Ana Sayfa > Analiz
  • Salgını durdurmanın yolu ideolojik saplantılardan vazgeçmektir

    Liang Shengwen

    Bilimsel araştırma ve incelemelerin derinleşmesiyle birlikte, gittikçe daha fazla delil, yeni koronavirüsün insan toplumunda sanılandan çok daha erken yayıldığını gösteriyor.

    Wall Street Journal gazetesinde 1 Aralık’ta yer alan habere göre, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nden (CDC) bilim insanları tarafından 30 Kasım'da yayınlanan bir araştırma sonuncu, geçen yıl 13-16 Aralık tarihlerinde Kaliforniya, Oregon ve Washington gibi eyaletlerden toplanan 39 kan örneğinde yeni koronavirüse özgü antikorlar bulunduğunu gösteriyor.

    Bu da ABD’de bazı insanların geçen yıl Aralık ayı ortalarında yeni koronavirüsle enfekte olduğunu gösteriyor.

    Milano Tümör Araştırma Enstitüsü ve İtalya'daki Siena Üniversitesi'nden bilim adamlarının 15 Kasım’da Tumori Journal'da yayınladıkları bir makalede SARS-COV-2 virüsünün Eylül 2019 gibi erken bir tarihte İtalya’nın kuzeyinde ortaya çıktığına işaret edildi.

    Bu yaz, Brezilya ve İspanya'daki bilim adamları da geçen yılki kanalizasyon atık su örneklerinde yeni koronavirüsün bulunduğunu keşfetti.

    İngiliz ve Alman bilim adamları tarafından ortak yazılan "SARS-CoV-2 genomlarının filogenetik ağ analizi" başlıklı bir araştırma raporu ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nin (NAS) resmi dergisinde yayınlandı.

    Araştırma raporu, üç tip yeni koronavirüs A, B ve C'den A tipinin ABD’de ve Avustralya'da enfekte olan kişilerde daha yaygın olduğunu ve Tip A'dan mutasyona uğrayan tip B suşlarının Wuhan'da daha yaygın olduğunu belirtti. Raporun ana yazarı Peter Foster, virüsün ilk enfeksiyonlarının ve yayılmasının geçen yıl Eylül ortası ile Aralık başı arasında meydana geldiğini söyledi.

    Yukarıdaki örnekler, yeni koronavirüsün kökenini çıkarmak değil, insanlara yeni koronavirüs hakkında yeni bir bilimsel anlayışa sahip olduğumuzu ve insan toplumunda düşündüğümüzden daha erken yayıldığını anlatmayı amaçlıyor.

    Salgının ilk kurbanı olan Çin, bazı medya organlarının, politikacıların, özellikle Çin karşıtı güçlerin suçlamalarına ve saldırılarına uğradı. Dünya genelinde Çinlilere yönelik nefret suçları işlendi. Çin'e karşı başlatılan bu kamuoyu saldırıları, daha çok ideolojik önyargı ve siyasi emellerin ürünüydü.

    Örneğin, komplo teorileri uydurarak yeni koronavirüsün Wuhan Viroloji Enstitüsü'nden kaynaklandığı iddiasında bulunan bazı Batılı politikacılar, daha sonra bilim camiası tarafından yalanlandı.

    Örneğin, salgının başlangıcında Çin sıkı kapanma tedbirleri alarak hastaları toplu halde izole etti. Bazı Batılı medya organları bunu bir özgürlük ve insan hakları ihlali olarak yorumladı. Gerçekler, Çin’in bu hareketinin salgının yayılmasını kontrol etmede çok etkili olduğunu kanıtladı. Daha sonra birçok Batı ülkesi de benzer kapanma ve karantina tedbirleri aldı.

    Örneğin, Çin bazı Avrupa ülkelerine yardım sağlamak için uzmanlar göndermişti, ancak bunun siyasi bir amacı olduğu iddia edildi, Çin’in yardımlarına “maske diplomasisi” yaftası yapıştırılmak istendi. Çin şimdi özellikle yoksul ülkelere aşıyı öncelikli olarak sağlayacağını açıkladığında, elbette bunu “aşı diplomasisi” olarak haberleştiriyorlar...

    Bu tür yayınlar, ırk ayrımcılığının yayılması ve Çin ile Batı arasındaki güvensizliğin derinleştirilmesi dahil birçok telafisi zaman alacak sonuç meydana getirdi.

    Kimileri virüsü siyaseten kullanmak isterken, yeni bir salgın dalgası dünyayı vuruyor ve birçok ülkede günlük tespit edilen vaka sayısı yeni zirvelere ulaşıyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden alınan verilere göre, 3 Aralık itibariyle, dünyadaki toplam Covid-19 vaka sayısı 64 milyon 447 bin 657’yi, toplam vefat sayısı ise 1 milyon 491 bin 599’u buldu. 

    Siyasi ve ideolojik fikir ayrılıklarını bir kenara bırakmanın zamanı geldi. İster Doğu ister Batı, ister kapitalizm, ister sosyalizm, ister beyaz, sarı, siyah veya diğer ırklar olsun, yapmamız gereken fikir ayrılıklarını bir kenara bırakmak, önyargılardan vazgeçmek, salgınla mücadele etmek ve insanlığın can güvenliğini ve sağlığını savunmak için birlikte çalışmaktır.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Çin’den RCEP’nin uygulanması için bir dizi spesifik tedbir

    Çin Devlet Konseyi’nin toplantısında Çin’in geçtiğimiz günlerde imzalanan Bölgesel Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın (RCEP) uygulanmasında daha aktif rol oynayabilmesi için bir dizi yeni düzenleme yapılması istendi.

    RCEP, birçok serbest ticaret anlaşmasıyla mukayese edildiğinde, farklı açılardan üst düzey açıklık örnekleri oluşturuyor. Mal ticareti açısından bakılınca, anlaşmayla birlikte bölgedeki mal ticaretinin yüzde 90’ında sıfır gümrük tarifesi uygulanması hedefleniyor. Hizmet ticareti açısından ise Çin’in diğer üye ülkelerle ticaretinde kapsamlı şekilde dışa açılma taahhütleri dikkat çekiyor.

    Diğer yandan, Çin, ilk kez bir serbest ticaret anlaşması kapsamında yatırım alanında negatif liste oluşturma taahhüdünde bulundu.

    Çin, anlaşmanın mümkün olan en erken tarihte uygulamaya girebilmesi gayesiyle bir dizi spesifik tedbirlere başvurulmasını teklif etti. Çin, anlaşmanın uygulanmasıyla gümrük tarifelerinin düşürülmesi, gümrük prosedürlerinin kolaylaştırılması ve ürün standartlarında birlik ve karşılıklı tanınma sağlanması gibi adımların kısa sürede atılmasını istiyor.

