CRI Hakkında | Eski Versiyonumuz
Çin'in sırrı, sosyalist sisteminde yatıyor
  2012-11-04 13:40:07  cri

    ÇKP'nin teorik yayın organı Quishi dergisi, "Çin Mucizesi"nin altında yatan etkenleri tartışan yazılar yayımladı. İki etkenden bahsediliyor "sosyalist piyasa ekonomisi" ve "Çin sosyalizmi"…

    Temmuz ayında Çin'de meydana gelen doğal afetlerde 402 kişi öldü, 91 kişi de kayboldu.

    Çin Sivil İşleri Bakanlığı ve Devlet Afetlerle Mücadale Ofisi tarafından 9 Ağustos'ta açıklanan verilere göre, Temmuz'da meydana gelen afetlerden 61 milyon kişi etkilendi, 240 bini aşkın konut çöktü. Afetlerden etkilenen toplam tarla yüzölçümü, 5 milyon 185 bin hektara ulaştı. Afetler nedeniyle meydana gelen doğrudan ekonomik hasar, 85 milyar 520 milyon yuanı buldu.

    Rakamlara dikkat. Afetlerden etkilenen 61 milyon! Nerdeyse Türkiye'nin tüm nüfusu kadar.

    Afetler gerçekten büyüktü ve art arda geldi. Ancak Çin, bu büyük afetler silsilesinden alnının akıyla çıktı. Örneğin, bir rakam daha verelim. Yerel örgütler, tayfun ihtimali saptanan bir bölgeden, bir gün içinde 500 bin kişiyi tahliye ederek güvenli yerlere yerleştirdi. Evet, bir gün içinde 500 bin kişi!

    Böylece, çok daha büyük kayıplara yol açabilecek afetler, daha hafif sonuçlarla atlatıldı.

    Büyük örgütlenme gücü ve birikimi

    Çin'in sırrı, sosyalist sisteminde yatıyor. Ülkeyi yöneten Çin Komünist Patrisi, yaklaşık 10 milyon kilometrekare topraklar üzerinde kurulu kocaman ülkeyi, bir orkestra yönetir gibi yönetiyor. Özerk bölgeler dahil 31 eyalet ve dört merkezi belediyede yaşayan 56 milliyetten 1 milyar 300 milyon nüfusu da unutmamak lazım.

    Yönetimin başarısı, Çin Komünist Partisi'nin büyük örgütlenme gücünden ve birikiminden kaynaklanıyor.

    Yaklaşan Çin Komünist Partisi Ulusal Kongresi nedeniyle çıkan haberlerde dikkatimizi çekti; yerel kongrelerde yönetimlere adaylar belirlenirken, birinci sırada yer alan ölçüt, halk içinde sıkı bağları bulunmak! Örneğin belediye meclisine seçilen bir şahıs, yine bir doğal afete karşı yürütülen mücadelede gösterdiği büyük çabayla, başarısıyla övgü topluyor.

    Buraya küçük bir not düşelim; yerel yöneticilerde aranan özelliklerin ilk sıralarında ekonomik kalkınma hedefine uygun özellikler de yer alıyor. Zira Cumhurbaşkanı Hu Jintao'nun açıkladığı gibi, önümüzdeki beş yılın stratejik hedefi, nitelik değiştirmekle birlikte yine kalkınma olmaya devam edecek.

    Çin'in önde gelen ekonomistlerinden Hu Angang, bu yılın başlarında "Çin'in Yükselişi Sisteminin Üstünlüklerinde Yatıyor" başlıklı bir makale yayımlamıştı. Parti'nin teorik yayın organı Qiushi dergisinde yayımlanan yazı, programımızın başında sorduğumuz, Çin bunca zorluk altında nasıl bu kadar başarılı olabiliyor sorusuna da yanıt veriyor.

    Çin sisteminin üstünlükleri neler?

