
|
|||||||||||||||||||||
|
Sarı Deniz'in kıyısında yer alan Qingdao, dünyaca bilinen turistik bir sahil kentidir. Laoshan Dağı, asma köprü, Denizaltı Dünyası gibi turistik yerlere ev sahipliği yapan Qingdao, aynı zamanda insan yerleşimi için ideal şehirler arasında yer alıyor.
Engebeli bir arazi üzerine kurulan Qingdao'da bisiklet kullanmak son derece zor. Bu nedenle şehir içi ulaşım, daha çok motorlu taşıtlarla sağlanıyor. Şehir sakinlerinin ulaşımını kolaylaştırmak için Qingdao'da çok gelişmiş bir toplu taşıma sistemi oluşturuldu. Qingdaolu bir otobüs şoförünün, göğsünü kabartarak söylediği "Yolun olduğu her yere otobüs gider" sözü, şehirdeki toplu taşıma hizmetlerini özetliyor. Bu söz, hiç de abartılı değil. Çünkü şehrin neresine giderseniz gidin, mutlaka otobüs buluyorsunuz.
Qingdao şehrindeki yollar, bir örümcek ağını andırır. Bu yolların isimleri de çok ilginçtir. Örneğin Beijing Caddesi, Shanghai Caddesi, Guangzhou Caddesi, Hong Kong Caddesi, bunlardan birkaçı. Şehirdeki caddelerin tamamına yakınına ülkenin bir şehrinin ismi verilmiş. Dolayısıyla Qingdao'da dolaşırken, mini bir Çin turu yapmış da oluyorsunuz.
Kırmızı tavanlar ve yeşil ağaçlar ile masmavi deniz ve gökyüzü, Qingdao'nun şehir manzarasını oluşturan başlıca öğeler.
Qingdao aynı zamanda, dünya mimari tarzlarının "açık hava müzesi" olarak da adlandırılıyor. Çünkü uzun süre yabancı sömürgesi altında kalan şehirde, çoğu Avrupa ülkesi olmak üzere yaklaşık 20 ülkeye özgü mimari özellikler taşıyan çok sayıda bina bulunuyor. Bu binalar, Qingdao'ya bir Avrupa şehri görünümü veriyor.
Yeni yapılan binalarda da, şehrin eski mimari özellikleri sürdürülüyor. Dolayısıyla Qingdao'daki yapıların her birinin farklı bir görünümü ve rengi var. Kent sakinlerinin, "şehrimizde birbirine benzer iki binaya hiçbir zaman rastlayamazsınız" sözüne hak vermemek elde değil. Gerçekten de gerek eski mahallelerdeki, gerekse yeni mahallelerdeki bütün binalar, birbirlerinden farklı özellikler taşıyor; hepsi ayrı birer yaratıcı ruhu yansıtıyor. Bu yapılar, hayattaki sınırsız ilham kaynaklarının birer örneği adeta.
Qingdao'da bindiğimiz bir taksinin şoförü, memleketini "kenarı altın dantelle işlenmiş desenli bir kumaş" olarak tanımladı. Ona göre şehir, güzel desenlerle dolu bir kumaş, deniz kıyısındaki güzel manzarası ise bu kumaşı süsleyen, onu daha güzel ve asil yapan altın yaldızlı dantel gibi...
Qingdao şehrinin batı kesiminde, eski mahalleler yer alıyor. Şehrin sayısız kültürel mirasa ev sahipliği yapan bu kesiminde en az 100 yıl önce yapılmış eski caddeler ve bir zamanlar Avrupalı sömürgecilere ait villaların yanı sıra, birçok küçük koy ve plaj da bulunuyor. Qingdao'nun geçmişinin tanığı olan bu bölge, Doğu ve Batı kültürleri arasındaki kaynaşmanın bir ürünü.
Şehrin doğu kesimi ise, yeni yerleşim bölgelerinden oluşuyor. Burası şehrin siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi konumunda. Qingdao Belediyesi binası, "Mayıs Rüzgârı" adı verilen ve şehrin simgesi kabul edilen heykel ile 2008 Olimpiyat Oyunları'nın yelken yarışmalarına ev sahipliği yapacak Olimpiyat Yelken Merkezi burada bulunuyor.
Dağ ve deniz arasında yer alan Qingdao, Çinliler kadar yabancı turistlerin de gözdesi. Şehirde bugün yaklaşık 60 bin Koreli ile Avrupa ve Amerika ülkelerinden yaklaşık 10 bin kişi yaşıyor ve çalışıyor. Kısa süre önce açıklanan Çin'de İnsan Yerleşimi İçin En Uygun Şehirler listesine göre Qingdao, "özgün zarafeti ve romantizmi"yle en başta yer alıyor.
© China Radio International.CRI. All Rights Reserved. 16A Shijingshan Road, Beijing, China. 100040 |