Nadam Festivali

  2019-01-24 09:03:41  cri
Nadam kutlamaları, kış diyarı Hulunbuir'de ziyaretçilere Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nin etnik kültürünü tanımak için büyük bir fırsat sunuyor.

İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nin Hulunbuir kenti, yılın yedi ayında kar altında. Kentin dondurucu soğuklarında havaya fırlatılan sıcak su anında buza dönüşebiliyor. Bunların yanı sıra benzersiz kar manzaralarıyla Hulunbuir, kış diyarı olarak biliniyor.

Turistlerin çoğunu, karın nadir görüldüğü güney kentlerinden gelenler oluşturuyor. Güneyli sakinler Hulunbuir'in soğuk havasıyla yüzleşme cesareti gösterip burada kardan adam yaparak kartopu savaşına giriyorlar.

Geçen yıl ocak-ekim ayları arasında kenti 17,4 milyondan fazla kişi ziyaret etti. Bu dönemde elde edilen turizm geliri 60 milyar yuana (8,83 milyar ABD Doları) ulaştı.

Hulunbuir yakın zamanda at yarışı gibi farklı etnik gelenekleri içeren Nadam Kış Festivali'ni kutladı. Festival kapsamındaki kutlamalar arasında müzik, halk dansları, fotoğrafçılık ve çeşitli spor unsurlarını içeren aktiviteler yer alıyor. Ziyaretçiler, bu süre zarfında aynı zamanda kayak yapabilir, balık tutabilir veya motorlu kızakları sürebilirler.

Nadam, Moğolcada "eğlence" ve "dinlence" anlamlarına geliyor. At yarışlarının düzenlendiği, güreş müsabakalarının yapıldığı festival, yazın ve kışın olmak üzere yılda iki kez gerçekleştiriliyor.

Hulunbuir, et yemeyi sevenler için de ideal bir yer. Zira kent, tuzlu süt çayı ile yıkanan dana eti ve kuzu pirzolasıyla ünlü. Haşlanmış biftekler, frenk soğanı sosu ya da patatesle servis ediliyor. Kuzu butları baharatları iyice emmesi için 3 saat boyunca füme ediliyor.

Hulunbuir şehir merkezi Manzhouli kentinden otomobille iki saat mesafede yer alıyor. Rusya sınırında bulunan Manzhouli, aynı zamanda vergiden muaf bir bölge. Kenti ziyaret ederseniz burada çikolata gibi Rus ürünlerini ucuza satın alabilirsiniz.

Manzhouli'deki Çin-Rusya-Moğolistan Buz ve Kar Festivali, şubata kadar devam edecek. Festivalde, renkli ışıklarla süslenmiş 110 buz ve kardan heykel sergileniyor. Bunun yanı sıra civardaki Rus kasabalarını gezmek de eğlence seçenekleri arasında.

Matryoska Meydanı, 30 metre yüksekliğindeki Han, Moğol ve Rus olmak üzere üç etnik grubun yüzünden oluşan bir matruşka bebeği heykeline ev sahipliği yapıyor.

Meydana yakın bir otel de matruşka bebeği şeklinde tasarlanmış ve içindeki lambalar, kapılar, dolaplar da yine aynı motifle dekore edilmiş.

Diğer yandan, sınırda yapacağınız 3 saatlik bir araba yolculuğuyla Büyük Hinggan Dağları ile Hulunbuir Çayırları'nın yanındaki Ergun adlı şehre ulaşabilirsiniz.

Ergun'da 21 etnik grup yaşıyor. Buradaki Rus azınlığın çoğu Çinceyi akıcı şekilde konuşabildikleri gibi atalarından miras kalan geleneklerinin büyük bir kısmını da korumuş.

Ergun'da yaşayan etnik gruplar arasında Çinliler de bulunuyor. Çok sayıda Çinli, 1900'lerin başında Çin Doğu Demiryolu tamamlandıktan sonra bölgeye yerleşti. 19'uncu yüzyılın sonu ve 20'inci yüzyılın başında Çinli madenciler altın aramak için sınırın bir parçasını oluşturan Ergun Nehri'ne geldiler. Aynı dönemde Ruslar da nehre gelip yerleştiler.

Kentin tarihini daha etkileyici bir yöntemle öğrenmek isterseniz Ergun Aşkı adlı yerli müzikal gösteriyi izleyebilirsiniz. Müzikal, genç bir Rus kadının Çinli bir altın madencisine âşık oluşunu ve çiftin adamın memleketine, Ergun'a yerleşmelerini konu ediyor.

Aslında, yerlilerin sıcaklığı Hulunbuir'i kış sezonunun popüler destinasyonlarından biri haline getiren en önemli etken.