Ana Sayfa > Analiz
  • “Çin oyunun kurallarını değiştirdi”

    Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 21 Eylül’de BM 76. Genel Kurulu’nda video yoluyla yaptığı konuşmada, Çin’in gelişmekte olan ülkelerde enerjinin yeşil ve düşük karbonlu kalkınmasını destekleyeceği, artık yurt dışında kömür santrali projeleri inşa etmeyeceği taahhüdünde bulundu.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) Başkanı Alok Sharma ve ABD İklim Özel Temsilcisi John Kerry, Xi’nin açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

    John Kerry Çin'in söz konusu kararının "büyük bir katkı" olacağını belirterek övgüsünü dile getirdi.

    Birçok uluslararası medya kuruluşu ile enerji ve iklim alanındaki uzman da Çin'in kararının büyük önem taşıdığı kanısında.

    Boston Üniversitesi'ne bağlı Küresel Kalkınma Politikaları Merkezi Direktörü, Çin'in böyle bir taahhütte bulunan ilk gelişmekte olan ülke olduğunu, bunun “büyük takdiri hak ettiğini” belirtti.

    Al Jazeera’daki haberde de Çin küresel kömür enerjisi sektöründe “oyun değiştirici” olarak tanımlandı.

    ABD merkezli düşünce kuruluşu Küresel Enerji İzleme Örgütü'nün (GEM) verilerine göre, Çin'in yurt dışındaki kömür santrali projelerini durdurma taahhüdü, 50 milyar dolar değerinde yatırımın buharlaşması ve her yıl 200 milyon ton karbondioksit emisyonunun azaltılması anlamına geliyor.

    Çin’in bir elektrik şirketinde görevli üst düzey bir yetkili, Çin'in 2-3 yıl önce yurt dışındaki kömür santrallerinin finansmanını yavaşlatmaya başladığını söyledi.

    “Bu büyük bir katkı”

    John Kerry, 21 Eylül’de Alman medyasına verdiği röportajda, Çin’in açıklamasını olumlu bir şekilde karşılayarak “Bu konu hakkında Çin’le uzun bir zamandır müzakere ediyoruz. Bu büyük bir katkı, ayrıca Glasgow (İklim Konferansı) için hayata geçirmemiz gereken bir çaba.” dedi.

    Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 26. Taraflar Konferansı (COP26), kasım ayında İngiltere'nin Glasgow kentinde yapılacak.

    COP26 başkanlığını yürüten Alok Sharma, Twitter hesabındaki paylaşımda “Kömür enerjisi için beklentiler zaten çok açık. Çin'in taahhüdünü memnuniyetle karşılıyorum. İklim konferansında kömürü geçmişe ait bir unsur hâline getirmeliyiz.” ifadesini kullandı.

    Kerry ve Sharma eylül ayı başlarında Çin'i ziyaret ederek Çin'in İklim Özel Temsilcisi Xie Zhenhua ile Tianjin'de görüşmüştü.

    BM Genel Sekreteri Guterres, BM 76. Genel Kurulu kapsamındaki genel görüşmelerde yaptığı konuşmada, Çin'in yurt dışındaki kömür santrali projelerini durdurarak yeşil ve düşük karbonlu enerjiyi destekleme kararını memnuniyetle karşıladı.

    BM üyelerinin iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, sıcaklık artışının 1,5 santigrat dereceye kadar kontrol edilmesinin iklim değişikliğini hafifletmede önemli bir adım olduğunu kaydetti.

    “Çin, oyunun kurallarını değiştirdi”

    Bloomberg’de yer alan Çin merkezli Uluslararası Yeşil Finans Enstitüsü'nün verilerine atıfta bulunulan yazıda, dünya genelinde şu an kömürle çalışan elektrik santrallerinin yüzde 70'inden fazlasının Çin finansmanına dayandığı belirtildi.

    Öte yandan, Bloomberg’de temmuz ayında yer alan habere göre, yılın ilk yarısında, Kuşak ve Yol inisiyatifi kapsamında hiçbir kömür enerjisi projesine sermaye sağlanmadı. Bu durum, inisiyatifin ortaya koyulmasından bu yana ilk kez görüldü.

    The New York Times’taki makalede, Çin’in taahhüdünden sonra, Hindistan, Türkiye ve Güney Afrika gibi diğer büyük kömür kullanıcılarının daha ciddi bir ikilemle karşı karşıya kalacağına yer verildi.

    “Çin’in kararı, övgüye değer”

    Öte yandan, Çin’in kararı aynı zamanda enerji tasarrufu ve emisyon azaltımı alanlarındaki uzmanlardan da övgü aldı.

