
|
|||||||||||||||||||||
|
Aslan kılığına girmiş dansçılar, davul ve gong eşliğinde aslanın hareketlerini taklit eder. Çin'deki geleneksel inanışlara göre, aslan dansı insanları nazardan ve kötü ruhlardan korur. Bu nedenle her bayramda, insanlar davul ve gong çalarak aslan dansı yapar. Aslan dansı, Çinli göçmenlerle birlikte yurtdışına da çıkmış ve tüm dünyada bilinir hale gelmiştir. Bu Çin geleneği, günümüzde özellikle Malezya ve Singapur gibi ülkelerde çok yaygın olarak yapılıyor.
Efsaneye göre Wenshu adlı Buda aslana binerdi. Bu nedenle aslan dansı Çin'de Budizm'le birlikte yayılmaya başlamıştır. Bu dans, Tang hanedanında (M.S.618-907) saray, ordu ve halk içinde yaygın olarak yapılan popüler bir eğlence haline gelmiştir.
Uzun bir geçmişe sahip olan bu dans, Çin ile batısı arasındaki kültürel değişimlerin bir sonucudur. 1900 yıl önce Persler, İpek Yolu üzerinden Çin'le ticaret yapmaya başlamıştı. Bu, iki ülke arasındaki kültürel değişimleri yoğunlaştırdı. Pers elçileri ayrıca aslan gibi hayvanları da Çin'e getirdi. O zaman, Çin'in orta bölgesinde aslan yoktu. Ancak daha sonra Çin ile Batı Asya ülkeleri ve Hindistan arasındaki yoğun temaslar sonucu Çin'e daha çok aslan getirildi.
İri ve güçlü bir bedene sahip olan aslan, Batı'da hayvanların kralı olarak nitelendirilir. Çinliler aslanı yürekli ve uğurlu bir hayvan olarak görür; cesaret ve gücün simgesi olan bu hayvan sayesinde, nazardan ve kötü ruhlardan korunacaklarını düşünür.
Bir süre sonra, mühürlerin veya yeni yıl resimlerinin üzerindeki iki boyutlu, hareketsiz aslan betimlemeleri, bu aslan sevgisini karşılayamaz hale gelmiş ve insanlar artık aslanı canlandırmak istemiştir. İşte böylece, aslanın davranışlarını taklit eden aslan dansı ortaya çıkmıştır. Zamanla değişime uğrayan bu dans, giderek Çin ulusuna özgü bir sanat haline gelmiştir.
© China Radio International.CRI. All Rights Reserved. 16A Shijingshan Road, Beijing, China. 100040 |