Ana Sayfa > Ekonomi
  • Çin ekonomisinin büyümesi öngörüleri geçti

    Çin Ulusal İstatistik Bürosu, Çin ekonomisinin 2021’de yüzde 8,1 oranında büyüdüğünü açıkladı.

    Açıklamada, 2021’de gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) 114 trilyon 367 milyar yuanı (yaklaşık 17 trilyon 700 milyar ABD doları) bulduğu ve önceki yıla göre yüzde 8,1 oranında büyüdüğü kaydedildi. Dünya ikinciliğini muhafaza eden Çin ekonomisinin küresel ekonomideki payı da yüzde 18’i geçti.

    Çin’de kişi başına düşen GSYH ise 12 bin doları aştı. Böylece Çin’in kişi başına düşen GSYH’si son iki senedir 10 bin doların üzerinde ilerlemeyi başardı.

    Bunun dışında, döviz rezervi de 3 trilyon 250 milyar 200 milyon dolarla dünyada birinci konumda bulunuyor.

    Büyümede öngörülen hedef geçildi

    Çin’de geçen Mart ayında düzenlenen iki meclis toplantısında onaylanan Hükümetin Çalışma Raporu’nda, yıllık ekonomik hedef yüzde 6 üzeri olarak ileri sürülmüştü.

    Çin ekonomisinin genel performansına bakıldığında, istihdam, ürün fiyatları, ödemeler dengesi ve kişilerin gelirindeki artış istikrarlı seviyede korunuyor. Ayrıca, GSYH’nin başına tüketilen enerji azaldı ve yabancı sermaye kullanımı ile dış ticaret alanlarında da yeni rekorlara imza atıldı.

    Çin’deki piyasa varlığı sayısı geçen yılın sonu itibarıyla 150 milyonu aştı. Çin’de geçen yıl fiilen kullanılan yabancı sermaye bir önceki yıla göre yüzde 14,9 artarak, 179 milyar 600 milyon dolara ulaştı ve bu konuda yeni bir rekor yaşandı. Çin’in dış ticaret hacmi de 6 trilyon doları aşarak, dünya piyasasında daha büyük bir pay elde etti.

    Ekonomik büyümede üç unsur etkili

    Geçen sene tüketim giderleri, sabit kıymet yatırımları ile mal ve hizmet ihracatı, ekonomik büyümenin en önemli üç dinamosu oldu. Bunlar arasında, tüketim giderlerinin ekonomik büyümeye katkısı yüzde 65,4’ü; sabit kıymet yatırımlarını katkısı yüzde 13,7’yi; mal ve hizmet ihracatının katkısı da yüzde 20,9’u buldu.

    GSYH’nin 110 trilyon yuanı aşması ne anlama geliyor

    Çin’de GSYH geçen yıl 114 trilyon yuanı geçti. Bu sayı önceki yıl 101 trilyon yuan olarak kayda geçmişti. Çin ekonomisi bir senede 13 trilyon yuan, yani yaklaşık 2 trilyon dolar arttı. Bu artış, dünyada nispeten büyük bir ekonominin yıllık GSYH’sine denk geliyor.

    Çin’in sanayi ve imalat katma değerleri 10 yıldan uzun bir süredir dünyada ilk sırada yer alıyor. Mal ticareti ve döviz rezervi de dünyada birinci, hizmet ticareti, dış yatırım ve yurtiçi tüketim piyasası da dünyada ikinci konumunda.

    Öte yandan, Çin’de kişi başına düşen GSYH de 12 bin 500 dolarla, 12 bin 100 dolar seviyesindeki dünya ortalamasını aştı.

    Çin Ulusal İstatistik Bürosu Başkanı Ning Jizhe, “Çin’deki kişi başına düşen GSYH, yüksek gelirli ülkelerdeki kişi başına düşen en düşük GSYH seviyesine henüz yetişmedi fakat her geçen yıl daha da yükseliyor.” dedi.

    Doğum oranı 1949’dan bu yana en düşük seviyede

    Çin Ulusal İstatistik Bürosu’ndan açıklanan verilere göre, Çin’de geçen yılın sonu itibarıyla toplam nüfus 1 milyar 412 milyon 600 bini bularak, önceki yılın aynı dönemine göre 480 bin arttı. Geçen sene 10 milyon 620 bin bebeğin dünyaya geldiği ve doğum oranının binde 7,52 olarak kayda geçtiği açıklandı. Çin’de nüfusun doğal büyüme hızı ise binde 0,34 olarak belirlendi.

