Ana Sayfa > Haberler
  • Engelliler topluma büyük katkıda bulunuyor

    Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping engellilerin büyük sosyal ailenin eşit üyeleri ve insan uygarlığının gelişiminde önemli bir güç olduğunu ifade etti.

    Bugün 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü. Engelliler özel zorluklar çeken ve ekstra özen ve ilgiye ihtiyaç duyan bir topluluk. Bunun yanı sıra, engelliler Çin’e özgü sosyalizmi sürdürmek ve geliştirmek için önemli bir güç.

    Reform ve dışa açılma politikasının uygulanmasından bu yana, engellilerin yaşam koşulları önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Kasım 2012’de düzenlenen 18. Ulusal Kongresi’nden beri Xi Jinping’in liderliğindeki ÇKP Merkez Komitesi, engellilere ilişkin çalışmalara hız verilmesi ve verimli sonuçların elde edilmesi planını ortaya koydu. Bu, gngellilerin özgüvenini ve zorlukların üstesinden gelme kararlılığını artırıyor.

    Çin’de  85 milyon engelli vatandaş arasında Zhang Haidi gibi çok sayıda kendini geliştirmeye adamış isimler ortaya çıkmıştır. Onlar toplumda özgüven ruhuna ilham vermiştir. Büyük bir insani girişim olarak engellilerin davası Çin’in sosyal medeniyetinin ilerlemesinin önemli bir sembolü haline gelmiştir.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • “BM’nin salgın toplantısı büyük önem taşıyor”

    Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying bugün düzenlenen olağan basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda düzenlenecek Covid-19 salgınına ilişkin özel oturuma katılımıyla ilgili olarak Çin’in beklentisi sorulduğunda, sözcü Hua Chunying, salgının dünyayı sarstığını ve etkisinin halen sürdüğünü kaydederek, uluslararası toplumun Birlemiş Milletler’in daha büyük rol oynamasını beklediğini söyledi.

    BM’nin böyle bir dönemde salgını ele almak için toplanmasının büyük önem taşıdığını kaydeden sözcü, salgının önlenmesi için Çin’in tüm taraflarla birlik içinde hareket edeceğini belirtti.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • “Reform ve dışa açılma yoluyla yoksulluğun ortadan kaldırılması değerli bir deneyim”

    48 İngiliz Grup Kulübü Başkanı Stephen Perry, yoksulluktan kurtulmaya çalışan tüm ülkeler için reform ve dışa açılma yoluyla yoksulluğun ortadan kaldırılmasının Çin’in dünyaya sunduğu değerli bir deneyim olduğunu kaydetti.

    Stephen Perry, onlarca yıldır süren kararlı reform ve açık piyasa sayesinde Çin ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ve bunun yoksulluğun ortadan kaldırılması için önemli maddi güvence sağladığını belirtti.

    Stephen Perry, reform ve dışa açılmanın yoksulluğun azaltılması sürecinde önemli bir rol oynadığını, ancak ekonominin uzun vadeli gelişmesi durumunda yoksulluğu azaltma hedefine ulaşılabileceğini ifade etti.

    Çin’in insanlığın yoksulluğu azaltma tarihinde bir mucize yarattığını dile getiren Stephen Perry, bu başarının halkın ihtiyaçlarına dayandığına, çünkü Çin’de halk için iktidarda yer alan bir yönetimin bulunduğuna işaret etti.

    Stephen Perry, “Liderler halkın sesini dinlemeli, halkın ihtiyaçlarını karşılamalı ve halk için çalışmalı” ifadesini kullandı.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Çin: Azınlık haklarının korunmasında da “Önce Amerika” demeliler!

    ABD yönetimi, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur etnik grubundan vatandaşların “zorla çalıştırıldığı” bahanesiyle bugünden itibaren Xinjiang’dan pamuk ve pamuklu ürünlerin ithalatını yasaklama kararı aldı.

    Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, bugünkü olağan basın toplantısında ABD’nin kararını yorumladı.

    Hua, ABD’deki bazı siyasetçilerin “zorla çalıştırma” şeklindeki sahte haberleri icat etmelerinin Çin’in ilgili kurum ve işletmelerine baskı yapmayı ve Çin’in kalkınmasını engellemeyi amaçladığını belirtti.

    Hua, Çin’de her etnik gruptan vatandaşların istikrarlı şekilde istihdam edilmesini sağlamak ve insanları zorla çalıştırmak iyi ayrı kavramdır dedi.