    Çin, ayrıca hizmet ticaretinde dışa açılmayı, ülkenin Ar-Ge, yönetim danışmanlığı, imalat hizmetleri, yaşlı bakım hizmetleri ve inşaat gibi alanlardaki dışa açılma taahhütleriyle uyumlu olarak ilerletmeyi planlıyor. Yatırım konusunda da öncelikle negatif listenin tamamlanması ve yabancı yatırımcılara söz konusu listenin haricinde herhangi bir kısıtlama getirilmemesi amaçlanıyor.

    Devlet Konseyi’nin toplantısında, anlaşmanın uygulanmasına dair kural ve düzenlemelerin en kısa sürede belirlenmesi, geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi, bu sayede şirketlerin yeni düzenlemelere ayak uydurmasının sağlanması gerektiğine işaret edildi.

    Çin Uluslararası İş ve Ekonomi Üniversitesi (UIBE) Çin-Dünya Ticaret Örgütü Araştırma Enstitüsü Başkanı Tu Xinquan, Çin’in görev bölümü ve takvim belirleme girişiminin, ülkenin RCEP anlaşmasının uygulanması konusundaki kararlılığını ve dışa açılma hedefindeki samimiyetini gösterdiğini dile getirdi. Tu, söz konusu tedbirlerin, ülkenin dışa açılma seviyesini yükselteceği gibi, şirketlerin de dışa açılmanın getirdiği fırsat ve sınamaları erken şekilde fark etmesine yardımcı olacağını ifade etti. 

    15 Kasım’da düzenlenen ASEAN Liderler Zirvesi esnasında imzalanan RCEP anlaşması, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olma özelliği taşıyor. Anlaşmanın, taraf ülkelerin uluslararası ortamdaki belirsizliklerle birlikte mücadele etmesi, bölgede serbest ticareti ilerletmesi ve endüstriyel zincir ile tedarik zincirinin istikrarını koruması gibi açılardan büyük öneme sahip olduğu belirtiliyor.

    [Devamını Oku]
    2020-12-03
  • Çin’in uzay aracından tarihî misyon

    Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), Chang’e-5 uzay aracının dün akşam Ay’ın yeryüzüne yakın bölgesine iniş yaptığını açıkladı.

    24 Kasım’da uzaya fırlatılan Chang’e-5 uzay aracı, yörünge aracı, iniş aracı, yükseltici araç ve dönüş aracından oluşuyor.

    Aracın, salı günü saat 23.11 itibarıyla belirlenen iniş bölgesi olan Ay’ın 51.8 derece batı boylamı ve 43.1 derece kuzey enlemine başarıyla iniş yaptığı belirtildi.

    Saat 22.57’de Chang’e-5’in iniş aracı ile yükseltici araçtan oluşan kısmı, Ay yüzeyine 15 kilometre uzaklıktayken inişe geçti. Engelleri otomatik olarak saptayan ve tanımlayan araç, ineceği noktayı seçtikten sonra, Fırtınalar Okyanusu (Oceanus Procellarum) adıyla da bilinen bölgedeki Mons Rümker’in kuzeyine iniş yaptı.

    Aracın inişi esnasında kameraların da görüntü alarak yeryüzüne aktardığı bilgisi verildi.

    İnişin ardından bir dizi durum kontrolü işlemi ve ayarlamalar gerçekleştiren araç, daha sonra Ay’ın yüzeyinde 48 saat sürmesi beklenen çalışmalarına başladı.

    İniş aracında, iniş yapılacak ve numune toplanacak alanları araştırmak üzere kullanılacak kameralar, materyal bileşimlerinin saptanması için kızılötesi spektrometre ve yeraltı yapısını incelemek için donanımlar dâhil olmak üzere çeşitli bilimsel aygıtlar yer alıyor.

    “Çinli mühendisler zorluklara karşı hazırlıklı”

    Chang’e-5’in baştasarımcı yardımcılığını üstlenen Çin Uzay Bilimleri ve Teknoloji Şirketi bünyesindeki Çin Uzay Teknolojileri Akademisi’nden Peng Jing, Chang’e-5’in, 40 yıldan fazla bir süre sonra dünyanın ilk Ay’dan numune toplama misyonunu gerçekleştirdiğine işaret ederek, Çinli uzay mühendislerinin muhtemel zorluklara ayrıntılı planlarla hazırlandıklarını dile getirdi.

    Peng, “Uzay aracının numune toplaması için iki yöntem tasarladık. İlki, Ay yüzeyinden numune almak, diğeri ise yüzeyi kazmak. İki yöntem, daha çeşitli numuneler toplanması olasılığını yükseltiyor.” dedi.

    Ay’dan 2 kilogram ağırlığında numune toplanması ve bir konteynere koyulması, daha sonra yükseltici aracın yörünge ve dönüş araçlarıyla yörüngede kenetlendikten sonra yeryüzüne dönmesi bekleniyor.

    Peng, ayrıca Chang’e-5’in Ay’ın yörüngesinde ve yeryüzüne 380 bin kilometre uzaklıkta insansız buluşma ve kenetlenme gerçekleştirerek, uzay keşfi çalışmaları tarihinde bir ilke imza atacağını vurguladı.

    Dönüş aracının atmosfere giriş yaparak, İç Moğolistan Özerk Bölgesi’ne inmesi planlanıyor.

    “Ay’ın toprağı sırlar barındıran bir kitap”

    Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Jeoloji ve Jeofizik Enstitüsü araştırmacılarından Lin Yangting, Ay toprağının, Güneş, Dünya ve Ay ile ilgili sırlar barındıran bir kitap olduğuna dikkat çekerek, yapılacak araştırmaların Güneş sistemi ile Dünya’yı daha iyi kavramaya yardımcı olacağını belirtti.

    Diğer yandan, söz konusu misyonun, Çin’in uzay ve teknoloji çalışmalarının gelişmesinin yanı sıra, ülkenin gelecekteki Ay’a insanlı iniş ve derin uzay keşfi çalışmaları için de önemli bir zemin oluşturacağı açıklandı. 

    Chang’e-5 tarafından yeryüzüne getirilecek numunelerden hem Çinli hem de farklı ülkelerden bilim insanlarının faydalanabileceği dile getirildi. 

    Diğer yandan, Rusya’da kamuya ait uzay şirketi Roscosmos’tan yapılan açıklamada, Chang’e-5’in Ay’ın yakın yüzeyine inişi “tarihî bir olay” olarak nitelendi.

    Roscosmos Genel Direktör Yardımcısı Sergey Savelyev, şirket adına Çinli bilim insanlarını kutlarken, Rusya ile Çin’in Ay’ın keşfi çalışmalarındaki işbirliğinin derinleştirilmesi konusunu düzenli olarak görüştüğünü kaydetti.

    [Devamını Oku]
    2020-12-02
  • CNN “Wuhan Belgeleri” açıkladı... Çin dünyayı yanlış mı yönlendirdi?