    Doğum oranı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılından bu yana en düşük seviyeye geriledi. Bu oran, 2020 yılında binde 1,45; 2019 yılında ise binde 3,34 olarak kayda geçmişti.

    Nankai Üniversitesi Ekonomi Fakültesi Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü’nden Profesör Yuan Xin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Nüfusun binde 0,34’lük büyüme hızı, Çin nüfusunun sıfır büyümeye doğru bir adım daha attığı anlamına geliyor. Çin toplumu gelecek yıl daha ciddi bir yaşlanma tehdidiyle karşı karşıya olacak.”

    [Devamını Oku]
    2022-01-20
  • Çin’in otomotiv sektörü yabancı sermayeye daha da açıldı

    Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Ticaret Bakanlığı tarafından kısa süre önce yabancı sermayenin piyasaya giriş iznine ilişkin yeni negatif liste yayımlandı. Liste, 1 Ocak’ta resmen yürürlüğe girdi.

    Yeni listede en dikkat çekici değişim, otomobil imalatı alanında yabancı sermayeye yönelik sınırlamaların kaldırılması oldu. Liste uyarınca, otomobil imalatı alanında, binek otomobil üreticisi işletmelerde yabancı hissedarlık oranına yönelik sınırlamalar ile bir yabancı girişimcinin aynı çeşit araç ürünleri üretimi konusunda en fazla iki ortak sermayeli işletme kurabilmesi yönündeki sınırlamalar kaldırılacak.

    Bu bağlamda, söz konusu listenin yürürlüğe girmesinin Çin’in otomotiv sektörüne derin etkiler getireceği görüşü hakim.

    Liste Çin’in otomotiv sektörü için ne anlama geliyor

    Binek otomobil üreticisi işletmelerde yabancı hissedarlık oranının yüzde 50’yi aşmaması yönündeki sınırlama, 1994 yılında yayımlanan Otomotiv Sektörü Politikası’nda belirlenmişti. Söz konusu yeni negatif listenin uygulanmasıyla bu politika dayürürlükten kalktı.

    Uzmanlara göre, yabancı sermayeye yönelik sınırlamaların kaldırılmasıyla, Çin’in otomotiv sektörü yeni bir aşamaya girdi. Sektörde rekabetin şiddetlenmesiyle,kalite bakımından yetersiz işletmeler de yeni rekabet ortamına uyum sağlamak zorunda kalacak.

    “Rekabet sadece Çinli değil, yabancı işletmeleri de etkileyecek”

    Tsinghua Üniversitesi Otomotiv Endüstrisi ve Teknoloji Stratejisi Enstitüsü Başkanı Zhao Fuquan, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Otomotiv sektöründe yabancı hissedarlık oranlarındaki kısıtlamaların kaldırılmasıyla, piyasadaki rekabet daha da şiddetli olacak. Sadece Çinli otomobil şirketleri değil, aynı zamanda ikinci ve üçüncü sınıf yabancı otomobil işletmeleri de büyük tehditler göğüslemek zorunda kalacak. Bazı zayıf markaların piyasadan çekilmesi hızlanabilecek.

    Bunun dışında, Çinli otomobil işletmeleri, yıllardır ortak sermayeli yöntemle yürüttüğü işbirliği ve kendi imkanlarıyla sürdürdüğü inovasyon sayesinde, Ar-Ge ve üretim, tedarik zinciri inşaatı, pazarlama sistemi ve marka oluşturma gibi alanlarda zengin deneyimler biriktirdi ve çok sayıda yetenekli personel kazandı.

    Özellikle son yıllarda otomotiv sektöründe elektrikli motor, nesnelerin interneti ve büyük veri teknolojisinin hızlı şekilde gelişmesiyle birçok güçlü yerel marka öne çıktı. Yeni dönemde, Çinli otomobil şirketleri endüstriyel yapının yeniden oluşturulması fırsatını yakalamaları ve inovasyona dayalı büyüme modelinde ısrar etmeleri durumunda serbest rekabet ortamında daha büyük gelişme fırsatları bulabilecek.”

