Shanghai'daki şahane manzaralar

  2018-11-15 14:48:30  cri
Shanghai, 24 milyon nüfusa sahip kalabalık bir metropoldür. Şehirde gezmeye değer sayısız yer vardır. Bu yerler arasında Waitan, Doğunun İncisi, Yuyuan Bahçesi, Shanghai Tiyatrosu, Shanghai Şehircilik Planlaması Müzesi ve Chenghunagmiao başta gelir.

"Doğu'nun İncisi"

Shanghai şehrinin en işlek bölgesi olan Waitan'ın karşısındaki Huangpujiang Nehri kıyısında Asya'nın en yüksek, dünyanın ise üçüncü yüksek radyo ve televizyon kulesi bulunuyor. "Doğu'nun İncisi" olarak adlandırılan bu radyo ve televizyon kulesi, tıpkı henüz işlenmemiş yeşimtaşlarıyla dolu tepsiye benzetilen Shanghai'ın kalkınmakta olan Pudong bölgesine eklenen bir inci gibi yükseliyor. Güneş altında pırıl pırıl parlayan "Doğu'nun İncisi" bugün Shanghai'ın en güçlü sembollerinden biri.

Yapımına 30 Temmuz 1991'de başlanan "Doğu'nun İncisi", 1 Ekim 1994'te tamamlandı. Kulenin mimarı, üstün hayal gücü ve bilgi birikimini kullanarak, küçüklü büyüklü 11 yuvarlağı yukarıdan aşağıya doğru dizdi. Güneş altında parlayan bir inci kolyeyi andıran kulenin ortasına yerleştirilen iki dev küre, tıpkı kırmızı bir mücevher gibi göze çarpıyor. "Doğu'nun İncisi", yanındaki yine küre şeklindeki Shanghai Uluslararası Konferans Merkezi ile birlikte görkemli ve uyumlu bir tablo oluşturuyor.

468 metre yükseklikteki "Doğu'nun İncisi", Shanghai'ın manzarasını seyretmek için ideal bir yer. İki katlı ve 50 kişi kapasiteli hızlı asansörle, sadece 40 saniye içinde kulenin 263 metre yükseklikteki en büyük küresine çıktığınızda, Shanghai'ın gökdelenleri ve yüksek binaları artık ayaklarınızın altında küçük birer noktaya dönüşür. Yılan gibi kıvrılıp akan Huangpujiang Nehri'ndeki gemilerin mekik gibi gidip geldiklerini ve engin denize ulaştıklarını görebilirsiniz. "Doğu'nun İncisi"nin iki yanında yer alan iki köprü, nehrin iki yakasını birbirine bağlayan iki ejder gibi görünüyor. Bu iki köprü ve "Doğu'nun İncisi" kulesi, "iki ejderin inciyle oynaması"nı andıran güzel bir tablo oluşturur.

"Doğu'nun İncisi" yalnız gözlerinizi doyurmaz, aynı zamanda karnınızı da doyurur. Kulenin 267. metresinde yer alan "Doğu'nun İncisi" isimli lokanta, Asya'nın en yüksek dönen lokantası. Lokanta eşsiz manzarası, çeşit çeşit yemekleri ve müşterilerine kendilerini evlerinde gibi hissettiren servisiyle, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı. Aynı katta bir diskotek ile piyanolu bar bulunuyor. Kulenin 271. metresinde de, 20 odalı KTV bar var. Kulenin 350. metresinde bulunan ve uzay kabini olarak anılan bölümde, çevreyi izlemek için bir bölüm, konferans salonu, kafe; kulenin 5 küçük küresinde bir de otel yer alıyor. Otel, 20 suit odasıyla lüks hizmet sunuyor.