    ABD merkezli CNN, Hubei Sağlık Kontrol ve Önleme Merkezi’nden sızan 117 sayfalık belgelere ulaştıklarını ve belgelere göre Çin’in yeni koronavirüs ile ilgili yanlış ve eksik bilgiler paylaştığını bildirdi. CNN, ulaştığı dökümanları “Wuhan belgeleri” adıyla yayınladı.

    CNN dış güvenlik editörü Nick Paton Walsh, 10 Şubat günü Çin’in açıkladığı vaka sayısının 2478’i bulduğuna, fakat belgelerdeki vaka sayısının 5918’e çıktığına dikkat çekti.

    CNN’nin programında 117 sayfalık belgelerden edinilen “kritik keşifler” şöyle sıralandı:

    -Çin’in resmi açıklaması gerçek durumdan daha iyimser bir tablo çizdi;

    -Çin’in sağlık sisteminde 23 günde ancak bir vaka tespit edilebildi ve testte yaşanan hatalar 10 Ocak gününe kadar birçok negatif sonuçlara yol açtı;

    -İç denetimin sonucunda yetersiz fonlama, yetersiz personel, zayıf moral ve bürokratik yönetim modellerinin Çin’in erken uyarı sistemini etkilemesi tespit edildi.

    -Aralık ayında Hubei eyaletinde açıklanmayan grip salgını var.

    CNN’in hazırladığı yayın, “Wuhan belgeleri”yle Çin’in dünyayı yanlış yönlendirdiği sonucuna vardı.

    Fakat, CNN’in açıkladığı “gizli belgeler” kamuoyuna çoktan sunulmuştu. Belgelerde yer alanların hiçbir gizliliği yok.

    Peki bu açık bilgiler nasıl “gizli” hale getirildi ve sansasyonel haberciliğe malzeme oldu?

    Öncelikle Çin’de açıklanan resmi vaka sayısının belgedeki sayılarla uyuşmadığı iddiasına bakalım.

    Buradaki uyuşmazlığın sebebini CNN aslında açıkladı: “Test koşulları kısıtlı olduğu için, bazı vakalar sadece klinik olarak zatürreye uyardı, nükleik testiyle tespit edilmediği için klinik olarak teşhis edilen vakalar olarak belirlendi.”

    Daha önemlisi, “klinik vakalar” iki gün sonra yani 12 Şubat gününde kamuya açıklandı ve tespit edilen vakalara dahil edildi. İlgili haberler Çin’in her yerinde yayımlanmıştı.

    Çin Ulusal Denetim Komitesi’nin resmi sayfasında 13 Şubat’ta yer alan yazıda, “12 Şubat günü, Hubei eyaletinde 14840 yeni vaka tespit edildi. Onlardan 13332’si klinik olarak teşhis edildi” ifadesi kullanıldı. Bilgilendirmeyi güncellemenin amacının olası vakaların tedavi sürecine alınması ve bütün hastaların tedavi görebilmeleri olduğu cümleler de yazıda yer aldı.

    Beijing Chaoyang Hastanesi Başkan Yardımcısı Tong Chaohui Çin’in merkez televizyonu CCTV’ye  aynı gün verdiği demeçte, nükleik testinden geçmeyen çok sayıda kişinin salgınla ilgili semptomlar gösterdiğini ve bunun için “klinik vakalar”ın açıklanmasının salgın durumunun doğru  değerlendirilmesine yardımcı olduğunu belirtti.

    Yani, Çin salgının yeni gelişme durumunu karşılamak için bilgilendirme mekanizmasını güncelledi. Bu gelişmeyi Dünya Sağlık Örgütü 14 Şubat günü açıklama yaparak takdirle değerlendirdi.

    CNN, 10 Şubat günündeki raporda iki verinin bulunmasına odaklandıktan sonra 12 Şubat gününde yaşanan güncelleme hakkında hemen bilgi vermedi. Ve bu iki gün arasında dokuz paragraf  başka içerik sokup ”Çin dünyayı yanlış yönlendirdi” görüşünü kanıtlamaya çalışıyor. Tıp bilgisi olmayan iki “Çin uzmanı”nın görüşleri de röportaja eklenmiş.

    CNN “Çin’in hemen bilgilendirme sistemini güncellemesi”nden bahsetmeden önce 9 paragraf yazdı.

    CNN “Çin yanlış yönlendirdi” algısını yaratırken birçok gerçeği imha etti. Şubat’ın başında asemptomatik kavram henüz net değil. Dünya Sağlık Örgütü ise asemptomatik hastaların bulaşma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyordu. Bazı kişiler kesinleşirken bazıları ise iyileşti. Asemptomatik vakalar karantinaya alınır, tespit edilenleri dışa açıklanır, iyileşenler dışa açıklanmazdı.

    Guangzhou Günlüğü’nün 14 Şubat nüshasında yer alan haberde “Ulusal Sağlık Komitesi: asemptomatik kişi 14 gün karantinada kalmalı, kamuya açıklanmasına gerek yok” diye yazıyordu.

    Çin’in sağlık kuruluşları asemptomatik kişilerin bulunması ve tespit edilmesi zor olması nedenleriyle şubat ayından itibaren maske takma önemine vurgu yapıyor. ABD dahil olmak üzere birçok Batılı ülke maske takma konusunda Çin’in uyarısını ciddiyete almıyordu. ABD’nin bazı uzmanları Mart ayına kadar maske takmaya gerek olmadığını savundu. Şuna kadar bazı ülkelerde asemptomatik vakalar sayılsa da karantinaya alınmaz. Çin’in Batılı ülkelerle bu koronavirüs karşısında temel farkı budur.

    CNN’in haberinde Çin’in “asemptomatik vakaları” gizlediği iddia edildi.

    CNN’in odakladığı “Çin’in sağlık sisteminde 23 günde ancak bir vaka tespit edilebilmesi ve testin hatasının 10 Ocak gününe kadar birçok negatif sonuçlara yol açması” “İç denetimin sonucunda yetersiz fonlama, yetersiz personel, zayıf moral ve bürokratik yönetim modellerinin Çin’in erken uyarı sistemini etkilemesi tespit edilmesi” gibi konular Çin’in basınında ve resmi açıklamalarda birçok kez gündeme getirildi.

    Çin’de tanınmış salgın uzmanı Zhong Nanshan, 27 Şubat günü basına verdiği demeçte salgın sırasında görülen bir eksikliğin hastalık kontrol ve önleme merkezinin statüsünün düşük olması olduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini kaydetti. 