    “Yabancı işletmeler Çin piyasasını daha da önemseyecek”

    80'den fazla araç ve otomobil parçası üreticisi şirketten oluşan Çin Avrupa Birliği Ticaret Odası Otomotiv Çalışma Grubu Başkanı Zhang Hongzhuo, “Otomotiv sektöründe yabancı hissedarlık oranının serbestleştirilmesi ve ortak sermayeli işletmelerin sayısına yönelik sınırlamanın kaldırılması sayesinde, yabancı otomobil işletmelerinin Çin'deki iş verimliliğide artacak. Aynı zamanda, yabancı sermayeli işletmeler Çin piyasasına daha fazla önem verecek. Çinli tüketicilerin taleplerini karşılayan tasarımlar da piyasada hakim olacak.”diye konuştu.

    [Devamını Oku]
    2022-01-14
  • “RCEP sadece düşük tarife değil, bütünleşik standartlar da getirecek”

    Dünyanın en geniş çaplı serbest ticaret anlaşması konumundaki Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşması 1 Ocak’ta resmen hizmete girdi.

    Çin’in Shandong eyaletinin Qingdao kentinde yer alan RCEP İnovatif Pilot Üssü’ndeki gümrük memurları, 1 Ocak sabahı Japonya’ya ihraç edilecek kalsiyum klorür için menşe şahadetnamesi verdi. Böylece, Çin’de ilk RCEP menşe şahadetnamesi verildi. Söz konusu menşe şahadetnamesi alan işletme, yaklaşık 10 bin yuanlık vergiden muaf oldu.

    Aynı saatlerde RCEP’e üye diğer ülkeler de menşe şahadetnameleri vermeye başladı. Böylece, dünyada en geniş nüfusu ve en büyük ekonomik ve ticari ölçeği kapsayan serbest ticaret anlaşması resmen yürürlüğe girdi.

    Bölgedeki ürünlerin yüzde 90’ı gümrük vergisinden muaf olacak

    Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Feng konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, RCEP’in Çin de dahil olmak üzere bölgedeki işletmelere ve tüketicilere somut faydalar sağlayacağını kaydetti.

    Gao Feng, RCEP tamamen hizmete girdikten sonra bölgedeki mal ticaretinin yüzde 90’ından fazlasına kademeli olarak sıfır tarife uygulanacağını belirtti.

    Gao Feng, Japonya’nın Çin’e ihraç ettiği malların yüzde 86’sının sıfır tarifeye ulaşacağını ve Çin’in de Japonya’ya ihraç ettiği malların yüzde 88’inin sıfır tarifeden yararlanacağını ifade etti.

    Edinilen bilgiye göre, yeni tarife uygulamalarının en fazla etkileyeceği mallar arasında, mekanik aletler, plastik ürünler, motor ve elektrikli ekipman, tekstil ürünleri ile çanta ve valizler yer alıyor.

    Çin-RCEP ticareti 11 trilyon yuana yaklaştı

    Çin Gümrükler Genel İdaresi tarafından kısa süre önce açıklanan veriler, Çin ve RCEP’nin diğer 14 üyesi arasında Ocak-Kasım aylarında gerçekleştirilen dış ticaret hacminin 10 trilyon 960 milyar yuana (1,7 trilyon ABD doları) ulaştığını ve bu hacmin ülkenin toplam dış ticaret hacminin yüzde 31’ini oluşturduğunu gösteriyor.

    RCEP kapsamında Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile ASEAN’a üye 10 ülke yer alıyor.

    RCEP, Brunei, Kamboçya, Laos, Singapur, Tayland, Vietnam, Çin, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya için 1 Ocak 2022’de resmen yürürlüğe girdi. Anlaşmanın Güney Kore’ de ise 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi bekleniyor.

    “RCEP sadece tarife düşüşü değil, bütünleşik standartlar da getirecek”

    RCEP’nin daha düşük tarifenin yanı sıra, bölgedeki ülkelere ticaret alanında bütünleşik standartlar da getirmesi bekleniyor. Uluslararası Ticaret ve Ekonomi Üniversitesi’ne bağlı Dünya Ticaret Örgütü Araştırma Enstitüsü Başkanı Tu Xinquan, “Çin’in Japonya ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle aynı anlaşmaya taraf olmasıyla birlikte, menşe şahadetnamesi, gümrük işlemleri, kontrol, karantina ve teknoloji konusunda bütünleşik standartlar oluşturulacak. Bu durum da ilgili ülkelerdeki işletmelere daha istikrarlı, serbest, kolay ve nitelikli bir iş ortamı sağlayacak.” dedi.

