xinjiang2014073
|

Bu tempolu eseri seslendiren isim, Xinjiang Üretim ve Yapılandırma Birliği'nden kıdemli Bölük Komutanı Hu Youcai...
Hu'nun anlattığı gibi, 1950'li ve 1960'lı yıllarda, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'ndan 10 bin er ve subay, Xinjiang'a giderek, bir yandan sınırı korumak diğer yandan da çorak toprakları tarıma açmakla görevlendirildi.
60 yıl önce "yerel halkın tarlalarını ele geçirmeden, Gobi Çölü'nde bahçe kuralım" sloganı atılmıştı.
Silahlarını saklayan 10 bin er ve subay, "üretim ve yapılandırma silahlarını" ellerine alarak, Gobi Çölü'nü yeşillendirdi, sınır bölgelerinde güzel bahçeler kurdu.
85 yaşındaki asker Lu Zhengou, Zhuang etnik grubuna mensup bir vatandaş. Lu, onlarca yıl önceki üretim ve yapılandırma çalışmalarını hatırlıyor ve şunları söylüyor:
"Xinjiang'a yeni geldiğimizde, Gobi Çölü'ndeki kısır toprakları tarıma açma çalışmaları epey çetin, koşullar da çok kötüydü. Gobi Çölü'nde kurtlar, yaban domuzları, tilkiler ve yaban koyunları vardı, her gün bu hayvanlarla mücadele etmemiz lazımdı. O günlerde yaşamımızı sürdürmek için elimizden geleni yapmamız gerekirdi, yoksa hayatta bile kalamazdık."
"Yazın nehir suyu, kışın da kar sularını içerdik"
Yaşlı Lu, bölgedeki 60 yıllık yaşamlarında acı ve tatlı anlar bulunduğunu söylüyor. Muhabirimize, 60 yıl önce Xinjiang'da koşulların her bakımdan çok kötü olduğunu aktaran Lu, Gobi Çölü'nü tarıma açmanın, iç kesimlerde tarımla uğraşmanın 10 bin misli zor olduğunu ifade ediyor.
Gobi Çölü'nde yaz aylarında hava sıcaklığının 43 dereceye ulaştığına, kış aylarında ise sıfırın altında 42 dereceye kadar düştüğüne işaret eden Lu, askerlerin yazın musluk suyu yerine nehir sularını, kış aylarında ise kar sularını içtiklerini söylüyor.
Bu kadar kötü koşullara atılmaktan çekinmeyen kıdemli askerlerin güzel anıları da var elbette. Lu, mutlu hatıralarını gözleri parlayarak, keyifle anlatıyor:
"O zamanlarda günlerimiz çok zor geçerdi. Tarlaların başında yatar, her gün 10 saatten fazla çalışırdık. Pazar günümüz yoktu. Buna rağmen, her yemekten sonra leğenlerimizi davul gibi kullanıp bir yandan şarkı söyler, bir yandan da dans ederdik. Gösteriler yapar, kendimizi eğlendirirdik."
"Bu kadar hızlı gelişmeyi beklemiyorduk"
Xinjiang Üretim ve Yapılandırma Birliği'nden kıdemli askerler, tarla işlerini gece gündüz demeden yürütürlerdi. Onlar için haftasonu tatili yoktu. Yalnızca yağmurlu günlerde dinlenebilirlerdi.
Çok zor koşullar altında çalışan askerler, ülkenin inşasına destek vermek için kabaca işlenmiş tahılları kendilerine bırakır, ince işlenmiş tahılları ise devlete bağışlarlardı.
Burada görevli askerlerin maaşı da yoktu. Zorluklardan ve yorulmaktan çekinmemiş, kendilerini vazifelerini eksiksizce yerine getirmeye adamışlardı.
"O günlerde, güzel yarınları hayal ederdik: Gelecekte evlerimiz ve elektriğimiz olacaktı, televizyon seyredebilecektik; lokantalarda yemek yiyebilecek ve bisiklet sahibi olacaktık. Bunları düşündüğümüzde çok mutlu olurduk. Şimdi koşullar çok düzeltildi. Bu kadar hızlı bir gelişmeyi hiç düşünmemiştik. Özellikle reform ve dışa açılma siyasetinin uygulanmasından sonra çocuklarım artık ev sahibi oldular. Aynı binada oturuyoruz, büyük ve mutlu bir ailemiz var diyebiliriz."
60 yıllık aşk hikâyesi…
Tabii ki bu zor günlere dair güzel anılar da var. Bay Lu, birlikteki üçüncü senesi olan 1952 yılında, daha sonra eşi olacak Song Yulan'ın da birliğe geldiğini söylüyor. Lu, eşi Song ile tanışma anını hatırlarken, yüzündeki tatlı tebessümü gizleyemiyor.
Bir gün Lu, meydanda kadın askerlere yangko adı verilen popüler bir halk dansını öğretiyormuş. Lu'ya ilk bakışta âşık olan Song, dans esnasında gözlerini ondan alamıyormuş. Bu yüzden, arada sırada Lu'nun ayaklarına basıyormuş. Lu, dans adımlarını takip edemeyen Song'u eleştirse de, genç kadın ona hiç kızmamış. Daha sonra Song, resmî bir gösteri öncesinde Lu'dan kendisine makyaj yapmasını rica etmiş. Lu da bu isteği titizlikle yerine getirmiş. İki genç, zamanla birbirini sevmeye başlamış ve daha sonra hayatlarını birleştirmiş.
Lu ve eşi Song, el ele yarım asırdan fazla bir süre geçirdi. Kız torunları Lü Yijing, anneanne ve dedesinin evliliklerine hayranlık duyduğunu söylüyor:
"Anneannem ve dedem, birbirini çok seviyor. Birlikte geçirdikleri yaklaşık 60 yıl boyunca hem zorlu hem de mutlu günler yaşadılar. Şimdi, karı koca sık sık el ele pazara giderek sebze meyve alıyorlar. Tatlı günler geçiriyorlar."
Evliliklerinin üzerinden neredeyse 60 yıl geçti. Lu ve eşi, şu an dört kuşağın bir arada yaşadığı 15 kişilik büyük bir aileye sahip.
Lu ailesi gibi sayısız ailenin bu topraklarda kuşaklar boyu çalışması sayesinde bölgede büyük değişiklikler meydana geldi ve Çin'in kuzeybatısında yaşayan farklı etnik gruplar bugün de yaşamlarını mutlu bir şekilde sürdürüyor.