    "En önemlisi, tüm kaynaklarını harekete geçirme yeteneği"

    "İlk olarak" diyor Hu Angang, "ÇKP insanları organize etmek ve harekete geçirmek için güçlü bir kapasiteye sahiptir. En önemlisi, Çin'in, tüm kaynaklarını örgütleyip harekete geçirerek, halkın ve kalkınmanın hizmetine sokabilme yeteneğidir."

    Sistemin ikinci önemli üstünlüğü, Çin Komünist Partisi'nin halk içinde kök salması sayesinde demokratik kararlar alabilme yeteneğidir.

    Bu mekanizma, Çin'e özgü sosyalist politika sisteminin üstünlüğünün bir ürünüdür. Parti'nin kitle çizgisine dayanmaktadır; Parti uygulamadan öğrendiklerini teorileştirip tekrar uygulamaya koyar. Bu temelde, Çin merkezi hükümeti ile halk arasında etkili ve esnek bir politika üretme sistemi geliştirilmiştir.

    Çin'in önde gelen teorisyenlerinden Hu Angang, Çin sisteminin üstünlüğünü sağlayan üçüncü etkeni şöyle açıklıyor:

    "Temel ilke, halka hizmet"

    "Çin Komünist Partisi, kitle çizgisi uygulama yeteneğini, halka hizmet temel ilkesinden ve pratiğinden alır. Halkın büyük çoğunluğunun desteğini arkasına alan Parti, tüm kurumları ve yerel yönetimleri, sosyalizm yolunda; stratejik hedefler ve kalkınma hedefi doğrultusunda harekete geçirebilmektedir."

    Başarıda dördüncü etken, Çin'in reformlarda temel yaklaşım olarak benimsediği; "nehri geçmek için kendini taşların yerine koymalısın" biçiminde ifade edilebilecek stratejidir. Bu strateji, ekonomik düzenlemelerin, geri dönüp reformun kendisine hizmet etmesini sağlar.

    Hu Angang, sözlerini şöyle sürdürüyor:

    "Reformun asıl amacı; Çin sosyalizminin ilk aşamasını tamamlamak; bir başka deyişle büyük modernizasyonu gerçekleştirmektir. Kalkınmanın desteklenmesi ve istikrarın korunması, reform için ön şartlardır. Bu nedenle, reformların yoğunluğunu, kalkınmanın hızına ve istikrarın düzeyine uygun olarak belirlemek gerekir. O zaman taktik, strateji ve reform adımlarını kendiniz seçebilir ve ayarlayabilirsiniz."

    "Başarıyı piyasaya bağlamak, çok basit bir görüştür"

    Quishi dergisi, "Çin Mucizesi"nin altında yatan etkenleri tartışan makaleler yayımladı. Özellikle de 18. Ulusal Konge hazırlıklarının başladığı bir yıl öncesinden beri bu konuda bir tartışma yürütülüyor.

    İki etkenden bahsediliyor "sosyalist piyasa ekonomisi" ve "Çin sosyalizmi". "Dışa açılma olmasaydı, Çin bu büyük atılımı gerçekleştiremezdi" deniyor. Ama kimse, "Çin'e özgü sosyalizmin esas" olduğunu ret etmiyor. "Dışa açılma" da son tahlilde "Çin'e özgü sosyalizm" sayesinde başarılı olmuş bir taktiktir; bir manevradır!

    Yine Quishi dergisinde yayımlanan Xin Xiangyang imzalı bir yazıda "Uzun vadeli strateji ve kalkınma planlarının uygulanmasını, sadece Çin'in sosyalist siyasi sistemi garanti edebilir" deniyor.

    1980'lerin başında Deng Xiaoping, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'da meydana gelen köklü değişiklikler sonrasında sosyalist piyasa ekonomisinin kurulması kararına önderlik etmişti. Bu karar, özellikle son 20 yıl içinde Çin ekonomisinin hızla gelişmesini sağladı. Xin Xiangyang 21. yüzyılın ilk 20 yılı içinde de Çin'in önünde stratejik bir fırsat olduğunu; bunu en iyi biçimde kavramak ve buna uygun bir strateji uygulamak gerektiğini söylüyor.

