
|
|||||||||||||||||||||
|
Çin'de yaşayan yabancılar ya da tüm dünyada Çin'e ilgi duyan, Çin'i takip eden yabancılar, Hangzhou kentini Çin Merkezi Televizyonu'nun İngilizce yayın yapan kanalı CCTV 9'da yayımlanan bir reklamdan tanıyor. Bir hayli iddialı olan bu reklamda şöyle deniyor: "Hangzhou, Çin'in ve dünyanın en güzel kenti... Hangzhou'ya gelin, Çin'in gizemini çözün..."
Biz de bu çağrıya kulak vererek, Hangzhou Belediyesi'nin "Kaliteli Yaşam Kenti" başlığıyla düzenlediği basın gezisine katılıp Hangzhou'ya gittik...
Marco Polo şöyle diyor: "Dünyanın en güzel, en görkemli kenti... "
GÖKYÜZÜNDE CENNET, YERYÜZÜNDE HANGZHOU
Bizden yaklaşık 700 yıl önce davranarak kente gelen Marco Polo şöyle diyor: "Dünyanın en güzel, en görkemli kenti... Burada keyif alacağınız birçok şey keşfedebilirsiniz, öyle ki kentinizi cennette zannedeceksiniz..."
Günümüzde Çin'de yaygın olan "Gökyüzünde cennet, yeryüzünde Hangzhou" sözü de Marco Polo'yu doğrular nitelikte...
Peki nedir Hangzhou'yu bu kadar özel kılan, "cennetlik" yapan? Türkçemiz'de "dış güzellik" ve "iç güzellik" ayrımı vardır... Fiziki güzellik ile ahlak güzelliğini betimleyen bu ayrım, bir "avuntu" çağrışımıyla da kullanılır. Örneğin, görünüş olarak güzel olmayan biri için, "ama içi güzel" deriz, ya da "dış güzellik geçici, önemli olan iç güzellik" deriz... İşte, 8 bin yıllık medeniyet tarihi, 5 bin yıllık kent kültürüyle Hangzhou, doğal güzelliklerle insan güzelliğini kaynaştırmış, hem dışı hem içi, hem dıştan hem içten güzel bir kent...
KALİTELİ YAŞAM KENTİ
Çin'in güneydoğusunda yer alan Zhejiang eyaletinin merkezi olan Hangzhou, Çin Seddi ve Karız Su Kanalları'yla birlikte Çin'in üç büyük harikasından biri olan, Beijing-Hangzhou arasında kurulmuş Büyük Kanal'ın güney ucunda yer alıyor. Çin'in en büyük kenti Shanghai'a 150 km mesafedeki bu kent, Yangze Nehri Deltası'nın güney merkezi...
Hangzhou, 2007 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ve Çin Turizm Ofisi tarafından "Kaliteli Yaşam Kenti" seçilmiş. Çin'in yedi eski başkentinden biri olan Hangzhou, özellikle Güney Song Hanedanı'na (1127-1279) başkentlik yaptığı sırada parlayan bir kent... Çağdaş anlamda ise "Hangzhou kenti", Çin Cumhuriyeti döneminde, 1927 yılında kurulmuş. Bugün, kentin yaklaşık 17 bin kilometrekarelik yüzölçümünde, 7 milyon civarında kişi yaşıyor.
Her köprüde, bir aşk hikayesi
ÜÇ KÖPRÜDE, ÜÇ AŞK HİKÂYESİ
Bu tarihi birikimi, kentle özdeşleşmiş ünlü Xihu gölüne (Batı Gölü) yansıtırsak, üç köprü üzerinde üç aşk hikâyesi beliriyor: Edebiyatçı Xuxian ile Beyazyılan'ın aşkı, Doğu'nun Romeo ve Juliet'i olarak adlandırılan Liang Shanbo ile Zhu Yingtai'ın aşkı ve güzeller güzeli, yetenekli bir genç kız olan Su Xiaoxiao'nun hikâyesi... Geleneksel aşkın üç farklı haline, üç farklı ifadesine ve üç farklı kaderine değinen bu efsanelere sahne olan Xihu gölü ve dolayısıyla Hangzhou, "Aşk kenti" unvanını da hakkıyla cebine atıyor elbet...
