Ana Sayfa > Haberler
  • Çin dünyaya 1,2 milyar doz aşı sağladı

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, şu ana kadar 100’den fazla ülke ile bölgeye 1 milyar 200 milyon doz COVID-19 aşısı ve 150’den fazla ülke ile 14 uluslararası teşkilata salgınla mücadele malzemeleri sağladıklarını belirtti.

    Sözcü Zhao bugün Beijing’de düzenlenen olağan basın toplantısında, söz konusu yardımların, Çin’in dünya ülkeleriyle derin dostane ilişkiler içinde olduğunu ve salgına karşı işbirliği ruhu ile mücadele verdiğini gösterdiğini ifade etti.

    Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 76. BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, gelişmekte olan ülkelerin aşıya erişiminin sağlanması ve aşıların dünya çapında adil bir şekilde dağıtılması gerektiğini vurguladı.

    Sözcü Zhao, imkanı olan ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin salgınla mücadele çalışmalarına daha büyük destek sağlaması gerektiğini sözlerine ekledi.  

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Wang Yi: BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri, dünyaya güven vermeli

    Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi bugün Beijing’den video konferans yoluyla BM Güvenlik Konseyi daima üye ülkelerinin dışişleri bakanları ile BM Genel Sekreteri arasındaki görüşmeye katıldı.

    Wang Yi görüşmede, günümüz dünyasının belirsizlikler ve istikrarsızlıklarla dolu olduğuna dikkat çekti.

    Uluslararası toplumun BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden büyük beklentiler içinde olduğunun altını çizen Wang Yi, özellikle beş daimi üyenin dayanışma ve koordinasyonu güçlendirip dünyaya güven ve istikrar katmasını temenni ettiğini söyledi.

    Wang Yi, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin dünya barışını ve çok taraflılığı koruma sorumluluğunu yerine getirmeleri gerektiğini vurguladı.

    Bakan Wang, ayrıca COVID-19 salgını, terörizm, iklim değişikliği, gıda güvenliği, ekonomik gerileme gibi küresel meydan okumaların üstesinden gelmek için uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de ifade etti.     

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Çin: Japonya, radyoaktif atık suları denize boşaltmamalı

    Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya hükümetinin Fukuşima’daki radyoaktif atık suları denize boşaltma kararını tek başına almasının endişe verici olduğunu açıkladı.

    Güney Kore (Kore Cumhuriyeti) temsilcisi, 21 Eylül’de yapılan 65. Uluslararası Atom Enerji Ajansı Konferansı’nda, Japonya’nın nükleer atık suyu denize boşaltma kararını eleştirdi.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian günlük basın toplantısında yaptığı konuyla ilgili açıklamada, Güney Kore başta olmak üzere Çin, Rusya ve tüm Asya-Pasifik ülkelerinin Japonya’nın bu girişiminden endişe duyduklarını ifade etti.

    Pasifik Adaları Forumu Genel Sekreteri’nin, Japonya hükümetinin forum üyelerinin endişelerine tepki göstermediğini belirttiğine işaret eden Sözcü, Japonya’nın radyoaktif atık suları denize boşaltma çalışmalarını devam ettirme girişimini son derece sorumsuz ve kabul edilemez olarak nitelendirdi.

    Sözcü Zhao, Japonya hükümetinin yaptığı yanlışa bahane bulmak yerine denizlere vereceği ciddi zararı düşünerek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi ve somut tedbirlerle uluslararası toplumun güvenini kazanması gerektiğini kaydetti.

    Çinli Sözcü son olarak Japonya’nın atık suları ilgili ülkelerle mutabakat sağlamadan denize boşaltmaması gerektiğinin altını çizdi.

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Çin: Taiwan’ın uluslararası anlaşmalara katılması yasalara aykırıdır

    Çin Dışişleri Bakanlığı, Taiwan bölgesinin herhangi bir uluslararası anlaşmaya veya kuruluşa resmen katılmasının yasalara aykırı olduğunu ve buna kararlılıkla karşı çıktıklarını açıkladı.

