Ana Sayfa > Ekonomi
  • Çin-AB Coğrafi İşaretler Anlaşması ikili işbirliğine yeni dinamizm sağlayacak

    Çin ile AB arasında imzalanan Coğrafi İşaretler Anlaşması, 1 Mart’ta resmen yürürlüğe girdi. Bu gelişme, Çin ile AB arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin ilerletilmesi ve fikri mülkiyet haklarının korunmasının güçlendirilmesi konularında kilometre taşı önemi taşıyor. Ayrıca, iki tarafın küresel çok taraflı ticaret sistemini hızlandırmak için gösterdiği büyük bir çaba olarak yorumlanıyor.

    Yüzer adet ürün karşı tarafın pazarında korunacak

    Çin-AB coğrafi işaret anlaşmasıyla ilgili müzakereler 2011 yılında başlatılmıştı. Yaklaşık 10 senelik çabaların ardından anlaşma geçen Eylül’de resmen imzalanmıştı.

    Anlaşma, ilk etapta Çin ile Avrupa'dan yüzer adet coğrafi işaret taşıyan ürünü karşı tarafın pazarında koruma altına alacak. Söz konusu ürünler arasında Çin’de Anji’den beyaz çay, Panjin’den pirinç, Anqiu’den zencefil, Pixian’dan bakla sosu gibi gıdaların yanı sıra, Avrupa’dan çeşitli alkollü içecekler ile beyaz peynir gibi ürünler yer alıyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden dört yıl sonra kapsam genişletilecek ve iki tarafa 175’er coğrafi işaret taşıyan ürün eklenecek.

    Anlaşma iki tarafın şirketlerine ve tüketicilerine faydalar getirecek

    Çinli tüketicilerin alım gücü her geçen gün daha da artıyor. Bu nedenle, Çinli tüketicilerin daha kaliteli ithal ürünlere yönelik talebi de sürekli yükseliyor.

    Uzmanlar, anlaşmanın iki tarafın şirketlerine daha fazla yatırım fırsatları yaratacağını, tüketicilerin yüksek nitelikli ithal ürünler konusundaki taleplerini daha iyi karşılayacağını ve Çin ile Avrupa arasındaki ticari teması yoğunlaştıracağını kaydediyor. Bahse konu anlaşmanın, iki tarafın halklarının birbirinin ürünlerini tüketerek, karşı tarafın kültürü ile tarihini daha iyi öğrenmesine imkan sağlaması da bekleniyor.

    Daha geniş bir açıdan değerlendirilirse, Çin-AB Coğrafi İşaretler Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi, sadece Çin ve AB için değil, uluslararası çok taraflı ticaret sisteminin daha da sağlamlaştırılması için de olumlu bir gelişme. Çünkü coğrafi işaret taşıyan ürünlerin korunması, günümüzde uluslararası çok taraflı ticaretin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor.

    Dünya Ticaret Örgütü çerçevesinde Doha’da yapılan çok taraflı ticaret görüşmelerinde, hem Çin hem AB, coğrafi işaretlerle ilgili müzakerelere kesin destek verdi. Dünyanın en önemli piyasalarından Çin ile AB, coğrafi işaretler anlaşmasıyla çok taraflı ticaret sisteminin savunulması için somut olarak harekete geçti.

    Çin-AB yatırım anlaşmasının da bir an önce imzalanması bekleniyor

    Anlaşmanın resmen yürürlüğe girmesinden hemen sonra, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, anlaşmayı takdirle değerlendirdiklerini belirtti. Sözcü, “Bu gelişme, Çin ile AB’nin serbest ve açık ticaret ile uluslararası kurallar temelinde oluşturulan çok taraflı ticaret sistemine yönelik desteklerini yeterince yansıtıyor. Ayrıca, ikili ekonomik ve ticari işbirliğine yeni bir dinamizm katacak ve Çin-AB kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisinin ekonomik ve ticari temelinin sağlamlaşmasına yardımcı olacak” dedi.

    Çin-AB yatırım anlaşmasına ilişkin müzakerelerin geçen yıl sonunda, öngörülen tarihte bittiğini anımsatan Wang, yatırım anlaşmasının da bir an önce imzalanıp yürürlüğe girmesini ve her iki tarafın işletmeleri ile halklarının bu gelişmeden bir an önce faydalanmasını beklediklerini aktardı.

    Verilere göre, Çin geçen yıl AB’nin en büyük ticaret ortağı haline geldi. İki taraf arasındaki ticaret miktarı yüzde 4,9 oranında artarak 649 milyar 500 milyon dolara ulaştı. İki tarafın şirketlerinin yatırım güveni de artmaya devam ediyor. AB’den Çin’e doğrudan yatırım 5 milyar 700 milyon ABD dolarına çıkarken, Çin’den Avrupa’ya doğrudan yatırım ise 4 milyar 700 milyon ABD dolarını buldu.

    [Devamını Oku]
    2021-03-04
  • Çin ekonomisi pandemi öncesindeki seviyeye ulaşacak mı?

    Çin’de online ödeme, yeme-içme, sinema, demiryolu ve havayolu kargo taşımacılığı gibi alanların bir haftalık Bahar Bayramı verileri, ülke ekonomisinin toparlanmaya devam ettiğini gösteriyor.

    Bu yılki bayramda perakende sektöründe gerçekleştirilen tüketim hacmi 821 milyar yuanla (126 milyar ABD doları) geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30, pandemi öncesindeki döneme yani 2019 yılına göre de yüzde 5 arttı. Peki, Çinliler paralarını en çok neye harcadı? Verilere göre, bu yıl, yeme-içme, sinemave mücevherat gibi alanlardaki tüketimde büyük canlılık görüldü.