    RCEP sayesinde üye ülkelerin ihracat hacminin 2030 yılı itibarıyla 519 milyar doları geçeceği öngörülüyor.

    [Devamını Oku]
    2022-01-06
  • Çin’de yeni enerjiyle üretilen elektrik 1 trilyon kilovatı geçti

    Çin Ulusal Enerji İdaresi 24 Aralık’ta,ülkedeki enerji üretimine dair verileri açıkladı. Çin’de yenilenebilir enerjiye dayalı kurulu güç bu yıl ilk defa 1 milyar kilovatı, yeni enerjiye dayalı yıllık elektrik üretimi de ilk defa 1 trilyon kilovatı geçti.

    [Devamını Oku]
    2021-12-30
  • Çin’de kişi başına düşen GSYH’nin 12 bin dolara ulaşması bekleniyor

    Çin’de bu yıl gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) 110 trilyon yuana (17 trilyon ABD doları) ve kişi başına düşen GSYH’nin ise 12 bin dolara ulaşmasının beklendiği bildirildi.

    COVID-19 salgınının etkilerine rağmen Çin ekonomisinin bu yıl da yüzde 8 oranında büyümesi bekleniyor. Çin hükümeti tarafından kısa süre önce düzenlenen yıllık ekonomi çalıştayında, ekonomideki istikrarlı büyümenin sürdürülebilmesi için hayata geçirilecek düzenlemeler belirlendi.

    “Çin, Dünya Bankası’nın yüksek gelirli ülke standardına yaklaşıyor”

    8-10 Aralık günlerinde başkent Beijing’de düzenlenen Çin Merkezi Ekonomi Çalıştayı’nda, Çin ekonomisinin bu seneki performansı özetlendi. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Maliye ve Ekonomi Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu toplantıda, “Çin’de bu yıl GSYH’nin 110 trilyon yuana (17 trilyon dolar) ve kişi başına düşen GSYH’nin ise 12 bin dolara ulaşması bekleniyor.” açıklamasını yaptı. Han, Çin’in Dünya Bankası tarafından belirlenen yüksek gelirli ülke standardına yaklaştığına işaret etti.

    Çin’de kişi başına düşen GSYH, 2019 yılında 10 bin 276 dolara yükselerek, Çin tarihinde ilk kez 10 bin doları geçmişti. Bu miktar geçen sene ise 10 bin 504 dolara ulaştı.

    Öte yandan, kısa süre önce ekonomiye ilişkin yayımlanan mavi kitapta da Çin ekonomisinin bu yılki büyüme oranının yüzde 8 seviyesinde olacağı tahmini ileri sürüldü. Belgeye göre, küresel ekonomideki yeniden toparlanma eğilimi gelecek dönemde devam edecek, ancak bu toparlanma salgın gibi belirsizliklerin gölgesinde gerçekleşecek. Bu nedenle, Çin ekonomisinin gelecek yıl yüzde 5,3 civarında büyümesi bekleniyor.

    “2022’de Çin ekonomisi için istikrar son derece önemli”

    Uzmanlar, gelecek yıla ilişkin düzenlemelerin yapıldığı Çin Merkezi Ekonomi Çalıştayı’nda en çok öne çıkan konulardan birinin istikrar olduğunu ve bunun arkasında iki önemli sebebin yattığını belirtiyor.

    Bu konuda yapılan analizlerde, ekonomide aşağı yönlü baskının göğüslenmesi için istikrarlı ekonominin muhafaza edilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor. Küresel ortam her geçen gün daha da kötüleşirken, Çin ekonomisinde talebin azalması, tedarik sıkıntısı ve beklentinin düşmesi gibi üç esas baskının yanı sıra, çip, elektrik, konteyner ve iş gücü eksikliği gibi tehditler ortaya çıkabilir.