    ABD Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi (NRDC) Başkanı Manish Bapna, "Bu kararın COP26'dan önce duyurulması ileriye doğru atılmış önemli bir adım. Bu ilerleme, Çin ile diğer büyük ülkelerin daha görkemli uluslararası ve yerel hedeflere ulaşması için bir kapı açtı.” dedi.

    Çevre konusuna odaklanan bir düşünce kuruluşu olan Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün direktör yardımcısı Helen Mountford da Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, bunun bir dönüm noktası olduğunu, insanların artık dünyanın en kirli fosil yakıtlarını kullanmayacağını söyledi.

    İngiliz "The Guardian"da yer alan habere göre de bir dönem BM’de iklim sorunlarıyla ilgili görev üstlenen ABD Asya Derneği Politikalar Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Thom Woodroofe, bu kararın Çin’in geleceğin yenilenebilir enerjide olduğu anlayışını benimsediğini bir kez daha kanıtladığını belirtti.

    Columbia Üniversitesi'ne bağlı Küresel Enerji Merkezi'nin kıdemli araştırmacılarından David Sandalow da Çin'in kararının, dünyanın dört bir yanındaki enerji firmalarına, yeni kömür santrallerinin gelecekte büyük engellerle karşılaşacağına dair güçlü bir sinyal gönderdiğini söyledi.

    [Devamını Oku]
    2021-09-23
  • “SİÖ, bölgesel güvenliğin korunmasında üzerine düşen sorumluluğu üstlenecek”

    Kazakistan’daki Cumhurbaşkanlık Kütüphanesi Başkan Yardımcısı Timur Şimergenov, Afganistan meselesinin Shanghai İşbirliği Örgütü’nün (SİÖ) karşısındaki başlıca meydan okumalardan biri olduğunu, SİÖ’nün bölgedeki güvenliğin korunmasında kendi üzerine düşen sorumluluğu üstleneceğini belirtti.

    Şimergenov dün Çin Medya Grubu’na verdiği demeçte, SİÖ’nün 20 yılda pek çok gelişme evresinden geçtiğini, halihazırda örgütün karşısındaki başlıca meydan okumalardan birinin Afganistan’daki güvenlik durum olduğunu ifade etti.

    Şimergenov, Afganistan sorununun büyüyüp mülteci krizine yol açmaması ve aşırıcılığın bölgedeki diğer ülkelere yayılmaması için SİÖ’ye üye ülkelerin ortak çaba göstermesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Çin, Rusya, Pakistan, Hindistan ve Orta Asya ülkeleri, SİÖ çerçevesi altında Afganistan hususunda uzun vadeli işbirliği kurabilir. Söz konusu ülkelerin çoğu Afganistan’la komşudur. Dolayısıyla Afganistan sorunu bu ülkelerin ortak sorunudur.”

    Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev birkaç gün önce düzenlenen SİÖ Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, Afganistan’da insani kriz tehlikesinin bulunduğunu, bölgedeki ülkelerin Afganistan’la ticari ilişkileri sürdürmesi ve ulaşım kanallarını yeniden açması gerektiğini söylemişti.

    Tokayev’in açıklamasıyla ilgili konuşan Şimergenov, Afganistan’ın istikrara kavuşturulmasının ardından SİÖ’ye üye ülkelerin Afganistan’la ekonomik işbirliğini yoğunlaştıracaklarını kaydetti.

    Şimergenov, “SİÖ’nün bölgesel bir platforma dönüşmesi kuvvetle muhtemel. SİÖ, Afganistan’da ulaşım ve diğer alanlardaki projeler ile maden kaynaklarının geliştirilmesine destek verebilir.” dedi.

    SİÖ-Afganistan İrtibat Grubu’nun Afganistan’ın güvenlik durumunu yakından takip ederek, bu konuda Afganistan ile temasları koruyacağını kaydeden Şimergenov, SİÖ’nün bölgedeki güvenliğin korunmasında kendi üzerine düşen sorumluluğu üstleneceğinin altını çizdi.  

    [Devamını Oku]
    2021-09-17
  • Afgan halkı geleceğe nasıl bakıyor?

    Bir ay önce, Afgan Talibanı’nın askerleri başkent Kabil’e girdi. 8 gün önce, Afgan Talibanı geçici hükümet kurdu.

    Afgan halkı, Taliban’ın yeniden iktidara gelmesi karşısında karışık duygular içindeydi. Ancak kısa süre içinde Taliban’ın geçirdiği değişim fark edildi. Üniversite öğretim üyesi Barakatullah Hilal, eski Afganistan hükümetinin karıştığı yolsuzluk olaylarının halkı öfkelendirdiğini, ancak Taliban’ın yolsuzlukla mücadele ve asayişin korunması için çaba gösterdiğini belirtti.

