xinjiang20140903
|

Kırgızların yemek gelenekleri sürdürdükleri tam veya yarı göçebe hayatına sıkı şekilde bağlıdır. Kırgızlar, günlük yaşamlarında en çok et ve sütlü ürünleri tüketirler. Et ve sütlü ürünlere ek olarak da buğday, Tibet arpası ve sebze de yenir. Kırgızlar, yaz ve sonbahar günlerinde taze süt, peynir ve tereyağı ile et ve undan yapılan yemekleri, kış ve ilkbahar günlerinde ise et, peynir ve tereyağı ile undan yapılan yemekleri yerler. Sütlü çay, at etiyle at bağırsaklarından yapılan yemekler ise Kırgızların dört mevsimde en sevdikleri yemekler arasındadır. Bunun yanı sıra, at sütü Kırgızların konukları ağırlamak için sofraya getirdikleri en değerli içki olarak kabul edilir.
Barınma geleneklerine gelince, Kırgızlar beyaz renkli keçeden yapılan çadırlarda oturmayı tercih ederler. Kırgızca'da "boziwuyi" denen bu tür çadırların beyaz olması, beyaza verdikleri önemi gösterir. Kırgızlar, kış günlerini geçirdikleri bozkırlarda ahşap ev inşa ederler. Evlerin iç duvarları, hafif işlenmiş büyük çam odunlarının yığılmasıyla kurulur. Bu evler kare veya dikdörtgen şeklindedir. Tarım ve yarı tarım ile geçinen ve yarı göçebe-yarı tarım yaşamı süren Kırgızlar ise topraktan yapılan evlerde otururlar. Duvarları kalın ve sağlam olan bu evler, kış günlerinde sıcak, yaz günlerinde ise serin olur.
Günlük Yaşam Gelenekleri
Kırgızlar, çocuk doğurmaya "turret" derler. Kırgızlar, hamile kadınlar doğururken, aile nüfusundaki artışı kutlamak için tören düzenler. Törenlerin katılımcıları arasında genellikle deneyimli yaşlı kadınlar, kalabalık ailelerin kadınları ve ebeler bulunur. Bebek dünyaya geldiğinde, ebe bebeğin göbek bağını keser, bebeği yıkar ve kızıl dokumaya sarar. Daha sonra oda dışarısında bekleyen erkeklere müjde verilir. Müjdeyi duyan bebeğin büyükbabası ve babası, ata binerek komşularıyla yakın dostları ve akrabalarına haber vermek için yola düşerler. Öte yandan, kapıya kızıl dokuma asılır. Bu dokuma erkeklerin içeriye serbestçe girmesinin yasak olduğu anlamına gelir.
Beşik Töreni, Kırgızların önemli geleneklerinden biridir. Bu tören, genellikle çocuğun doğmasının 7. veya 9. gününde yapılır. Törende öncelikle bebeğin büyükannesi veya annesi yıkanmış ve yepyeni giysiler içindeki bebeği konuklara gösterir. Bir yaşlı kadın tüm konuklar adına kutlama konuşması yapar. Daha sonra bebek konukların önünde içi düzenli şekilde döşenmiş beşiğe konur. Yaşlı kadın bebeğin yüksek sesle ağlamasını sağlamak için burnunu hafifçe sıkar. Bu hareket, bebeğin sağlıklı olduğunu göstermeyi amaçlar.
Kırgızlar, bebek bir aylık olduktan sonra da tören düzenler. Tören, bebeğin doğumunun 40. gününde yapılır. Törende, bebeğin doğduktan hemen sonra giydiği elbiseler çıkarılır ve bebeğe çiçek desenli 40 parça dokumadan oluşan elbise giydirilir. Daha sonra, önce bir altın bilezik veya yüzük su dolu bir ahşap leğene, daha sonra da bebek o leğene konur. Bebeğin yıkanması tamamlandığında, odanın tam ortasında bulunan sofrada koyun yağından yapılmış 40 mum yakılır. Bebek de mum alevleri üstünde 40 kez sallanır. Konuklar bu sırada, 40 peyniri yeni bir çanağa doldurur, daha sonra da bu çanağı bebeğin önüne koyarlar. Törenin bitiminde leğene suyu ilk koyan kadın bebeğin doğduğunda kapıya asılan kızıl dokumayı ve tüyleri indirir.
Kırgızlar arasında bir yaşını dolduran bebek için de tören düzenleme geleneği vardır. 12 çocuk konuğun davet edildiği törende, koyun veya tay etinden yapılan yemekler ikram edilir. Törende öncelikle sofraya yemekler konur, konukların oturmaları tamamlandığında, ev sahibi sofranın ortasında bir mum yakar ve bebeğin mumu üfleyerek söndürmesini ister. Daha sonra ev sahibi bebeğe 12 kaşık dana sütü verir. Bu hareket, bebeğin yaşamında 12 ayın geçtiğini simgeler. Ziyafetin başlamasıyla birlikte, 12 çocuk konuğun her biri bebeğe bir parça peynir ve bir hediye verir. Törene katılan yaşlılar ise tepside bulunan etlerden 12 parça keser ve bebeğe yedirir. Ziyafetin bitmesinin ardından çocuklar çeşitli oyunlar oynarlar.
Beş veya yedi yaşını dolduran Kırgız kız çocuklar için de kulağa küpe deliği açma töreni düzenlenir. Törene yalnızca kadınlarla kız çocukların katılır. Öte yandan, beş veya yedi yaşını dolduran Kırgız erkek çocuklar için sünnet töreni yapılır. Sünnet, Kırgız erkeklerin yaşamında evlilikten sonraki ikinci büyük olay olarak kabul edilir. Sünnet için büyük bir tören düzenlenir ve konuklar törende sünnet olan çocuğu kutlarlar.
Beş yaşını dolduran Kırgız çocuklara tek başına ata binmeleri öğretilir. Çocukların ilk kez ata binmesi törenle kutlanır. Çocuğun ailesi, 2-3 yaşlarında tay bulur ve taya yeni gem, eyer, üzengi ve kırbaç gibi aletler takar. Tayın başı kırmızı renkli ipekten kumaş, kızıl püskül ve kızıl çiçeklerle süslenir. Tayın süslenmesi tamamlandığında, çocuğun babası, çocuğun ata binmesine yardım eder ve tayla bir tur atarlar, daha sonra yuları bırakır. Taya binen çocuk, 5-7 çocuk konuğun eşliğinde yavaşça 5-7 tur daha atar.
Cenaze Töreni
Çin'in kuzeydoğusundaki Helongjiang eyaleti ve Xinjiang'a bağlı Taçen ilçesinde yaşayan Kırgızlar hariç olmak üzere, Çin'de yaşayan Kırgızlar İslami cenaze geleneklerine uyarlar. Cenaze töreninde iki kural uygulanır. Biri, cesedin tabut kullanmadan defnedilmesi, diğeri ise cesedin 3 gün içinde defnedilmesi. Bunun yanı sıra cesedin yıkanması ve elbise giydirilmesi gibi gelenekler vardır. Cesedin gömülmesinden sonra üçüncü, yedinci, kırkıncı günde ve birinci yıldönümü dolayısıyla dört kez ibadet yapılır.