    Mücevherat satışları geçen yılın üç katına çıktı

    Bu yıl Sevgililer Günü, Bahar Bayramı’nın kutlandığı günlere denk geldi. Bu nedenle altın gibi mücevherat satışlarında büyük artış görüldü. Çin Ticaret Bakanlığı’ndan edinilen verilere göre, bu yıl bayram sırasında Çin’de mücevherat satışı geçen yılın neredeyse üç katına çıktı. Mücevherat arasında ise altın dikkat çekti. Altın satışında yüzde 80’lik yükseliş kaydedildi.

    Yeme-içme sektörü pandemi öncesine dönüyor

    Bayram tatilinde yeme-içme sektöründe gerçekleştirilen tüketim hacmi ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 358,4; 2019 yılının aynı dönemine göre de yüzde 5,4 arttı. Söz konusu gelişmeyle, Çin’in yeme-içme sektörünün pandemi öncesindeki seviyeye ulaştığı ifade ediliyor.

    Online ödemeler bir hayli arttı

    Çin’in online ödeme takas merkezi NetsUnion ve kredi kartı ödeme devi UnionPay tarafından açıklanan verilere göre, bir haftalık tatil boyunca online ödemelerde büyük artış görüldü. Söz konusu iki online ödeme platformu aracılığıyla gerçekleştirilen ödeme hacmi 6 trilyon 360 milyar yuana (985 milyar 500 milyon ABD doları) ulaştı.

    Sinemada yeni rekorlar

    Sinema sektörüne bakıldığında ise, bu yıl Çin’in sinema sektöründe edinilen gişe gelirinin 7 milyar 800 milyon yuana (1 milyar 200 milyon ABD doları) ulaşmasıyla tarihî bir rekora imza atıldığı görülüyor.

    Verilere göre, bayram sırasında ön satış dahil toplam 160 milyon adet bilet satıldı. Bahse konu satış da Çin’in sinema sektöründe yeni bir rekor olarak kayıtlara geçti.

    İthal ürünler Çinli tüketicilerin favorisi

    Bayram tüketimi sadece Çin’in iç piyasasını değil, aynı zamanda yabancı ülkelerin Çin’e yönelik ihracatını da canlandırdı. Verilere göre, bayram sırasında Çin’in Tayland’dan ithal ettiği tavuk eti yüzde 82 arttı. Ocak ayına dair veriler ise, Vietnam’ın Çin’e ihraç ettiği manyok ve ilgili ürünlerin tutarının 166 milyon ABD dolarını aştığını ve bu sayının Vietnam’ın Ocak ayında gerçekleştirdiği toplam manyok ihracatının yüzde 96’sını oluşturduğunu ortaya koyuyor.

    Lüks mağazaların önünde uzun kuyruklar oluştu

    Çin’in kişisel lüks ürün tüketiminde geçen yıl bir hayli artış kaydedildi. Lüks tüketim hacmi geçen yıl 346 milyar yuana (53 milyar ABD doları) ulaşarak, bir önceki yıla göre yüzde 48 arttı. Bu artış bayramda da sürdü ve ikinci el lüks ürünler piyasasında aynı canlılık görüldü.Bayram tatili sırasında birçok lüks ürün mağazasının önünde uzun kuyruklar oluştu.

    Kargo taşımacılığında büyük canlılık

    Öteyandan,Çin ekonomisinin güçlü bir şekilde toparlanmasıyla birlikte,tatilde büyük limanlardaki konteyner kapasitesi de bir hayli arttı.

    Çin Limanlar Birliği’nden açıklanan verilere göre, bayram döneminde Shanghai Limanı’ndaki konteyner kapasitesi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20, Ningbo Zhoushan Limanı’ndaki konteyner kapasitesi ise yine geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,85 yükseldi.

    Ayrıca, Bahar Bayramı tatili Çin’in demiryolu yük taşımacılığında da yeni rekorlara sahne oldu. Çin Devlet Demiryolları Grubu’nun verilerine göre, tatilde demiryoluyla gerçekleştirilen kargo taşımacılığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,7 artarak, 72 milyon 990 bin tonu buldu.

    Havayollarının yurtdışı kargo taşımacılığındaysa, yedi günlük tatilde yurtdışına gönderilen kargo seferleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 212,48 artarak, 2 bin 553’e ulaştı.

    Ancak yolcu sayısı ise 3 milyon 570 bin ile geçen yıla göre yüzde 45,16; 2019 yılına göre ise yüzde 71,64 azaldı.

    [Devamını Oku]
    2021-02-25
  • Çin’de sinema sektörü hızla toparlanıyor

    Çin’de Bahar Bayramı kısa süre önce geride bırakıldı. Bayram sırasında sinema sektöründe bir hayli canlandı.

    Bayramın ilk gününde gişe geliri 1 milyar 700 milyon yuanı aştı

    Bahar Bayramı’nın ilk günü olan 12 Şubat’ta, günlük gişe geliri 1 milyar 736 milyon yuanı (267 milyon ABD doları) aştı, bilet satışı da 34 milyon 30 bini buldu. Çin’in sinema sektöründe, tek günlük gişe geliri ve tek günlük bilet satışıalanlarında rekor kırıldı. Ayrıca, dünya çapında tek ülkede gerçekleştirilen günlük gişe geliri açısından da yeni bir rekora imza atıldı.

