CRI Hakkında | Eski Versiyonumuz
"Çin-Türkiye: Diplomatik ilişkinin 40 yılı" (II)
Çin ile Türkiye arasındaki Ticari İpek Yolu'nun canlandırılması için çabalar
  2011-05-17 15:45:43  cri

    "Çin-Türkiye: Diplomatik İlişkinin 40 Yılı" adlı bilgi yarışmasının ikinci bölümününde iki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkilerde kaydedilen ilerlemeler hakkında bazı bilgiler sunacağız.

    Programa başlamadan önce bu bölümle ilgili iki soruyu soralım:

    İlk sorumuz şöyle: Çin Başbakanı Wen Jiabao'nun Türkiye ziyareti sırasında iki ülke arasındaki ticaretle ilgili nasıl bir hedef ortaya kondu?

    İkinci sorumuz da şöyle:Çin ile Türkiye arasında en büyük ekonomik işbirliği projesi hangisidir?

    Soruların yanıtlarını bu programımızda kolayca bulabilirsiniz. Yanıtları gönderin, ödülleri kazanın.

    Çin Ticaret Bakanı Chen Deming, "Sabah" ve "Cumhuriyet" gazetelerinde 7 Ocak 2010'da yayınlanan "Çin-Türkiye ekonomik ve ticari işbirliği geniş ufka sahip" başlıklı yazısında, Çin ile Türkiye arasındaki geleneksel dostluğun çok eskilere dayandığına işaret etti. Chen yazısında, iki ülke arasındaki dostluğun binlerce yıl önce iki ülkeyi birbirine bağlayan tarihi İpek Yolu'ndan başladığını ve şimdi Topkapı Sarayı'nda sergilenen on binden fazla Çin porselenin bu döneme tanıklık ettiğini belirtti.

    Çinli bakanın da dediği gibi, iki ülke arasında mal değişimini sağlayan tarihi İpek Yolu, karşıklı anlayışı da arttırdı. Bin yıl sonra ticaret yine, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde son derece büyük önem taşıyor. Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasından beri, özellikle 21.yüzyıla girildikten sonra, iki taraf arasındaki ekonomik işbirliği gün geçtikçe yoğunlaşıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2000 yılında ilk defa 1 miyar doları aşırken, 2008 yılında 12.5 milyar dolara yükseldi. Yani artış, sekiz yılda 12 kat oldu. Küresel finans krizinin etkisine rağmen, ikili ticari ilişkilerdeki güçlü gelişme eğilimi korunuyor. 2010 yılında ikili ticaretin hacmi 19.5 milyar dolara ulaştı. Türkiye tarafından yapılan istatistiklere göre, Çin Türkiye'nin üçüncü büyük işbirliği ortağı haline geldi. Hızla gelişen ticaret ilişkisi, ikili ilişkilerin istikrarlı ilerlemesiyle ile halklar arasında karşılıklı anlayışın arttırılmasına da madi zemin hazırladı.

    Tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması, Türkiye tarafından da olumlu karşılandı. Türkiye Devlet Bakanı Zafer Çağlayan konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    "Tarihi İpek Yolu'nu canlandırmak, Çin ile Türkiye'nin elinde olan bir hadise. Çünkü Allah öyle bir coğrafya vermiş ki, Çin Asya'nın en doğusunda, Türkiye Asya'nın en batısında, biz de diyoruz ki gelin Doğu ile Batı'yı birleştirelim. Bunu yaparken tabiki lojistik ve ulaşım alt yapısını tesis etmek durumundayız."

    Tarihi İpek Yolu'ndan söz edilince insanların zihninde önce çölde mal taşıyan deve kervanları canlanıyor. Bir yazar şu satırları yazıyor: "Önümden geçen deve kervanını gördüm ve kervanın içinde bir o yana, bir bu yana koşuşturup duran, gülücükler saçan çocuğu... İpek Yolu, 7 bin kilometrelik bir yol. O çocuk, 2 bin yıl öncesinin imkânsızlıklarına rağmen bu zorlu yolculuğu atlatırsa kaç yaş birden yaşlanacaktı. Olur da hastalıkları, yırtıcı hayvanları yener ve büyürse, o da aile kuracak ve onun çocukları da aynı kervanda sağa sola koşacaktı." Bu sözler, İpek Yolu'ndaki uzun ve zor yolculuğu betimliyor. Evet, tarihte deve kervanları İpek Yolu'nda gidip-gelen ulaşım aracıydı. Uzun ve zorlu yol, iki ucundaki Çin ve Türkiye halkları arasındaki mesafeyi ve yabancılığı daha da arttırıyordu.

    Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle hava yolu ulaşımı, zamanı ve mesafeleri kısalttı. Türkiye ile Çin arasında ilk uçak seferlerinin başladığı 1999 yılından beri geçen 12 yılda, iki ülke arasındaki uçak seferi 1'den 4'e yükseldi, her hafta hizmet veren uçak sayısı 7'den 25-30'e çıktı. Uçak seferlerinin daha da artması bekleniyor.

    Uçak seferlerinin başlaması ve sürekli artması, iki ülke arasındaki personel iletişimi ve ticari işbirliğinin yoğunlaşmasına da büyük katkı yapıyor.Türkiye'nin Çin'deki Ticaret Müşaviri Ender Öncü bu konuda şöyle bir değerlendirme yaptı:

"Doğrudan uçak seferlerinin başlatılması her zaman beraberinde --işadamları, turist, kargo, yani genel olarak-- tüm ticari ve ekonomik ilişkilerde güçlü bir artışı getirir."

    Uçak seferlerinin başlamasıyla birlikte iki ülke arasında demiryolu inşasıyla ilgili görüşmeler de sürülüyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Eylül 2009'da Çin'e yaptığı ziyaret sırasında verdiği demeçte, Çin'den Türkiye'ye uzanacak demiryolu kuşağına büyük önem verdiklerini ve Çinli liderlerle Urumçi'den Meşhed'e uzanacak ve klasik İpek Yolu'nu demiryolu haline dönüştürecek projeyi ele aldıklarını belirtti.

    İpek ve porselen, tarihi İpek Yolu'nda taşınan en önemli mallardı. Osmanlı imparatorunun, Çinli imparatorunca hediye edilen güzel porselenleri alınca duyduğu büyük memnuniyeti bir düşünelim... İki ülke arasında bugün sürdürülen ticaretteki mal çeşidi bolluğu imparatorları kesinlikle çok şaşırtırdı..

    İkili ticaret hacminin artmasıyla birlikte, iki ülke arasındaki ticarette belli bir dengesizlik de görülüyor. Çin Ticaret Bakanı Chen Deming konuyla ilgili olarak Çin'in tutumunu şöyle açıkladı:

    "Çin ve Türkiye'nin ticari ve ekonomik yapılarının farklı olması, Türkiye tarafından transit ticareti yapılması nedenleriyle ticari dengesizlik ve açık belli bir dönem sürücek. Fakat Çin'in ticaret fazlası peşinde koşmuyor. Çin daha fazla Türk malı almak istiyor ve ticarette denge sağlamaya çalışıyor."

    İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin sağlıklı olarak gelişmesini sağlamak için iki taraf da büyük çaba harcıyor. Türkiye'nin Çin'deki Ticaret Müşaviri Ender Öncü Türkiye'nin bu konuda harcadığı çabaları şöyle anlattı:  

    "Türkiye sadece Çin'in belli bölgeleriyle değil, bütün bölgeleriyle, bütün eyaletleriyle ticari ve ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Bunun için, eyaletler bazında yeni bir strateji geliştirdi ve bu strateji yavaş yavaş uygulamaya konuyor. İç Moğolistan bölgesinden tutun, Guangdong eyaletine kadar, Beijing, Shanghai, Tianjin'den tutun, Urumçi'ye kadar, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ne kadar bütün eyaletler Türkiye'nin hedefi. İkincisi, bu eyaletler, hedefinde Türkiye belirli söktörlerde yoğunlaşmaya çalışıyor. Yoğunlaşmaya çalıştığı söktörler kendi kapasitesi ve yeteneklerine uygun söktörler. Bu sektörlere yönelik olarak düzenlenen her türlü ticari faaliyetlere takılım sağlanmaya çalışılıyor veya kendi ticari faaliyetlerini üretiyor. Daha spesifik, daha somut konuşmak gerekirse, fuarlar, sergiler, işadamları heyetleri, teknik heyetler ziyaretler yapmaya çalışıyor. Üçüncüsü, Çin devletinin ilgili bakanlık ve kurumlarıyla beraber hareket ederek tüccarları, işadamlarının, yatırımcılarının önündeki imkanları açabilmek için bazı özel düzenlemeler, anlaşmalar veya hukuki müktesebat üzerinde çalışıyor."