    Taiwan bölgesi kısa süre önce Kapsamlı Yenilikçi Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması'nsa (CPTPP)  katılmak için resmi başvuruda bulundu.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian bugün Beijing’de düzenlenen basın toplantısında gelişmeyi değerlendirdi.

    Zhao Lijian, “Dünyada sadece bir Çin var, o da Çin Halk Cumhuriyeti’dir ve Taiwan adası, Çin’in bölünmez bir parçasıdır. Tek Çin ilkesi dünyada genel kabul gören bir kuraldır. Biz herhangi bir ülkenin Taiwan bölgesiyle resmi temaslar kurmasına ve Taiwan’ın herhangi bir anlaşmaya veya kuruluşa resmen katılmasına kararlılıkla karşı çıkıyoruz. Çin’in bu konudaki tutumu hiç değişmemiştir.” diye konuştu.

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Çin: ABD’deki insan kaçakçılığı ve zorla çalıştırmadan endişe duyuyoruz

    Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’de ciddi boyutlara ulaşan insan kaçakçılığı ve zorla çalıştırma gibi sorunlardan endişe duyduklarını açıkladı.

    BM İnsan Hakları Konseyi 48’inci Toplantısı kapsamında Çağdaş Kölecilik Sorunu Özel Raporatörüyle Diyalog yapıldı. Çok sayıda ülke, ABD’deki insan kaçakçılığı ve zorla çalıştırma sorunlarından endişe duyduklarını belirtti.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian bugün Beijing’de düzenlenen basın toplantısında, BM toplantısı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Zhao Lijian, ABD’nin geçmişte kölecilik sistemi kurup köle ticaretiyle uğraştığını ve Kızılderilileri katlettiğini hatırlatarak, ABD’nin bugün de eskisi gibi insan kaçaklığı ve zorla çalıştırmanın yoğun olarak yaşandığı bir ülke olduğunu kaydetti.

    Sözcü Zhao Lijian, “ABD derhal harekete geçerek, ilgili insan hakları antlaşmasını onaylayıp, insan kaçakçılığı ve zorla çalıştırma gibi suçlara darbe indirmeli, bu suçların mağduru olan masum kadınlarla çocukları kurtarmalı ve failleri cezalandırmalıdır. Uluslararası toplum ABD’deki insan hakları durumunu yakından takip ediyor. BM İnsan Hakları Konseyi gibi mekanizmalar bu konulara odaklanmalı ve gerekli tedbirleri almalıdır.” diye konuştu.   

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Wang Yi: G20, Afganistan’ın geleceği için yapıcı rol oynamalı

    Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, bugün G20 Afganistan konulu video konferans toplantısına katıldı.

    Wang Yi burada yaptığı açıklamada, başlıca küresel ekonomik işbirliği platformlarından biri olan G20’nin Afganistan’da barış ve gelişme sağlanmasında yapıcı rol oynaması gerektiğini söyledi. Wang Yi bu konuda alt maddelik öneride bulundu.

    Wang Yi, Afganistan’a insani yardımların acilen artırılması gerektiğine işaret ederek, ülkeye yönelik ekonomik yaptırımların da derhal durdurulması çağrısında bulundu.

    Afgan halkının kendi şartlarına göre seçtiği gelişme yoluna destek sağlanması ve ülkede kapsayıcı bir siyasi yapı teşkil edilmesi gerektiğini söyleyen Wang Yi, terörle mücadelenin acilen yoğunlaştırılması ve Afganistan’ın bir kez daha terörist güçlerin barınağı haline gelmesinin önlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Mülteci sorununa da köklü bir çözüm getirilmesinin şart olduğunu vurgulayan Wang Yi, çeşitli mekanizmaların avantajlarını devreye sokarak Afganistan’a yardımları yoğunlaştırmaları gerektiğini ifade etti.

    Bakan Wang Yi, Çin’in G20 ülkeleri dahil uluslararası toplumla birlikte ortak çaba harcayarak, Afganistan’ın daha parlak bir geleceği kucaklaşmasına yardımcı olacağını belirtti.    

