Hakkımızda | CRI  Hakkında | Eski Versiyonumuz
 
Türkler'den Çin'e Bakış | Ekonomi, Bilim ve Sağlık | Xinjiang | Çin Ansiklopedisi
Ana sayfa | Haber & Gündem | Kültür & Sanat | Yaşam Panoraması | Spor | Çin'i Gezelim | Çince Öğreniyoruz | Sanal Türk-Çin Dostluk Kulübü | Ankara Radyosu

Beijing Olimpiyatları bitti mi?

(GMT+08:00) 2008-08-27 18:44:10 cri

    1908 Olimpiyat Oyunları Londra'da yapıldığı zaman, dönemin önde gelen Çin gençlik gazetelerinden biri "Çin ne zaman Olimpiyat Oyunları düzenleyebilecek?" diye sormuş. Onun için, Olimpiyat oyunlarını düzenlemek Çin'in yüzyıllık rüyası sayılıyordu.

    Yüzyıl sonra Beijing bu rüyayı bütün dünyada hayranlık uyandıracak şekilde gerçekleştirdi.

    8 Ağustos günü muhteşem bir törenle açılan Olimpiyat Oyunları, 16 gün devam ettikten sonra, açılışından da etkileyici bir törenle sona erdi. Bayrak artık, 1948 yılından sonra Oyunları 2012'de üçüncü kez düzenleyecek olan Londra'ya geçti.

    SADECE OYUNLARDAN MI İBARET?

    Olimpiyatlara karşılaşmaların birarada yapıldığı yüksek yoğunluklu sportif olaylar toplamı olarak bakanlar için, Beijing Olimpiyatları bitti.

    Ama, Olimpiyatlar sadece oyunlardan mı ibaret?

    Soruya hemen "Hayır!" diye karşılık verip barış, dostluk, dayanışma gibi kavramlarda ifadesini bulan "Olimpiyat Ruhu"ndan uzun uzun söz edilebilir. Evet, modern Olimpiyatların niteliği göz önünde bulundurulduğunda bile, bu ruh en azından teorik olarak önemli.

    Fakat ben soruyu daha değişik bir anlamda, Beijing kenti açısından soruyorum.

    Olimpiyatlar'ın sadece açılış ve kapanış törenlerini izlemiş, seyir sporlarıyla ilgilenmeyen ve hiçbir karşılaşmayı seyretmediğini itiraf etmekten kaçınmayan benim gibi biri için, Olimpiyatlar bitti mi?

    "Senin için zaten başlamamış ki, bitsin..." denebilir.

    Olimpiyatlar sadece spor karşılaşmalarından ibaret olsaydı, bu cevap geçerli sayılabilirdi.

    Ama, tekrar soruyorum: Olimpiyatlar sadece karşılaşmalardan mı oluşuyor?

    OLİMPİYAT MİRASI

    Olmpiyat Oyunları düzenlemiş başka kentleri tam olarak bilemiyorum. Daha önce Olimpiyatlara evsahipliği yapan kentleri oyunlar sırasında hiç ziyaret etmedim. Fakat kimilerinde ya önce ya da sonra bulundum. O nedenle oyunların o kentler için anlamını dolaylı olarak hissetme imkanım oldu.

    Beijng'de ise oyunlar öncesinde, sırasında ve sonrasında bulundum. Öngörülebilir gelecek açısından, daha epeyce bir süre burada olacağımı sanıyorum. O nedenle, Olimpiyatların etkisini karşılaşmalarla ölçmüyorum. Başka ölçülerle bakıldığında ise, şu rahatlıkla söylenebilir: Olimpiyatların etkisi Beijing'de, hatta bütün Çin'de uzun bir süre devam edecek. Bu kalıcı etkiye "Olimpiyat mirası" demek gerekiyor.

    LONDRA'NIN İŞİ ZOR!

    Olimpiyat mirası her halde kendini iki farklı şekilde belli ediyor.