    Çin Ulusal Sağlık Komitesi’nden yetkili Jiao Yahui, Eylül ayında düzenlenen bir forumda Wuhan’daki salgınla mücadele çalışmalarını tekrar gözden geçirerek “test kapasitesinde bulunan yetersizlik, hastalık kontrol sistemi ve salgınla mücadele sisteminde yaşanan eksiklikler, malzeme depolaması ve acil müdahale planında mevcut hazırsızlık düzeltilmesi gereken hususlardan” ifadesini kullandı.

    Wuhan’da salgın ortaya çıkmasından 3 ay sonra Çin'de Bahar Bayramı öncesinde meydana gelen salgında görülen eksiklikler tamamlandı. Şu ana kadar Çin’in dünyanın en büyük test kapasitesine sahip olduğuna ve salgının kontrol altında aldığına dikkat çekildi.

    CNN’in haberi ilk kez önemli bir noktaya değindi. “Belgeler bulguları karıştırmaya ve salgını gizlemeye ilişkin hiçbir kanıt sunmuyor.”  

    CNN’nin “Wuhan Belgeleri” haberinin 7. Paragrafı

    CNN’nin bulunduğu ABD salgından en çok etkilenen ülkelerden biri ve çıkış noktası henüz görülmedi. CNN gibi bir kurum, bir salgın karşısında bu kadar ciddiyetsiz ve mesnetsiz yayınlar yaparsa, bundan sonra olacak salgınlar karşısında kamuoyunu bilgilendirme görevi olan medya, sorumluluğunu yerine getirmemiş olacaktır.

    [Devamını Oku]
    2020-12-01
  • 17. Çin-ASEAN Fuarı sona erdi

    COVID-19 salgını nedeniyle bu yıl hem çevrim içi hem de fiziksel olarak düzenlenen 17. Çin-ASEAN Fuarı dün sona erdi. Dört gün süren fuar kapsamında uluslararası yatırım işbirliği projeleriyle ilgili anlaşmalara imza atıldı.

    Çin’in Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin merkezi Nanning kentinde düzenlenen fuar esnasında, Çin, Tayland, Kamboçya ve Filipinler’den altı şirket arasında işbirliği projeleri “online” olarak imzalandı.

    Söz konusu projeler arasında Filipinler’de Beidou-3 uydu sistemi için bir istasyon kurulması da yer alıyor.

    Bu yılki fuarda, yaklaşık 40 milyar dolar değerinde toplam 86 yatırım işbirliği projesine imza atıldı. Anlaşmaların değerinde geçen yıla göre yüzde 43,6’lık artış görüldü. Anlaşmaların yüzde 80’inden fazlasını ileri teknolojili sektörler ve finans projelerinin oluşturduğu belirtildi.

    Bunun yanında, internet üzerinden fuar uygulamasının başlaması şirketlerin organizasyona çevrim içi olarak katılımına ve işbirliği anlaşmaları yapmasına kolaylık sağladı.

    Çin-ASEAN Fuarı Genel Sekreteri Wang Lei, 2 binin üzerinde şirketin fuara çevrim içi olarak katılım gösterdiğini dile getirdi.

    Fuarın farklı ülkelerden ziyaretçiler ve alıcılar için açık bir platform olduğunu kaydeden Wang, “Online fuar sayesinde 100’den fazla ticaret ve yatırım tanıtım etkinliği düzenlendi. Geçtiğimiz yıllarda fiziki olarak yapılan alıcı ve satıcı eşleştirme faaliyetlerini bu yıl çevrim içi olarak gerçekleştirdik. Herkes internet üzerinden bir araya gelerek projeleri ve ürünleri hakkında görüşmeler yaptı.” ifadelerini kullandı.

    Aralarında Fortune 500 listesinde yer alan şirketler de bulunan farklı ülkelerden yaklaşık bin 700 şirket Çin-ASEAN Fuarı’ndaki fiziki sergilere katıldı. Söz konusu şirketlerden 108’inin ise Kuşak ve Yol güzergâhındaki 22 ülkeden geldikleri bilgisi verildi.

    Çin-ASEAN Fuarı kapsamında 10 üst düzey forum da gerçekleştirilirken, Çin-ASEAN Sağlık İşbirliği İnisiyatifi, 10+3 Genç Bilim İnsanları Bilim ve Teknoloji İnovasyon İşbirliği İnisiyatifi ve Çin-Endonezya Sağlık İşbirliği Uygulama Planı açıklandı. Fuarda, ayrıca Çin-ASEAN Sınır Ötesi Medikal İşbirliği Platformu, Çin-ASEAN Büyük Veri Bölgesel İnovasyon Merkezi ve Çin-ASEAN İnternet Uygulamaları Ortak İnovasyon Merkezi gibi bir dizi büyük çaplı mekanizma ve proje de başlatıldı.

    [Devamını Oku]
    2020-12-01
  • Çinli şirketlerden İzmir’de deprem sonrası yeniden inşası çalışmalarına destek

    İzmir’de ekim ayı sonunda meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki deprem sonrası yeniden yapılandırma çalışmaları devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli şirketler de kentteki afet sonrası yapılandırma çalışmalarına katkı sağlıyor.

    İzmir’de geçtiğimiz hafta düzenlenen “İzmir Zamanı Ortak Akıl Buluşması” başlıklı konferansa, farklı ülkelerin Türkiye’deki misyon temsilcilerinin yanı sıra, uluslararası örgütler ve şirketlerden temsilciler katıldı. China Road and Bridge Cooperation (CRBC) ve ICBC Turkey temsilcileri de katılımcılar arasındaydı.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’in son 18 ayda tarihindeki en büyük orman yangınlarından birini, pandemiyi, tsunamiyi ve deprem felaketini yaşadığını, bu zor süreçten ise kriz yönetimiyle geçtiğini ifade etti. 

    Soyer, “Tüm dünya ortak bir kaderi paylaşıyor. Bu ortak kaderi fırsata dönüştürüp kentimizin refahını artırmaya çalışırken, uluslararası kuruluşların uzmanlıklarını ve finansmanını kentimize getirmekte istekli ve başarılıyız. Bu uluslararası işbirliklerimizi artırarak sürdürmek istiyoruz.” dedi.

    Tunç Soyer, ayrıca Çin’in Ankara Büyükelçiliği’ne de İzmir’de depremden etkilenen bölgelere gönderdiği 20 bin dolar değerindeki yardımlar nedeniyle teşekkürlerini sundu.

    Soyer, “Bizi en çok heyecanlandıran şey dünyanın dört bir yanından gelen desteklerdi. Bu dayanışma duygusunun bu kadar yaygın biçimde, çok uzaklarda paylaşılıyor oluşuydu. Çin’den gelen yardımlar tabii ki hemen depremzedelerle buluşturuldu.” ifadelerini kullandı.

    CRBC Türkiye Şubesi Müdürü Li Juguang, şirketin afet sonrası yeniden yapılandırma ve kentsel inşa çalışmalarında büyük tecrübeye sahip olduğunu hatırlatarak, Türk ortaklarıyla bilgi paylaşımında bulunmaya ve birlikte çalışmaya hazır olduklarını kaydetti.

