"Türk turizmciler Çinlilerin çeşitlilik ihtiyacını dikkate almalı"

  2019-04-02 14:09:28  cri

Türkiye, 2019 yılında Çinli turist sayısını ikiye katlamayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için Çinli turistlerin beklentilerini ve taleplerini iyi anlamak gerekiyor. Çinlilerin turistik amaçlı gezilerinde tercihlerini en çok etkileyen unsurlardan biri de çeşitlilik.

2018 Çin'de Türkiye Turizm Yılı olarak kutlandı. Etkinlik kapsamında Çin'de çok sayıda kültürel ve sanatsal program gerçekleştirildi. Yılın başında 12 aylık Çinli turist hedefi 500 bin idi. Geçen yılın verileri bu hedefe büyük oranda yaklaşıldığını gösteriyor.

2018 verilerine göre, Çin'den Türkiye'ye giden turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 59,38 artışla 394 bin kişiye ulaştı. Bu yılki hedefe ulaşabilmek için son yıllarda Çinli turistlerin seyahat eğilimleri ve beklentilerindeki değişimi iyi incelemek ve buna göre doğru stratejilerle harekete etmek gerekiyor.

Türkiye ve Çin ilişkileri, bilhassa Kuşak ve Yol girişiminin de etkisiyle son yıllarda gelişme eğilimini koruyor. İkili ilişkilerin olumlu seyri iki tarafın birbirini daha yakından tanımasına imkân sağladığı gibi turizm ve yatırım açısından da karşılıklı etkileşimi artırıyor.

"Çin ve Türkiye birbirini daha iyi tanımaya başladı"

Shanghai Yabancı Diller Üniversitesi Türkçe Bölümü Başkanı Doç. Dr. Han Zhimin, 30 yıldır Türkiye ile temas halindeki bir Çin vatandaşı olarak yıllar içinde iki ülke arasında artan etkileşimin tanıklarından biri.

1990'lı yıllarda Türkçe öğrenmeye başlayan Doç. Dr. Han, o günlerde Çin'de Türk toplumunun çok fazla tanınmadığını, aynı şekilde Türkiye'nin de Çin'in çok iyi anlamadığını belirtti.

Son yıllarda diplomatik ilişkilerin gelişmesini müteakip Çin ve Türkiye halkları arasındaki etkileşimin bir adım daha derinleştiğini söyleyen Doç. Dr. Han, bu etkileşimin sadece günlük hayatla, gelenekler ve alışkanlıklarla ya da kültürle sınırlı kalmadığını, farklı alanlara genişlediğini, örneğin Çin'in Kuşak ve Yol inisiyatifinin Türk halkı tarafından tanındığını kaydetti. Han Zhimin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İki ülkenin ilişkilerinin derinleşmesini takiben iki tarafın, karşı tarafın halkları ile ilgili merak ettikleri de giderek artıyor. Birkaç gün önce Çin'in Ankara Büyükelçiliği güzel bir vizyon ortaya koydu. Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerinin tesisinin 50'inci yılında, 2021'ye kadar Türkiye'ye giden Çinli turist sayısını ikiye katlamak hedefleniyor. Bu çok güzel bir beklenti, umuyoruz ki bu güzel dilek gerçekleşebilir."

Çin, şu anda yurt dışına en fazla turist gönderen ülke konumunda. Yabancı ülkelerde en fazla turistik harcama yapanlar da yine Çinli turistler. Geçtiğimiz yıl yurt dışına turistik amaçlarla seyahat eden Çinli sayısı yüz milyonu aştı. Aynı yıl Türkiye'ye giden Çinli turistlerin sayısına bakıldığında Çinlilerin Türkiye'ye karşı yoğunlaşan ilgilerinin henüz resmi rakamlara yansımadığı görülüyor.

Peki, Çinli turistlerin Türkiye'ye giderken karar alma süreçlerini ne tür durumlar etkiliyor ve Türkiye'yi Çinliler için cazip bir gezi destinasyonu haline getirmek için neler yapılabilir?

Çin'in Ankara Büyükelçisi Deng Li, geçtiğimiz hafta İstanbul'da düzenlenen işbirliği ve yatırım konulu etkinlikte, Çin'in de Türkiye'ye giden turistlerin sayısını iki katına çıkarmayı hedeflediğini paylaştı. Büyükelçi Deng Li, bunun için gereken önlemlerden birinin Çince tabelalar ve bilgi noktalarının kurulması olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Han Zhimin'e göre Türkiye, Çinli turistlerin ilgisini çekebilecek pek çok noktaya sahip, ancak bazı konulara daha hassas yaklaşılması gerekiyor.

"Türkiye kültürel olarak zengin ve güzel doğal manzaralara sahip bir ülke. Bu nedenle Çinlileri pek çok açıdan etkileyebilir. Ancak turist sayısını katlama hedefini gerçekleştirme yolunda birtakım temel sorunlar da var. Öncelikle iki ülke arasındaki coğrafi mesafe nispeten fazla. Bu yüzden direkt uçuşların artması gerekiyor ve de kısa vadeli tur paketleri iyi tasarlanmalı. Kapadokya, İstanbul gibi popüler yerlerin yanı sıra Ege Denizi ve Akdeniz'de yolculuk temalı gezi programları geliştirilmeli. Turistik gemi turları da Çinli turistlerin çok ilgisini çekiyor."

Yapılan araştırmalara göre hızlı ekonomik büyüme sayesinde genişleyen orta sınıf, artık yalnızca başka ülkelerin doğal manzaralarını görme ya da alışveriş yapma amacıyla seyahat etmiyor, hedef ülkenin tarihi ve kültürünü öğrenmek, yerel halkın günlük yaşamını deneyimlemek istiyor. Ailecek yurt dışına gezilerine çıkmak halen en büyük eğilim olsa da bireysel geziler de giderek popülarite kazanıyor.

Türk turizmcilerin gezi rotaları ya da programları hazırlarken Çinli turistlerin çeşitlilik ihtiyacını göz önünde bulundurması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Han Zhimin, "Yakın zamanda İzmir'de Çin-Türkiye ilişkileriyle ilgili bir etkinliğe katıldım. Orada turizmle uğraşan bazı şahıslar daha çok Çinli turisti çekmek için birtakım önerilerde bulundular, örneğin otellerde yeşil çay servis edilmeli, Çince bilen personel alınmalı gibi önlemler. Bana göre bu tür önlemler de önemli. Daha da önemli olan tarihi ve kültürel programların çeşitliliği ve orijinalliği." dedi.

"Diplomatik ilişkilerdeki pürüzler turistleri etkiliyor"

Uzmanlar, diplomatik ilişkilerdeki pürüzlerin turistler üzerinde doğrudan etki yaratabileceğini savundular. Örneğin, yaklaşık iki yıl öncesinde ABD'nin Güney Kore'de THAAD sistemini konuşlandırma girişimi nedeniyle yaşadığı gerilim Çin vatandaşlarını da büyük ölçüde etkiledi. Çinliler için en popüler yerlerden biri olsa da söz konusu anlaşmazlığın mevcut olduğu dönemde Güney Kore'yi ziyaret eden Çinli turist sayısında yüzde 70 oranında düşüş görülmüştü.

Han Zhimin, Çinli turistlerin milliyet duygusuna zarar veren durumlardan da büyük oranda etkilendiğine dikkat çekerek, Türk turizmcilerin Çinlilerin bu hassasiyetini dikkate alması gerektiğini belirtiyor.