    Yılın üçüncü çeyreğinde Çin ekonomisinin büyümesinin yüzde 5’in altına düşmesi, ekonomideki aşağı yönlü baskının arttığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

    Ayrıca, GSYH’nin 100 trilyon yuanı geçtiği ve kişi başına düşen GSYH’nin 10 bin doları aştığı Çin, yüksek gelirli ülke olma yolunda adımlar atıyor. Bu aşamaya gelen ekonomilerde büyümenin yavaşlaması ve gelişme sürecinde birçok risk ve tehdidin ortaya çıkması gibi olumsuz faktörler etkilerini arttırabiliyor. Bu bağlamda, Çin ekonomisinde istikrarın sağlanması büyük önem taşıyor.

    Toplantıda bu konuda esas olarak dört alanda öneriler sunuldu:

    -Aktif bir maliye politikasının yanı sıra, istikrarlı ve sağlıklı bir para politikası sürdürülecek.

    -Bilimsel ve ekonomik politikalar adım adım hayata geçirilecek;

    -Yüksek seviyeli dışa açılma genişletilecek;

    -Sosyal politikalar halkın yaşamını güvence altına alacak.

    [Devamını Oku]
    2021-12-17
  • Çin’de zorunlu karşılık oranı 0,5 puan düşürülecek

    Çin Halk Bankası tarafından 6 Aralık’ta yapılan açıklamada, zorunlu karşılık oranlarının 15 Aralık itibarıyla 0,5 puan düşürülmesine karar verildiği bildirildi. Söz konusu indirim ile 1,2 trilyon yuan uzun vadeli likidite serbest bırakılacak.

    Çin Halk Bankası’nın verdiği bilgiye göre, indirim sonrası yeni zorunlu karşılık oranı yüzde 8.4 olacak.

    Çin Başbakanı Li Keqiang, 3 Aralık’ta IMF Başkanı Kristalina Georgieva ile yaptığı görüşmede, Çin'in piyasa varlıklarının taleplerine göre politikalar hazırlayacağını ve çeşitli parasal araçları kullanarak, zorunlu karşılık oranlarını uygun bir zamanda indireceğini belirtti.

    Bu bağlamda, Çin Halk Bankası’nın söz konusu kararı, beklenen bir gelişme olarak düşünülüyor. Bu da, yıl içinde Çin’in zorunlu karşılık oranlarında yaptığı ikinci indirim. Daha önceki indirim Temmuz’da yapılmıştı. 

    “İstikrarlı para politikası değişmeyecek”

    Çin Halk Bankası tarafından yapılan açıklamada, zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesinin Çin’de uygulanan istikrarlı para politikasının değişeceği anlamına gelmediğine işaret edildi.

    Açıklamada, “Zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesi, para politikası kapsamında yapılan rutin bir çalışma. Likidite sağlanan sermayenin bir kısmı, finansal kuruluşların vadesi dolacak orta vadeli fonlama imkanını (MLF) ödemesi için kullanılacak. Diğer bir kısmı ise finansal kuruluşların uzun vadeli sermayesine eklenerek, piyasa varlıklarının taleplerinin daha iyi bir şekilde karşılanması amacıyla kullanılacak. Çin Halk Bankası, normal para politikasını sürdürerek, politikanın devamlılığını, istikrarını ve sürdürülebilirliğini korumaya devam edecek.” ifadelerine yer verildi.

    “Reel ekonomiye daha büyük destek verilecek”

    Çin Halk Bankası’nın açıklamasında, zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesinin amacının reel ekonomiye daha iyi destek verilmesi olduğu vurgulandı.

    Açıklamada, “Finansal kuruluşların zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesi yoluyla ilk olarak, rasyonel ve yeterli likidite korunurken, finansal kuruluşların reel ekonomiye, özellikle KOBİ’lere destek verecek, uzun vadede istikrarlı sermaye kaynakları etkili şekilde artırılacak. İkinci olarak, her sene finansal kuruluşların sermaye maliyetinin yaklaşık 15 milyar yuan düşürülmesi ve böylece toplumdaki kapsamlı finansman maliyetinin de dolaylı olarak indirilmesi bekleniyor.” ifadesine yer verildi.

