"Çin-Türkiye turizm işbirliğinin derinleşeceğinden ümitliyim"

  2019-05-16 09:32:58  cri

Çin Uluslararası Radyosu Türkçe Servisi muhabiri, kısa süre önce Çin Sosyal Bilimler Akademisi Batı Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Profesör Wei Min ile özel röportaj yaptı. Professör Wei, CRI mikrofonuna Türkiye'nin turizm avantajları ve Çin ile turizm işbirliğinin geliştirilmesi konularındaki fikirlerini anlattı.

1、 CRI: Çin'de Türkiye'yle ilgili turizm araştırmaları alanında önde gelen bir şahsiyetsiniz. Hatta konuk araştırmacı olarak Türkiye'de araştırmalar yaptınız. Türkiye'deki turizm sektörünün size verdiği izlenimleri bize aktarabilir misiniz?

Wei Min: 2011 yılının yaz günlerinde, yani Türkiye'de tatil sezonunda konuk araştırmacı olarak Boğaziçi Üniversitesi'ne gittim. Bir başka deyişle Türkiye'nin turizm faaliyetlerine tüm sezonlarda şahitlik ettim. Araştırma süremin sona ermesinin ardından direkt uçuşla İstanbul'dan Bodrum'a gittim. Daha sonra da şehirlerarası otobüslerle kuzey istikametine doğru yolculuk yaptım, o bölgeyi karış karış gezdim ve İstanbul'a döndüm. Gezim esnasında Türkiye'nin Ege sahillerindeki turistik tesislerini, manzara yerlerini ve tüm turistik projelerini etraflıca inceleme şansım oldu. O zamanki durumum işte böyleydi. O yolculukta edindiğim izlenimleri şöyle özetleyebilirim: Birincisi, Türkiye'nin tarihi kalıntılarıyla kültür miraslarını koruma çalışmaları mükemmel seviyede. Örneğin, antik Yunan, Roma ve Osmanlı imparatorlukları dönemlerine ait birçok kalıntı ve dini mekân çok iyi korunuyor. Bu bende en derin izlenim bırakan birinci nokta. İkincisi ise, Türkiye'de doğal manzaralar ve ekolojik ortam da iyi korunuyor. Üçüncüsü, yerel halkların turizm sektörüne, yabancı turistlere yönelik algıları nispeten iyi durumda. Türk vatandaşlarının yabancı turistlere son derece dostane davrandıklarını söyleyebilirim.

2、CRI: "Hükümetin turizmi geliştirmeye yönelik girişimleri üzerine araştırmalar: Türkiye örneğiyle" adlı kitabın yazarısınız. Size göre, Türkiye'deki turizm sektörünün mevcut durumu nedir, Türkiye'nin turizm alanındaki avantajlarını bize anlatır mısınız?

Wei Min: Türkiye yüzölçümü olarak pek büyük değil, 780 bin kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Toplam nüfusu ise son yıllarda yabancı göçmenleri dâhil edersek 80 milyonu buluyor. Toprak büyüklüğü ve nüfus açılarından hemen hemen Çin'in Jiangsu eyaletiyle aynı büyüklükte. Türkiye'nin kişi başına düşen milli geliri on bin ABD Doları'nı aşmış durumda. Türkiye, dünya genelindeki popüler gezi destinasyonları arasında altıncı sırada yer alıyor. Küçük bir yüzölçümü ve nüfus büyüklüğüyle turizm sektöründe dünyanın en cazip ilk on destinasyonu arasına girmesi, takdire şayan bir başarı. Turizm kaynaklarını geliştirme, turistik tesisler inşa etme, turistik hizmetler ve yönetim gibi çeşitli açılardan Türkiye'nin birçok avantajı vardır.

3、CRI: Çin, turizm alanında büyük bir ülke. Bu yıl Çin'in yurt dışına seyahate çıkan vatandaş sayısı 100 milyonu aştı. Türkiye de dünyanın 6. turistik destinasyonu konumunda. İki ülke, büyük bir turizm işbirliği potansiyeline sahip. İki ülke arasındaki turizm işbirliğinin mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz, bu işbirliğini güçlendirmek için neler yapılabilir?

Wei Min: Dediğiniz gibi, Çin ve Türkiye turizm alanında iki büyük devlet. İki ülkenin bu alanda birçok avantajı olmasının yanı sıra bazı eksikleri de bulunuyor. Turizm geliştirme konusunda bana kalırsa Türkiye'nin bazı uygulamaları Çin'den daha iyi durumda. Tabii ki bazı konularda da Çin, Türkiye'yi geçmiş durumda. Bu nedenle iki ülke gelecekte turizm işbirliğini geliştirmeli, deneyimlerini paylaşmalı ve birbirini tamamlamalı. Bunun başarılması iki ülkenin turizm alanında ortak kalkınmasına dinamizm katacaktır. Geçen yıl Türkiye'ye giden Çinli turist sayısı 400 bine yaklaştı, yanlış hatırlatmıyorsam bu rakam daha isabetli olarak 394 bini buldu. Bu sayı, 2017 yılına göre yüzde 50'den fazla artış gösterdi. Dolayısıyla iki ülkenin turizm işbirliği ufkunun geniş olduğunu söylemek mümkün. Ancak, bu işbirliğinde de bazı eksiklikler mevcut. Sizin söylediğiniz gibi Çin, dünyada yurt dışına en çok turist gönderen ülke. Her yıl hemen hemen 100 milyondan fazla Çinli turist yabancı ülkelere gidiyor. Bu rakam ve 400 bin arasındaki fark tabii ki çok büyük. Yani, Türkiye'nin Çinli turistleri etkileme konusunda birçok çalışma yürütmesi gerekiyor. Türkiye'de gerek akademik çevre, gerekse turizm çevresi, bu hususta derinlemesine araştırma yapmalı. Mesela, Çin'deki farklı turist profillerine yönelik farklı pazarlama tedbirleri alınmalı. Bana göre, şu an bu konuda alınan tedbirler halen yetersiz. Öte yandan, benim gibi sıradan vatandaşlar iş seyahati için Türkiye'ye gitmek istediğinde internet üzerinden rezervasyon yapmalı öncelikle, fakat Türkiye bu ödemeler için sadece Mastercard veya Visacard kabul ediyor, Çin'de popüler olan Unionpay sistemi ise aktif değil. Ben kamu çalışanıyım, iş seyahatine çıkarken çalıştığım kurumun sağladığı kartı kullanmam gerekir. Ne yazık ki Çin İnşaat Bankası'ndan aldığım banka kartımı Türkiye'deki online ödemelerimde kullanamadım, büyük zorluk yaşadım. Başka ödeme yollarına başvurmak zorunda kaldım, doğrudan rezervasyon yapamadım. İşte buna benzer birçok alanın geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Öte yandan, Çin'in Türkiye ile mal ticaretinde fazlası var, hizmet ticaretinde ise fazla veren taraf Türkiye. Yani Türkiye'ye giden Çinli turist sayısı, Çin'e gelen Türk turist sayısının çok üstünde. Bu nedenle önümüzdeki günlerde, daha çok Türk turistin Çin'in ana kesimini gezerek Çin'in birçok yerinde turizmin gelişimine tanık olmalarını ümit ediyorum.