    Alozai Karimi isimli bir iş insanı, son günlerde yükselen enflasyon ve satışların düşüşünden şikayetçi. Ancak Karimi, Kabil’de ticaretin devam ettiğini de bildiriyor.

    Mahmut Malgarai isimli bir Afgan uzman, Çin Medya Grubu’na (ÇMG) verdiği demeçte, “Afganistan vatandaşlarının karşı karşıya bulunduğu en ciddi sorun, ekonomik durgunluk ve yoksulluktur. Taliban yönetiminin insanlara istihdam fırsatları getirmesi gerekir.” dedi.

    Afgan Talibanı elinde yeterli bütçe olmadığı için, şu anda devlet memurları ve öğretmenler maaşlarını zamanında alamıyor. ABD yönetimi, de eski Afganistan hükümetinin tüm varlıklarını dondurdu ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Afganistan’a özel çekme hakkını sağlamasını engelledi.  

    Afganistan’ın eski hükümetinde görev almış olan Safi, insan haklarını koruma sloganları atan ABD’nin gerçekte insan haklarını çiğnediğini kaydetti. Safi, “Ben ve 4 kardeşim de eski hükümette çalıştık. Ancak hiçbirimiz şu anda maaş alamıyoruz. Ailemizde toplam 38 kişi var. Maaş almamaya devam edersek durumuz çok kötü olacak.” diye konuştu.

    Analistlere göre, yeni kurulan Afganistan geçici hükümetinin kritik pozisyonlarına Taliban’ın kurucuları yerleşti. Kabinede kadınlara görev verilmedi. Mevcut durum, Taliban’ın “kapsayıcı bir hükümet” tahhüdünü etkin şekilde yerine getiremediğini gösteriyor.

    Afgan Talibanı’nın kurduğu geçici hükümetin dışişleri bakanı vekili Amir Kaan Muttaki önceki gün düzenlediği ilk basın toplantısında, “Ülkede ciddi insani kriz yaşanıyor. Afganistan’a 1 milyar dolarlık insani yardım sağlayacağını taahhüt eden ilgili taraflara teşekkür ediyorum. Dünya Bankası dahil uluslararası teşkilatların Afganistan’a yardım sağlamaya devam etmesini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ülkenin geleceğine iyimser bakan Ahmed Elham isimli bir muhabir, konuyla ilgili değerlendirmesinde “İktidarın değişmesi nedeniyle, birçok kişi çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Ancak bu zorluklar geçecek, ülkemiz de yavaş yavaş kalkınacak. Afganistan vatandaşlarının, ülkelerinin yeniden yapılandırılması için ortak çaba göstermesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

    [Devamını Oku]
    2021-09-16
  • 28. Beijing Uluslararası Kitap Fuarı başladı

    28. Beijing Uluslararası Kitap Fuarı dün Çin’in başkenti Beijing’de başladı.

    Liaoning Bilim ve Teknoloji Yayınevi tarafından yayınlanan “Çin Lezzetlerinin Hikâyesi: Mis Gibi Kokulu Yemekler” ve “Çin Lezzetlerinin Hikâyesi: Balık ve Etler” başlıklı iki kitabın İngilizce versiyonu fuarda okuyucularla buluştu. Söz konusu iki kitapta, öykülerle Çin mutfağı tanıtılıyor.

    Liaoning Bilim ve Teknoloji Yayınevi Başkanı Song Chunzhi, “Çin Lezzetlerinin Hikâyesi serimizde Çin mutfağı aracılığıyla dünyaya Çin’in geleneksel kültürünü tanıtmayı hedefliyoruz. Çin yemekleriyle ilgili kitapların yanı sıra, Usta Sun Zi’nin Savaş Sanatı ve Konfüçyüs’ün Konuşmaları gibi kitapların İngilizce baskıları da dünya çapında yayınlandı. Söz konusu kitaplarla Çin kültürünü dünya ülkelerine taşıyoruz.” diye konuştu.

    Sha’anxi Halk Yayınevi’nin yayınladığı “Uzaya Ulaştık” başlıklı kitabın Rusça ve Belarusça baskıları da raflardaki yerini aldı. Kitapta Çin’in uzay teknolojisinin gelişme tarihi ve Çinli uzay uzmanlarının çalışkanlık ruhu anlatılıyor.