    Li Juguang, “Teknoloji ve yatırım konularındaki avantajlarımızı kullanarak, afet sonrası yeniden yapılandırma ve kentsel inşa çalışmalarına yerel ortaklarımızla birlikte aktif şekilde katılmayı istiyoruz. Bilhassa depreme dayanıklı binaların inşası konusunda tecrübeliyiz ve bu avantajlarımızı göstermeyi arzuluyoruz. Bu bağlamda, yol ve köprü inşası çalışmalarında da yer almayı diliyoruz.” dedi.

    Tunç Soyer, Çinli şirketlerle işbirliğinin geliştirilmesine olumlu bakıyor. İzmir’in kadim İpek Yolu üzerindeki önemli duraklardan olduğunu hatırlatan Soyer, gelecekte Kuşak ve Yol inisiyatifi çerçevesinde Türkiye ile Çin’in daha yakın işbirliği yapacağına inandığını dile getirdi.

    Soyer, “Biz eski kimliği, köklü kimliği tekrar gün ışığına çıkartmak ve buradan yine güçlenmek arzusundayız. O nedenle bu bağı, bu ilişkiyi pekiştirmek için ne gerekirse yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    [Devamını Oku]
    2020-11-30
  • RCEP, dostluk çevresini genişletiyor

    Ticaret korumacılığı, tek taraflılık ve Covid-19 salgınının küresel ekonomi üzerinde sürekli etki yarattığı bir dönemde, 10 ASEAN ülkesi, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Çin, kısa süre önce Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasını resmen imzalayarak serbest ticareti, çok taraflılığı ve bölgesel ekonomik entegrasyonu teşvik etme mesajı verdi.

    Bu "süper dostluk çevresinin" genişletilmesi, küresel çok taraflı ticaret sisteminin sürdürülmesi için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca üye ülkeler arasında ekonomik ve ticari işbirliğini teşvik ederek, bölgesel ekonominin toparlanmasını hızlandıracak ve salgın döneminde küresel ekonominin yeniden canlandırılmasına ivme kazandıracaktır.

    Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün (UNCTAD) raporunda, RCEP'in dünyanın en büyük ticaret ve yatırım anlaşması olduğuna ve dünya nüfusu, gayri safi yurt içi hasılası ve emtia ihracatının yaklaşık % 30'unu içeren dünyanın en büyük ticaret grubunu oluşturacağına işaret edildi.

    Anlaşmanın kapsadığı nüfus, Trans Pasifik Ortaklığına Kapsamlı ve Aşamalı Geçiş Anlaşması’nın (CPTPP) kapsadığı nüfusun 4,5 katını buldu ve AB nüfusunun 5 katından fazladır.

    Anlaşma, otomobil üretiminin % 50'si ve elektronik ürünlerin % 70'i dahil olmak üzere küresel üretim çıktısının yaklaşık % 50'sini kapsıyor.

    Son iki yılda, ABD’nin Asya ve Avrupa ülkeleriyle arasındaki ticaret sürtüşmelerinin sürekli ortaya çıkmasıyla birlikte, tüm endüstri zincirinin entegrasyonunun gerçekleştirilmesi amacıyla serbest ticaret bölgesi kurmak yöntemiyle endüstriyel rekabetten kaçınmak ve ticaret engellerinin aşmak için önemli bir araç haline geldi.

    Güney Kore'deki Konkuk Üniversitesi Uluslararası İşletme Fakültesi'nden Doçent Doktor Kim Wook RCEP'nin dünya ekonomisine fayda sağlayacağını belirtti.

    Kim Wook’a göre, RCEP'nin amacı, Avrupa Birliği veya Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi gibi ekonomik alanı aşarak bölgesel değişimleri harekete geçirmektir. RCEP aracılığıyla, Çin'in ASEAN ülkelerine yaptığı ara ve nihai ürün ihracatının daha da artması bekleniyor. Çin'in ara ürün tedarikçileri olan Güney Kore, Japonya ve Avustralya'nın dolaylı ihracatı da önemli ölçüde artacak.

    Malezya'daki Çin Ticaret Odası Başkanı Ter Leong Yap, RCEP'nin tedarik zincirini güçlendirmeye ve ASEAN ile Doğu Asya'nın ekonomik güçleri arasındaki ticari alışverişleri genişletmeye yardımcı olacağını söyledi.

    Malezya ve RCEP üye ülkeleri arasındaki ticaret alışverişleri, ülkenin dış ticaretinin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Anlaşma, Malezya şirketlerine daha fazla iş fırsatı sağlayacak ve Malezya'nın ekonomik gücünü artırmaya yardımcı olacak.

    Avustralya Devlet Üniversitesi Doğu Asya Ekonomi Enstitüsü müdürü Peter Drysdale, bu anlaşmanın, küresel ticaretin artan korumacılık tehdidi altında olduğu bir dönemde özellikle büyük önem taşıdığını, anlaşmanın ticaretin serbestleştirilmesi ve açık bir küresel ticaret sisteminin korunması için çok kritik olduğunu belirtti.

    Dünyaca ünlü düşünce kuruluşlarının yaptığı hesaplamalara göre, 2025 yılına kadar RCEP'nin üye ülkelerin ihracatını, yabancı yatırım envanterlerini ve GSYİH'sini taban çizgisine göre sırasıyla % 10,4, % 2,6 ve % 1,8 artırması bekleniyor.

    RCEP, birçok ülkeyi ve kalabalık nüfuslarını birleştirerek karşılıklı yarar sağlayan bir "süper dostluk çevresi" oluşturdu. RCEP, özellikle küreselleşmenin engellerle karşılaştığı günümüzde dünyada serbest ticaret düzeninin yeniden tesis edilmesi için olağanüstü bir rol oynayacak.

    [Devamını Oku]
    2020-11-26
  • Çin yoksulluğu gidermeyi nasıl başardı?

    Guizhou eyaletinin Yanhe ilçesinde yer alan Siqu kasabasındaki dağlık bölgede yer alan Bianjiang Köyü, üç tarafı dağlarla çevrili ve tehlikeli bir araziye sahiptir. Bu köy, ilçe merkezine 80 kilometreden daha uzaktadır. 2014'ün başında köyde 699 kişilik 134 yoksul hane kaydedilmiş ve yoksulluk oranı % 40,82'ye kadar çıkmıştır.

    62 yaşındaki köylü Chen Maofu, “ulaşım başlıca sorundur. Daha önce karayolu olmadığında, köyün dışına giden yolun bir uçurumun üzerinde asılı küçük bir patikaydı ve pazara gidip gelmek 4 saatten fazla sürüyordu. Halkın seyahatı ve çocukların okula gitmesi çok sıkıntılıydı” dedi.