    İki tarafın ortak çabaları sayesinde, ticaretteki dengesizlik son yıllarda gözle görülür bir şekilde düzeltildi. Türkiye'nin Beijing Büyükelçisi Murat Salim Esenli son durumu şöyle açıkladı:

    "Ben bu görevi devraldığımda biz Çin Halk Cumhuriyeti'ne bir satıyorduk ve on bir alıyorduk. Yani karşılaştırma öyleydi. Şimdi 2009 yılı itibariyle bir sattık ve 7.8 aldık. En azında aradaki fark yavaş yavaş kapanıyor. 2010 yılında yine bir satıp 7.8, 7.9 ile kapatacağız gibi gözüküyor. Bu tabii son derece müspet bir gelişme. Çin Halk Cumhuriyeti'ne ihracatımızda yüzde 52'lik bir artış oldu. Bu iyi bir oran. Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye'ye ihracatında yüzde 35'ye varan bir artış oldu. Yani bunlar çok son derece önemli rakamlar. Çünkü bizim toplam hacmimiz bu itibarla 20 milyar doları bulacak. 20 milyar dolar tabii ki az bir rakam değil. "

    İki ülke aralarındaki ekonomik işbirliğini de yoğunlaştırmaya çalışıyor.

    Son yıllarda Çin işletmeleri, Türkiye'de ulaşım, hava taşımacılığı, enerji, telekomünikasyon, madencilik, ticaret ve turizm alanlarındaki yatırımlarını sürekli olarak arttırıyor. Bu arada elektrik santrali ve ulaşım tesisleri inşası konusunda da araştırmalar yapılıyor. Türkiye'nin Çin'deki yatırımları, imalat alanından finans, perakendecilik, otel ve mühendislik alanlarına doğru genişliyor.

    Müteahhitlik, iki ülke arasındaki işbirliğinde önemli bir yer tutuyor. Yıllardır Türkiye'deki çeşitli inşaat projelerine katılan Çin Makine İhracat ve İthalat Şirketi Müdür Yardımcısı Zhao Jun, Türkiye'yle işbirliği hakkında şu bilgileri verdi:

    "Türkiye'yle birçok alanda işbirliğimiz var. Örneğin, demiryolu ve çimento fabrikası inşası gibi... Şu anda çimento fabrikası projesini tamamladık. Demiryolu inşası projemiz de sürüyor. Türkiye'de birçok işbirliği ortağımız var. İki taraf da daha fazla işbirliği istiyor."

    Çin Makine İthalat ve İhracat Şirketi ile Çin Demiryolu İnşaat Şirketi'nin katılımıyla inşa edilen Ankara-İstanbul demiryolu, Türkiye'de ilk hızlı tren hattı ve şu ana kadar iki ülke arasında en büyük ekonomik işbirliği projesi durumunda. Bu projeye katılan Çin Demiryolu Şirketi'nin Türkiye'deki Şube Müdür Yardımcısı Mo Xuntao, iki ülke arasında demiryolu alanındaki işbirliğine güven duyduğunu ifade ederek şunları söyledi:  

    "Türkiye demiryolu piyasası büyük potansiyele sahip. Türkiye'ye bu alanda yardımcı olmaya hazırız."

    Bunun dışında Çin ve Türkiye, rüzgar ve güneş enerjisi, nükleer enerji gibi yeni enerji türlerinde de işbirliğin yapılması konusunu değerlendiriyor. Bu bağlamda, Türkiye'de Çin Yatırım Bölgesi'nin kurulması, ortak yatırımlar yapılması ve ortak yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin gerçekleştirilmesi gündeme geldi.

    Son yıllarda ekonomik ve ticari işbirliği, iki ülke arasındaki üst düzey temasların önemli bir parçasını oluşturdu. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Haziran 2009'da Çin'e yaptığı ziyaret sırasında Çin Ticareti Geliştirme Komitesi tarafından düzenlenen Çin-Türkiye Ekonomik ve Ticari Semineri'ne katıldı. Seminerde altyapı tesisleri, elektrik, madencilik ve tarımsal ürünlerin ihracatı ve ithalatını kapsayan 1 miyar avro tutarında işbirliği anlaşması imzalandı. Çin Başbakanı Wen Jiabao 2010'daki Türkiye ziyareti sırasında, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte "Çin-Türkiye Demiryolu İişbirliği Anlaşması"nın imza törenine katıldı. Erdoğan, iki taraf arasında Ankara-İstanbul hızlı tren hattı projesinde verimli bir işbirliği yapıldığını belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin gelecekte 5 bin kilometre demiryolunu inşa etmeyi planladığını, bu alanda Çin'le işbirliği yoğunlaştırmayı beklediklerini ifade etti. Çin Başbakanı'nın ziyareti sırasında, ikili ticaret hacminin 2015 yılına kadar 50 milyar dolara, 2020 yılına 100 milyar dolara yükseltilmesi hedefi de ortaya kondu.