    Söz konusu kitabın Rusya’da satış işlerinden sorumlu Rusya Spor ve Kültür Yayınevi Genel Müdür Yardımcısı Ekaterina, “Uzaya Ulaştık” kitabının Rusya’daki satış rakamlarının iyi olduğunu ve internet sitelerinde uzay keşfiyle ilgili popüler kitaplar arasında ikinci sıraya yükseldiğini belirtti.

    Konuk ülke Pakistan, fuarda özel bir stant kurdu. Pakistan standında çok sayıda seçkin kitap sergileniyor. Pakistan Beijing Büyükelçiliği’ndeki bir diplomat Çin Medya Grubu muhabirine yaptığı açıklamada, “Standımızdaki kitaplarla, Çin vatandaşlarına Pakistan’ın tarihi, mimarisi ve kültürünü tanıtmak istiyoruz. Standımız çok ilgi görüyor. Bundan çok memnunuz. Fuar aracılığıyla, daha çok Çinli vatandaşın Pakistan’ın tarihini ve kültürünü öğrenmesini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    105 ülke ve bölgeden gelen 2200’den fazla şirket, çevrim içi ve çevrim dışı olmak üzere iki yöntemle fuara katılıyor. Fuar kapsamında, kültürel iletişimi pekiştirmeye yönelik birçok etkinlik düzenlenecek.

    [Devamını Oku]
    2021-09-15
  • Çin’den Afganistan için insani yardım çağrısı

    Birleşmiş Milletler (BM) dün Cenevre’de Afganistan için bakanlar düzeyinde insani yardım konulu toplantı düzenlendi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in başkanlık ettiği toplantıya Çin, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Japonya ve İran dahil 90’dan fazla ülke ve 30’dan fazla uluslararası teşkilatın temsilcileri katıldı.

    Çin’in BM Cenevre Ofisi’ndeki Daimi Temsilcisi Chen Xu toplantıda yaptığı konuşmada, “Çin ve Afganistan’ın komşu ülkelerinin dışişleri bakanları birkaç gün önce düzenlenen toplantıda Afganistan’da COVID-19 salgınıyla mücadele çalışmalarının ilerletilmesi, sınır kapılarının açılması, mültecilerin etkin şekilde yerleştirilmesi, insani yardımların ulaştırılması, terör ve uyuşturucuyla mücadele gibi konularda fikir birliğine vardı. Bu, Afganistan’da barışın korunduğu ve yeniden yapılandırma çalışmalarının başlatılabileceği sinyalini verdi.” ifadelerini kullandı.  

    BM’nin Afganistan’daki insani krizin çözülmesinde daha büyük rol oynamasına destek verdiklerini belirten Chen Xu, şöyle konuştu:

    “Afganistan’ın komşusu olan Çin, Afganistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne her zaman saygı göstermektedir. Çin, Afganistan’ın iç işlerine hiçbir zaman müdahale etmediği gibi Afgan halkıyla dostluk ilişkisini sürdürmektedir. Çin, ayrıca Afganistan’a gıda ve ilaç dahil çeşitli günlük ihtiyaçlardan oluşan 200 milyon yuan (yaklaşık 31 milyon dolar) değerinde insani yardım paketi gönderecek. Bunun yanı sıra, Afganistan’a 3 milyon COVID-19 aşısı bağışlayacağız.”  

    Chen, Afganistan’ın talebi doğrultusunda ülkede yeniden yapılandırma çalışmalarına mümkün olduğu kadar destek sağlamaya devam edeceklerini dile getirdi.

    Uluslararası toplumun da Afganistan’a daha büyük yardım sağlaması gerektiğinin altını çizen Chen Xu, “ABD ve müttefikleri Afgan halkına daha büyük insani yardım sağlamalı. Bununla birlikte, ülkede sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesine de destek verilmeli. Uluslararası toplum Afganistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı göstermek suretiyle ülkenin yeniden yapılandırma çalışmalarında yapıcı rol oynayabilir.” dedi.

    Afgan halkının dünyadaki en ciddi insani krizi yaşadığını belirten Guterres, BM ve ilgili örgütlerin Afganistan’a yardım sağlamak için ellerinden geleni yapmakta olduklarını kaydetti.

    Guterres, uluslararası topluma gelecek 4 ay içinde Afganistan’a 600 milyon dolar insani yardım sağlama çağrısında da bulundu.

    [Devamını Oku]
    2021-09-14
  • Çin ve farklı ülkelerden yayıncılar temaslarını yoğunlaştırıyor

    28. Beijing Uluslararası Kitap Fuarı, 14-18 Eylül günlerinde hem çevrim içi hem de doğrudan fiziksel katılım yoluyla düzenlenecek.