    Yoksulluğun azaltılması çabalarının derinleşmesiyle birlikte köylere giden karayolları burada kademeli olarak iyileştirildi. Köyde balık, ekolojik tavuk ve altın imparator krizantem gibi yetiştiricilik işleri başlatıldı.

    Chen Maofu, "İki oğul Zhejiang eyaletinde çalışıyor ve ekonomik durumumuz geçmişe göre çok daha iyi.” dedi.

    Chen, şu an ailenin beş üyesinin iş bulma, endüstriyel temettüler ve kamu refahı işyerleri gibi kanallar aracılığıyla gelir kazandığını ve kişi başına yıllık net gelirin 10.000 yuan'ın üzerinde olduğunu söyledi.

    Bu yıl 28 Ekim'de Chen Maofu, yoksul bir ailenin yoksulluktan kurtulmasıyla ilgili formda hane reisi olarak ciddiyetle adını imzaladı.

    23 Kasım'da, Guizhou Eyaleti Halk Belediyesi Chen Maofu'nun bulunduğu Yanhe İlçesi dahil olmak üzere, eyaletteki yoksulluk çeken son dokuz ilçenin yoksulluktan kurtarıldığını duyurdu. Bu noktada, Çin'deki yoksul ilçe sayısı sıfıra indirildi. Çin’i binlerce yıldır rahatsız eden mutlak yoksulluk sorununda tarihi bir ana gelindi.

    2014 yılında, 22 eyalet, özerk bölge ve şehri kapsayan Çin'de 832 yoksul ilçenin listesi açıklandı. O zamanlarda, Çin'deki yoksul ilçelerin toplam yüzölçümü ülkenin toprağının yarısını oluşturuyordu ve ülkedeki her üç ilçeden biri yoksul bir ilçeydi.

    Son olarak yoksulluktan kurtulan Guizhou eyaletini örnek alalım, 2016'da Guizhou'da 7 milyon 840 bin yoksul nüfus vardı ve ülkede birinci sırada yer alıyordu. Ayrıca yoksulların %90'ından fazlası aşırı yoksulluğun yoğun olduğu bölgelerdeydi. Yoksulların çoğu dağlık bölgelerde yaşıyor. Bu nedenle Guizhou’da 1 milyon 880 bin nüfusu çorak topraklardan çıkarmak için tüm çabalar harcandı, toplam 946 yeniden yerleşim yerinde 543 bin 8 yüz ev kuruldu.

    Aynı zamanda Guizhou’da destekli endüstrilerin kurulması, mesleği eğitimlerin pekiştirilmesi ve istihdam gibi önlemle yeniden yerleştirilen ve işgücü olan aile başına birden fazla kişinin istihdam edilmesi hedefi gerçekleştirildi. Böylece bu yerleştirilen aileler kademeli olarak zengin olabilir.

    Ek olarak, kırsal endüstri devrimi teşvik edilerek bölgeye özgün potansiyel kaynaklar üretim gücüne dönüştürülmektedir. Guizhou’da, 2018'den beri tarımsal endüstriyel yapısında ayarlanma yapılarak düşük verimli geleneksel mahsuller güçlü bir şekilde azaltıldı ve çay, yenilebilir mantarlar ve sebzeler dahil olmak üzere 12 karakteristik endüstrinin gelişimi teşvik edildi. 2019 yılında sadece tarım sektörü de eyaletteki 1 milyon 110 binden fazla yoksul insanın gelirini artırdı.

    Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) 18. Ulusal Kongresi’nden bu yana, Çin hükümeti, yoksulluğunun azaltılmasını orta hali refah toplumun kapsamlı bir şekilde inşa edilmesinin temel görevi ve sembolik bir göstergesi olarak belirledi. Spesifik nicel standartlara sahip olan bu gösterge bireyler için üç nicel standartı içermektedir:

    Birinci standart gelirdir, yani köylülerin kışı başına ortalama yıllık geliri 2010 yılında 2300 yuandan geçen yılın sonundaki 3218 yuana ve bu seneki 4 bin yuana yükseldi;

    İkinci standart köylülerin yiyecek ve giyecek sıkıntısı yaşamaması;

    Üçüncü standart, zorunlu eğitim, temel tıbbi tedavi ve konut güvenliğinin güvence altına alınması.

    Yerel bakımdan prensip olarak, yoksulluk çeken ilçelerde yoksulluk oranı %2'nin altına düştü ve batı bölgelerinde bu oran % 3'ün altına düştü.

    Guizhou gibi, Çin'in tüm bölgeleri, ülkede belirlenen yoksulluğu azaltma hedefleri, planları ve programlarına uygun olarak kademeli olarak yoksulluktan kurtulmayı gerçekleştirdi.

    2016'dan beri, Çin'in yoksul ilçeleri yıldan yıla yoksulluktan kurtulmaktadır ve yoksulluktan kurtulan ilçe sayısı 2019'da zirveye ulaştı. Çin, art arda yedi yıl boyunca her yıl yoksulluk içinde yaşayan insan sayısını 10 milyondan fazla azalttı. Yoksulların sayısı 2012 sonundaki 98 milyon 990 binden 2019 sonundaki 5 milyon 510 bine düştü, yoksulluk oranı % 10,2'den % 0,6'ya azaldı.

    Yoksulluğun azaltılması dünyanın ortak bir zorluğudur ve yoksulluğun ortadan kaldırılması her zaman gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya olduğu önemli bir görevdir.

    Dünyanın en kalabalık gelişmekte olan ülkesi olarak Çin, etkili bir yoksulluğu azaltma planı oluşturdu. Hükümet tarafından önderlik edilen bu plan, sosyal katılıma önem vererek ve daha da önemlisi, kalkınmayı yoksulluğu çözmenin temel yolu olarak belirledi.

    Bu yılın başında salgının aniden ortaya çıkması, Çin’in mevcut standartları altında kırsal kesimlerdeki yoksul nüfusun yoksulluktan kurtarılması, yoksul ilçelerin tamamen yoksulluktan kurtulması gibi hedeflerin gerçekleştirilmesine zorluklar getirdi.

    Buna rağmen, Çin hükümeti ilgili hedefleri değiştirmedi. Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Yoksullukla Mücadele Ofisi Başkanı Liu Yongfu, 18 Mayıs'ta düzenlenen basın toplantısında, yoksulluğun azaltılmasıyla ilgili hedefler ve görevlerin değişmediğini söyledi.

    Çin'e özgün yoksullukla mücadele ve kalkınma yolu, küresel yoksulluğun azaltılmasına katkı sağlayarak uluslararası toplum tarafından takdirle değerlendirildi.