    Xinjiang’daki Etnik Azınlıklar İstihdam Raporu’na göre, yoklamaya katılan 4 köydeki sakinlerden yüzde 86,5’i ilçe dışına çıkıp çalışmaya razı. Bu, etnik azınlıkların dışarıda çalışmaya dair güçlü iradesini gösteriyor. Geçen yılın sonu itibarıyla Xinjiang’da 2 milyon 923 binden fazla kişi nispi yoksullukan kurtarıldı ve yoksulluk oranı 2014 yılındaki yüzde 19,4’ten yüzde 1,24’e kadar indi.

    Sözcü Hua, yoksulluktan kurtarılan ve zenginleşen Xinjiang halkının güler yüzünün ABD’nin yalanlarına en güçlü cevap olduğunu dile getirdi.

    Sözcü, “ABD’deki bazı siyasetçiler bir yandan Xinjiang’daki etnik azınlıkların haklarının korunmasına büyük ilgi gösterdiklerini iddia ederken diğer yandan baskı ve yaptırım gibi yöntemlerle Xinjiang işletmelerine baskı yapıyor. Bu, Xinjiang halkını yasal emek faaliyetleriyle daha güzel yaşam arayışından yoksun bırakmayı, Xinjiang’da ‘zorla işsiz bırakma’ ve ‘zorla fakirleştirme’ yaratmayı amaçlıyor. Bu siyasetçiler Xinjiang işlerine aşırı ilgi gösteriyor, ancak kendi ülkelerinde görülen etnik azınlıklara eşitsizlik, yüksek yoksulluk oranı ve ırk ayırımcılığı gibi sorunları görmezden geliyor. Etnik azınlıkların haklarının korunması konusunda neden ‘Önce ABD’ politikası uygulanmıyor?” ifadelerini kullandı.

    Hua, ABD’li siyasetçilerin Xinjiang meselesini bahane ederek Çin’in içişlerine karışmayı durdurmaları çağrısında bulundu ve Çin’in kendi işletmelerinin yasal haklarını korumak için gerekli tedbirleri alacağını söyledi.

    Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözücüsü Hua Chunying, ABD’nin durumu doğru şekilde algılayarak yabancı şirketlerin ABD’deki yatırım faaliyetlerine engeller yaratmak yerine eşit, adil ve ayrımcı olmayan bir ortam sağlamasını istediklerini kaydetti.

    ABD Temsilciler Meclisi dün bir yasa tasarısı onayladı. Yasa tasarısında Çinli şirketlerin ABD’nin hesap denetim standartlarına uymaları gerektiğine ve aksi takdirde bu şirketlerin ABD borsasında işlem görmelerinin yasaklanacağına işaret edildi.

    Hua, ABD’nin eyleminin Çinli şirketlere yönelik politik baskılar kapsamındaki son operasyon olduğunu ifade etti.

    Günümüzün oldukça küreselleşmiş sermaye piyasasında sorunu çözmenin doğru yolunun sınır ötesi denetimde işbirliğinin güçlendirilmesi, yatırımcıların meşru haklarının korunması ve uluslararası işbirliğinin artırılması olduğunu dile getiren Hua Chunying, ABD’nin menkul kıymetler denetimini siyasallaştırmasına kesinlikle karşı olduklarına dikkat çekti.

    Hua Chunying, söz konusu yasa tasarısının yasallaşması durumunda küresel yatırımcıların ABD’nin sermaye piyasasına olan güvenini ciddi şekilde zayıflatacağını ve ABD’nin sermaye piyasasının uluslararası statüsüne zarar vereceğini belirtti.

    Sözcü Hua Chunying aynı basın toplantısında ABD ve Avustralya’nın silahlarını artırmak için bahane aradıklarını da belirtti.

    Avustralya Savunma Bakanı Linda Reynolds, 1 Aralık’ta yaptığı konuşmada Avustralya'nın benzer silahlar geliştiren Çin ve Rusya'nın oluşturduğu tehdide karşı koymak için ABD ile ortaklaşa hipersonik füzeler geliştireceğini belirtti.

    Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Son yıllarda ABD, hipersonik silahların geliştirilmesinde başı çekerek silah yarışının artmasına yol açtı ve küresel stratejik istikrarı ciddi şekilde etkiledi. Avustralya ise ABD'yi izleyerek silahların artırılmasına bahane bulmak için ‘Çin tehdidi’ ve ‘Rus tehdidi’ teorisini icat etti, bölgesel ve küresel güvenliğe risk unsuru kattı. Çin bu gidişattan endişe duymaktadır” dedi.

    Hua Chunying, Çin'in her zaman savunmacı bir ulusal savunma politikası izlediğini ve askeri gücün geliştirilmesinin belirli bir ülkeye yönelik olmadığını vurguladı.