    Fuar öncesinde yapılan 2021 Beijing Yayıncılık Zirvesi’ne katılan konuklar, fuarın Çin ile farklı ülkeler arasında yayıncılık alanındaki temasların yoğunlaşması için kritik bir önem taşıdığı kanısında.

    1986 yılında ilk kez düzenlenen Beijing Uluslararası Kitap Fuarı’nın etkisi, aradan geçen 30 yılı aşkın sürede giderek artıyor.

    Başlangıçta, 30 civarında ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen fuar, günümüzde 100’den fazla ülkeden katılımcıları ağırlıyor.

    Dünyadaki en önemli kitap fuarlarından biri hâline gelen Beijing Uluslararası Kitap Fuarı’na 2005 yılından bu yana farklı ülkeler “onur konuğu” olarak katılıyor. Şu ana kadar beş kıtadan 30’un üzerinde ülke fuara onur konuğu olarak katıldı.

    30 yılı aşkın süreçte devamlı gelişen Beijing Uluslararası Kitap Fuarı, Çin’in öne sürdüğü “karşılıklı saygı, ortak kazanç ve ortak kalkınma” kavramının da canlı bir örneği niteliğinde.

    Çin ile çeşitli ülkeler arasında yayıncılık işbirliği ve kültürel temaslar, fuar sayesinde yoğunlaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda, Çin’den ve farklı ülkelerden yayınevleri, telif hakkı, matbu ve dijital kitapların ithalat ve ihracatı ve yatırım işbirliği gibi alanlarda sıkı temaslarda bulundu.

    Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı İthalat ve İhracat Bölümü Başkan Yardımcısı Zhao Haiyun, bu konu hakkında şunları söyledi: “Asya klasikleri çeviri planını uygulamaya soktuk. Şu ana kadar söz konusu program çerçevesinde 5 ülkeyle işbirliği anlaşması imzaladık. Önümüzdeki dönemde daha fazla ülkeyle anlaşma imzalayacağız. Diğer yandan, Çin Uluslararası Yayın Projesi, İpek Yolu Kitap Projesi ve Çin Rafları gibi projelerimizle nitelikli Çince eserlerin farklı dillere çevrilmesini ve farklı ülkelerde yayımlanmasını destekliyoruz. Aynı zamanda, birçok Çinli yayınevi, ortak girişimlerle yabancı ülkelerde faaliyet gösteriyor. Çinli işletmeler, e-kitap ve e-oyun gibi alanlardaki ürünlerini yabancı ülkelere satıyor.”

    Pakistan, klasik eserlerin çevirisi üzerinde Çin ile işbirliği anlaşması imzaladı. Pakistan’ın Beijing Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Ahmed Faruk, Pakistanlı ünlü şair Muhammed İkbal’in eserlerinin geçtiğimiz dönemde Çinceye çevrildiğini hatırlattı. Faruk, Pakistanlı okuyucuların da Çince klasik eserlerden “Üç Krallığın Öyküsü”nü Urduca çevirisinden okuyabildiğini belirtti. İki ülke arasında edebi eserlerin yayımlanması alanındaki işbirliğinin büyük gelişme potansiyeline sahip olduğuna işaret eden Faruk, “Klasik edebiyat ve geleneksel eserler medeniyetimizin manevi yönünün gerçek tasvirleri niteliğinde. Bu güzel eserler, Çin-Pakistan dostluğunu ilerleten ve farklı ülkeler arasındaki anlayışı pekiştiren bir güç sayılabilir. Klasik eserlerin içindeki irfanı daha iyi kavrayabilmek için bu yıl Çin ile Pakistan arasında bu alanda bir işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşma vesilesiyle iki halk arasındaki temasların daha da yoğunlaşacağına inanıyorum.”

    Singapur Dünya Teknoloji ve Basın Grubu Başkanı Phua Kok Khoo, bilim ve teknolojinin, dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’in büyümesine muazzam katkılar sağladığına işaret etti.

    İnsanlık için ortak kader topluğunun kurulmasında yayıncılığın önemli rol oynayabileceğini kaydeden Phua Kok Khoo, Çin’deki en ileri teknolojileri ve Çin’in bu alandaki deneyimlerini tüm dünyaya tanıtmaya hazır olduklarını belirtti.

    Singapurlu yetkili, “Kuşak ve Yol inisiyatifini destekliyoruz. 2018 yılında grubumuz dünya üzerindeki ilk İngilizce Kuşak ve Yol dergisini yayımlamaya başladı. Şu ana kadar 15 adet Kuşak ve Yol konulu kitap yayımladık. İnanıyorum ki, bu çabalarımız sayesinde dünya genelinden okuyucular Çin’i ve Asya’yı daha iyi anlayacak.” ifadelerini kullandı.