    Bu yılın Bahar Bayramı’nda sinema sektöründe görülen bu canlılığın en büyük sebeplerinden birinin arkasında COVID-19 salgını önlemleri yatıyor. Salgının yayılmasının önüne geçmek üzere, birçok insan hükümetin çağrılarına uyarak memleketine dönmeyip, bayramı çalıştığı kentte kutlamayı tercih etti. Verilere göre, bu yıl 100 milyonu aşkın insan bayramı çalıştığı kentte geçirdi.

    Normalde bayramdan 15 gün önce başlayan bayram trafiği bu yıl bir hayli sönük geçti.Bayramdan önceki 15 gün boyunca ülke genelinde demiryolu aracılığıyla yapılan seyahat sayısı 52 milyon 330 bin olarak tespit edildi; bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68,8 düştü.

    Bayram tatilinde memleketine dönemeyen pek çok kişi de sinema salonlarına akın etti.

    Kaliteli filmler yüksek gişe gelirinin en önemli nedeni

    Sinema sektörünün gösterdiği çarpıcı performansın en önemli nedeni ise, aynı anda çok sayıda kaliteli filmin izleyiciye sunulması. Söz konusu filmler arasında en çok dikkat çeken yapım ise, Dedektif China Town 3.

    Dedektif ChinaTown 3, bayramın ilk gününde en fazla gişe geliri kazanan film oldu. Söz konusu filmin geçen yılın Bahar Bayramı’nda vizyona girmesi planlanmıştı, ancak bu plan salgın nedeniyle iptal edilmişti. Yerli yapım Dedektif ChinaTown 3, ilk gün satılan bilet sayısı, ilk günün gişe geliri, gişe gelirinin en kısa sürede 1 milyar yuana ulaşması gibi sekiz alanda rekor kırdı.

    Sinema salonlarını özleyen izleyici hasret giderdi

    Geçtiğimiz yıl COVID-19 salgınından dolayı sosyal hayatını kısıtlamak zorunda kalan kişiler de bu yıl sinemayla hasret gidermeye başladı. Söz konusu rekorlar, izleyici talebinin karşılandığını gösteriyor.

    Çin’deki sinema salonları geçen yıl COVID-19 salgını nedeniyle 178 gün kapalı kaldı. Veriler, geçen sene salgından dolayı Çin’de bilet satışı ve gösterim sayılarında yüzde 50’lik düşüş yaşandığını gösteriyor. Sinema sektörünün geçen yılın ikinci yarısında toparlanmaya başlamasıyla, bilet satışı ve gösterim sayısı da Aralık’ta bir önceki yılın aynı döneminin yüzde 90’ına ulaştı.

    Filmler canlı yayınlar aracılığıyla tanıtılıyor

    Çin’de e-ticaret platformlarının son yıllarda hızlı ivme kazanmasıyla birlikte, “canlı yayın+alışveriş”modeli iç tüketime büyük katkılar sunmaya başladı. Bu yıl film şirketleri de bahse konu tekniği değerlendirmek için büyük adımlar attı.

    Dedektif China Town3 filminin yönetmeni ve başrol oyuncusu, filmin gösterime girmesinden hemen önce ülkenin en popüler fenomenlerinden birisinin canlı yayınına katılarak, film hakkında bir söyleşi yaptı. Canlı yayınaracılığıyla, 1 milyon 50 bin adet bilet satıldı.

    [Devamını Oku]
    2021-02-21
  • Bahar Bayramı alışverişinde yine rekor

    Geleneksel 12 hayvanlı ay takvimine göre, boğa yılı 11 Şubat’ı 12 Şubat’a bağlayan gece başlıyor. Yeni yılın başlangıcı aynı zamanda Bahar Bayramı olarak kutlanıyor. Bu yıl Çin’de Bahar Bayramı 11-17 Şubat günlerinde kutlanıyor. Tabii bayram denince ilk akla gelenlerden biri de bayram alışverişi. Ocak’ta başlayan bayram alışverişiyle Çin’in perakende satışlarında yeni bir rekor kırıldı.

    ‘Online Bayram Alışverişi Festivali’ coşkulu başladı

    20 Ocak-18 Şubat günlerinde sürecek yaklaşık bir aylık Bayram Alışverişi Festivali’nin ilk on gününde, perakende satış hacmi 344 milyar 110 milyon yuan (53 milyar ABD doları) olarak saptandı. Bu sayı, ilk iki haftada 510 milyar yuana (78 milyar ABD doları) ulaştı.

    Festival boyunca en çok satılan ürünler arasında, kuruyemiş, şeker ve kurabiye gibi gıdalar yer alıyor.

    Eve yiyecek-içecek siparişlerinde büyük artış

    Bu yıl COVID-19 salgını önlemlerinden dolayı pek çok kişi bayram yemeğini dışarıda değil, evinde yemeyi tercih ediyor. Bunlar arasında, bayramın en önemli parçası niteliğindeki “arife sofrası” da online yemek siparişi uygulamalarıyla eve sipariş ediliyor. Bu bağlamda, 3 Şubat itibarıyla online sipariş uygulamalarında gerçekleştirilen satış hacmi de geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 96 yükseldi. Bu miktarın yeni yıl gecesinde daha da artacağı şüphesiz.

    Yine salgın kontrolü önlemlerinden dolayı birçok kişi memleketlerine dönmeyip, çalıştıkları kentlerde bayramı kutlamayı tercih ediyor. Dolayısıyla, tek kişilik yiyeceklerin satışında da geçen yılın 15 katı kadar artış görüldü. Doğrudan pişmeye hazır olarak satılan yemek paketlerinin satış hacminde yüzde 380’lik yükseliş kaydedildi.