Doğu'nun İncisi'nde yer alan Shanghai Tarih Müzesi'nde, şehrin son 100 yıldaki gelişmesini yansıtan tarihi kayıtlar, belgeler, dosyalar ve fotoğraflar sergileniyor, Shanghai tarihinin daha iyi tanıtılmasını amaçlayan ileri teknolojiyle donatılmış sesli ve görüntülü cihazlar kullanılıyor. Müzedeki sergi Ülke İçindeki Ülke-Zujie, Eski Shanghai'da Şehircilik ve Sokak Manzaraları, Yakınçağ'daki Şehir Ekonomisi, Yakınçağ Kültürü, Şehir Yaşamı ve Siyasi Gelişmeler olmak üzere 6 bölümden oluşuyor.

Gece karanlığı bastırdığında rengarenk neon ışıklarıyla aydınlatılan "Doğu'nun İncisi", Huangpujiang Nehri'nin diğer yakasında yeralan Waitan bölgesinde yine ışıklarla süslenen gökdelenlerle birlikte modern bir metropol olan Shanghai'ın bütün güzelliklerini gözler önüne seriyor.

Doğu'nun İncisi, bir yılda ağırladığı turist sayısı ve elde ettiği gelir açısından, Fransız Eyfel Kulesi'nden sonra dünyada 2. sırada geliyor.

Yuyuan bahçesi

400 yıllık geçmişe sahip olan Yuyuan bahçesi, Çin'in güneyinde bulunan en ünlü klasik bahçelerden biri. Aynı zamanda devlet düzeyinde koruma altına alınmış bir yer. İnşasına Ming hanedanlığı döneminde 1559 yılında başlanan Yuyuan bahçesine, 1577 yılında yeni binalar eklendi.

Yuyuan'ı gezmeden önce bu bahçenin eski sahibi Pan Yunduan'dan bahsetmek gerekiyor.

Ming hanedanı döneminde bakanlık yapan Pan Yunduan'ın ailesi, Shanghai'ın en ünlü ailelerden biriydi. Babası Pan En de bakanlık yapmıştı. 1553 yılında Shanghai'da 5 kilometre uzunluğundaki setin inşası tamamlandı. Böylece uzun zamandır denizden saldıran Japonlar'ın tehdidi altında bulunan Shanghailılar nihayet rahat bir nefes aldı. Shanghai'da toplumsal ve ekonomik düzen yeniden oluşturuldu. Ming yöneticileri bundan sonra bahçeler yaptırmaya başladı. Pan En emekli olunca memleketi Shanghai' ya döndü. Oğlu Pan Yunduan, babasının geri kalan ömrünü mutlu yaşaması için bir bahçe inşa etmeye karar verdi. Pan Yunduan, 28 yıl boyunca bu bahçe ile uğraştı ve bahçeye Yuyuan yani "mutluluk bahçesi" adını verdi. Fakat babası "Yuyuan"ı göremeden öldü. Bahçenin sahibi Pan Yunduan yaşlandığında ekonomik durumu kötüydü. Pan Yunduan 1601 yılında öldükten sonra ailesinin durumu daha da kötüleşti. Bahçenin onarımı ve yönetimi için gereken yüksek miktardaki masrafları karşılayamaz hale geldi. Ming hanedanlığının son döneminde Yuyuan bahçesi, Zhang Zhaolin adlı bir kişi tarafından satın alındı. Qing hanedanlığının 25. yılı olan 1760 yılında, Yuyuan bahçesinin unutulup gitmemesi için yerli bazı zengin işadamları bahçeyi ortaklaşa satın aldı. 20 yıl süren onarım çalışmalarında yeni inşaatlar da yapıldı.

Yeni Çin'in (Çin Halk Cumhuriyeti) kuruluşundan sonra, bu kez Shanghai Belediyesi bahçenin onarımı için büyük bütçe ayırdı. Yuyuan günümüzde yaklaşık 20 hektarlık bir alanı kapsıyor.

Çin mimarisi ile yapılmış kapıdan geçtikten sonra ziyaretçileri eski sahibinin yemek davetleri verdiği salon karşılar. Ahşaptan yapılmış olan salonda tahta oymalar göze çarpar. Duvardaki oymalarda bereket" anlamına gelen "tahıl" yazısı dikkat çeker.