    [Devamını Oku]
    2021-09-13
  • Bin Ladin’in ölümünden sonra ABD neden Afganistan’da 10 yıl daha kaldı?

    Bugün, 11 Eylül saldırılarının 20. Yıl dönümü. Çin Medya Grubu’ndan (CMG) muhabirler kısa süre önce El Kaide örgütünün elebaşısı Usame Bin Ladin’in öldürüldüğü Pakistan’ın Abbottabad kentindeki yeri ziyaret etti. Amacı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusunun 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren örgütün liderini öldürdükten sonra neden Afgansitan’da 10 yıl daha kalmasının nedenini bulmak ve yerlilerin ABD’nin başlattığı savaşa yönelik yaklaşımını öğrenmekti.

       △ 20 yıl önce, bu zeminde 3 katlı beyaz bir bina vardı. 2 Mayıs 2011’de bir grup ABD’li asker buraya düzenlediği ani operasyonda Bin Ladin’i öldürdü.

    Bin Ladin’in öldürüldüğü bina, dağlarla kuşatılan geniş bir vadide yer alıyor. Burası, Pakistan’ın başkenti İslamabad’a 60 kilometre, bu ülkenin Kakul Askeri Akademisi’ne sadece 1 kilometre uzaklığında.

    20 yıl önce meydana gelen 11 Eylül saldırıları, 2 bin 996 kişinin ölmesine ve 200 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı. Ardından ABD’nin öncülüğündeki müttefik birlikleri Afganistan savaşını başlatarak, Afganistan’da saklanan El Kaide ile lideri Bin Ladin ve onlara sığınak sağlayan Taliban yönetimine çılgınca askeri misileme yaptı. 20 yılda 140 bin NATO askeri artı 250 bin ABD’li askerin savaş masrafları trilyon doları geçti.

    ABD askerlerinin ağustos ayının sonunda Afganistan’dan çekilmesinden sonra dikkat edici bir gelişme oldu. 9 Eylül’de ABD dahil birkaç ülkenin vatandaşlarını taşıyan Katar Havayolları’nın bir uçağı Kabil’den kalktı. Beyaz Saray’ın ulusal güvenlik komitesi sözcüsü Emily Horne, bir dönemin düşmanına teşekkür etti. Horne, Taliban’ın esneklik gösterdiğini dile getirdi.

    △Abbottabad’lı bir sakin, ABD’yi çok başarısız buldu. ABD Başkanı Biden’in hedeflerine ulaştıklarını iddia ederken, aslında yenilgisini gizlemek istediğini kaydetti.

    △Pakistan’ın emekli hava kuvvetleri komutan yardımcısı İjaz Mahmood Malik, görüşünü CMG muhabirlerine aktardı: “ABD, El Kaide’yi çökertmeyi ve Bin Ladin’i tutuklamayı hedeflediklerini iddia ediyordu. Aynı zamanda Taliban yönetiminin insan haklarını ihlal ettiğini ve aslında Afganistan’ın kendi ekonomisini geliştirmesini gerektiğini belirtiyordu. ABD, bu ülkede özel ekonomik bölge tesis etme sözünü verdi, ancak hiç somut proje hayata geçirilmedi.”

    Afganistan savaşı, Pakistan dahil Afganistan’a komşu ülkeleri de ciddi etkiledi. Pakistan Başbakanı İmran Han, Kasım 2018’de sosyal medyada yaptığı paylaşımda, en çok Pakistan’ın etkilendiğini, 75 bin kişinin ölmesi veya yaralanmasının yanı sıra 123 milyar dolar tutarında ekonomik kayıp olduğunu açıkladı.

    Acaba Bin Ladin öldükten sonra neden savaş devam etti, insanların bekledikleri barış ve istikrar neden gelmedi?

    Bir süper güç, 20 yılda yük miktarda harcama yaparak, sadece Bin Ladin’i öldürmeyi ve Taliban’ı çökertmeyi mi amaçlıyor?

    Pakistan’ın uluslararası işler uzmanı Prof. Huma Baqai, ABD ordusunun Afganistan’da fazla zaman kalmasının “ABD stratejisi” arkasındaki sırrı yansıttığını savundu.

    △Abbottabad Ticaret Odası Başkanı Faiq Elias, “ABD’nin hedefleri Pakistan ve Çin’dir. Afganistan, ABD için güvenli bir yer, buradan adı geçen 2 ülke izlenebilir” dedi.

    Pakistan’ın emekli tümgeneral Mahmut Şah, ABD’nin Afganistan savaşının Rusya, Çin ve Pakistan için yürütüldüğünü, ancak Çin ve Pakistan’ın kalkınmasının engellenemez halde olduğunu görünce Afganistan’dan ayrılmayı seçtiğini belirtti.