    Kentler arası kargo faaliyetleri bir hayli arttı

    Bayram Alışverişi Festivali’nin ilk iki haftasında, ülke genelinde gönderilen kargoların sayısı yaklaşık yüzde 29 arttı. Bir kargo şirketi tarafından açıklanan verilere göre, kentler arasında gönderilen kargoların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 yükseldi. Beijing, Shanghai, Guangzhou ve Shenzhen gibi büyük kentler ile küçük kentler arasında gönderilen kargo paketlerinin sayısı da büyük ölçüde arttı. Bunun nedeni olarak, bayram ziyaretlerinin bu yıl azalması ve büyük kentlerde çalışanlar ile bu kişilerin memleketlerindeki ailelerinin birbirlerine bayramda normalden daha çok kargo göndermeleri görülüyor.

    Bunun dışında, tüketimin en büyük gücünü oluşturan genç ile orta yaşlı tüketiciler, ebeveynlerine hediye alırken cep telefonu, süpürme robotu, akıllı hoparlör ve masaj koltuğu gibi ürünleri daha çok tercih ediyorlar. Ayrıca, küçük egzersiz aletlerinin satışlarında da büyük artış mevcut.

    [Devamını Oku]
    2021-02-11
  • Çin dijital ekonomide dünyada ilk sırada

    Davos Dünya Ekonomi Forumu geçen hafta sona erdi. Forumda en çok konuşulan konulardan biri, bilimsel ve teknolojik gelişmeyle birlikte ortaya çıkan dijital bölünme sorunu oldu. Çinli uzmanlar, küresel dijital ekonomi alanında önde gelen Çin’in küresel dijital ekonominin gelişimini hızlandırma, internet ortamında kişisel bilgilerin gizliliğini koruma ve dijital bölünmeyi ortadan kaldırma konularında aktif rol oynaması gerektiğine işaret ediyor.

    Dijital ekonominin büyüklüğü GSYH’nin yüzde 36,2’si

    Çin’de İnternetin Kalkınması 2020 Raporu’na göre, Çin’in dijital ekonomik büyüklüğü önceki yıl 35,8 trilyon yuana (5,5 trilyon ABD doları), dijital ekonominin büyüklüğünün gayri safi yurtiçi hasıladaki payı ise yüzde 36,2’ye ulaştı.

    Kesin olmayan verilere göre, Çin’in dijital ekonomisinin büyüklüğü sadece geçen yılın ilk yarısında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 artarak, 17,5 trilyon yuana (2,7 trilyon dolar) ulaştı ve GSYH’nin yüzde 38,3’ünü oluşturdu.

    Çin, dijital ekonominin büyüklüğü ve büyüme hızı bakımından dünyada ön sıralarda yer alıyor.

    Bilişim ve telekomünikasyon sektöründe hızlı büyüme

    Çin’in internet ve ilgili hizmet sektörlerinin inovasyon faaliyetlerinde son yıllarda büyük canlılık yaşandı. Büyük veri, bulut hesaplama ve yapay zeka işletmelerinin hızla büyümesi, dijital ekonomiye büyük destek veriyor.

    Tüketim alanında ise, ülkedeki online ödeme platformlarının abone sayısı geçen yılın ilk yarısında 805 milyonu buldu ve online perakende satış hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 arttı. Üretim bakımından bakıldığında da işletmelerin dijitalleşme seviyesi sürekli yükseliyor.

    Dünyanın en büyük 5G ağı oluşturuldu

    Çin Sanayi ve Bilişim Bakanlığı tarafından kısa süre önce açıklanan son verilere göre, Çin’de dünyanın en büyük 5G ağı oluşturuldu.

    Geçen yılın sonu itibarıyla, Çin’de hizmete giren 5G baz istasyonu sayısı 718 bini aştı ve 200 milyondan fazla cihaz da 5G’ye bağlandı.

    Çin’in üç büyük telekomünikasyon operatörünün geçen yıl yaptığı 5G ile ilgili yatırımların 210 milyar yuanı (32 milyar dolar) aştığı, işletmelerin bulut hesaplama ve veri merkezi gibi alanlara yönelik yatırımlarının da 180 milyar yuanı (28 milyar ABD doları) bulduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, bu sene 5G’nin daha hızlı şekilde büyümesi bekleniyor.

    Dijital bölünmenin kapatılması bekleniyor

    Çin toplumu yaşlanmakta olan bir toplum. Yeni teknolojilerin hızla gelişmesi, yaşlı nüfusta dijital bölünme sorununun ortaya çıkmasına neden oldu.

    Çin Devlet Konseyi Ofisi geçen yılın Kasım ayında, “Yaşlıların Yapay Zeka Teknolojisini Kullanırken Karşılaştıkları Zorluklara İlişkin Çözüm Planı” yayımlandı.

    Planda, yaşlılara kolaylık sağlamak amacıyla, sağlık, tüketim, kültür ve eğlence gibi alanları kapsayan 20 önlem saptandı.

    Örneğin, otogar, tren istasyonu, kültür salonu ve stadyum gibi yerlerde basılı biletlerin kullanılması veya bütün tüketim alanlarında nakitle ve banka kartıyla ödeme yapılması imkanları sağlanıyor.

    Bunun dışında, Çin hükümeti, internet ortamında kişisel bilgilerin gizliliğini korumak amacıyla geçen sene genel bir program oluşturdu ve bu sene ilgili hukuki belgelerin yayımlanması bekleniyor.

