
2001'de kurulan Bo'ao Asya Forumu, bölgesel ekonomik bütünleşme sürecini hızlandırarak Asya ülkelerinin gelişme hedeflerini gerçekleştirmesine hizmet etmeyi amaçlıyor. Bo'ao Asya Forumu'nun, küresel ekonominin yavaş olarak canlandığı, ancak canlanmanın henüz sağlam bir zemine oturmadığı bir dönemde yapılan bu son yıllık toplantısında, krizden kurtulmanın yanı sıra, ekonomi, toplum ve çevrenin uyumlu gelişmesi konuları en çok ilgi çeken konulardan bazıları oldu.
Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Xi Jinping, yıllık toplantının açılışında yaptığı konuşmada, reform ve dışa açılma politikasının uygulandığı son 30 yılı aşkın sürede Çin ekonomisinin ortalama olarak yıllık yüzde 9.8 oranında hızlı bir büyüme gerçekleştirdiğini, ancak çevre ve kaynakların büyümeyi engelleyen unsurlar olarak her geçen gün daha fazla öne çıktığını anlattı. Bu nedenle büyüme modelini değiştirip büyümenin kalitesini ve verimliliğini artırmanın ve böylece çevreyle dost ve sürdürülebilir bir gelişmeyi gerçekleştirmenin, Çin için önemli ihtiyaç haline geldiğine işaret eden Xi Jinping, şöyle konuştu:
"Çin, 21. Yüzyıl Gündemi'ni onaylayan ve Enerji Tasarrufu ve Kirlilik Boşaltımının Azaltılmasına İlişkin Kapsamlı Plan ile İklim Değişikliğiyle Mücadele Ulusal Planı'nı hazırlayan ilk gelişmekte olan ülkedir. Son dört yılda Çin'in enerji tüketimi yüzde 14.38, kimyasal oksijen ihtiyacı yüzde 9.66 ve sülfürdioksit boşaltımı da yüzde 13.14 oranında düştü. Bu da 900 milyon ton karbondioksit boşaltımının önlendiği anlamına geliyor."
2007 yılından itibaren geri kalmış teknolojiyi terketme sürecini hızlandırmaya başladıklarını kaydeden Xi Jinping, ciddi kirlilik yaratan küçük termik santralleri ve küçük kömür ocakları ile demir-çelik, çimento, kağıt, kimya ve boyama fabrikalarının önemli bir kısmını kapattıklarını söyledi. Aynı zamanda temiz enerji türlerini var güçle geliştirdiklerine işaret eden Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Xi, Çin'in hidroelektrik ve nükleer elektrik santralleriyle, güneş enerjisine dayalı ısıtıcı ve elektrik üretiminin toplam kapasiteleri alanında dünyada ilk sırada yer aldığına dikkat çekti.
Küresel iklim değişikliğiyle mücadele ederek buna uyum sağlama yetkinliğinin artırılması konusunda etkin ve ciddi bir tutum izlediklerini belirten Xi, karbondioksit boşaltımını 2020 yılında 2005 yılına göre yüzde 40-45 oranında düşürmeyi hedeflediklerini kaydetti. Önümüzdeki beş yılda 620 milyon ton standart kömür değerinde enerji tasarrufu gerçekleştirerek, 1 milyar 500 milyon ton karbondioksit boşaltımını önleyeceklerini anlatan Xi Jinping, büyüme modelini değiştirerek ekonomik yapısal düzenlemeleri gerçekleştirmek yönünde attıkları bu somut adımların, Asya'da ve tüm dünyada verilen iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına yapılan önemli bir katkı olacağının altını çizdi. Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İklim değişikliğiyle mücadelenin, bütün ülkelerin ortak çıkarlarını ilgilendirdiği ve yerkürenin güvenliğinden bütün ülkelerin sorumlu olduğu görüşündeyiz. Orta halli refah toplum inşası için kritik, sanayileşme ve şehirleşme sürecinin hızlandırılması için ise önemli bir aşamada bulunan Çin, ekonomiyi geliştirerek vatandaşların yaşam düzeyini artırma göreviyle karşı karşıya bulunmaktadır. Buna rağmen Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 'ortak, ancak farklılıkları da gözeten sorumluluklar' ilkesi doğrultusunda küresel iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarına azami kararlılık ve en etkin bir tavırla katılacağız."
Asya ülkelerinin, kıtada sürdürülebilir gelişmeyi el ele vererek hayata geçirmesi çağrısında bulunan Xi Jinping, şunları söyledi:
"İşbirliğini kararlılıkla sürdürerek karşılıklı yarar ve ortak kazanç elde etmek, Asya ülkelerinin sürdürülebilir gelişmeyi gerçekleştirmesi için bir zorunluluktur. Küresel finans krizi, iklim değişikliği ve enerji ile kaynak güvenliği konusundaki ciddi sorunları hiç bir ülke tek başına çözemeyecektir. Makro ekonomi politika alanında eşgüdümü pekiştirerek, başta enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımının azaltılması, çevre koruma ve yeni enerji türlerinin değerlendirilmesi olmak üzere yeni sektörlerdeki uluslararası işbirliğini yoğunlaştırarak Asya'da ve tüm dünyada sürdürülebilir gelişmeyi ortaklaşa olarak gerçekleştirmeliyiz."