Eski bir krallık ve onun modern koruyucusu

  2019-09-05 08:49:54  cri

Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nin batısında yer alan sırlarla dolu eski krallığın kalıntıları, her yıl 100 binden fazla kişi tarafından ziyaret ediliyor. Turistlerin çoğu, kalıntılar arasında birkaç saniye yürüyüp sonra çekip gidiyor, Basang Cering hariç.

30 yaşındaki Basang Cering, Tibet Özerk Bölgesi'nin güneybatısındaki Ngari Özerk İli'nin Zanda ilçesinde bulunan Guge Krallığı'nın kalıntılarını 2013 yılından beri koruyor.

Çin'de koruma altındaki kültürel miras alanlarından biri olan kalıntı bölgesindeki Guge Krallığı'nın dev sarayından günümüze ulaşan parçalar, eteklerinden Xiangguang Irmağı'nın geçtiği, 300 metre yüksekliğindeki sarı bir tepenin üzerinde duruyor. Bölge, Zada ilçesine 18 km uzaklıkta yer alıyor.

Eski çağlarda burada Guge Krallığı olarak bilinen bir devlet hüküm sürüyordu. 10'uncu yüzyılda kurulan Guge Krallığı'nın, Tobo Krallığı'nın devamı olduğu düşünülüyor. Guge Krallığı en parlak döneminde Ngari'nin tamamına sahip oldu. 17'inci yüzyılda terk edildiği düşünülen saraydan geriye, taş ve topraktan oluşan yapısı ve duvar resimleri kaldı.

Guge Sarayı'nın ihtişamı, bugün bile ziyaretçilerin kalbini çalmayı başarıyor. Stratejik bir noktada inşa edilen sarayın kalıntıları 720 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Sarayın şimdiki hali, 445 oda, 879 mağara 4 gizli tünel ve 28 mağaradan oluşuyor.

Bu görkemli yapının sahipleri çoktan aramızdan ayrıldı, ancak saray modern zamanlarda bir başka koruyucunun himayesine girdi.

Basang Cering, Tibet Üniversitesi'nde Tibet'in thangka adı verilen geleneksel bir resim tekniği üzerine eğitim aldı. Mezuniyetten sonra Zanda ilçesinde devlet memuru olarak göreve başladı. Ancak iki ay sonra ulusal düzeyde koruma altındaki Guge kalıntılarının ziyaretçi merkezinde çalışma talebinde bulundu.

Basang, işinden bahsederken, "Burası çok güzel ve ücra bir çiçek. Ona daha da yaklaşmak, hatta onu korumak istedim." diye konuşuyor.

Basang'ın haricinde burada kalıntı alanını koruma ve ziyaretçilerle Guge Krallığı'nın geçmişini paylaşma işinden sorumlu sadece 3 kişi çalışıyor.

Geçen uzun zamana rağmen dönemin tarım ve avcılık faaliyetleri ile eski seremonileri, duvar resimlerindeki renklerin arasında adeta halen canlı. Basang Cering ve iş arkadaşları, her resmin arkasındaki hikâyeyi çok iyi biliyor.

Yine de ziyaretçilere her bir oda ziyaretinde eşlik ederken çok dikkatli olmaları gerekiyor. Duvarlardaki çatlaklar ve toprak kaymalarından doğabilecek zararı en aza indirmek için ziyaretlerden sonra tüm odaları kilitlemek zorundalar. Kuru bir iklime sahip olmasına rağmen bölgede son on yıllarda artan yağışlar, kalıntıların korunmasını daha da zorlaştırıyor.

Yerel hükümet, kalıntıları korumak için 3 "kurtar ve koru" projesi başlattı. 2011'de başlatılan projeler kapsamında şimdiye kadar 57,4 milyon yuanlık (yaklaşık 8 milyon ABD Doları) harcama yapıldı.

Söz konusu projeler, yapısal hasarı onarma ve kayalıklı dağları çevreleyen alanı toprakla doldurmanın yanı sıra duvar resimleriyle ilgili çalışmalar gibi işleri kapsıyor.

Basang için işinin en iyi parçası duvar resimleriyle çevrelenmiş olmak. Basang, boş zamanlarında kendini kalıntılardaki resimleri tuvale dökmeye adıyor.

Pek çok kişiye göre bu yalnız ve sıkıcı bir hayat demek. Ancak Basang aynı fikirde olmadığını şu ifadesiyle gösteriyor: "Gerçekten istediğimi burada buldum. Ve başka hiçbir şeyin önemi yok."