
1905 yılından 1920 yılına kadar, Çin toplumunda önemli bir dönüşüm meydana geldi: Çin'in en son bir hanedan olan Qing Hanedanı, tarihe yazıldı, dolayısıyla Çin yeni bir çağa girildi. Kundakta bulunan Çin sineması da, bütün yeni doğan bebekler gibi, bilinçsiz olarak birkaç ilk yarattı: İlk film "Dingjunshan Dağı", İlk Film Oyuncusu Tan Xingpei, İlk hikaye filmi "Nan Fu Nan Qi" (Sıkıntı Çeken Karı-Koca), İlk Sinema Evi "Hong Kou Hareketli Gölge Tiyatrosu", İlk Film Şirketi "Asya Film Tiyatrosu" ...... Aralarından geçen 15 yıl içinde Çin sinemasında filmlerin bilinçsiz olarak yokluktan çıkıp varlık haline girerek yerkürenin batısından doğusuna yayılması, yerel opera bahçesinden sinema evine, belgesel şeklinden hikayeli haline dönüşmesi tamamlandı. En önemli bir şey şu ki, sinema, yeni bir şeyden Çinlilerin günlük yaşamındaki bir eğlence çeşidi haline geldi. Film izlemek bir tür moda oldu.
1905 yılında ilk Çin filmi "Dingjunshan Dağı", Beijing'deki Feng Tai Fotoğrafhanesi'nde dünyaya geldi. Ünlü Beijing Operası oyuncusu Tan Xinpei, kamera önünde Pekin Operası'ndan kendisinin becerdiği birkaç parçasını gösterdi. Çekilen bu film, hemen sonra Beijing'nin en işlek yeri olan Qian Men bölgesinde bulunan "Daguanlou" adlı bir tiyatroda gösterildi ve onbinlerce izleyiciyi çekti.
Sonraki insanların "Dingjunshan Dağı" adlı filmi nasıl değerlendirmelerini bir kenara bırakarak, öncelikle "Dingjunshan Dağı"nın Çin sinemasına onurlu bir başlangıç sağladığını söyleyebiliriz.
Ancak Çin sineması'nın başlangıcı, doğum günüyla ilgisi olmasından kaçınılamazdı. Beijing Operası üstadı Tan Xinpei'nin 60. doğum günü 1905 yılına rastlamıştı. Beijing Feng Tai Fotoğrafhanesi'nin patronu Ren Qingtai bu arada, aniden Çinlilerin kendi filmini çekme esintisi aldı.