    [Devamını Oku]
    2021-02-03
  • Çin’de “sürpriz kutusu” piyasasında patlama

    "Sürpriz kutusu" olarak bilinen bir ürün, Çin’de son dönemin en popüler trendi. MobTech isimli veri teknoloji şirketi tarafından kısa süre önce yayımlanan bir rapora göre, sürpriz kutusu piyasasının değerinin 2024 yılında 30 milyar yuana (4 milyar 590 milyon dolar) ulaşması bekleniyor.

    Sektörün önde gelen üreticilerinden Pop Mart’ın geçen Aralık’ta Hong Kong Borsası’na girmesiyle şirketin piyasa değeri birden 100 milyar Hong Kong dolarını (13 milyar ABD doları) aştı.

    Verilere göre, Pop Mart'ın geliri 2017 yılında 160 milyon yuan (24 milyon dolar) iken, 2018’de 1 milyar 680 milyon yuana (255 milyon dolar) çıktı ve şirketin net kârı 2019’da 452 milyon yuana (48 milyon dolar) ulaştı. Şirketin son yıllardaki hızlı gelişimine rağmen, borsadaki beklenmedik performansı bütün piyasaya büyük “sürpriz” oldu.

    Sürpriz kutusu neden bu kadar popüler?

    Sürpriz kutusu, aslında Japonya’da doğan bir ürün. Kutuların içinde genellikle, anime, film ve televizyon dizileri karakterlerinin veya özel tasarımların figürleri bulunuyor. Kutudan hangi figürün çıkacağı belli olmadığı için de bu kutulara sürpriz kutusu deniyor.

    Sürpriz kutularına gençler ve kadınlar çok ilgili

    Sürpriz kutuları, bu özellikleriyle sürpriz ve heyecan arayan genç jenerasyonun ve kadın tüketicilerin büyük beğenisini kazandı. Çoğu tüketici, kutudan çıkan ürün beklediği bir figür değilse daha fazla kutu almak şeklinde bir tüketim tutumu sergiliyor. Bu da sürpriz kutusu piyasasının hızla gelişmesinin önemli bir nedeni olarak düşünülüyor.

    Verilere göre, sürpriz kutularının tüketicilerini esas olarak büyük kentlerdeki beyaz yakalı kadınlar ve genç üniversiteliler oluşturuyor. Tüketicilerin yüzde 62,6’sını kadınlar oluşturuyor.

    Çin’in e-ticaret devi Alibaba bünyesindeki Tmall tarafından açıklanan bir rapora göre de, Çin’de 2000 yılından sonra doğan yeni jenerasyonun sürpriz kutusu harcamaları, marka ayakkabı ve e-spor harcamalarından daha yüksek.

    MobTech’in raporunda, Tmall'da geçen yıl yaklaşık 200 bin tüketicinin sürpriz kutulara 20 bin yuan'dan (3 bin ABD doları) fazla harcadığı belirtildi. Bu kutuların fiyatları genel olarak 49 ila 100 yuan (7,5-15 ABD doları) arasında değişiyor.

    Uzmanlara göre, Çin'de gelir seviyesinin yükselmesiyle yeni jenerasyon,bir ürünün "duygusal değerine" pratik işlevlerinden daha fazla önem veriyor.

    Uzmanlar aynı zamanda, gençlere sürpriz kutusu bağımlılığı ve bu konuda aşırı tüketim uyarısında bulunuyor.

    Piyasada rekabet çok güçlü

    Yine MobTech’in raporuna göre, sürpriz kutusu üreticileri şiddetli rekabetle karşı karşıya. Örneğin, sektörün önde gelen üreticilerinden Pop Mart'ın pazardaki payı sadece yüzde 8,5; satış hacmi bakımından önde gelen beş üreticinin piyasadaki payı da yalnızca yüzde 22,8 olarak saptandı.Üreticilerin güçleri dağınık bir şekilde seyrediyor.

    Sürpriz kutusu e-ticaret aracılığıyla yurt dışına da çıktı

    Sürpriz kutusu Japonya’da doğdu fakat Çin’in yerel kültür faktörleriyle birleştirildi ve böylece bu ürünlerin kendilerine has tarzları ortaya çıktı. Çin’de üretilen sürpriz kutular, son yıllarda e-ticaretin hızla gelişmesiyle birlikte ABD, Avustralya, Kanada, Singapur ve Güney Kore gibi 120’den fazla ülke ve bölgeye ihraç edildi. Çin tarafından yayınlanan 2020 İhracat Tüketimi Raporu’na göre, geçen yıl Çin’den yurt dışına online yollarla yapılan sürpriz kutusu satışlarında yıllık bazda yüzde 400’lük artış görüldü.

    [Devamını Oku]
    2021-01-28
  • Çin ekonomisi 2020'de yüzde 2,3 büyüdü

    Çin’in gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) 2020’de yüzde 2,3 büyüyerek, ilk defa 100 trilyon yuanı (yaklaşık 15,4 trilyon ABD doları) aştı.

    [Devamını Oku]
    2021-01-21
  • Çin ile AB Yatırım Anlaşması’na çok yaklaştı

    Kısa süre önce geride bıraktığımız 2020’nin son günlerinde küresel ekonomi için büyük önem taşıyan bir gelişme yaşandı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Almanya, Fransa ve AB liderleriyle video konferans yöntemiyle 30 Aralık’ta yaptığı görüşmede, Çin-AB Yatırım Anlaşması'na ilişkin müzakerelerin öngörülen tarihte tamamlandığını açıkladı.