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Xinjiang’dan Kırgızistan’a yardım

    Kırgızistan’ın üst düzey yetkilileri, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin gönderdiği, gıda ve salgınla mücadele malzemelerinden oluşan yardım paketini dün başkent Bişkek’te düzenlenen törenle teslim aldı.

    Çin’in Kırgızistan’daki Büyükelçisi Du Dewen törende yaptığı konuşmada, söz konusu yardım paketinin, Xinjiang’daki vatandaşların Kırgızistan halkıyla olan dostluk bağının sıkılığını gösterdiğini belirtti.

    Büyükelçi Du, Çin ve Kırgızistan’ın COVID-19 salgınıyla mücadelede birbirine yardım sağlayıp geleneksel dostluğu daha da derinleştirdiğini ifade etti.

    Kırgızistan Sağlık ve Sosyal Kalkınma Bakanı Alımkadır Beyşenaliyev, sağladığı yardımlar için Çin’e müteşekkir olduklarını söyledi.

    Beyşenaliyev, Çin’in sağladığı yardımların ülkenin salgınla mücadele çalışmalarına büyük katkı yaptığını dile getirdi.  

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • BM gelecek yıl küresel aşılanma konulu etkinlik düzenleyecek

    76. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Başkanı Abdulla Shahid, önümüzdeki yıl küresel aşılanma konulu bir üst düzey etkinlik düzenleyeceğini açıkladı.

    Abdulla Shahid dün gerçekleştirilen Küresel COVID-19 Pandemi Zirvesi’nde, BM Genel Kurulu Başkanı olarak “Küresel Aşılanma: Kuvveden Fiile” temalı bir üst düzey etkinlik organize edeceğini belirtti.

    Aşılanmanın, COVID-19 pandemisinin üstesinden gelebilmek için tek etkili yol olduğunu vurgulayan Shahid, söz konusu etkinlikle aşı dağıtımındaki dengesizliğe çözüm getirerek, herkesin aşı olmasını sağlamayı amaçladığını sözlerine ekledi.

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Biden ve Macron görüştü, Fransız büyükelçi ABD'ye geri dönecek

    ABD Başkanı Joe Biden ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bir telefon görüşmesi yaparak deniz altı sorunuyla gerilen ilişkileri görüştü.

    Biden ile Macron’un ekim ayında Avrupa'da buluşacağı açıklandı.

    Diğer yandan, Fransa, ülkeye çağrılan Washington Büyükelçisi’nin gelecek hafta ABD’ye dönmesi ve ülkedeki üst düzeyli yetkililerle yoğun mesai başlatması kararını aldı.

    Biden'ın Macron’a Avustralya, İngiltere ve ABD arasında yeni kurulan üçlü güvenlik paktı (AUKUS) konusunda tarafların daha ayrıntılı istişareler yürütebileceklerini söylediği belirtildi.

    Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, Biden'ın talebi üzerine gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, iki liderin, ABD’nin Avrupa’daki müttefiklerinin çıkarları üzerine açık müzakereler gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı konusunda fikir birliğine vardığı belirtildi.

    Açıklamada Biden’in geçen hafta Avrupa Birliği tarafından yayınlanan Hint-Pasifik stratejik belgesi de dâhil olmak üzere Fransa ve Avrupa'nın Hint-Pasifik bölgesine katılımının stratejik önemini yinelediği belirtildi.

    ABD, İngiltere ve Avustralya 15 Eylül’de “yeni bir üçlü güvenlik ortaklığı" kurulduğunu duyurmuştu. Avustralya’nın ABD ve İngiltere ile işbirliği yaparak nükleer deniz altılar inşa etme ve Fransa ile imzalanan milyarlarca dolar değerindeki anlaşmayı rafa kaldırması Paris’i öfkelendirmişti.

    Fransa, bundan dolayı Washington’daki ve Canberra’daki büyükelçilerini ülkeye çağırmıştı.  