    Birincisi, spor ve kültür tesisleri gibi gözle görülebilecek yapılar. Başta en ünlüleri "Kuş Yuvası" ve "Su Küpü" olmak üzere, oyunların düzenlendiği spor tesislerinin tamamı, bütün dünyanın hayranlığını kazandı. Birçok spor tesisinin yanısıra Olimpiyat Köyü ve Medya Merkezi gibi etkileyici mekanlar, Olimpiyatlar dolayısıyla inşa edilen başka binalar, Başkent Havaalanı'nın yeni terminali, açılan yeni yollar, metro hatları vb gibi epeyce uzun bir liste oluşturabilecek modern ve yüksek teknoloji eseri yapılar, Olimpiyatların "maddi miras"ı olarak kabul edilebilir.

    Doğrusu, miras bunlardan ibaret olsaydı bile, göğsünün kabarması için Beijing yeterince, hatta yeterinden fazla nedene sahip sayılabilirdi. Beijing'den sonra oyunlara ev sahipliği yapacak kentlerin işi gerçekten zor. Çünkü evsahibi kentin Olimpiyatlar dolayısıyla kendini yenileme yeteneği açısından, Beijing aşılması çok güç bir standart oluşturdu. Londra Olimpiyatları'nı düzenlemekten sorumlu görevliler Beijing'in parlak başarısının kendi üzerlerinde bir baskı oluşturmayacağına inandıklarını söylediler, ama ben bunu biraz da mezarlıktan geçerken ıslık çalmak olarak yorumladım.

    Olimpiyatların Beijing'de bıraktığı maddi mirası, Oyunlar sırasında burada olmayan milyarlarca insan, ekranlara yansıyan görüntüler aracılığıyla olsa bile, yine de farkedebildi. Gerçi bütün bu değişiklikler Beijing'de yaşayan biri olarak benim günlük yaşamıma da birçok rahatlatıcı katkıda bulundu, ama herkesin gördüğü birşey üzerinde daha fazla durmanın gereği yok. Özet olarak şu kadarını söylemek yeterli: Çinli yöneticiler, maddi miras olarak nitelenebilecek yapıları tasarlarken önceliği Olimpiyatları ağırlama yeteneği edinmeye olduğu kadar, hata ondan da fazla, Çin halkının ihtiyaçlarını karşılamaya verdiler.

    YÜZ YIL SONRA GELEN MÜKEMMEL CEVAP

    Bence olimpiyatların bıraktığı mirasın asıl önemli yönü, maddi olmayan etkisi. Buna belki "manevi miras" da diyebiliriz. Manevi miras deyince de, öncelikle Çin'in kendine güveninin artmasını, "Biz isteyince herşeyin en iyisini yaparız" inancının yerleşmesini düşünüyorum.

   Kolay değil, daha birkaç ay önce büyük bir deprem meydana geldi. O korkunç felaketin ardından ne afetin yaralarının sarılması aksadı, ne de Olimpiyat hazırlıkları... Başka bir ülke için bunlardan sadece birinin bile altından kalkmak kolay kolay mümkün olmazdı. Ama depremde yılmayan Çin mücadele ruhu, Olimpiyat hazırlıklarını dünyaya parmak ısırtacak kadar yüksek nitelikli olarak yapma gücü verdi Çinlilere. 1908 yılında o gazetenin sorduğu soru 2008 yılında, olumsuz şartlar altında bile, en mükemmel şekilde cevaplanmış oldu.

    MANEVİ MİRAS'IN SAHİPLERİ

    Çin'in Olimpiyat düzenleme rüyasının ilk kez bir gençlik gazetesinde dile getirilmiş olmasına şaşmamak gerek. Gençlik geleceğe ümitle bakar. Ne de olsa, geleceği onlar kuracak. O nedenle, Olimpiyatların manevi mirasının da en çok gençlik üzerinde etkili olduğunu düşünmek gerek. Yüz yıl önce bir gençlik gazetesinin dile getirdiği rüyanın bıraktığı mirasın etkisini yüzyıl sonra yine bir gençlik gazetesinden izleyebiliyoruz. "Çin Gençlik Günlüğü" adlı gazete, Çin'in en büyük internet sitesi "Sina.com" ile birlikte, gençler arasında çevrimiçi bir soruşturma düzenlemiş. Gençlerin cevaplarından, Olimpiyatların bıraktığı manevi mirasa ilişkin veriler de elde ediliyor.

    Örneğin, soruşturmayı cevaplayan gençlerin yarısı, Olimpiyatların ömürlerinin sonuna kadar üzerlerinde kalıcı etkisi olacağını söylemiş. Düşünün, bütün bir neslin yarısının ömrü boyunca etkili olacak bir olay bu!