    Yeni aşamada anlaşmanın imzalanması ve onaylanması sürecinin beklenmesine rağmen, söz konusu büyük ilerlemenin kaydedilmesi, küresel ekonominin COVID-19 etkisinin altında kaldığı şu günlerde şüphesiz bütün taraflara yarar getirecek bir gelişme.

    Anlaşması ticari ilişkilerin geliştirilmesi arzusunu yansıtıyor

    AB’nin Çin’e yönelik yatırımı 2011 yılında bütün dış yatırımının sadece yüzde 2,1’ini, 2012 yılında Çin’in AB’ye yönelik yatırımı ise AB’nin çektiği bütün yabancı sermayenin ancak yüzde 2,6’sını oluşturmuştu.Bu bağlamda, iki taraf da daha verimli ekonomik ve ticari kurallar talep etti.

    2012 yılında düzenlenen Çin-AB Zirvesi’nde, iki taraf arasında yatırım anlaşmasına ilişkin müzakerelerin bir an önce başlatılması hakkında fikir birliğine varıldı ve sonraki yıl yapılan zirvede, müzakerelerin resmen başlatılması kararı alındı.

    7 yılda 35 tur müzakere

    Yedi yıl süren müzakere maratonu 2020 bitmek üzereyken nihayet sona erdi.2013 yılında başlatılan müzakereler yedi yıl boyunca 35 tur olarak gerçekleştirildi. Müzakerelerin son 10 turu ise 2020 yılında yapıldı.

    Nisan 2019’da düzenlenen 21. Çin-AB Liderler Görüşmesi’nde yapılan ortak açıklamada, 2020 yılında müzakerelerin tamamlanması hedefi ortaya koyuldu. Ancak müzakerelerin tamamlanmasından bir öncesine kadar bile müzakerelerin çıkmaza girdiğine dair şüpheci sesler mevcuttu.

    Söz konusu hedefe,iki tarafın yoğun çabalarıyla öngörülen yılın son anında ulaşıldı. Bu da, salgının gölgesindeki küresel ekonomiye büyük bir güven aşıladı.

    Anlaşmadan dünya nüfusunun dörtte biri faydalanacak

    Son verilere göre, Çin’de 1 milyar 400 milyon, AB ülkelerinde ise 440 milyon kişi yaşamakta. Yani, Çin ve AB’nin toplam nüfusu 1 milyar 840 milyon olarak dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.İki taraf arasında imzalanan söz konusu anlaşmadan dünya nüfusunun dörtte birinin faydalanması bekleniyor.

    Hatta, Çin ile AB arasındaki ticari bağlar her geçen gün daha da sıkılaşıyor; yatırım anlaşmasına yönelik talep de bu nedenle büyük ölçüde yükseldi.

    İngiltere’nin AB’den çekilme kararı almasından önce, AB 16 yıl boyunca Çin’in en büyük ticaret ortağı ve ithalat yaptığı ülkeydi. Çin 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne katıldığında,Çin ile AB arasındaki mal ticareti 76 milyar 600 milyon ABD doları tutarındaydı. 2019 yılına gelindiğindeyse bu sayı 705 milyar 100 milyon ABD dolarına çıktı. Şu an her bir dakikada iki taraf arasındaki ortalama ticaret hacmi 1 milyon ABD doları aşkın. Geçen yılın ilk 11 ayında salgının etkilerine rağmen, Çin ile AB arasındaki ticaret hacmi yüzde 3,5 artarak, büyük direnç gösterdi.

    Yatırım bakımından, AB’ye üye 27 ülkenin Kasım 2020 itibarıyla Çin’e gerçekleştirdiği yatırım 117 milyar 980 milyon ABD dolarına ulaştı ve AB’nin Çin’de yürüttüğü yatırım projeleri sayısı da 38 bini aştı. Çin’in AB ülkelerine yönelik doğrudan yatırımı ise 80 milyar ABD dolarını geçti.

    Yatırım anlaşmasının içeriği umut vadediyor

    Hem Çin hem de Avrupa için dengeli, yüksek seviyeli, karşılıklı yarara ve ortak kazanca dayalı söz konusu ilerlemeler, Çin ile Avrupa’nın karşılıklı yatırımları için daha geniş bir piyasaya giriş izni verilmesini sağlayacak. Ayrıca, daha yüksek seviyeli bir iş ortamı, daha güçlü bir kurumsal güvence ve daha parlak bir işbirliği ufku yaratacak.

    Çin tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Çin ve Avrupa dışa açılma konusunda taahhütlerde bulunmanın yanı sıra, kendisine ait gerekli denetim ve yönetim yetkisini de muhafaza ediyor. İki taraf, karşılıklı yatırımı arttırmanın yanı sıra, yatırımların sürdürülebilir şekilde kalkınmasına yarar sağlanması gerektiğine de vurgu yaptı.

    Bununla birlikte anlaşmanın kapsamı, geleneksel ikili yatırımı aşarak, pazara giriş izni taahhütleri, adil rekabet kuralları, sürdürülebilir kalkınma ve anlaşmazlıkların çözümü içeriklerine de sahip. Dolayısıyla, müzakerelerde yüksek düzeyli sonuçlar elde edildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

    [Devamını Oku]
    2021-01-07
  • Çin ekonomisinde bu yıl öne çıkanlar

    Çin ekonomisi bu yıl son 20 senenin en zorlu sınamalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu yıl mutlak yoksulluğun tamamen ortadan kaldırılması ve orta halli refah toplumu inşasının tamamlanması gibi hedeflere odaklanılması öngörülürken, yılın ilk günlerinde ortaya çıkan COVID-19 salgını nedeniyle, ulaşım, üretim ve lojistik başta olmak üzere ekonominin bütün alanları durgunlaştı.Bu süreç içerisinde Çin hükümetinin uyguladığı tedbirler sayesinde salgın kontrol altına alındı ve Çin ekonomisindeki büyümenegatiften pozitife geçti. Çin’in bu yıl pozitif büyüme gerçekleştiren tek ülke olması bekleniyor.