    China Minsheng Bank’tan baş araştırmacı Wen Bin, “Zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesi bir hayli gerekli. Çünkü Çin için, bu yılki büyüme hedefine ulaşmak o kadar da zor değil, ancak önümüzdeki ekonomik çalışmalar ise büyük baskılar ve tehditlerle karşı karşıya. Zorunlu karşılık oranlarının düşürülmesi, yeni döneme geçiş için yapılan hazırlıkların somut yansıması olarak görülebilir.” yorumunda bulundu.

    RMB kuru istikrarlı seviyede korunacak

    Haberin açıklamasından sonra, aynı gün Çin’in para birimi RMB’nin Amerikan doları karşısındaki değerinde küçük ölçekli düşüş görüldü. Ancak, uzmanlar arasında RMB kurunun istikrarlı seviyede sürdürüleceği görüşü hakim. Uzmanlara göre, Çin’in güçlü ihracatı ve yabancı sermayenin Çin’in borsa piyasasına aktif şekilde akması gibi unsurlar sayesinde, önümüzdeki yılın ilk yarısında Amerikan dolarının 6,3 RMB civarında korunması bekleniyor.

    [Devamını Oku]
    2021-12-09
  • Çin’de altın satışlarında yüzde 50’ye yakın artış

    Çin Altın Birliği tarafından yayımlanan en son verilere göre, yılın ilk üç çeyreğinde, altın satışları yıllık bazda yaklaşık yüzde 50 artarak 813,59 tonu buldu. Bu miktar 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 5,89 yükseldi.

    [Devamını Oku]
    2021-12-03
  • BYD benzinli araç üretimini durdurmak için takvim belirledi

    Çinli yeni enerjili otomotiv şirketi BYD, 2040 yılı itibarıyla benzinlive dizel motorlu araç üretimini durduracağını açıkladı.

    26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Glasgow Konferansı’nda (COP26), ilgili hükümet, işletme ve örgütlerden temsilciler, sıfır emisyonlu otomobil ve kamyonetlere yönelik dönüşümün hızlandırılmasına ilişkin bir deklarasyon yayınladı.

    Sıfır Emisyonlu Araçlar için Glasgow Deklarasyonu’nda, sıfır emisyonluotomobil ve kamyonetlerin satışının bütün araç satışındaki payının 2040 yılı itibarıyla yüzde yüze ulaşacağı hedefi ileri sürüldü. Bu da, deklarasyona dahil olan işletmelerin 2040 yılından önce benzinli ve dizel motorlu araç üretimini durduracağı anlamına geliyor. Bu işletmeler arasında BYD de yer alıyor. Diğer bir deyişle, BYD benzinlive dizel motorlu araç üretimini durdurmak için ilk defa bir takvim ortaya koydu.

    BYD söz konusu deklarasyondışında sıfır emisyonlu orta ve ağır araçlara geçiş konusunda hazırlanan küresel mutabakatıda imzaladı.Mutabakat uyarınca, 2030 yılı itibarıyla sıfır emisyonlu orta ve ağır kamyonetlerin satışının toplam satıştaki payı yüzde 30’a, 2040 yılına kadar da yüzde yüze ulaşacak.

    Şirketten edinilen bilgiye göre, BYD tarafından satılan yeni enerjili araçlar sayesinde Ekim itibarıyla küresel karbon salınımında 8 milyon tonun üzerinde düşüş gerçekleştirildi.

    BYD kamyonet alanındaki düzenlemeleri en erken yapan şirketlerden biri. BYD yeni enerjili kamyonetlere ilişkin Ar-Ge çalışmalarına yatırım yapmaya 2012’de başlamış, 2015 yılında da elektrikli ağır kamyonetleringeniş çapta üretimini ve piyasaya yönelik faaliyetleri başlatmıştı.

    COP26 sırasında, BYD tarafından üretilen elektrikli otobüsler, konferansın resmi servis aracı olarak kullanıldı.

    BYD’nin İngiltere piyasasındaki düzenlemeleri de birkaç sene önce başlatılmıştı. Şirketinürettiği elektrikli otobüslerin İngiltere’deki satışı Kasım itibarıyla bini aştı ve bu sayı İngiltere’de satılan elektrikli otobüslerin en az yüzde 60’ını oluşturdu.