    ��ki ülke liderleri arasındaki tarihi ziyaretler,ikili ekonomik ve ticari ilişkiler için büyük bir plan oluşturdu. Bu planın gerçekleşmesini sağlamak için, iki ülkeden çeşitli çevreler büyük çaba harcıyor. Türkiye'nin Çin'deki Ticaret Müşaviri Ender Öncü'nün şöyle bir beklentisi var:

    "Hem hükümetler, hem iş çevreleri, hem sivil toplum kuruluşları, hem de diğer organizasyonlar çalışmalarını sürdürmekte. Tabii, burada daha başarılı olabilmek, bu hedefleri daha çabuk yakalamak, daha kolay yakalamak ve karşılıklı yarar esası çerçevesinde, Çinlilerin güzel deyişiyle, "kazan-kazan" felsefesinde bunu masaya koyabilmek için daha geniş, etkin bir koordinasyon gerekiyor."

    Gelişmekte olan Çin ve Türkiye, aynı zamanda G-20 Grubu'nun üyesi. Uluslararası ortamdaki yeni koşullarda, iki ülkenin ortak çıkarlar alanları sürekli olarak genişliyor. Örneğin, küresel finans krizi ve iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi, dünya ekonomik yapısının düzeltilmesi, Doha Türü Görüşmeleri'nin sürecinin hızlandırılması konularında iki ülke arasındaki temas ve işbirliğinin yoğunlaştırılması, gelişmekte olan ülkelerin ortak çıkarlarının korunması ve dünya ekonomisinin uyumlu gelişmesine katkılar yapılmasında iki ülkeninbirlikte hareket etmesi bekleniyor.

    Bir Türk atasözü, "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" der. İki ülkenin ortak çabaları sayesinde tarihi İpek Yolu yeniden canlandırılabileceğine inanıyoruz.

 

İlgili Haberler
Yorumunuzu Gönderin
Çin-Türkiye ilişkilerinde yeni kilometre taşı
Çin-Türkiye ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor. Türk Lirası, Çin finans dünyasına ayak bastı.
Çinli kulüpler büyük transferlerine devam ediyor

Chelsea'nin yıldız orta saha oyuncusu Oscar, 60 milyon avroya Çin'e gelmeye hazırlanıyor. Peki Çinli kulüpler yabancı futbolcular için ne kadar para ödüyor? Bu sorunun cevabı ve haftanın ekonomi gündemine genel bir bakış için Ekodiyalog'a kulak verin.

Diğerler>>
Çin'de 2016'da neler konuşuldu? (1) (Çin Mahallesi)
Çin'de 2016 yılında gündemde neler vardı? Çinlilerin en çok dikkatini çeken gelişmeler nelerdi? Çin Mahallesi'nin sakinleri, 2016'yı nasıl geçirdi?
Çin'in 5. büyük icadı 24 Sezon nedir? (Çin Mahallesi)
Çinlilerin günlük hayatına yön veren bir takvim sistemi olan 24 Sezon'a kâğıt, pusula, matbaa ve baruttan sonra Çin'in 5. büyük icadı diyenler de var. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan 24 Sezon, bir kez daha gündemde.
Diğer>>
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (07-01-2015)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (19-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (05-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (08-10-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (24-09-2014)
Diğer>>
Anket
Soru-Yanıt
  • Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Çin'in gücü ortaya kondu

  • Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 31 Mart-1 Nisan günlerinde ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen ve dünyanın odaklandığı Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katıldı.
    Diğer>>
    İzleyici Postası
  • Koyun yılınız kutlu olsun (Pınar Koçak)

  • Koyun Yılının en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması dileğiyle...
  • Çin kadınlarına (Ali Güler)

  • Düşlerimde gelir bir güzel bana, alır götürür beni uzak bir diyara...

    Diğer>>
    Linkler
    © China Radio International.CRI. All Rights Reserved.
    16A Shijingshan Road, Beijing, China