    Önceki programlarda ele aldığımız gibi; ÇKP'de dışa açık büyüme ve kalkınma stratejisini sürdürme fikri ağırlık kazanmış dururmda. Tabii sosyalizm yolundan sapmadan!

    Guo Wanchao, "Çin Mucizesinin Sırrı" başlıklı yazısında, "Çoğu Batılı ekonomistler" diyor; "Çin'in başarılarını, ülkenin piyasa odaklı reformlarına bağlıyorlar. Bu görüş, Batılı iktisadın geleneksel mantığına uygundur. Ama bu açıklama, tabii ki çok basittir ve Çin mucizesini anlamaktan uzaktır."

    "İnsanı merkeze koyduk, yaratıcılık gelişti"

    Guo Wanchao, yazısının devamında, mucizeyi yaratan etkenlerin; mucizenin devamını da sağlama aldığını belirterek şöyle sıralıyor:

    "İlk olarak, işçi, üretici güçlerin en aktif ve en devrimci faktörüdür. Çin, insanı merkeze koyarak, insanların yaratıcılıklarını ve inisiyatiflerini geliştirmeyi güvence altına almıştır.

    "İkincisi, Çin, sosyal kaynaklarını uyumlu bir biçimde harekete geçirerek, kaynak verimliliğini maksimize eder ve maliyetleri de en aza indirir."

    Guo Wanchao, özellikle vurguluyor ki; "Bu yaklaşım, piyasa mekanizmasının neden olduğu sorunları önlemek için Çin tarafından geliştirilmiştir".

    Üçüncüsü, Çin gelişmekte olan bir teori olarak Marksizme dayanarak kendini yönlendirmiş ve yine aynı temelde; reform, kalkınma ve istikrar için sistemler ve mekanizmalar geliştirmiştir.

    Guo Wanchao, Çin'in tarihsel birikimine de dikkat çekiyor ve şöyle diyor:

    "Bu ülkenin siyasi, kültürel ve sosyal tarihinden kaynaklanan benzersiz değerleri vardır. Çin'in Batı'nın önüne geçmesinde ve Çin'e özgü en uygun modelin yaratılmasında, söz konusu temel üstünlüklerin önemli payı vardır."

    "Sosyalist hareketin önüne yeni bir model koyduk"

    Çin'e özgü sosyalizm sadece Çin ulusunun gelişmesini mi sağlıyor? Tabii ki hayır! Çin sosyalizmi, Çin ulusunu geliştirirken, aynı zamanda genel olarak insanlığın gelişimine katkı yapıyor.

    Sun Li, ÇKP'nin teorik yayın organı Qiushi dergisinde yayımlanan "Sosyalizmin Atılımı" başlıklı yazısında, "ÇKP'nin kurduğu sistemin, sosyalist teoriye ve sosyalist sisteme büyük yenilikler getirdiğini" belirtiyor. Üstelik bu sistem, "Tüm zamanların en donanımlı, en iyi oturmuş sosyalist sistemidir." Sun Li, Çin'e özgü sosyalizmin, dünya sosyalist hareketinin veya sosyalist ülkelerin önünde yeni bir yol açtığını da anlatıyor. Sözü kendisine bırakalım:

    "Çin deneyimi, sosyalist dünyaya göstermiştir ki, sosyalist ülkeler tek model peşinde koşmak yerine, sistemi kendi koşullarına göre inşa ederlerse gelişebilirler. Geçmişte sosyalistler Sovyet modelini izliyorlardı. Şimdi Çin, kendi büyük pratiğiyle onların önüne yeni bir yol, milli özellikler taşıyan yeni bir model koydu. Çağımızda sosyalist hareket, her ülkede kendi ulusal modelini kurarak, farklı deneyimler ortaya koyarak, zaferle sonuçlanacak bir atağa hazırdır."