    Benzinli araçların piyasadan çekilmesi için Hainan’da pilot uygulama

    Çin Otomobil Üreticileri Birliği'nden açıklanan verilere göre, Ekim ayında yeni enerjili araçların üretimi bir önceki aya göre yüzde 12,5 artarak 397 bine, satışı ise yüzde 7,2 artarak 383 bine ulaştı. Her iki sayı de geçen yıla göre yaklaşık 1,3 kat yükseldi.

    Uzmanlara göre, yeni enerjili araçların benzinlive dizel motorlu araçların yerini alması sadece bir zaman meselesi.

    Halihazırda Hollanda, Norveç, İngiltere ve Fransa gibi birçok ülke, benzinlive dizel motorlu araçların satışının yasaklanması için takvim ortaya koydu.Volkswagen ve Volvogibi birçok otomotivşirketi de bu yönde bir takvimbelirledi.

    Çin’de ise, benzinli ve dizel motorlu araçların piyasadan çekilmesi için Hainan eyaletinde pilot uygulama başlatıldı. Plana göre, Hainan’da2030 yılı itibarıyla tamamen yeni enerjili araç kullanılacak.

    Denemenin başarılı olması halinde, uygulamanın ülke genelinde yaygınlaştırılması bekleniyor.

    [Devamını Oku]
    2021-11-19
  • Çin’de ithal gıda yüzde 29,8 arttı

    Çin’in ithal ettiği gıdalar yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 29,8arttı.

    Çin’in Shanghai kentinde 4-10 Kasım günlerinde düzenlenen 4. Çin Uluslararası İthalat Fuarı kapsamında yayımlanan 2021 Çin’in İthal Gıda Sektörü Raporu’na göre, geçen sene Çin’in gıda ithalat hacmi bir önceki yıla göre yüzde 18,6 artarak, 107 milyar 730 milyon ABD dolarına ulaştı. İthal gıda pazarında bu yıl da bazı olumlu unsurların etkisi sürüyor. Örneğin, Çin’de tarım ürünlerine yönelik ithalat vergisi yüzde 15,2’ye düşürüldü; bu sayı 20 sene önce yüzde 23,2 idi.

    Çin’in gerçekleştirdiği gıda ithalatının hacmi,yılın ilk üç çeyreğinde yıllık bazda yüzde 29,8 artarak 101 milyar 410 milyon dolara yükseldi.

    Söz konusu raporda, bu yıl Çin’in gıda ithalatındaki büyüme hızının yüzde 20’nin üzerinde olacağı tahmini yer aldı.

    Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Ren Hongbin, konuyu şöyle değerlendirdi:

    “Çin, gıda ithalatına ilişkin bütün politikaları hız kesmeden iyileştirecek, gıda sektöründeki piyasaya giriş izinlerini ve ticareti kolaylaştıracak ve gıda piyasasındaki çok yönlülüğü artıracak. Daha fazla ülke ve bölgeden yöresel lezzetin Çin’in kentlerine ve kasabalarına girmesini sağlayacağız.”

    Çin’de ithal gıdaya talepteki artış, lüks restoranların yanı sıra, küçük marketlerde dahi hissedilebiliyor. Fransa’dan şarap, Yeni Zelanda’dan bebekler için ek gıda ve Ekvador’dan deniz ürünü gibi yiyecek ve içeceklerin Çinlilerin sofralarındaki yeri her geçen gün artıyor.

    Ren, “Çin, 1 milyar 400 milyon nüfusa sahip ve Çin’deki orta gelir sınıfı 400 milyonun üzerinde. Çinlilerin tüketim yapısı sürekli iyileşiyor. Bu dev piyasa, hem yurtiçi ekonomik gelişmenin en önemli dinamosu olmaya devam edecek,hem de yurtdışından nitelikli ürün, hizmet ve sermaye kaynaklarının Çin’i tercih etmesindeki en kritik unsurlardan biri olacak.”dedi.

    [Devamını Oku]
    2021-11-11
  • Çin ‘karbon hedeflerine’ ulaşmak için yol haritası belirledi

    Çin tarafından geçen Eylül’de “2030 yılına kadar karbon salınımının zirveye ulaştırılması ve 2060 yılına kadar da karbon nötrün gerçekleştirilmesi” yönündeki hedefler ileri sürüldü.

    Çin, aradan geçen süre zarfında söz konusu hedeflere ulaşılmasını hızlandıracak bir dizi önlem hayata geçirdi. Çin’in ilgili birimleri tarafından kısa süre önce ortaklaşa yayımlanan kılavuz ise bu konuda bir yol haritası niteliğinde.