    "KUŞ YUVASI NESLİ"

    10 ile 29 arası yaş kesitinden gençlerin katıldığı soruşturmanın sonuçlarını değerlendiren medya yorumcusu Xu Xiaoqing bu kuşağın, Çin'in toplam nüfusunun üçte birini oluşturduğunu söylüyor. Yani 450 milyon gençten söz ediyoruz. Büyük çoğunluğu internet kullanıyor. Çoğu yabancı dil biliyor ya da öğreniyor.

    Çin Gençlik Günlüğü gazetesi, bu yaş kesiti içinde 1980'lerde ve 1990'larda doğan gençlerin, Olimpiyat hazırlıklarının yapıldığı dönemde büyüdükleri için "Kuş Yuvası Nesli" olarak adlandırıldığını belirtiyor. Kuş Yuvası Nesli'nin üyeleri, sorulan sorulara verdikleri cevaplarda kendilerine güvendiklerini belirtiyor. Dünyada kaç ülkede gençler kendilerine güvendiklerini ve geleceğe umutla baktıklarını söyleyebiliyor? Kuş Yuvası Nesli'nin üyeleri bir soruya verdikleri cevapta "Hayal kurmaya cesaret ettiklerini" de söylemiş. Ancak hayalleri olanlar sadece kendileri için değil, başkaları için de bir gelecek inşa edebiliyor.

    BÜTÜN ASYA'NIN BAŞARISI

    Olimpiyatların bıraktığı manevi mirası hissetmek için aslında böyle soruşturmalara da gerek yok. Burada yaşayan insanlar olarak, bu manevi mirası neredeyse maddi bir somutlukta görebiliyoruz. Zaten, manevi miras maddi sonuçlar doğurduğu için önemli. Bir zamanlar tek bir traktörün bile olmadığı Çin, devrimle çıktığı yolda 30 yıl önce yaptığı atılımla bu güne geldi.

    Cumhuriyet Devrimi kesintiye uğradığı için başı olmadık belalara giren bir ülkenin evladı olarak, gıpta etmemek elde mi? Ama gıpta duygusuna bir gurur da eşlik etmiyor değil!.. Çünkü, Çin'in başarısı sadece kendine değil, bütün Asya'ya güven veriyor.

    Uygarlık merkezinin günümüzde Batı'dan Doğu'ya kaydığı saptaması yapılıyor. İleride bunun için belli bir tarih vermek gerekirse, çağ değişimi muhtemelen Beijing Olimpiyatları'yla başlatılacak.

    Bilimde, sanatta olduğu gibi sporda da üstünlüğün Doğu'ya geçtiğine kendi gözlerimizle tanık oluyoruz. Olimpiyat sloganında dile gelen ruh, artık gerçek anlamıyla Asya'da yaşayacak.

    Citius, Altius, Fortius Asia!

  İlgili Haberler
  Yorumunuzu Gönderin
Yayın Çizelgesi
Günlük Konuşma
• Ders 45 Kayıt yaptırmak
• Ders 44 Kaybedilen önemli belgeler için bildirimde bulunmak
• Ders 43 Kredi kartı kullanmak
• Ders 42 Havale yapmak
• Ders 41 Ödemek
Diğer>>
Tavsiye Edilen Programlar
• Çin döviz rezervleri ve Amerika
• Amerika'yı "kazanmak" stratejisi
• "Avrupa futbol takımları 18 yaşı altındaki yabancı futbolcuları almamalı"
• Çin Seddi'nde Beşiktaş kutlaması
• "Çıplak ayaklı doktorlar"dan köy hastanelerine
• Makam sanatının "ilkbaharı" için
• Dışlanan rejimlerle ilişkiler...
• An Lee, Booker ödüllüromanını peyaz perdeye aktaracak
• Almanya Badminton Açık Turnuvası'nda en büyük galibiyet Çin takımının
• "Çirkin ördek yavrusundan güzel kuğu"ya dönüşen halterci Chen Xiexia
Diğer>>
china radio international china radio international

© China Radio International.CRI. All Rights Reserved. 16A Shijingshan Road, Beijing, China. 100040