçırmamalısınız.

    Alp Kayağı

    Çince'deki ismi “Sonsuza Kadar Beyaz Dağ” olan Changbai Dağı, Jilin eyaletinin Baishan kentinde yer alan bir dağ. Kışın gümüşi beyaz renkli toz karla kaplı olan Changbai Dağı, kayak deyince Jilin’de yaşayanların aklına gelen ilk yerdir.

    Dağ ormanları arasında olan kayak merkezi 1570 metre ile 1820 metre yükseklikler arasında bulunan bir platoda yer almaktadır. Özellikle tur kayağı ve Alp disiplini için en uygun koşulların bulunduğu, uzunluğu 30 kilometre olan 43 adet kayak pisti ile tüm turistlerin gözdesidir. Zira, Changbai Dağ’ında hem kar manzarasını izlemek, hem de buraya özgü gevşek ve kuru toz kardan oluşan kayak pistlerinin keyfine varmak mümkündür.

    Changbai Dağı

    Changbai Dağı sadece kış sporu meraklıları için değil, doğa severler için de eşsiz güzellikte manzarası bulunmaktadır. Efsanevi tarihle ve doğal güzelliklerle dolu olan Changbai Dağ’nda dolaşırken, ana tepenin içinde krater biçimli Cennet Gölü’nü gezebilirsiniz ve karla kaplı orman parkını da ziyaret edebilirsiniz. Tabi, eğer kar ve buz sebebiyle üşürseniz, oteldeki kaplıcaların tadını çıkarabilirsiniz veya restoranlarda hotpot keyfi yapabilirsiniz.

    Jilin’e özel sıcak çorba ve donmuş meyve ziyafeti.

    Yabani mantarla haşlanmış tavuk çorbası yemek leziz bir deneyim. Çorba için mükemmel görünen tavuk eti ve mantarları demir tencerede pişirirken karmaşık prosedürlere gerek yoktur, sadece malzemeleri yumuşayana ve kokulu hale gelene kadar beklemek. Kısa süreden sonra uzaktan bile çorbanın kokusu durulabilir.

     Pirinç keki 

    Jilin'de, kışın ana yemeklere ek olarak pirinç keki ve “donmuş meyve” gibi özel tatlılar da vardır. Pirinç keki yapışkan pirinç ve kırmızı fasulye ezmesi ile kızartılmış bir tatlıdır. Trabzon hurması ve armutlar düşük derecelerde dondurularak sertleştirildikten sonra, dondurma ile aynı dokuya sahip olur. Sıcak ve kuru bir odada, elinizde donmuş ekşi tatlılar yemek çok keyifli bir şeydir.

    [Devamını Oku]
    2021-12-09
  • Sıradan insanların salgınla mücadele hikayelerine odaklan film “Tekrar Kucaklaşmak”

    31 Aralık 2021’de gösterime girecek “Yeniden Kucaklaşmak” (Çince: Chuang Guo Han Dong Yong Bao Ni, İngilizce: Embrace Again), Çin’de COVID-19 salgının en ciddi olduğu dönemde Hubei eyaletinin merkezi Wuhan kentinde sıradan insanların salgın karşısında birbirine destek vermelerine dair hikayeler anlatıyor.

    Salgın hemen hemen herkesin yaşam tarzını değiştirdi. Bu film toplumda yaşanan bazı iyi niyetli değişikliklere odaklanır.

    Film hikayesi salgının Çin’de ilk ortaya çıktığı ve en ciddi olduğu 2020 yılı başında meydana gelen gerçek bir hikâyeye dayanıyor.

    Çin Ay Takvimi’ne göre yeni yılın arife gecesinde bir yandan kurye, diğer yandan da araba çağırma şirketi için şoför olarak çalışan Wang Yong’in tatili nihayet başlamıştı.

    Aynı zamanda, Wuhan’daki Jinyintan Hastanesi’nde salgınla mücadelenin ön cephesinde çalışan sağlık personeli zamanla yarışıyordu.

    Tatil için evde dinlenen Wang Yong tesadüfen Jinyintan Hastanesi’nden gönderilen “Beni eve götürebilecek bir taksici var mı” diye yazılı bir mesaj aldı. Biraz tereddüt eden Wang, virüsten efekte olmaktan da korkmasına karşın, yine de bu çağrıyı kabul etti. 

