Çin'de İz Bırakan Kadınlar

  2018-07-09 19:13:51  cri


Hazırlayan ve sunan: Özlem Özdemir

Çin'de İz Bırakan Kadınlar'ın bu bölümünde yakından tanıdığınız, oynadığı yapımların isimlerini söylediğimde "aaa, sahi" diyeceğiniz çok ünlü bir aktristin hayatı ile karşınızdayız: Joan Chen. Türkiye'de de yayınlanan "Son İmparator", "İkiz Tepeler" , "Sevgiyi Ararken" de onu izledik. Ayrıca Richard Gere ve Winona Ryder'ın oynadığı sevilen film "New York'ta Sonbahar"ın yönetmenliğini de onun yaptığını biliyor muydunuz? Şimdi gelelim hayatına…

Joan, 26 Nisan 1961'de Çin'in Şanghay kentinde dünyaya geldi. Hem annesi hem de babası doktordu. Çocukluğunda bu kadar ünlü olacağı aklına bile gelmiyordu. Ama içinde adını koyamadığı bir kıpırtı vardı.

Joan 7 ve ağabeyi 8 yaşındayken ailelerinden yıllarca ayrı kalmak zorunda kaldılar. Kültür Devrimi yaşanıyordu ve pek çok kişi ailelerinden ayrılıyor, sürgüne gönderiliyordu. Joan ve abisine akrabaları baktı. Çok büyük bir evde yaşadıkları için akrabaları gelip onlara yerleşti. Anne ve babasını görememek yetmediği gibi, bir de kendi evlerinde rahatları kalmamıştı. Bütün bu olanlar, o yaşlarda adını koyamasa da ilerleyen yıllarda anlayacağı gibi, Joan'ı güçlendirecekti. Hayatta insanın başına beklenmedik her şeyin gelebileceğini çok erken bir yaşta öğrenmişti. Bütün bunlar ileride ona Amerika'ya taşınma cesareti sağlayacaktı.

Joan, 14 yaşında Çinli yönetmen Jin Xie tarafından film çekimlerini izlemek üzere gerçekleştirilen bir okul gezisi sırasında keşfedildi. İlk oynadığı film, 1976'da "Gençlik" adlı filmdi. 1979 yılında oynadığı "Küçük Çiçek" isimli film onu Çin çapında üne kavuşturdu. Bu filmden sonra artık Joan, "Çin'in Elizabeth Taylor"ı hatta Çin'in prensesi olarak anılıyordu.

Joan, Çin'de 17 yaşında diplomat yetiştiren ve girilmesinin çok zor olduğu bir okulda eğitim aldı. Bunu başardığı için kendisiyle gurur duysa da, o başka bir şey yapmak istiyordu. Ama Asya'da aileler çocuklarını istikrarlı ve saygın bir işe girmeleri için yetiştirirlerdi. Joan'ın ailesi için de durum böyleydi, Joan'ın oyuncu olması düşünülemezdi. O da hukuk okumaya karar verdi. Ama istediği bu da değildi.

Joan, 1981 yılında drama ve sinema eğitimi almak için Amerika'ya gitti. Milyonlarca insanın sevdiği birinin, birden dilini hiç bilmediği ve hiçbir desteğinin olmadığı bir ülkeye gelmesi sahiden zor bir karardı. Zaten giderken amacı Çin'e geri dönmekti. Amerika'da geçirdiği dört beş yılın ardından Çin'i ziyaret ettiğinde kaybolmuş hissetti. Evini çok özlemesine rağmen, kendisinin ne kadar değiştiğinin farkına vardı. Artık Çin de onun hayalindeki gibi değildi.

Amerika'da burs alarak eğitim gördü. Para kazanmak için de bir restoranda bir yıla yakın garsonluk yaptı. İşi yapmak onu rahatsız etmiyordu ama müdürün herkese sürekli, "Bakın, o Çin'in en iyi aktristi" demesinden rahatsız oluyordu. Acaba restoranda çalışarak Çin'in imajını mı lekeliyorum diye dertleniyordu.

Amerika'da önce çeşitli film ve televizyon dizilerinde küçük rollerde oynadı. 1987 yılında Bernardo Bertolucci'nin "Son İmparator" filminde üstlendiği başrol, Joan'ı hem ABD hem de dünya çapında üne kavuşturdu. 1990-1992 yıllarında Türkiye'de de çok sevilen "İkiz Tepeler" dizisinde canlandırdığı "Jocelyn Packard" karakteri ile artık herkesin tanıdığı bir yıldızdı.

Joan, 1998 yılında yönetmenliğe soyundu. Yönettiği en önemli film 2000 yılında çektiği ve başrollerini Richard Gere ile Winona Ryder'ın paylaştığı "New York'da Sonbahar"dır.

Joan'a göre bir yapıtı ancak şiirsel bir dille aktarabilirseniz evrensel bir iş yaparsanız, mesafe ve zaman arasındaki deneyiminiz daha berraklaşır. "Acı çekmeden güzelliğin var olduğuna inanmıyorum, Gerçek olan ilgimi çekiyor," diyordu.

Bazı filmleri ile amacına ulaştığını düşünen Joan, oyunculuğun onun için hiçbir zaman bırakılacak bir alışkanlık gibi olmadığını, oynamayı da yönetmeyi de çok sevdiğini söylüyor ve ekliyor: "Zamanla daha görünür ve tanınır bir Asyalı oyuncu oldum. Sanırım bu sayede genç kızlara isterlerse başarılı olabileceklerini gösteren bir model olmamı sağladı. Bundan gurur duyuyorum"