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • Çin’in Washington Büyükelçisi Qin’den demokrasi üzerine konuşma

    Çin’in Washington Büyükelçisi Qin Gang, Carter Merkezi ve George H.W. Bush ABD-Çin İlişkileri Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen diyalog toplantısına video konferans yoluyla katılarak konuşma yaptı.

    Büyükelçi Qin Gang, 42 yıl önce Jimmy Carter ve Deng Xiaoping’in diplomatik ilişkileri kurma kararı aldıklarını, Soğuk Savaş’tan sonra ikili ilişkilerde karşı karşıya bulunulan zorluklara karşı Başkan George H.W. Bush’un temas ve diyalogla anlayış ve güveni artırmada ısrar ettiğini hatırlatarak, farklı nesillerden liderlerin ve çeşitli çevrelerin ortak çabaları sayesinde ikili ilişkilerde ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.

    Qin Gang, ABD vatandaşları arasında Çin’e dair yanlış anlayış ve algının arttığını hatırlatarak, ikili ilişkilerin demokrasi ile otoriterlik arasında bir zıtlaşma olarak tanımlanmasının bunun sebeplerinden biri olduğunu söyledi.

    Demokrasi nedir?

    Büyükelçi Qin Gang’a göre, halkın geniş kapsamlı şekilde devlet yönetimine katılma hakkına sahip olup olmaması, halkın taleplerinin karşılanıp karışılanmaması ve mutluluk hissine kavuşup kavuşmaması demokrasinin ölçüsüdür. Demokrasinin çekirdeğinde halk vardır.

    Dünyadaki farklı siyasi sistemler, devlet yönetimine uygun yetkililerin seçilmesi ve halkın refahı için çalışmalar yürütülmesini amaçlar.

    Çin, demokratik bir ülke mi?

    Çinli büyükelçi Qin Gang’a göre, Çinlilerin genlerinde demokrasi yer alıyor. Dr. Henry Kissinger, “Çin, komünizmin ve Konfüçyüsçü düşüncenin hâkim olduğu bir ülkedir” demişti. Antik Yunan dönemiyle aynı dönemde yaşayan Konfüçyüs halk merkezli düşünceyi ortaya koymuştu. Çin tarihinde imparatorlar, sıradan vatandaşlarla olan ilişkilerini su-gemi ilişkisine benzetirdi ve “Su gemiyi taşıyabilir, aynı zamanda devirebilir” uyarısında bulunurdu. 100 yıl önce ÇKP, halkın refahı için mücadele etme gayesiyle kuruldu. Bugün ÇKP, halka hizmet etmeye devam etmektedir.

    Çin’in uyguladığı halk demokrasisi tüm süreçleriyle bir demokrasidir. Çin Anayasası’na göre, her yetki halka aittir. Halkın seçme hakkı, aynı zamanda devlet yönetimine katılma yetkisi söz konusudur. Halkın yetkileri kullandığı ulusal halk meclisi ve yerel halk meclisleri, ABD Kongresi ve yerel kongre sistemine karşılık gelmektedir. Ayrıca, Çin’in siyasi danışma konferansı sistemi de bulunmaktadır. Önemli kararlar alınmadan önce halk meclisi, siyasi danışma konferansı, sivil örgütler ve sektörel örgütler ile istişarede bulunulur.

    Çin tarihten beri nitelikli personel seçimine özen gösteriyor. Bin 400 yıl önce Çin’de Keju sistemi adıyla bilinen sınavla seçme sistemi geliştirildi. Bu sınava yaş ve varlık düzeyine bakılmadan herkes katılıp devlet memuru olarak atanabiliyordu. Bu kişiler daha sonra performanslarına göre daha yüksek rütbelere getiriliyordu. Bu sistem, Batılıların memuriyet sisteminin de kaynağıdır. Çinliler bugün halâ çeşitli sınavlara katılıyor. Yetkililer, meslektaşları, toplum ve kamuoyunun denetimine tabi oluyor. ÇKP üyesi olanlar, ayrıca yasalardan daha sıkı bir disipline de bağlıdır.

    Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 16 yaşındayken ülkenin yoksul bir köyünde çiftçilik yaptı, 54 yaşındayken de ÇKP Shanghai Komitesi Sekreteri olarak atandı. Xi, farklı mevkilerde yüzlerce, yüz binlerce, milyonlarca, on milyonlarca vatandaşa hizmet etti. Bu süreçte deneyim kazanan Xi, karmaşık durumları kontrol etme ve sorunları çözme tecrübesine sahip oldu ve halkın desteğini kazandı. Bu, Çinli liderlerin yüksek oylarla hatta tam oyla seçilmesinin arkasındaki nedendir.

    Bir sistemin demokrasi olup olmadığı nasıl tespit edilir?

    Çinli büyükelçi Qin Gang, bir sistemin demokrasi olup olmadığını tespit etmek için bu sistemin halkın bütünsel çıkarlarını temsil edip etmediğine bakmak gerektiğini vurguladı. Qin Gang, “Demokrasi bir süs değildir, halkın yararına olmalıdır.” diye konuştu.

    Harvard Üniversitesi’ne bağlı John F. Kennedy Hükümet Okulu, 10 yıldır Çin’de kamuoyu yoklaması yapıyor. Çin halkının ÇKP’nin yönetiminden memnuniyet oranı her yıl yüzde 90’ın üzerinde çıkıyor.

    Bunun nedenini Qin Gang basit bir örnekle cevapladı: Bir eyaletin merkezi olan Changchun’un belediye başkanı 22 yıl önce bir iletişim hattı açtı. Yıl boyunca her gün 24 saat halkın telefonlarını cevapladı ve sorunlarını hızla çözdü. Kent sakinlerinin memnuniyet oranı daima yüzde 90’ın üzerinde korundu.

    Çin’in Washington Büyükelçisi Qin Gang, bazı kişilerin Çin’i hedef alan “demokratik ülkeler ittifakı” kurmaya çalışırken, 1,4 milyar nüfusa sahip Çin’in mutlak yoksulluğu giderdiğini ve ortak refaha doğru ilerlediğini, dünyanın 2. büyük ekonomisi olarak küresel ekonomiye yüzde 30’dan fazla katkı sağladığını, hemen hemen her Çinlinin temel sağlık ve yaşlılık sigortası bulunduğunu, dünyanın yeni enerjili araçlarının yarısının en uzun otoban şebekesine sahip Çin’de kullanıldığını belirtti.

    Ayrıca, 1 milyar Çinli internet kullanıcısı internet aracılığıyla dünyayı tanıyor, dünyayla temas kuruyor. 1,1 milyar Çinli tam aşılı durumda. Bunun yanı sıra Çin, 100’den fazla ülke ve örgüte aşı sağladı. Kuşak ve Yol inisiyatifi de ortak inşa ve paylaşım ilkeleri temelinde ilerletiliyor. Çin, insanlığın kader ortaklığı için diğer ülkelerle işbirliği içinde.

    Çin’in mükemmel olmadığını kabul eden Büyükelçi Qin Gang, zorluklar ve meydan okumalar karşısında Çin’in sosyalist demokrasi sistemini daha sağlıklı hâle getirmek, devlet yönetim sistemini modernize etmek, halkın daha güzel yaşam beklentisini karşılamak ve insanlığa daha büyük katkı yapmak için reformları derinleştirdiğinin altını çizdi.

    Qin Gang, “Diğer ülkelere hiçbir zaman sistemimizin dünyanın en iyisi olduğunu söylemedik, çünkü biliyoruz ki uygun olan en iyidir. Bir sistemin iyi olup olmaması, reklama değil, gerçek sonucuna bağlıdır. Çin ve ABD, karşı tarafı değiştirmeye çalışmamalı, zaten değiştiremez de. İki taraf, ideolojik engelleri kırıp ve sıfır toplamlı oyun ideolojisinden vazgeçip karşılıklı saygı temelinde barış içinde bir arada yaşamalıdır.” ifadelerini kullandı.

    Qin Gang, iki tarafın da Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in istediği gibi, yükümlülüklerini üstlenerek ikili ilişkileri normale döndürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    [Devamını Oku]
    2021-09-23