    Çin'e özgü sosyalizm, sadece Çin'in karakterini değil aynı zamanda çağımızın pratiğini harmanlayıp, yeni bir yol, teoriler ve sosyalist sistem sunmuştur. Bu sistem, sosyalizmin, tamamen yeniden biçimlendirilmiş çağdaş bir temsilcisidir. Sosyalist hareket artık ütopik sosyalizmden kopup bilimsel sosyalizme; teorik araştırma evresinden pratiğe geçirilebilir teori aşamasına geçmiştir. Sosyalist hareketin tarihinde kaydedilen bu büyük sıçrama, Çin Komünist Partisi'nin başarısıdır.

    Wu Xinbo, "Çin bilgeliği, barışçı kalkınmaya da önderlik ediyor" diyor. Onun yazısı da Quishi'de yayımlandı. Wu Xinbo, Çin'in dış politika stratejisinin barış, işbirliği ve kalkınma temeli üzerine kurulu olduğunu anlatıyor.

    Dünya büyümesine katkısı yüzde 15

    Wang Zhenzhong ise, Çin'in DTÖ'ye girdiği 2001 yılından bu yana dünya ekonomisine yaptığı katkıları anlatıyor. Örneğin, Çin'in dış ticareti, bu dönemde Çin'de 80 milyondan fazla kişiye iş imkânı sağladı. Çin'in Dünya GSYİH büyümesine katkısı 2003 yılında yüzde 4,6 iken 2009 yılında yüzde 14,5'e yükseldi. Dünya da Çin pazarına daha fazla giriş yaptı. Çin'in emtia ithalatı yıllık ortalama yüzde 20 büyüme oranıyla, 2001 yılına göre 5 kat büyüdü.

    Son on yılda dış ticaret üzerindeki kısıtlamalar azaldı. Çin'in genel ithalat tarifeleri yüzde 15,3'ten 2010 yılına kadar 9,8'e düşürüldü. Çin aynı zamanda Çin ile diplomatik ilişkileri olan 36 en az gelişmiş ülkeden ithal edilen 4 bin 700 malın gümrük vergisini sıfıra indirdi. Böylece Çin, 2008 yılından bu yana en az gelişmiş ülkeler için en büyük ihracat pazarı haline geldi.

    17 Ağustos 2012

İlgili Haberler
Yorumunuzu Gönderin
Çin-Türkiye ilişkilerinde yeni kilometre taşı
Çin-Türkiye ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor. Türk Lirası, Çin finans dünyasına ayak bastı.
Çinli kulüpler büyük transferlerine devam ediyor

Chelsea'nin yıldız orta saha oyuncusu Oscar, 60 milyon avroya Çin'e gelmeye hazırlanıyor. Peki Çinli kulüpler yabancı futbolcular için ne kadar para ödüyor? Bu sorunun cevabı ve haftanın ekonomi gündemine genel bir bakış için Ekodiyalog'a kulak verin.

Diğerler>>
Çin'de 2016'da neler konuşuldu? (1) (Çin Mahallesi)
Çin'de 2016 yılında gündemde neler vardı? Çinlilerin en çok dikkatini çeken gelişmeler nelerdi? Çin Mahallesi'nin sakinleri, 2016'yı nasıl geçirdi?
Çin'in 5. büyük icadı 24 Sezon nedir? (Çin Mahallesi)
Çinlilerin günlük hayatına yön veren bir takvim sistemi olan 24 Sezon'a kâğıt, pusula, matbaa ve baruttan sonra Çin'in 5. büyük icadı diyenler de var. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan 24 Sezon, bir kez daha gündemde.
Diğer>>
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (07-01-2015)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (19-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (05-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (08-10-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (24-09-2014)
Diğer>>
Anket
Soru-Yanıt
  • Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Çin'in gücü ortaya kondu

  • Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 31 Mart-1 Nisan günlerinde ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen ve dünyanın odaklandığı Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katıldı.
    Diğer>>
    İzleyici Postası
  • Koyun yılınız kutlu olsun (Pınar Koçak)

  • Koyun Yılının en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması dileğiyle...
  • Çin kadınlarına (Ali Güler)

  • Düşlerimde gelir bir güzel bana, alır götürür beni uzak bir diyara...

    Diğer>>
    Linkler
    © China Radio International.CRI. All Rights Reserved.
    16A Shijingshan Road, Beijing, China