    Hua, “ABD gibi küresel bir savaş stratejimiz ve planımız yoktur, diğer ülkelerle silah yarışını bir yana bırakarak Avustralya'yı hedef almayı da düşünmüyoruz” diye konuştu.

    Sözcü Hua, Çin’in Avustralya'yı kendi güvenlik çıkarlarını objektif olarak değerlendirmeye ve bölgedeki ülkeler arasında karşılıklı güveni artırmaya çağırdıklarını da sözlerine ekledi.

    Sözcüsü Hua Çin’in açık deniz balıkçılığı yapan gemilerin düzenlemeleri ve yasaları ihlal girişimlerine "sıfır tolerans" gösterdiğine de değindi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı, kısa süre önce Filipinler'in Manila kentindeki Asya-Pasifik Medya Merkezi aracılığıyla özel bir telefon brifingi düzenleyerek Çin balıkçılık gemilerinin, Pasifik'teki "yasadışı, düzensiz ve bildirilmeyen" (IUU) balıkçılık sorununun "baş suçlusu" olduğunu iddia ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, “Çin gemileri bölge ülkelerinin temel geçim kaynaklarını yağmalayarak bu ülkelerin istikrarı, gıda güvenliği, ekonomik gelişimini ve temel uluslararası düzeni tehdit etmektedir” ifadesini kullandı.

    Çin’in bu konu hakkındaki tutumuyla ilgili bir soruyu yanıtlayan sözcü Hua Chunying, bugün düzenlenen olağan basın toplantısında, söz konusu iddianın sadece ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayılan bir dizi yalandan biri olduğuna dikkat çekti.

    Sözcü şunları ekledi:

    “Çin sorumlu bir ülke olarak yeşil ve sürdürülebilir kalkınma yoluna bağlı kalarak balıkçılık kaynaklarının bilimsel olarak korunmasına ve sürdürülebilir kullanımına odaklanmaktadır ve küresel balıkçılığın sürdürülebilir gelişimini desteklemektedir. Çin bölge ülkeleriyle uzun zamandır yakın iletişim ve işbirliğini sürdürerek deniz balıkçılığı üretiminin düzenini ve deniz ekolojik ortamını korumaya çalışmaktadır. Çin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne ve katıldığı çok taraflı balıkçılık anlaşmaları kapsamındaki yükümlülüklerine sadık kalmaya devam edecektir.”

    Çin’in ilgili kurumları, Çin'in derin deniz balıkçılık yönetimi ilkeleri ve politikalarını kapsamlı bir şekilde tanıtan "Çin'in Açık Deniz Balıkçılık Performansı (2020)" adlı bir beyaz kitap yayınladı.

    Hua Chunying, “ABD’nin ilgili suçlamaları gerçeklerle tamamen tutarsızdır ve uluslararası hukuk ve ilgili çok taraflı balıkçılık anlaşmaları yanlış yorumlanmıştır.. ABD’yi ilgili konularda yalanları üretmeye bırakmaya ve siyasi manipülasyona girmemeye çağırıyoruz” ifadesini kullandı.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Pfizer/BioNTech aşısı İngiltere'de onaylandı

    İngiltere, Pfizer/BioNTech tarafından geliştirilen COVID-19 aşısının kullanımına onay verdi. Böylece İngiltere, geliştirilen bir Covid-19 aşısına onay veren ilk Batılı ülke oldu.

    İngiltere'de ilaç ve tedavilere onay veren denetleyici kuruluş İlaç ve Sağlık Bakımı Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) Pfizer/BioNTech aşısının acil kullanımına onay verdiğini duyurdu. Aşı önümüzdeki haftadan itibaren İngiltere genelinde satışa sunulacak.

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, aşılama konusunda önceliğin Covid-19'u ağır geçirme riski olan kişilere, yaşlılara ve bakım evlerinde kalanlara verileceğini kaydetti.

    Ancak aşının -70 derecede tutulmasının gerekmesi nedeniyle lojistiğin zorlu olacağı kaydediliyor. Aşı, normal buzdolaplarında sadece beş gün kalabiliyor.

    Daha önce varılan anlaşmalara göre, İngiliz hükümeti AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi tarafından ortaklaşa geliştirilen 100 milyon doz aşının yanı sıra 40 milyon doz Pfizer/BioNTech aşısı ve Moderna tarafından geliştirilen 7 milyon doz aşıyı satın alacak.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Xinjiang’da istihdam durumu iyileşiyor

    Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki istihdam durumunun her geçen gün daha da iyileştiği bildirildi.

    Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi, yakın tarihte “Xinjiang’daki İstihdam Güvencesi” başlıklı bir beyaz kitap yayımladı. Beyaz kitapta, Xinjiang’ın istihdamı artırma çalışmalarını, halkın yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen en önemli proje olarak yürüttüğüne işaret edildi.

    Beyaz kitapta, mesleki eğitimin sürekli güçlendirilmesi ve istihdam kanallarının aktif bir şekilde genişletilmesiyle birlikte, bölgedeki istihdam durumunun her geçen gün daha da iyileştiği ve Xinjiang’da yaşayan vatandaşların gelir seviyesinin devamlı olarak yükseldiği ifade edildi.

    Belgede, “2014-2019 yılları arasında, Xinjiang’da toplam istihdam 11 milyon 352 bin 400’den 13 milyon 301 bin 200’ye çıktı. Bu dönemde kırsal kesimde her yıl ortalama 2 milyon 763 binden fazla kişi istihdam edildi; kentli ve kasabalıların kişi başı kullanılabilir yıllık geliri 23 bin 200 yuandan 34 bin 700 yuana, kırsal bölgelerdeki insanların kişi başı yıllık geliri ise 8 bin 724 yuandan 13 bin 100 yuana yükseldi.” ifadeleri kullanıldı.

    COVID-19 pandemisinin getirdiği olumsuz etkiler karşısında, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmak için düzenlemeler yapıldığına işaret edilen beyaz kitapta, “Haziran 2020 itibarıyla, Xinjiang’daki işletmelerin üstlendiği sosyal sigorta harcaması 7 milyar 553 milyon yuan azaldı, 552 bin 400 kişi 1 milyar 695 milyon yuan tutarında primden faydalandı, kent ve kasabalarda istihdam 339 bin 700 arttı.” ifadelerine yer verildi.

    Belgede, Xinjiang’daki işçilerin temel haklarının hukuk doğrultusunda korunduğu, bölgenin somut koşullarından hareketle “Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde İş Güvenliği Denetleme Düzenlemesi” ve “Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde İşçilerin Hak ve Çıkarlarını Koruma Düzenlemesi” gibi yerel düzenlemelerin geliştirildiği ve uygulandığı vurgulandı.

    Belgede, işçilerin eşit şekilde istihdam edilme, maaşlarını alma, dinlenme ve tatil yapma, güvenli şekilde çalışma haklarının, dini inanç özgürlüklerinin ve kendi etnik gruplarına ait dilleri kullanma gibi haklarının etkin şekilde güvence altına alındığının altı çizildi.

    Beyaz kitapta, Çin hükümetinin halk merkezli yönetim ilkesine daima bağlı kaldığı ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) girişimlerine yanıt verdiği de kaydedildi.

    Beyaz kitapta, Xinjiang’ın devletin ilgili politika ve tedbirlerini sıkı şekilde hayata geçirdiği, uluslararası işçi ve insan hakları standartlarını aktif şekilde uyguladığı, tüm etnik gruplardan vatandaşlar için işçi haklarını azami şekilde koruduğu ve bu suretle yaşama ve gelişme hakkının daha yüksek seviyede ve geniş anlamda korunması için sağlam bir temel oluşturduğu ifade edildi.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Xinjiang’da kirli su arıtma sistemi tamamlandı

    Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki tüm şehir ve ilçelerde kirli su arıtma sisteminin tamamen kurulduğu açıklandı.

    Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Konut ve Kentsel-Kırsal Kalkınma Müdürlüğü tarafından kısa süre önce yapılan açıklamada, Xinjiang’da hizmete giren kirli su arıtma tesisi sayısının 111’i bulduğu ve bu tesislerin 92'sinin arıtılan suyu tekrar kullanıma sunma standardına ulaştığı kaydedildi.

    Açıklamada, geçen yıl itibarıyla Xinjiang’daki bütün kent ve kasabalarda kirli su arıtma oranının 2017 yılına kıyasla 6,48 puan artarak yüzde 96,75’e, kirli suyun arıtılıp tekrar kullanılma oranının ise yüzde 23,5’e ulaştığına işaret edildi.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • “Çin’in dünya ekonomisine katkısı gelecek yıl üçte biri aşacak”

    Çin’in dünyanın ekonomik büyümesine katkısının gelecek yıl üçte birlik payı aşacağı bildirildi.

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından dünya ekonomisiyle ilgili hazırlanan son raporda, Çin'in bu yıl pozitif büyüme gerçekleştirecek tek büyük ekonomi olmasının beklendiği kaydedildi.

    Raporda, dünya ekonomisinin önümüzdeki yılın sonuna kadar COVID-19 pandemisinden önceki seviyeye döneceği ve Çin'in dünyanın ekonomik büyümesine katkısının gelecek yıl üçte biri aşacağı tahminleri yer aldı.