    ABD Afganistan’dan ayrıldı, geride harabe kaldı. Bu ülkedeki işsizlik oranının yüzde 38’i bulduğu, halkın yüzde 72’sinin yoksullukla boğuşmakta olduğu bildiriliyor. Pakistanlı gözlemci Salim Safi, CMG muhabirlerine verdiği demeçte “ABD başka ülkelerin içişlerine karışıyor, Çin bunu yapmıyor. Günümüzdeki Afganistan Çin’in desteğine ihtiyaç duyar. Çin insanlığın kader ortaklığını ve ortak refahı teşvik ediyor. Bu nedenle Çin mutlaka Afganistan’a yardımlar sağlayacaktır.” diye konuştu.

    [Devamını Oku]
    2021-09-11
  • Çin-ASEAN tarım işbirliği derinleştiriliyor

    5. Çin-ASEAN Tarım İşbirliği Forumu dün, Çin’in Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin merkezi Nanning’de düzenlendi.

    Çin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Dış Ekonomik İşbirliği Merkezi Başkan Yardımcısı Li Zhiping forumda yaptığı değerlendirmede, Çin ile ASEAN’ın tarım işbirliğinin yeni stratejik fırsatlarla karşılaştığını belirtti. Li, Çin’in yeni kalkınma düzeni oluşturmasının Çin ile ASEAN piyasalarının birbiriyle kaynaşmasına yarar sağlayacağını anımsatarak, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (RCEP) imzalanmasıyla iki taraf arasında tarım işbirliğinin daha yüksek seviyeye taşınmasının beklendiğini söyledi.

    Filipinler’in Beijing Büyükelçisi Jose S. L. Sta. Roman da forumda yaptığı açıklamada, ASEAN ile Çin arasındaki işbirliğinin genişletilmesiyle tarım alanındaki gelişimin ilerletilmesini görmekten büyük mutluluk duyduklarını belirtti.

    Roman, tarım alanındaki ikili işbirliğinin dinamik ve sağlam ilişkiler çerçevesinde daha da güçlendirildiğini söyledi.

    Myanmar’ın Beijing Büyükelçisi U Myo Thant Pe ise, mısır ekimi, kauçuk üretimi, yem işleme gibi birçok ortak projenin ASEAN ülkelerindeki ve Çin’deki çiftçilerin gelirlerinin daha da artmasını sağladığını ifade etti.

    Çin ile ASEAN ülkeleri arasında 30’dan fazla ikili tarım işbirliği anlaşması mevcut. Ayrıca, tarım teknolojileri alanında 200’den fazla iletişim projesi hayata geçirildi. İki taraf arasında tarımsal ürünlerin ticaret hacmi geçen yıl 43 milyar dolara ulaştı. Bu sayı, Çin’in tarım ürünleri alanında toplam dış ticaret hacminin yüzde 17,2’sini oluşturdu.

    [Devamını Oku]
    2021-09-10
  • Çin’de yeşil elektrik ticareti için pilot çalışmalar başlatıldı

    Çin’de yeşil elektrik ticareti için pilot çalışmalar önceki gün başlatıldı. Yeşil elektrik ticareti piyasasının açılmasıyla, 17 eyaletten 259 piyasa varlığı arasında 7 milyar 935 milyon kilovat-saat yeşil elektrik ticareti gerçekleşti. İstatistiklere göre, bu ticaretle 2 milyon 436 bin ton kömürün yakılmasının ve 6 milyon 71 bin ton karbondioksit emisyonunun önüne geçildi.

    Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’ndan yetkili, şu an yeşil elektrik ticaretine katılan piyasa varlıklarının çoğunun rüzgar ve güneş enerjisiyle elektrik üretimi yapan şirketler olduğunu, gelecekte hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji şirketlerinin de dahil edileceğini kaydetti.

    Yeşil elektrik ticaretinin başlatılması için koşullar olgun

    Çin, 2030 yılından önce karbondioksit emisyonunu zirveye ulaştırma ve 2060 yılından önce karbon nötrü gerçekleştirme hedefini ortaya koydu. Merkezinde yeni enerjinin yer aldığı yeni tip bir elektrik sisteminin oluşturulması, elektrik endüstrisinin söz konusu hedeflere ulaşılması için keşfettiği önemli bir yol.

    Ancak, yeni enerjiyle elektrik üretiminde istikrarsızlık yaşanması ve bazı teknik sorunlar ortaya çıkması, elektrik sisteminin tüketim ve işletme maliyetlerinin artmasına neden oldu.