Salonun arkasında küçük bir tepe bulunuyor. 12 metre yüksekliğindeki bu tepenin yapımı için binlerce ton ağırlığında kayalar kullanılmış. Çiçeklerle ve otlarla süslü olan tepede, toprak hiç farkedilmiyor. Kaya tepesinin en yüksek noktasından, yakınlardan geçen ırmağı görebilmek mümkün.

Yan yana bulunan iki koridorun bir geniş, diğeri ise dar. Geniş olanı erkekler için, dar olanı kadınlar için yapılmış. Eski zamanlarda erkek ve kadın eşit sayılmadığından, aynı koridordan geçmelerine izin verilmiyordu. Bu koridordan çıktıktan sonra, bahçe sahibinin oturduğu salona giriliyor. İçindeki mobilyalar Hint inciri ağacından yapılmış. Bu yüzden oda kışın ılık, yazın ise serindir. Salonun tam karşısındaki küçük sahnede eskiden aile üyeleri sık sık opera izlerdi. Sahnenin iki yanında yer alan iki katlı tribün, 300 kişiyi alabilecek kapasitede. Aslında Çin'i gezerken mimarinin birbirine benzediğini düşünürsünüz. Ancak Çin'in uzun tarihini ve kültürünü yansıtan mimari özellikler yöreden yöreye değişir.

Salon ve içindeki sahneyi de gördükten sonra Yuyuan turumuz sona eriyor. Shanghai'a gelen yabancılar Yuyuan'ı çok sever. Çünkü Yuyuan ve civarındaki bölge, şu anda Shanghai'ın en önemli ve ilginç alışveriş merkezi durumunda.

Shanghai Tiyatrosu

Shanghai'ın merkezindeki Halk Meydanı'nda yer alan Shanghai Tiyatrosu, 2.1 hektarlık bir alan üzerinde kurulu. Tiyatro, özgün mimari üslubuyla ve estetiğiyle Shanghai şehrinin simgesi sayılan yapılardan biri.

Dünyaca tanınan Fransız Charpentier Tasarım Şirketi tarafından tasarlanan Shanghai Tiyatrosu'nun yüz ölçümü 70 bin metrekare, yüksekliği 40 metredir. Tiyatro, ikisi yer altında olmak üzere toplam on kattan oluşuyor. Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini bir arada toplayan bina, yay şeklindeki beyaz çatısı ve parlayan cam dış duvarı ile özellikle gece ışıklandırıldığında kristal bir sarayı andırıyor.

Shanghai Tiyatrosu'nun 2000 metrekarelik lobisi, seyirciler için yapılmış dinlenme ve eğlence alanı işlevi görür. Beyaz rengin hakim olduğu lobi, kutsal bir hava estirir. Lobinin tavanında pan flüt şeklinde dev bir kristal avize asılıdır; zemininde ise değerli Yunan kristal mermerinden yapılmış piyano tuşları motifi döşenmiştir. Dev beyaz mermer sütunlar ve iki yanındaki basamaklar, insanların giriş kapısından itibaren müziğin dünyasına adım atmasını sağlar.

Opera, bale, orkestra ve diğer gösterilerin yapıldığı tiyatroda 3 salon vardır. 1800 kişilik büyük salon, üç katlı izleyici bölümü ve 6 locadan oluşuyor. Orta büyüklükteki salon 600 kişilik, küçük salon ise 300 kişiliktir. Tiyatro ile ilgili son bir not düşelim: Tiyatro, 2009 yılında toplam 10 milyon seyirciyi ağırladı.

Shanghai Şehircilik Planlaması Müzesi

İnşaatına Nisan 1998'de başlanan Shanghai Şehircilik Planlanması Müzesi, 28 Şubat 2001'de ziyarete açıldı. Müze'deki sergi alanları, "Şehir, İnsan, Çevre ve Gelişme" konularına göre düzenlendi.

