ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi hüsranla başladı: Nepal’den kritik karar

2022-06-28 21:22:12

Ren Jie, CRI Haber Merkezi

Nepal, ABD ile "Devlet Ortaklığı Programı" (SPP) kapsamındaki işbirliğinin durdurulmasına karar verdi. Dikkat çekilmesi gereken bir husus, Nepal'deki tüm siyasi partilerin ve ordunun "SPP’ye katılımın Nepal'in çıkarlarına uygun olmadığına" dair ortak bir duruş ortaya koymaları. Bazı analistler, Nepal’in kararının, ABD'nin sözde "Hint-Pasifik stratejisinin" bir gerileme yaşadığı anlamına geldiği görüşünde.

SPP planı, ABD’nin çeşitli eyaletlerindeki Ulusal Muhafızları ile ortak ülkeler arasında bir iletişim programıdır. 1990'larda başlatılan SPP, aslında ABD’nin askeri güçlerini diğer ülkelere sızmak için kullandığı bir kisve olarak kabul ediliyor. Nepal'de yayın yapan "Kathmandu Post" gazetesinde yer alan bir makalede,SPP'nin artık ABD'nin sözde Hint-Pasifik stratejisinin bir parçası olduğuna dikkat çekildi.

Nepal basınında yer alan haberlere göre, 2015 yılından bu yana,ABD Nepal'in defalarca SPP'ye katılmasını istedi. Ne var ki Nepal, askeri ittifak ilişkisini geliştirme konusundaki ihtiyatlılığı nedeniyle ABD’nin isteğini kabul etmedi.

Çin ve Hindistan’a sınır olan Nepal, son derece önemli jeopolitik konumda bulunuyor. Son yıllarda ABD, sözde "Hint-Pasifik stratejisini" sürekli vurgulayarak, Nepal'i stratejisine dahil etmeye çalışıyor.

Amaç belli: Çin’i çevrelemek

Sorunun derinliğine bakıldığında, ABD'nin Nepal'i yanına çekme çabaları, aslında ABD'nin Çin'e karşı mevcut genel stratejik düzenlemelerine hizmet ediyor. Kısa bir süre önce, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çin politikasına ilişkin konuşmasında, Çin'in çevresinde stratejik ortamı "şekillendireceğini" iddia etti. Açıkça söylemek gerekirse, ABD Çin'i çevreleyecek stratejik bir kuşatma oluşturmayı hedefliyor.

Nepal’e baskı yapmaktan Güney Çin Denizi üzerinde sorun yaratmaya ve son dönemde sözde Hint-Pasifik Ekonomik Çerçevesi’ni ortaya koymaya kadar ABD, Çin’in çevresine “mayınlar” döşedi. Bu girişimler, Asya-Pasifik ülkelerini ABD hegemonyasının aracı olarak kullanmayı amaçlıyor.

Çin’in fırsatlar sunan bir ortak olduğu, artık Asya-Pasifik ülkelerinin fikir birliği haline geldi.Singapur Başbakanı Lee Hsien Loongi büyük ülkeler arasındaki rekabette taraf seçmeyi istemediğini birçok defa açıkladı. Nepal’ın verdiği karar da ABD’nin Hint-Pasifik stratejisine soğuk su döktü. Bu sadece bir başlangıç olabilir. Bazı ülkelerin kendi çıkarlarına uygun olarak rasyonel seçimler yapmasıyla ABD’nin sözde Hint-Pasifik stratejisi iflas edecektir.