    Karbon hedeflerine aşamalı ulaşılması için kılavuz

    Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi tarafından kısa süre önce ortaklaşa yayımlanan kılavuzda, Çin tarafından geçen Eylül’de ileri sürülen “2030 yılına kadar karbon salınımının zirveye ulaştırılması ve 2060 yılına kadar da karbon nötrün gerçekleştirilmesi” yönündeki hedeflere ulaşılması konusunda bir yol haritası hazırlandı.

    Kılavuza göre, 2025’e kadar Çin’de yeşil, düşük karbonlu ve döngüsel kalkınmaya dayalı bir ekonomik sistem oluşturulacak ve önemli sektörlerde enerji kullanım verimliliği büyük ölçüde yükseltilecek; 2030 yılı itibarıyla enerji tüketimi bakımından kritik sektörlerdeki enerji kullanımı verimliliği, uluslararası çapta ileri standartlara ulaştırılacak; 2060 yılına kadar yeşil, düşük karbonlu, döngüsel bir ekonomik sistem ve temiz, güvenli, verimli bir enerji sistemi kapsamlı olarak kurulacak. Bunun dışında, yenilenebilir enerji tüketiminin oranı yüzde 80'in üzerine çıkarılacak.

    Endüstriyel yapı daha da iyileştirilecek

    Endüstriyel yapının da iyileştirileceğinin vurgulandığı kılavuzda, yeşil tarımın teşvik edilmesinin yanı sıra, çelik, demir dışı metaller, petrokimya, inşaat malzemeleri, ulaştırma ve inşaat gibi sektörlerde karbon salınımının zirveye ulaşmasının hızlandırılacağı bildirildi. Kılavuzda, enerji tüketimi ve karbon salınımı yüksek olan projelerin plansız şekilde uygulanmasının da yasaklandığı kaydedildi.

    Kılavuzda ayrıca, Çin’de yeni nesil bilgi teknolojisi, biyoteknoloji, yeni malzeme, ileri ekipman, yeni enerjili araç ile havacılık ve denizcilik ekipmanı gibi yeni yükselen stratejik endüstrilerin gelişmesine hız verileceğine işaret edildi.

    Karbon hedeflerine ulaşılması için çabalar arttırılıyor

    Çin’de merkezi Shanghai kentinde bulunan karbon emisyon ticareti piyasası Temmuz ayında açılmıştı. İlk etapta 2 bin 225 elektrik şirketinin katıldığı bu piyasa, küresel karbondioksit salınımının yüzde 12’sini kapsadığı için AB’yi geride bırakarak, dünyadaki en büyük karbon piyasası oldu.

    Ağustos ayında ise, Çin, birleşik ve standardize bir karbon emisyonu hesaplama sistemi oluşturmak amacıyla özel bir çalışma grubu oluşturmuştu. Çalışma grubu, farklı bölgelerdeki ve sektörlerdeki karbon emisyonu hesaplama çalışmaları arasında eşgüdüm yaratacak.

    Eylül ayında da, Çin’de yeşil elektrik ticareti için pilot çalışmalar başlatıldı. Yeşil elektrik ticareti piyasasının açılmasıyla, 17 eyaletten 259 piyasa varlığı arasında 7 milyar 935 milyon kilovat-saat yeşil elektrik ticareti gerçekleşti. İstatistiklere göre, bu ticaretle 2 milyon 436 bin ton kömür yakılmasının ve 6 milyon 71 bin ton karbondioksit emisyonunun önüne geçildi.

    Çin, bu ay da karbon zirvesi ve karbon nötrü standartlarını oluşturmayı ve iyileştirmeyi planladığını belirtti.

    Çin’de temiz enerji tüketiminin payı yüzde 24,3’e çıktı

    Çin, mevcut durumda dünyada en çok karbondioksit salınımı gerçekleştiren ve aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına en fazla yatırım yapan ülke.

    Çin Ulusal Enerji İdaresi’nin verilerine göre, Çin’in enerji tüketiminde temiz enerjinin payı son beş yılda yüzde 19,1'den yüzde 24,3'e yükseldi.

    [Devamını Oku]
    2021-10-28