    2020 yılını geride bırakırken, Çin ekonomisinde bu yıl öne çıkan kilit kavramlar ve ifadelere bir göz atalım:

    -İkili sirkülasyon

    Bu yıl Çin ekonomisinde en çok dile getirilen ifadelerden biri şüphesiz ki “ikili sirkülasyon”. 

    Çin’de, merkezinde "iç sirkülasyonun" olduğu ve "iç ve uluslararası sirkülasyonun" birbirini ilerletmesine dayalı yeni bir kalkınma modeli oluşturulacak.

    "İkili sirkülasyon" konseptinin iki ayağı bulunuyor. Bunlardan ilki, yurt içindeki ekonomik faaliyetleri temsil eden iç sirkülasyon; diğeri ise dış sirkülasyon, yani Çin ekonomisinin dünyayla ekonomik bağı.

    Değişikliğin ardındaki sebeplerden birinin, COVID-19 salgınının dünyadaki etkileri nedeniyle Çin ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu karmaşık dış ortam olduğu belirtiliyor.

    Bir diğer neden ise, Washington'un dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında ayrışma yaratma, Çin'in ekonomik ve teknolojik gelişimini engelleme çabaları sonucunda Çin-ABD ilişkilerinin kötüleşmesi olarak görülüyor.

    Üçüncü neden de, Çin’de dünyanın en büyük orta gelirli topluluğun bulunması ve bunun dev bir tüketim piyasasının oluşturulmasına temel sağlaması.

    Bu bağlamda, “ikili sirkülasyon” şeklindeki yeni kalkınma modeli, Çin’in yurt içi ve yurt dışı duruma ayak uydurmak için yaptığı kaçınılmaz bir tercih olarak görülmelidir.

    -Yoksullukla mücadele

    Çin hükümeti tarafından belirlenen yoksullukla mücadele hedefinde, bu yıl bitmeden ülke genelinde mutlak yoksulluğun tamamen yok edilmesi öngörülüyordu. Söz konusu hedefe bu yılın bitmesine bir ay kala ulaşıldı.

    Çin’in Guizhou eyaletindeki son dokuz yoksul ilçenin Kasım’da yoksulluk listesinden çıkartıldığının açıklanmasıyla birlikte, Çin’deki 832 yoksul ilçe tümüyle mutlak yoksulluktan kurtarıldı. Böylece Çin, BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında belirlenen yoksullukla mücadele hedefine öngörülen tarihten on sene önce ulaştı.

    Çin hükümeti yoksullukla mücadele hedefine ulaşmak amacıyla, bölgesel endüstriyi geliştirmenin yanı sıra, yoksul bölgelerdeki insanları imkanları ve yaşam koşulları daha iyi olan yerlere yerleştirme ve gelir seviyesi düşük bölgelerde imal edilen ürünlerin ülke genelinde satışını teşvik etme gibi bir dizi kapsamlı politika harekete geçirdi.

    -Pozitif büyüme

    COVID-19 salgınından ilk etkilenen ülke olan Çin’de, gayri safi yurtiçi hasıla ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 küçülmüştü.

    Ancak salgın karşısında alınan güçlü tedbirler sayesinde Çin pandeminin gölgesinden çıkan ilk ülke oldu. Çin ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 3,2 büyüme gerçekleştirdi ve bu yıl büyüme ilk kez negatiften pozitife döndü. Üçüncü çeyrekte ise Çin ekonomisinde de yüzde 4,9’luk artış kaydedildi.

    Dünya Bankası tarafından yayımlanan son raporda, Çin’in ekonomik faaliyetlerinin beklenenden daha hızlı normalleştiği, Çin'in gayri safi yurtiçi hasılasının bu yıl yüzde 2 büyüyeceği ve 2021'de bu büyümenin yüzde 7,9'a çıkacağı belirtildi.

    Çin’in bu yıl pozitif büyüme gerçekleştiren tek ülke olacağı tahmin ediliyor.

    Yeni tip altyapı tesisleri inşası

    ÇKP’nin2018 yılında ilk defa ileri sürdüğü “yeni tip altyapı tesisleri inşası”, esasen 5G, yapay zeka, endüstriyel internet ve nesnelerin interneti gibi yeni teknoloji alanlarıyla ilgili altyapı tesisleri inşasına yoğunlaşıyor.

    Yılilk günlerinde başlayan salgından yeme-içme, turizm, eğitim ve sinemagibi birçok sektör ciddi şekilde etkilenirken, online alışveriş, online eğitim ve sosyal medya gibi dijital sektörler ise hızla gelişti. Salgın getirdiği sınamaların yanı sıra 5G, büyük veri ve yapay zeka gibi yeni kalkınan sektörlerin büyük potansiyelinin ortaya çıkmasını sağladı.Yeni tip altyapı tesisleri inşası da bu bağlamda adımlarını daha da hızlandırdı.

    Örneğin,Çin’de bu yıl 580 bin 5G baz istasyonunun daha inşa edilmesiyle ülkedeki kentlerin tümü 5G’ye erişti.