Müzede, yabancı ülkelerdeki müzelerde sık sık kullanılan canlı ve ilgi çekici sergi yöntemi örnek alınmış, aynı zamanda lazer gösterileri gibi yüksek teknolojilerden de yararlanılmıştır. Dolayısıyla ziyaretçiler, müzede Shanghai'ın şehir planlanması hakkındaki tüm bilgileri eğlenerek alırken, müzenin içerdiği sanatsal değerlere de tanık olabilirler. Shanghai'ın geleceğine ağırlık veren müze, kentin geleceğini anlatan tasarımların muhteşem görüntüsüyle ziyaretçileri kendine hayran bırakır.

4 bin metrekarelik bir alan üzerinde kurulmuş olan müzenin kapalı alanı 20670 metrekare, yüksekliği 43.3 metredir. Dört kattan oluşan müzenin sergi alanı ise 7 bin metrekaredir. Ayrıca müzede 100 metre uzunluğunda bir dinlenme alanı da var.

Müzenin ana binası, geleneksel Çin şehirlerinin şehir kapılarından esinlenerek tasarlanmıştır. Orta çizgiye dayanan denge anlayışıyla inşa edilen binada, geleneksel Çin estetik anlayışı ön plana çıkarılırken, gelenekler ve çağdaşlık arasında da akılcı bir uyum sağlanmıştır. Müzenin çatısında, Shanghai'ın sembolü olan beyaz manolya şeklinde 4 yapı var. 4 beyaz manolya, binaya masmavi gökyüzü ve bembeyaz bulutların içindeymiş gibi bir güzellik katıyor.

Kristali ve efsanevi cenneti andıran müze, 2000 yılında Shanghai Beyaz Manolya Ödülüne ve Çin'in inşaat mühendisliği alanındaki en yüksek devlet ödülü olan "Luban" ödülüne layık görüldü.

Müzenin sergi alanı 4 bölümden oluşuyor. "Tarih Anıtı" adı verilen giriş kattaki sergi salonunda, Shanghai'ın genel tanıtımı; ikinci bölümdeki sergi salonunda Shanghai şehrinin yakın zamana kadarki gelişmesi anlatılıyor. "Şehircilik Alanındaki Başarılar" adlı ünçüncü bölümde Shanghai'ın 1950'li yıllardan, özellikle 1990'lı yıllardan bugüne kadar kaydettiği büyük ilerlemeler sergileniyor. "Genel Şehir Planlaması" adlı dördüncü bölümde ise Shanghai'ın önümüzdeki 20 yılına dair genel planlamalar tanıtılıyor.

Shanghai Şehircilik Planlanması Müzesi, Shanghai'ın imajını dışarıya tanıtan önemli bir mekan olduğu gibi, yerli ve yabancı turistlerin sık sık gezdikleri önemli bir yerdir.

Eski Chenghuangmiao Tapınağı

Shanghai'ın merkezinde özel bir bölge bulunur. Bu bölgede sessiz ve sakin bahçelerin yanı sıra, çok sayıda çayhane ve eski dükkânın yer aldığı işlek caddeler vardır. İşte burası, Shanghai'ın kimlik kartı olarak bilinen eski Chenghuangmiao Tapınağı bölgesidir.

Chenghuangmiao Tapınağı, Çin'de Taoistlerin şehri koruduğuna inandıkları kutsal kişilere ibadet ettikleri bir tapınaktır. Burada 15. yüzyılda kurulmuş olan ve bu adla bilinen bir Chenghuangmiao Tapınağı vardı. O zamandan bu yana geçen yüzlerce yıl içinde, bu tapınağın çevresinde çeşitli dükkân ve mağazaların da toplanmasıyla, son derece işlek bir ticari bölge oluşmuştur. Bu nedenle günümüzde Shanghailılar, Chenghuangmiao Tapınağı'ndan bahsederken yalnızca tapınağı değil, çevresindeki eski caddeleri de kastederler. Shanghailılar, buraya "eski Chenghuangmiao Tapınağı" adını vermiştir.