    Dışarıya çıkmak için ailesine bir bahane uyduran Wang, evden ayrılıp hastanedeki sağlık personelini almaya gitti.

    O gece toplam 30 sağlık personelini evlerine gönderen Wang, derin yorgunluk ve endişe hissetti.

    Bazı doktorların çok uzakta oturduklarını öğrenen Wang, bir gönüllü ekibi oluşturmaya karar verdi.

    Ancak, ülkenin çeşitli yerlerinden daha fazla sağlık ekibi Wuhan'a gönderildikçe, Wang Yong'un gönüllü ekibi bu sağlık personelinin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Bu durumda Wang Yong Mobike, Didi ve diğer çevrimiçi araç çağırma şirketlerinin yetkililikleriyle iletişim kurarak gönüllü ekibi genişletmeye çalıştı.

    Çeşitli tarafların koordinasyonu sayesinde, Wang Yong bu işi başardı. Sağlık personelinin eve dönme ihtiyaçlarını karşılamak için Jinyintan Hastanesi’nin kapı önünde bine yakın paylaşımlı bisiklet ve 400 paylaşımlı elektrikli araç yerleştirildi. Wang ayrıca çevrimiçi bir araba çağırma şirketi ile iletişime geçti.

    “Tekrar Kucaklaşmak” adlı film, Wang Yong gibi “ters yönde yürüyen” birkaç sıradan insanın duygu yüklü hikayelerini izleyicilerle paylaşacak.

    Başrol oyuncularından Jia Ling, 2021 yılı Bahar Bayramı tatiline damgasını vuran film “Merhaba, Anne”yi (Çince: Ni Hao, Li Huanying; İngilizce: Hi, Mom) yöneterek dünyanın en çok hasılat yapan kadın yönetmeni konumuna girdi.

    Kendi annesiyle ilişkisi üzerinden senaryoyu yazan Jia Ling aynı zamanda “Merhaba Anne”de başrolde yer aldı. Pek çok kişinin salgın nedeniyle ailesini ziyaret edemediği bir dönemde, bir anne ile kızın ilişkisine odaklanan film izleyenleri göz yaşlarına boğdu.

    Jia, son filminde ise bir kuryeyi canlandırır. Ünlü komedi oyuncusu Huang Bo ise Wuhan’daki Jinyintan Hastensi’ndeki sağlık personelini ücretsiz olarak evlerine gönderen gönüllü şoför Wang Yong’u canlandırdı.

    Oyuncu Huang Bo (solda) ve gönüllü Wang Yong

    39 yaşındaki Jia, 20 yıl önce Beijing Merkez Drama Akademisi'nden mezun oldu ve şov dünyasındaki kariyerine Crosstalk (xiangsheng) komedyeni olarak başladı; bu birbirini sözlü olarak alt etmeye çalışan iki kişinin oynadığı geleneksel bir sahne sanatıdır.

    47 yaşındaki Huang Bo Çin’de prestijli bir komedi oyuncusudur. Huang’un başrol oynadığı son film Çin kadın voleybol takımını konu alan “Şampiyon” (Çince: Duo Guan; İngilizce: Leap) olarak biliniyor.

    Filmin yönetmeni Xue Xiaolu, film hakkında bilgi verdiğinde, ilk başta kaygılı bir şekilde Wuhan’a giderek çeşitli alanlarda çalışan sıradan insanlarla röportaj yaptığını söyledi. Bu insanların anlattıklarından çok etkilenen Xue, “Onları gördükten sonra, salgını yaşadıktan sonra neden herkesin gülümsemeye devam ederek hayatı olduğu gibi sürdürdüğünü anlamaya başladım. Onların salgının üstesinden gelmek için gösterdiği iyimserliği ve direnç, beni bu filmi yaratmaya yöneltti. Wuhanlıların salgın sürecindeki cesaretini ve inançlarını göstermek istiyorum. Umarım, herkesin filmle bu şehir ve ülkemizin sıcaklığını hissedebilir" dedi.

    [Devamını Oku]
    2021-12-06