Bunun yanı sıra, Çin'in en güvenli kentlerinden biri olan Hangzhou, geçen yıl Çin genelinde yapılan bir ankette, vatandaşların yaşamaktan en memnun olduğu kent seçilmiş... "Kaliteli Yaşam Kenti" unvanı da boşuna değil yani...
İsterseniz, daha fazla uzatmadan, kulak verdiğimiz çağrıyı bekletmeyip Hangzhou'ya doğru uzanalım ve görelim bakalım, nasıl oluyormuş şu "tasdikli" kaliteli yaşam...
eski Avrupa tarzını andıran mimari...
SEBZE BAHÇELİ MALİKÂNELER...
Havaalanından kente doğru giderken, Xiaoshan adlı bir bölgeden geçiyoruz. Burada ilgimizi çeken, eski Avrupa tarzını andıran mimari... Sıra sıra dizilmiş bu renkli evlerin önlerinde küçük birer sebze bahçesi de var. Kentin dışında yer alan bu bölge, eskiden Hangzhou'ya bağlı değilmiş. Önceleri kırsal bölge olan Xiaoshan'de yaşayan köylüler, burası Hangzhou'ya bağlandıktan sonra zenginleşmiş ve kendilerine bu evleri yapmışlar. Daha çok eski Avrupa malikânelerini andıran bu evlerin, ne de çevrelerinin köyle bir ilgisi yok. Tabii toprağa bir kere eli değen topraktan vazgeçemiyor, onun için küçük birer sebze bahçesi de kondurmuşlar evlerinin önüne...
GÖL KENARINDA AKŞAM SEFASI
Otelimize varıp yerleşiyoruz, biraz dinlenip "hoşgeldiniz" yemeğinde karnımıza da doyurduktan sonra, göl kenarında bir akşam yürüyüşü için kendimizi sokağa atıyoruz... Hafta içi olmasına rağmen sokaklar ışıl ışıl, insanlar cıvıl cıvıl... Çin'in ekonomik bakımdan en gelişmiş, en büyük kentlerinden biri olmasına rağmen, bir sahil kasabası havası, güven uyandıran samimi bir ortamı var Hangzhou'nun... Göl kenarında torunlarını gezdiren nineler ve dedeler, banka oturmuş göldeki müzik, ışık ve su gösterisini izleyen sarmaş dolaş aşıklar, çekirdek çıtlayarak sohbet eden komşular, baloncular, sanki küçücük sepetindeki birkaç kilo kirazı başkası satacakmış edasıyla gazete okuyan seyyar satıcılar... Evet Hangzhou, bırakın küçük esnafını, kazanacağı zaten üç-beş kuruş olan seyyar satıcıların bile gazete okuduğu bir kent! Aslında bu manzaraya Çin'in başka yerlerinde de rastladık ama, Hangzhou'da ayrı bir kendihalindelik var!
Bir de köşebaşında, siz ağzınızı açmadan soyadınızı bileceğini iddia eden bir falcı vardı, ama kendisini hayal kırıklığına uğratmamak için merakımızı bastırıp selamlaşmakla yetindik...
Sonuçta bu iddialı kentle ve kent sakinleriyle ilk tanışmamız, akşam oldu. Ertesi gün bizi oldukça yoğun bir program bekliyor. Akşamın esintili sahil kasabası, bakalım gündüz gözüyle neler anlatacak... Beijing'in telaşlı, kuru, kirli ve gürültülü büyük şehir havasından sonra, Hangzhou'nun gölden yayılan rehaveti, nemli ve esintili havası, su ve yeşil kokusu bizde adeta doğal bir uyku ilacı etkisi yaratıyor. Kaliteli yaşama güzel bir uykuyla ilk adımımızı atıyoruz...
© China Radio International.CRI. All Rights Reserved. 16A Shijingshan Road, Beijing, China. 100040 |