    Diğer yandan, şirketlerin talepleri açısından gelişmeler de söz konusu. Son yıllarda daha fazla şirket yeşil elektrik piyasasına ihtiyaç duyduğunu belirtti. BMW ve BASF gibi çok uluslu şirketler, önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 100 yeşil enerjiyle üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Shougang Grup gibi geleneksel sanayi şirketleri de, yeşil elektrikle üretime geçerek, şirketin dönüşüm sürecini hızlandırmaya çalışıyor. Pek çok ihracat şirketi de yeşil enerjiyle üretimle ürünlerinin uluslararası rekabet gücünü artırmayı arzuluyor.

    Beijing Elektrik Ticareti Merkezi Genel Müdürü Shi Lianjun, yeşil elektrik ticaretine ilişkin pilot çalışmaların, ülkede yeşil elektrik tüketiminde yeni bir model oluşturulması için bir başlangıç olarak görüldüğünü ifade etti.

    Yeşil elektrik ticaretine katılım teşvik ediliyor

    State Grid Corporation of China (SGCC), piyasa varlıklarına yeşil elektrik ticaretine katılmaları için kolaylık sağlanması amacıyla elektrik piyasasına yönelik e-ticaret hizmet platformu geliştirdi. Piyasa varlıkları, ilgili mobil uygulamayı indirerek ticari faaliyetlere katılabiliyor. Mobil uygulama, kullanıcılara ticaret sonuçları, ticaret sözleşmesi, yeşil elektrik sertifikası gibi süreçlere yönelik bilgi hizmeti sunuyor.

    Yeşil elektrik ticaretinin başlatıldığı 7 Eylül’de ilk ticari faaliyetlere katılan bütün piyasa varlıklarına yeşil elektrik tüketim sertifikası verildi. Beijing Elektrik Ticareti Merkezi ile State Grid Adli Değerlendirme Merkezi tarafından verilen söz konusu yeşil sertifika sistemi, block zincir gibi yeni teknolojiler kullanarak, yeşil elektrik üretimi, tüketimi ve ticareti başta olmak üzere tüm süreci kaydediyor.

    State Grid, söz konusu yeşil sertifika sistemi için patent başvurusu sundu.

    [Devamını Oku]
    2021-09-09
  • 2021 Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı verimli geçti

    Çin’in başkenti Beijing’de düzenlenen 2021 Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı dün sona erdi.

    Altı gün süren fuarda bir dizi önemli işbirliği sonucu elde edildi ve Çin fuar aracılığıyla tüm dünyaya yüksek seviyeli dışa açılmanın genişletileceği yönünde olumlu bir sinyal verdi.

    Dijital ticaret, 5G, endüstriyel nesnelerin interneti, akıllı ofis gibi yeni endüstrilere ve modellere odaklanılan fuarda, bu alandaki yeni fikirler paylaşıldı ve yeni hizmet modelleri tanıtıldı.

    Elde edilen ilk verilere göre, fuarda bin 672 sözleşme imzalandı. Bunlar arasında, 223 yatırım projesi başta olmak üzere 642 proje için imzalanan sözleşmeler dikkat çekiyor.

    Çin, bu yıl ilk defa dijital ticareti, hizmet ticaretini geliştirme planına dahil etti. Alibaba Grubu Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Wang Qiang, “Günümüz dünyasında hizmet ticaretindeki dijitalleşme eğilimi artıyor; dijital teknoloji de hizmet ticaretinin yüksek nitelikli gelişmesinin ilerletilmesinde önemli rol oynuyor. Şirketimiz, fuar aracılığıyla dijital teknolojileri daha yüksek bir düzeye taşımaya ve dijital teknolojilerin, KOBİ’lerin gelişimine ve toplumsal kalkınmaya güç katmasını sağlamaya hazır.” diye konuştu.

    Fuar esnasında gerçekleşen bir foruma katılan Hollanda’nın Beijing Büyükelçisi Wim Geerts, günümüz küreselleşmesinde dijital hizmet ticaretiyle ilgili kuralların çok taraflılık çerçevesinde ve ortaklaşa hazırlanması, ayrıca ilgili mekanizmanın sürekli iyileştirilmesi önerisinde bulundu.

    İtalya Ticaret Komisyonu Beijing Ofisi Baştemsilcisi Gianpalol Bruno ise, İtalya’nın Çin piyasasından beklentilerinin olumlu olduğunu ve iki ülke arasındaki somut işbirliğinin derinleştirilmesi konusunda tam güven duyduğunu ifade etti.

    [Devamını Oku]
    2021-09-08