    Dünya ekonomisinin bu yıl COVID-19 salgınının etkisiyle yüzde 4,2 küçüleceğinin öngörüldüğü raporda, “Gelecekte COVID-19 aşısının kullanıma sunulmasıyla ve Çin'de ekonomik toparlanmanın giderek hızlanmasıyla birlikte, piyasa güveninin daha da artacağına ve dünya ekonomisinin daha çabuk canlanacağına inanılmaktadır. Önümüzdeki iki yıl dünya ekonomisinin büyümesi yüzde 4 civarında olacak” ifadesine yer verildi.

    Raporda ayrıca, bütün ülkelere salgından en çok etkilenen gruplara ihtiyaç duydukları desteği sağlamak için politika araçlarını aktif şekilde kullanma çağrısında bulunuldu.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Çin’den Orta Doğu’daki barış sürecine destek

    Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Zhang Jun, dün BM 75. Genel Kurulu’nda Filistin meselesi ve Orta Doğu’daki duruma ilişkin düzenlenen toplantıda Çin'in tutumunu açıkladı.

    Zhang Jun, Orta Doğu sorununun merkezinde yer alan Filistin meselesinin bölgesel barış, uluslararası adalet ve insanlık vicdanıyla ilgili olduğuna işaret etti.

    Çin’in Filistin meselesine her zaman büyük önem verdiğine dikkat çeken Zhang Jun, şöyle konuştu:

    “Cumhurbaşkanı Xi Jinping, önceki gün düzenlenen Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü toplantısına bir tebrik mesajı göndererek, Çin'in Filistin’e desteğini yineledi. Xi mesajında, Filistin halkının meşru haklarını geri kazanmak için yürüttüğü adil mücadeleye ve Filistin sorununun barışçıl çözümüne yardımcı olan bütün çabalara kesinlikle destek vereceklerini belirtti. Uluslararası toplum, İki Devletli Çözüm’de ısrar etmeli.”

    Zhang, “BM’nin ilgili kararları, ‘toprak karşılığında barış’ ilkesi ve İki Devletli Çözüm, birkaç neslin zekası ile çabalarını yansıtmakta ve Orta Doğu barış sürecinde önemli bir kilometre taşı niteliği taşımakta. Bunlar, mutlaka uygulanmalı ve yerine getirilmeli. Filistin ile İsrail, barış stratejisinde ısrar ederek, işgal edilen Filistin toprakları sorununu  BM’nin ilgili kararlarına göre bir an önce çözüp, barışçıl müzakerelerle nihai sınırı belirlemelidir ve çatışmayı şiddetlendirecek eylemlerden kaçınmalıdır” diye konuştu.

    Zhang Jun, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın önümüzdeki yılın başında bir uluslararası barış konferansı düzenleme girişimini olumlu karşıladıklarını dile getirdi. Zhang, uluslararası toplumun Filistin meselesinin çözümüne uygun koşullar yaratmak için çaba göstermesini beklediklerini ifade etti.

    Filistin’deki insani ve ekonomik duruma da değinen Zhang, “COVID-19 salgınının Filistin’e getirdiği etkilere önem verilerek, Filistin halkına salgınla mücadele ve ekonomiyi toparlama konularında yardım edilmeli” dedi.

    Zhang son olarak, Çin’in, salgınla mücadele etmesi ve halkın yaşam koşullarını iyileştirilmesi için Filistin’e gereken bütün yardımı sağlamaya devam edeceğini sözlerine ekledi. 

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Eski Fransa Cumhurbaşkanı d'Estaing COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirdi

    Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing, yeni tip koronavirüs (COVID-19) nedeniyle 94 yaşında hayatını kaybetti.

    D'Estaing'in ailesinden yapılan açıklamada, 1974 ila 1981 yıllarında cumhurbaşkanlığı görevini yürüten d'Estaing Covid-19 nedeniyle Loir-et-Cher bölgesindeki evinde yaşamını yitirdiği belirtildi.

    D'Estaing'ın Tours kentinde 17 Kasım'da kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.

    Siyasi hayatına 1956'da milletvekili olarak başlayan d'Estaing, Charles de Gaulle ve Georges Pompidou'nun cumhurbaşkanlığı dönemlerinde Finans ve Ekonomi Bakanı olarak görev yapmıştı.

    D'Estaing, 1974'te cumhurbaşkanlığı seçimlerinden zaferle çıkmış ve 1981'e kadar cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüştü.

    Valery Giscard d'Estaing, "Avrupa'yı savunan siyasetçi" olarak biliniyordu.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03