    Shanghai İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Vladimir Narov, 13. Beş Yıllık Plan döneminde Çin’in gelişiminin çok başarılı olduğunu ve bunun küresel yoksulluğun azaltılmasına olağanüstü katkılar sağladığını söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Guangzhou Başkonsolosu Rahaman bin Abdul Rahman Şamhi, herhangi bir ülkenin bu kadar büyük bir nüfusu kısa sürede yoksulluktan hızlı bir şekilde kurtarmasının zor olduğuna işaret ederek Çin’in yoksulluğu azaltma başarısının dünya için büyük önem taşıdığını kaydetti.

    Bugünlerde, "yoksul ilçeler" Çin'de artık tarih haline girdi, öyleyse bundan sonra ne gibi çalışmalar yapılacak?

    Çin Devlet Konseyi Yoksullukla Mücadele Ofisi Başkan Yardımcısı Xia Gengsheng, "Bütün yoksul ilçelerin yoksulluktan kurtulması, ulusal yoksulluğu azaltma hedeflerinin ve görevlerinin tamamen tamamlandığı anlamına gelmez." dedi.

    Pekin Üniversitesi Yoksul Bölgeleri Geliştirme Enstitüsü Dekanı Lei Ming, "Tüm bölgeler, yoksulluğa geri dönme ve yeni yoksulluğun ortaya çıkmayı önleme mekanizması inşasını güçlendirmeye devam ediyor. Bu da yolsullukla mücadelede elde edilen başarıların devamlılığını sağlayacak.” diye konuştu.

    Xia Gengsheng, “yoksullukla mücadelede zafer kazanılmasından sonra, yoksulluğu azaltma başarılarının sağlamlaştırılmasının, kırsal kesimlerin yeniden canlandırılması arasında etkili bir bağlantı kurmak, yoksulluktan kurtulan kırsal kesimlerin kapsamlı bir şekilde yeniden canlandırılmasını teşvik etmek, ekonomik ve sosyal kalkınmayı, halkın yaşamını daha da iyileştirmek gerekiyor.” dedi.

    [Devamını Oku]
    2020-11-25
  • Chang’e-5 ile ilgili sorular

    Chang’e-5 ay keşif aracı şimdiye kadarki en karmaşık uzay aracıdır. Chang’e-5’in ne gibi özellikleri var? Bu proje neyi amaçlıyor?Chang’e-5 aydan nasıl örnek alıp dünyaya geri getiriyor?Bu soruların cevaplarını birlikte bulmaya çalışalım.

    Soru 1: Chang’e-5 Chang’e ailesinin 5. çocuğu mu?

    Cevap: Chang’e-5 aracı serinin diğer 4 aracıyla kıyaslaştırıldığında daha yüksek teknoloji içerir, yapısı daha karışıktır. Chang’e-5 keşif aracı “yörünge cihazı, iniş cihazı, yükseliş cihazı ve dönüş cihazı” dahil olmak üzere 4 cihazdan oluşur: Bu dört cihazın her biri ayrıdır, aynı zamanda birleştirilebilirler. Örneğin, iniş cihazı ve yükseliş cihazı bir araya getirilebilir, yörünge cihazı ve dönüş cihazı birleştirilir.

    Chang’e-5 keşif aracının Ay Keşfi Projesi’nin "gezinme, iniş yapma ve geri dönme" dahil üç aşamanın sonunu tamamlaması bekleniyor. Bunun başarılması durumunda, Çin ilk kez insansız olarak Ay’dan kaya ve toprak örneği toplayacak, ayın kökeni ve evrimi hakkındaki bilimsel araştırmalar derinleştirilecek.  .

    Soru2: Chang'e-5'in dünyadan aya gitmesi ve sonra aydan geri dönmesi ne kadar sürer?

    Cevap: Hainan eyaletinden Wenchang Uzay Aracı Fırlatma Merkezi’nden  Uzun Yürüyüş-5 roketiyle fırlatılan Chang’e-5, ay yüzeyindeki belli bir bölgeye iniş yaparak aydan örnek alacak. Sonrada ay yüzeyinden kalkıp ay yörüngesinde kenetlemeyi tamamlayıp aydan toplanan örnekleri dünyaya geri getirecek. Bu toplam 20 gün sürecek.

    Soru3: Chang’e-5 aydan nasıl örnekler toplayacak ?

    Cevap: Chang'e-5 ilk önce ayın seçili bölgesine inecek ve ayı sondaj ve yüzeyini kazma dahil iki yöntemle örnek alacak. Sonunda Chang’e-5 yaklaşık 2 kilo ağırlığında örnekleri toplayıp onu kapalı bir cihaz içine koyacak. Bu işlem, ay örneğinin aydan ayrıldığında yıpranmasını önlemek içindir.

    Soru4: Ay'da Chang'e-5'i havaya uçuracak roket var mı?

    Cevap: Chang’e-5 ay yüzeyindeki görevleri tamamladıktan sonra dünyaya dönmeye hazırlanacak. İlk adım da Çin uzaycılık tarihindeki diğer bir ilki ve zor konusu olan aydan halkış. Taşıyıcı roketin yerden kalkışı için eksiksiz bir fırlatma kulesi sistemi geliştirilmiştir. Ancak keşif aracının aydan kalkış ise olgun bir fırlatma kulesi tarafından desteklenmiyor. Ay yüzeyindeki ortam daha karışıktır, iniş cihazı belli ki de sabit bir durumda değildir. Chang’e-5’in aydan kalkışı kendi gücüne dayanmalıdır. Araştırma ekibi görevin başarılması için bu hakkında bir sürü deneme yapmıştı.

    Soru: Chang’e-5 aydan kalktıktan sonra doğrudan dünyaya dönecek mi?

    Cevap: Tabi ki hayır. Aydan sadece Chang'e-5'in yükseliş çihazı halkacak. Chang'e-5'in yalnızca yükseliş cihazıyla dünyaya dönmesi imkansızdır. Yükseliş cihazı, ay yörüngesine girip burada bekleyen yörünge cihazı ve dönüş cihazıyla kenetlendikten aydan toplanan örnekler dönüş cihazına aktarabilecek.

    Onlarca yıllık pratik keşiflerin ardından Çin, insanlı uzay uçuşu alanında alçak dünya yörüngesinde kenetleme teknolojisini becerdi. Ancak, 380.000 kilometre uzaklıktaki ay yörüngesinde insansız kenetleme sadece Çin'in değil, aynı zamanda insanlığın uzaycılık tarihinin ilkidir.

    Soru: Başarılı kenetlenmeden sonra Chang'e-5 sorunsuz bir şekilde dünya dönebilecek mi?