    Çin Sanayi ve Bilişim Bakanlığı tarafından kısa süre önce yapılan açıklamaya göre, ülkedeki 5G kullanıcılarının sayısı 200 milyonu aştı.

    Çin-Türkiye yük tren seferi

    Bu yılÇin-Türkiye ticari ilişkilerinde önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye’den gönderilen ilk özel ihracat trenikısa süre önce Çin’e ulaştı.

    Türkiye'den Çin'e ilk ihracat treni 4 Aralık’ta düzenlenen törenle gönderilmişti. Toplam 8 bin 693 kilometre yol kat edip 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçen ihracat treni, 19 Aralık günü Çin'in Xi’an şehrine ulaşmıştı. Bu treni karşılamak üzere 23 Aralık’ta Çin’in Xi’an kentinde bir tören düzenlendi. Şu an, ikinci tren de yolda. Çin ile Türkiye arasındaki tren seferleri giderek rutin bir hale geliyor.

    Çin’in, Avrupa’yla arasındaki ticaret hattında jeopolitik bir konuma sahip Türkiye’yle demiryolu bağlantısınıkuvvetlendirmesi uluslararası lojistik tedarik zincirinin istikrarınabüyük bir destek sunacak.

    Türkiye, Çin’in Kuşak ve Yol inisiyatifine ilk destek veren ülkelerden birisi. Türkiye’nin Orta Koridor girişimide Kuşak ve Yol’un doğal bir tamamlayıcısı olarak görülüyor.

    Çinli uzmanlara göre, yük tren seferleri sayesinde iki ülke arasındaki iletişim ve temas daha da geliştirilecek.

    [Devamını Oku]
    2020-12-31
  • Çin ürünlerine yabancı pazarlardan ilgi

    Çin Genel Gümrük İdaresi tarafından kısa süre önce açıklanan verilere göre, Kasım ayında Çin’in ihracatı yıllık bazda yüzde 14,9 artarak, 1,8 trilyon yuana (273 milyar ABD doları) ulaştı. Bu sayı Ekim’e göre 9,7 puan yükselerek, son iki senedeki en yüksek seviyeye çıktı.

    Verilere göre, Kasım’da Çin’in özellikle ABD ile Avrupa ülkelerine ihracatında büyük artış görüldü.Uzmanlar, Batılı ülkelerde Noel Bayramı’nın kutlanması ve COVID-19 salgınının ABD ile Avrupa ülkelerinde tekrar ciddileşmesinin Çin’in ihracatının artmasına neden olduğuna işaret etti.

    Küçük ev aletleri siparişlerinde patlama

    ABD’nin Çin menşeli ürünlere ek gümrük vergisi uygulamasından dolayı Çin’in ABD’ye ihracatında geçen yıl gözle görülür bir düşüş yaşanmıştı. Öte yandan, geçen yıl Çin’in küresel ihracat toplamındaki payı da azalmıştı. Üstelik, salgından etkilenen ilk ülke olan Çin, aynı zamanda salgının gölgesinden de çıkan ilk ülke oldu. Söz konusu gelişmeler, bu yıl Çin’in ihracatının büyümesinin arkasındaki en önemli sebepler olarak kabul ediliyor.

    Oyuncak, kıyafet ve ayakkabı gibi geleneksel ürünlerin ihracatı normale dönerken, ihracatta ayrıca küçük ev aletleri sektörü de dikkat çekici bir performans sergiledi.

    Salgın döneminde izolasyonda yaşayan tüketicilerin ev aletlerine yönelik taleplerinde ciddi bir yükseliş söz konusu. Birçok Çinli işletmenin ABD’den aldığı siparişlerde patlama yaşanıyor. Birçok işletme,aniden yükselen siparişleri karşılamak üzere ilave çalışan istihdam etmeye başladı. Bazı işletmeler de üretim hatlarını genişletemediği ve yeterli işçi alamadığı için siparişlerin bir kısmını geri çevirmek zorunda kaldı.

    Uzmanlar, önümüzdeki günlerde salgının dünya genelinde kontrol altına alınmasıyla birlikte salgınla mücadelede elzem malzemelerin ihracatının yavaşlamasını, fakat elektronik ürün ihracatında artış görülmesini bekliyor.

    Siparişleri karşılayabilmek için lojistik kanallar genişletiliyor

    Yurt dışında Çin ürünlerine yönelik talepler artarken, birçok ülkede üretim ve faaliyetlerin durdurulması nedeniyle çok sayıda konteyner yurt dışında kaldı. Bundan dolayı Çinli işletmeler de ürünlerini zamanında gönderemiyor.

    Kasım'da Guangzhou limanındaki kargo kapasitesi yüzde 15,3, konteyner kapasitesi de yüzde 7,3 arttı. Bunun dışında, havayolu ve denizyolu taşımacılığında kapasitenin talepleri karşılamaması ve fiyatların artması gibi sebeplerden dolayı, Çin-Avrupa yük trenlerinin seferleri de bir hayli arttı. Çin’in en büyük toptan satış merkezi Yiwu’dan hareket ederek Avrupa ülkelerine giden Yiwu-Xinjiang-Avrupa yük trenlerinin gönderdiği konteyner sayısı, Aralık itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 106,4 artarak 72 bin 140’a ulaştı.

    Çin’in ilgili birimleri,lojistik problemini çözmek üzere Çin-Avrupa yük trenlerini arttırırken, uluslararası ekspres kargo gibi diğer taşımacılık kanallarını da genişletmek için çalışıyor.

    [Devamını Oku]
    2020-12-24