nab20130710
|

Muhabirimiz, Weishan ilçesinin merkezinden ayrılarak, 30 kilometrelik bir yolculuk sonrasında Donglianhua köyüne vardı. Köye henüz girmeden önce, düzenli bir şekilde dizili kırmızı duvarlı evleri ve iki yanı ağaçlarla dolu sokakları gören muhabirimizin kulağına da sesler geliyordu. Muhabirimiz, yaklaştıkça dua olduğu anlaşılan sesin nereden geldiğini ararken, bir camiye ulaştı.
Hui köylüler, camiden çıkıyorlar. Zhang Huijun, bir Müslüman olarak camiye gidip namaz kılmanın, onun için her gün bir zorunluluk olduğuna dikkat çekiyor. Zhang, bu konuda şunları söylüyor:
"Köy sakinlerimiz, her gün beş vakit namaz kılıyor. Bazen evde, bazen ise camide namazımızı kılıyoruz."
Köy tarihi hakkında epey bilgi sahibi olan Zhang Huijun, muhabirimize köyün tarihini şöyle anlatıyor:
"Köyümüzde 286 aileden toplam bin 100 kişi yaşıyor. Köyümüzün tarihi, ta Yuan hanedanı dönemine uzanıyor. O dönemde, Hui ordusunun Yunnan eyaletini ele geçirmesinden sonra, bazı askerler köyümüze yerleşmiş."
Köydeki çoğu bina, çok eski tarihlerde yapılmış. Köyde, en fazla tek katlı binalara rastlanıyor. Bunun dışında, iki veya üç katlı binalar da bulunuyor. Tamamıyla Çin üslubunda inşa edilmiş bu binaların kapı ve pencerelerinde Arapça yazılar da görülüyor. Bu yazılar, ev sahiplerinin Müslüman olduklarını gösteriyor.
Donglianhua köyü sakinleri, daha önceleri kervan ticaretiyle uğraşıyordu. Köy, tarihte Yunnan eyaleti ile çevre eyaletler arasında önemli bir ulaşım merkeziydi. Ticaret konusunda çok becerikli olan Huiler, kervanlar oluşturarak ticaret yapıyordu. Bu işten para kazananlar ise daha sonra köyde binalar inşa etmeye başladı.
İslamî geleneğin burada nesilden nesile aktarıldığına işaret eden Zhang, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Hacca gitmek, her Müslüman'ın rüyasıdır. 1920'li yıllarda, burada henüz uçak ve tren yokken, köyümüzden dört kişi at üstünde hacca gitti. Bu, sadece ilçemizde değil, ilimizde bile daha evvel görülmemişti."
O dönemde hacca giden köylüler, köylerinden hareket ederek, at üzerinde Myanmar'a varmış, daha sonra da gemiyle Hindistan'dan geçerek Mekke'ye ulaşmıştı. Köylülerin Mekke'ye kutsal yolculukları genelde altı ay sürüyordu.
Günümüzde, Donglianhua köyündeki Müslümanlar, Mekke'ye gitmeyi yine çok istiyorlar. Bu yolculuk, artık o kadar da zor değil. 70 yaşındaki köy sakini Zhang, muhabirimize bu konuda şunları söylüyor:
"2011 yılında ailemle beraber hacca gittik. Bu hayattaki en büyük rüyamdı. Mekke'de 24 gün kaldım. Çin ile Mekke arasındaki mesafe, uçakla 10 saatten daha fazla vakit alıyor."
Artık akşam oldu. Köyün camisinden, cemaatin sesleri yine gelmeye başladı. Hacı Zhang, muhabirimizle vedalaşarak, namazını kılmak üzere camiye giriyor.