    Cevap: Chang'e-5'in son bir zorluktan geçmesi gerekiyor. Ay topraklarını taşıyan dönüş cihazı 380.000 kilometre uzaklıktaki aydan dünyaya doğru uçtuğunda, uçuş hızı saniyede 11 kilometre olan ikinci kozmik hıza yaklaşacak. Genellikle alçak dünya yörüngesinden dönen uzay aracının hızı saniyede 8 kilometrelik ilk kozmik hızdır. Hız çok güçlendiğinde, dönüş cihazı dünyaya çarpabilecek, felaket çıkacak. Bu yüzden dönüş cihazının hızı yavaşlatılmalıdır. Bu nedenle Chang’e-5’in araştırma ekibi, yeni bir teknoloji planlamasını ortaya kodu, yani önce dönüş cihazı atmosfere yüksek hızla girecek, ardından atmosferin sağladığı yükeliş gücünün yardımıyla atmosferden atlayacak, daha sonra ise ilk kozmik hızla atmosfere girip dünyaya dönecek. Böylece Chang'e-5'in güvenli ve sorunsuz iniş yapabilmesi için güvence sağlanacak.

    [Devamını Oku]
    2020-11-24
  • Çin’in ay keşif aracında teknolojik yenilikler

    Chang'e-5 keşif aracını taşıyan Uzun-Yürüyüş 5 roketi başarıyla fırlatıldı. Böylece Çin'in Ay Keşif Projesi’nin üçüncü adımı başladı.

    Bu görev, Ay Keşif Projesi’nin altıncı görevi ve Çin’in uzaycılık endüstrisindeki şimdiye kadarki en karmaşık ve zor görevlerinden biri olacak. Bunun başarılması durumunda, Çin ilk kez insansız olarak Ay’dan kaya ve toprak örneği toplayacak, ayın kökeni ve evrimi hakkındaki bilimsel araştırmalar derinleştirilecek.  .

    Chang'e-5 keşif aracını taşıyan Uzun Yürüyüş-5 roketi, ülkenin güneyindeki ada eyaleti Hainan'da yer alan Wenchang Uzay Aracı Fırlatma Merkezi’nden fırlatıldı.

    2200 saniyelik uçuştan sonra Chang'e-5 keşif aracı, öngörülen yörüngeye başarıyla oturdu.

    Gelecekte, Chang'e-5, 20 gün yörüngede uçuş yapacak, yaklaşık 2 kilo ağırlığında örneği dünyaya geri getirecek.

    Önceki Ay keşif görevleriyle karşılaştırıldığında, bu görevin en önemli amacı aydan dünyaya örnek getirmektir. Bu aynı zamanda Çin'in Ay Keşif Projesi planı kapsamındaki "gezinme, iniş yapma ve geri dönme" dahil üç aşamanın sonudur.

    Üç aşamlı Ay Keşif Projesi’nin baş tasarımcı yardımcısı Pei Zhaoyu, “Projenin amacı üç konudan oluşuyor: Biri, örnek alıp dünyaya dönme alanında bazı yeni önemli teknolojilerde atılımların yapılması. Diğeri ise dünya dışı bir gök cisiminden otomatik örnek alma ve geri dönüşünün gerçekleştirilmesi. Üçüncüsü, insanlı aya iniş ve derin uzay keşfi için belirli bir yetenek, teknoloji ve malzeme temeli oluşturmak, Ay Keşif sisteminin daha da iyileştirilmesi.”

    Geçmişte, dünyadaki bazı ülkeler de aydan örneklerin geri getirilmesini gerçekleştirmişti. Ancak Çin ay örneklerini toplayıp dünyaya getirmesinde insansız kenetleme gerçekleştirecek, bu dünyada bir ilk oluşturacak.

    Çin Uzaycılık Bilim ve Teknoloji Grubu’ndan Chang'e-5 keşif aracı sisteminin baş tasarımcısı yardımcısı Peng Jing, “Geçmişteki görevlerde astronotlar farklı aletlerle örnekler toplayarak örnekleri geri getirmişler. Eski Sovyetler Birliği, örnekleme için tek bir örnekleme cihazı kullanmış ve her seferinde örnek miktarı sadece 100 gramdan 200 grama kadar olmuş. Bizim hedefimiz kilogramlık numune toplamak. Yani numune alma yöntemi, numune miktarı ve numune saklama yöntemi ne olursa olsun dünyada böyle bir şey yok” diye belirtti.

    İlgili hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla, Çin tarafından geliştirilen, dört bölümden oluşan Chang'e-5 aracı, bugüne kadarki en karmaşık uzay aracı sistemi haline geldi.  Görev boyunca bu dört parça, Chang'e-5’in ilk otomatik ay yüzeyi örnek alma ve paketlemesi, ilk aydan kalkış ve yükselişi, ilk kez ay yörüngesinde kenetleme gerçekleştirmesi ve ilk kez ay toprağı taşıyıp yüksek hızla dünyaya geri dönüşü gibi bir dizi zor görevi tamamlamasına güç katacak.

    Bu görevin temel anahtarlarından biri olarak, ay yüzeyinde otomatik olarak örnek toplama büyük ilgi gördü. Bu aşamada, Chang'e-5 ilk önce ayın seçili bölgesine inecek ve ayı sondaj ve yüzeyini kazma dahil iki yöntemle örnek alacak.

    Çin Uzaycılık Bilim ve Teknoloji Grubu “Chang’e-5” keşif aracı sisteminin baş tasarımcı yardımcısı Peng Jing, bu iki yöntemle daha fazla ve farklı çeşitlerdeki önreklerin alınacağını, böylece ayın oluşumu ve gelişiminin araştırılmasına destek sağlanacağını kaydetti.

    Daha önce, insanların insansız ay örnekleri alma görevleri, aydan kalkış ve doğrudan dünyaya geri dönme yöntemini kullanıyordu. Chang'e-5 ise dünyanın ileri seviyesini temsil eden ay yörüngesinde kenetleme yöntemini kullanacak.

    Çin Uzaycılık Bilim ve Teknoloji Grubu Chang’e-5 keşif aracı sistemi baş tasarımcı yardımcısı Zha Xuelei, “Ay yörüngesinde kenetlemenin başlıca özelliği de nispeten hafif çarpışma etkisi yaratması. Diğer bir özellik ise, dünyadan uzak olan ay yörüngesinde kenetlemeyi yapacak iki aracı kontrol etmenin daha zor olmasıdır. Ek olarak, zamanlama ihtiyacımız nispeten yüksektir. Kenetleme 10 dakikadan az sürer ve Chang’e-5 aracının yakalanması sadece 1 dakika sürer" ifadesini kullandı.

    Edinilen bilgilere göre, bu fırlatma Çin'in Uzun-Yürüyüş 5 serisi taşıma roketinin 6. misyonudur. Bundan önce, Uzun Yürüyüş-5B taşıma roketi ilk uçuşunu yaptı ve Uzun Yürüyüş-5 Y4 roketi Tianwen-1 (Cennete Sorular) Mars keşif aracını başarıyla fırlattı.

    [Devamını Oku]
    2020-11-24