Eski Chenghuangmiao Tapınağı'nda Shanghai'a özgü çeşitli yemeklerin yendiği tanınmış bir sokak vardır. Onlarca metre uzunluğundaki bu sokakta çok sayıda lokanta mevcuttur. Buranın gerçek bir "yemek krallığı" olduğu söylenebilir. Bu lokantalardan en ünlüsü, Nanxiang Baozi Lokantası'dır.

"Baozi", Çin'e özgü buharda pişirilen bir tür mantıdır. İngiltere kraliçesi 2.Elizabeth de, Shanghai gezisi sırasında bu lokantada yemek yemiştir. Nanxiang Baozi Lokantası, her gün tıklım tıklım doludur. Tarihi, yüz yılı geçen Nanxiang Baozi Lokantası, ince yufkası, bol kıyması ve lezzetli tadıyla ün salmıştır. Mini bir pagoda şeklinde olan "baozi" yarı şeffaftır.

Günümüzde Shanghai'a özgü birçok yemek, yalnızca eski Chenghuangmiao Tapınağı'nda yenir. Bahar Bayramı'nda yenen ve Çin'e özgü yapışkan pirinçten yapılan bir tür tatlı olan yeni yıl keki ya da susamlı kek ve soya peyniri kızartması gibi adlar verilen geleneksel yemekler, Shanghailılara yemek zevki sunmanın yanı sıra, geçmişi de hatırlatır.

Bu sokakta lezzetli yemeklerin tadına baktıktan sonra, hemen yakındaki, yan yana sıralanmış dükkânların bulunduğu eski bir sokağı da gezebilirsiniz. Gri tuğlalarla döşenmiş bu sokağın genişliği, sadece üç metre civarında. Sokağın iki yanında bulunan dükkânların çoğu, kırmızı renkli ve iki katlıdır. Çeşitli motiflerin oyulduğu pencereler ve gökyüzüne doğru kıvrılmış çatı uçlarıyla bu dükkânlarda, yoğun bir Çin havası hissedersiniz.

Eski Shanghai Sokağı

Shanghai, bir insan vücudunu andırır. Dolambaçlı caddeler şehri çok sayıda mahalleye böler; mahallelerle binalar arasında dar geçitler oluşur. Bu dar geçitler kılcal damarlar gibi ince ve akışkandır. Bu tür dar geçitlere, Shanghailılar "Longtang" der.

19. yüzyılda Çin'i işgal eden İngiltere, ABD, Fransa ve Japonya, 1845 yılında art arda Shanghai'da nüfuz kazanarak, kendi vatandaşlarının yerleşimi için Zujie adıyla anılan araziler seçtiler. 1860 yılında meydana gelen bir isyandan sonra, Shanghai civarındaki bölgelerden gelen çok sayıda göçmen Zujie'lere sığınmak zorunda kaldı ve kentte konut sıkıntısı baş gösterdi. Arazileri etkin şekilde değerlendirmek için mimarlar Avrupa'daki bitişik nizam ile Çin'in geleneksel avlulu evlerinin mimari özelliklerini birleştirerek, yeni bir tarz yarattılar. Böylece yine bitişik nizam şeklinde, ancak dış yapısı ve iç dekorasyonuyla Çin'in geleneksel mimari özelliğini yansıtan yeni tip evler ortaya çıktı.

"Longtang" adı verilen dar sokaklar, eski Shanghai'ın bir simgesi sayılır. Uzun-kısa, geniş-dar, bütün Longtang'lar, kentin tarihinin canlı tanıklarıdır. Bu nedenle, bugünkü Shanghai turumuzu bir Longtang'la noktalayacağız. Gideceğimiz Longtang, şehrin Jing'ansi mahallesinde bulunuyor. Burada, Dünya Fuarı'na gelen ziyaretçileri konuk eden 70 aile yaşıyor.

Bu geziyle Longtanglar'ın tarihini ve içinde yaşanmış olayların hikayelerini öğrenmenin yanı sıra, Shanghailılar'ın yaşamını da yakından görme imkanına sahip olduk.